Özgün Orhun Çakır
Köşe Yazarı
Özgün Orhun Çakır
 

Hasreti Vuslata Çeviren Birleştirici STK’lar..

Kadroları elit, kurmayları akil, kurulları üretken, kurum ve kimlikleri marka 3 efsane STK’dan bahsedeceğim sizlere. Tanımı-tarifi-takdimi didaktik, mesajları etkili, projeler objektif, vizyonu analitik, en etkin vitriniyse birlik, bütünlük sarmalında kusursuz saygı hiyerarşisi…. İşte tesis ettikleri bu güzellikler üzerinden temsilini üstlendikleri memleket ve hemşehrilerini öyle yüceltiyorlar ki, emek, erdem ve eserlerine hayran olmayan yok gibi.   Bahsettiğim STK’lar Yozgat’a ait. Ülkemizde şehirleri adına faaliyet gösteren yüzlerce oluşum var. Omurgalı duruşlarıyla kentlerini yüceltenleride var, amacından uzaklaşıp dini, siyasi, iktisadi yöne kayanlarıda.. Tabiiki bu gönüllü kültür ve hayır kurumlarınan halkın beklentisi acı-tatlı günlerde kenetlenip yardımlaşmak, eğitim, istihdam, sağlık, ulaşım, sosyal dayanışma güzergahlarında tıkanan bürokrasiyi aşıp, mesafeler katetmek. Elbette siyaset, bürokrasi, iş dünyası gibi etkin katmalarla işbirliği şart ama, yörüngesine düşmemek, ilgiyi abartmamak ve alet olmamak kaydıyla.. İşte kadrosu akil, denetim ağı sıkı, kurmayları teknokrat, zamanı-zemini stratejist, tüzüğüne hakim, istikameti doğru liderlerin başında Yozgat Vakfı Başkanı Ahmet YILMAZ, AYDEF Başkanı Şemsettin YIKILMAZ ve Anadolu Kadınları Dayanışma Derneği Başkanı Özgür KARSLIOĞLU gibi başarı skalaları zirve klavuz kimlikler heryerde dikkat çekiyor.  Bu güzel insanların saygın emekleri, icraat listeleri ve karne notları çok yıldızlı. Saymaya kalksak sayfalara sığmaz. Yozgat Belediyesininde desteğiyle gelenekselleştirdikleri efsane bayram buluşmalarını örnek almayan şehir, dernek kalmadı desek yeridir. Bayram buluşmaları inanın tarifsiz. Birkere ilginç bir sevgi şemsiyesi altında öyle sosyolojik bir atmosfer oluşturuyorlar ki, küslük kırgınlık, haset, fesat, darlık, harlık gibi olumsuzlukların tamamı kendiliğinden izole oluyor. Üstelik blok gücün otoritesi ve ortak sinerjisiyle şehir ve insanına neler sunulabilir, kültür ve geleneklerimiz nasıl yaşatılabilir, tarihimiz, coğrafyamız hangi formatta etkili tanıtılır, Bozok Platosunun eğitimi, sağlığı, ulaşımı, turizm potansiyeli, iş ve istihdam sahaları nasıl genişletilebilir gibi etkin bir beyin fırtınası eşliğinde bilim kurullarına taş çıkartan tartışma panelleri oluşturuyorlar. Hem bayramlaşıyorlar, hem hasret gideriyorlar, hem iş ve güç birliği tesis ediyorlar. Yani nüfusa nüfuz kazandıran söz sahibi gerçek bir STK’nın ne yapması gerekiyorsa onu yapıyorlar.          Tüm programlarında kültürel içerik zengin tutulup, konusu, konukları ve konuşmacılarını nokta atışı belirliyorlar. Özelliklede şehrin tarihini, kültürünü, geleneksel motiflerini iyi bilip, hemşehrilerini gururlandırarak temsil eden Tarık ŞAHİN, Nedim DÜŞÜNCELİ, Bekir SAĞLAMYÜREK, Mustafa DEMİREL, Süleyman ERDEN, Deniz Ahmet ŞAHİN, Av.İrfan ARSLAN, Doç.Dr.Kemal Çağatay SELVİ, Prof.Dr.Kuddusi ERKILIÇ gibi başarı skalası yüksek STK Başkanlarının niteliklerini dikkate alarak sıkı bir etkileşim ağı kuruyorlar. İcraatı sıfır, hizmeti kısır, hemşehri kitlesini vasıfsız halleriyle mahcup eden şov ve şovmenlere asla müsaade etmiyorlar.   Katılımı yoğun, katma değeri yüksek, izzeti-ikramı bol, özlenen güzelliklerle süslü bir muhabbet ortamıydı bu buluşma. Program sürecinde güzel konuşmalar yapıldı. Akış detayları nezaketle hatırlatılıp, konuşma süre, sıra ve sahaları disiplinle sınırlandırıldı. Zaten davetliler zarif insanlardan seçildiğinden hiçbir süre-sıra aksaklığı yaşanmadı. En beğendiğim yönleriyse bu programlarında ve hiçbir programlarında haketmeyenlere plaket, bröve, şilt, teneke, tabak, çanak vermeyişleri oldu. Yozgat Vakfı, AYDEF ve AKDD adına Kamuoyunda SMA olarak bilinen, tedavisi ve ilaçları yurtdışından sağlanan 18 adet Spinal Musküler Atrofi hastası çocuklara masrafı ve bürokrasisi çok zahmetli, valilik ve emniyet denetiminde tedariği sağlanan 40 Milyon Dolara yakın devasa bir nakdin toplanmasında kendilerine medya desteği veren emektar öğretmen Ayşe YANIK’a sunulan tek plaket büyük alkış aldı. Şehre hakim Şahin Tepe Tesislerinde Yozgat Vakfı Başkanı Ahmet YILMAZ bölgesini temsildeki liyakatini ispat edercesine akademisleri kıskandıracak konferans formatında efsane bir konuşma yaptı. Yozgat’ı tarihi kökleri, coğrafik estetiği, folklorik desenleri, gastronomik çeşitleri, kültürel motifleri, etnografik aksesuarları, insan değerleri, iz bırakan medeniyetler, turizm potansiyeli, gezi destinasyonları ve detay özellikleriyle tek tek anlatırken herkes onu ağzı açık dinledi. Asaletli hanımefendiliği, eşsiz görgüsü ve misafirperverliğiyle tanınan sevilen kıymet Zeynep YILMAZ eşi Ahmet YILMAZ’ın şehri için koşuşturmalarını şöyle özetliyor; “Eşime vatan, millet, memleket denilince vefa ve fedakarlıkla asla sınır tanımaz. Yıllarca İstanbul’da atıl duran ve el atmasaydı halen atıl kalacağından emin olduğum mezbelelik bir Yozgat arsasını, siyasi takozlara, akılalmaz sinsiliklere, finansal sıkıntılı bıktırıcı bürokrasiye, oyalayıcı ve asılsız vaatlere rağmen tarifsiz özverisiyle hemşehrilerimize bir ev, bir yurt, bir tesis, bir eğitim yuvası olarak kazandırma emeklerini tarifte güçlük çekiyorum. Tarih-kültür ve geleneklerimize hakimiyetiyle, tanıtım ve temsil gayretlerine zaten şahitsiniz. Uğradığı vefasızlıklara rağmen karşılıksız emek, samimi hemşehri aşkı ve memleket sevdası denilince kesinlikle aklınıza o gelsin.” Diyor. Emeğinde samimi, ekmeğinde cömert, eserleri baki öyle güzel insanlar vardı ki bu buluşmada. Tarık ŞAHİN, Süleyman ERDEN, Doç. Dr. Kemal Çağatay SELVİ, Olcay İNANÇ, Selahattin ARIKAN hepsi ordaydı. Bilgisi, birikimi, asaleti, sahaveti her gönülde akridite edilmiş Almanya Derneklerinden Dağaslan KILIÇARSLAN ve Mehmet YIKILMAZ’da dinleyiciler arasındaydı. Hepside kültür abidesi, sofrası açık, vefa dolu asil ruhlu kıymetler.               Diyoruz ya; gerçek STK’lar işte böyle olmalı ve böyle elit koalisyonlarla birlik adına güzel resimler vermeli. Temsile liyakat taşıyan değerlerle şekillenip, hitabet ve asaletleriyle hemşehrilerine gurur yaşatmalı. Gönüllü bir hizmet mekanı diye Tarihin T’sini, kültürün K’sini, geleneğin G’sini bilmedikleri halde her önüne gelene bu tüzel yetkiler verilirse, onlarda hastası, mağduru, hasarlı gönülleri binaçar dost eli, bir refik, refika yada refakat ararken, onlarda tutar siyasi, ticari, bürokratik güç sahiplerine şehri adına övgü yazılı gereksiz tabak, çanak, teneke götürür herkesi mahcup ve madara ederler.             Ahmet YILMAZ, Şemsettin YIKILMAZ ve Özgür KARSLIOĞLU hemşehrilerini  gururlandıran böylesi ilklere 5’inci kez imza atarken, tüm şehirlere örnek teşkil edecek tarifsiz güzelliklerede vesile oluyorlar. “Gurbetten Sılaya” dedikleri bu vuslat ve hasret buluşmalarının rağbet algoritması her yıl öyle katlanıyor ki, şehrin enleri ve engin gönüllüleri bu günü iple çekiyorlar. Kurumsal yetkileri, finansal güçleri, siyasi yaptırımları ve otoriter baskıları olmamasına rağmen, gelmiş geçmiş renkli siyasilerden, kudretli bürokratlardan, kamusal güç ve imkanlara sahip icra otoritelerinden çok daha etkin hizmetlere sahipler. Kalıcı eserleri ve halis niyetleriyle tüm gönüllere dokunuyorlar. Kaç hastaya şifa, kaç öğrenciye burs, kaç mağdura destek, kaç hemşehrisine hami oldukları herkesin dilinde, herkesin gönlünde. En güzel dualara layık bu güzel insanlar ayakta alkışlanmazda ne yapılır.
Ekleme Tarihi: 04 Haziran 2026 -Perşembe

Hasreti Vuslata Çeviren Birleştirici STK’lar..

Kadroları elit, kurmayları akil, kurulları üretken, kurum ve kimlikleri marka 3 efsane STK’dan bahsedeceğim sizlere. Tanımı-tarifi-takdimi didaktik, mesajları etkili, projeler objektif, vizyonu analitik, en etkin vitriniyse birlik, bütünlük sarmalında kusursuz saygı hiyerarşisi…. İşte tesis ettikleri bu güzellikler üzerinden temsilini üstlendikleri memleket ve hemşehrilerini öyle yüceltiyorlar ki, emek, erdem ve eserlerine hayran olmayan yok gibi.  

Bahsettiğim STK’lar Yozgat’a ait. Ülkemizde şehirleri adına faaliyet gösteren yüzlerce oluşum var. Omurgalı duruşlarıyla kentlerini yüceltenleride var, amacından uzaklaşıp dini, siyasi, iktisadi yöne kayanlarıda.. Tabiiki bu gönüllü kültür ve hayır kurumlarınan halkın beklentisi acı-tatlı günlerde kenetlenip yardımlaşmak, eğitim, istihdam, sağlık, ulaşım, sosyal dayanışma güzergahlarında tıkanan bürokrasiyi aşıp, mesafeler katetmek. Elbette siyaset, bürokrasi, iş dünyası gibi etkin katmalarla işbirliği şart ama, yörüngesine düşmemek, ilgiyi abartmamak ve alet olmamak kaydıyla..

İşte kadrosu akil, denetim ağı sıkı, kurmayları teknokrat, zamanı-zemini stratejist, tüzüğüne hakim, istikameti doğru liderlerin başında Yozgat Vakfı Başkanı Ahmet YILMAZ, AYDEF Başkanı Şemsettin YIKILMAZ ve Anadolu Kadınları Dayanışma Derneği Başkanı Özgür KARSLIOĞLU gibi başarı skalaları zirve klavuz kimlikler heryerde dikkat çekiyor. 

Bu güzel insanların saygın emekleri, icraat listeleri ve karne notları çok yıldızlı. Saymaya kalksak sayfalara sığmaz. Yozgat Belediyesininde desteğiyle gelenekselleştirdikleri efsane bayram buluşmalarını örnek almayan şehir, dernek kalmadı desek yeridir.

Bayram buluşmaları inanın tarifsiz. Birkere ilginç bir sevgi şemsiyesi altında öyle sosyolojik bir atmosfer oluşturuyorlar ki, küslük kırgınlık, haset, fesat, darlık, harlık gibi olumsuzlukların tamamı kendiliğinden izole oluyor. Üstelik blok gücün otoritesi ve ortak sinerjisiyle şehir ve insanına neler sunulabilir, kültür ve geleneklerimiz nasıl yaşatılabilir, tarihimiz, coğrafyamız hangi formatta etkili tanıtılır, Bozok Platosunun eğitimi, sağlığı, ulaşımı, turizm potansiyeli, iş ve istihdam sahaları nasıl genişletilebilir gibi etkin bir beyin fırtınası eşliğinde bilim kurullarına taş çıkartan tartışma panelleri oluşturuyorlar. Hem bayramlaşıyorlar, hem hasret gideriyorlar, hem iş ve güç birliği tesis ediyorlar. Yani nüfusa nüfuz kazandıran söz sahibi gerçek bir STK’nın ne yapması gerekiyorsa onu yapıyorlar.

         Tüm programlarında kültürel içerik zengin tutulup, konusu, konukları ve konuşmacılarını nokta atışı belirliyorlar. Özelliklede şehrin tarihini, kültürünü, geleneksel motiflerini iyi bilip, hemşehrilerini gururlandırarak temsil eden Tarık ŞAHİN, Nedim DÜŞÜNCELİ, Bekir SAĞLAMYÜREK, Mustafa DEMİREL, Süleyman ERDEN, Deniz Ahmet ŞAHİN, Av.İrfan ARSLAN, Doç.Dr.Kemal Çağatay SELVİ, Prof.Dr.Kuddusi ERKILIÇ gibi başarı skalası yüksek STK Başkanlarının niteliklerini dikkate alarak sıkı bir etkileşim ağı kuruyorlar. İcraatı sıfır, hizmeti kısır, hemşehri kitlesini vasıfsız halleriyle mahcup eden şov ve şovmenlere asla müsaade etmiyorlar.  

Katılımı yoğun, katma değeri yüksek, izzeti-ikramı bol, özlenen güzelliklerle süslü bir muhabbet ortamıydı bu buluşma. Program sürecinde güzel konuşmalar yapıldı. Akış detayları nezaketle hatırlatılıp, konuşma süre, sıra ve sahaları disiplinle sınırlandırıldı. Zaten davetliler zarif insanlardan seçildiğinden hiçbir süre-sıra aksaklığı yaşanmadı. En beğendiğim yönleriyse bu programlarında ve hiçbir programlarında haketmeyenlere plaket, bröve, şilt, teneke, tabak, çanak vermeyişleri oldu. Yozgat Vakfı, AYDEF ve AKDD adına Kamuoyunda SMA olarak bilinen, tedavisi ve ilaçları yurtdışından sağlanan 18 adet Spinal Musküler Atrofi hastası çocuklara masrafı ve bürokrasisi çok zahmetli, valilik ve emniyet denetiminde tedariği sağlanan 40 Milyon Dolara yakın devasa bir nakdin toplanmasında kendilerine medya desteği veren emektar öğretmen Ayşe YANIK’a sunulan tek plaket büyük alkış aldı.

Şehre hakim Şahin Tepe Tesislerinde Yozgat Vakfı Başkanı Ahmet YILMAZ bölgesini temsildeki liyakatini ispat edercesine akademisleri kıskandıracak konferans formatında efsane bir konuşma yaptı. Yozgat’ı tarihi kökleri, coğrafik estetiği, folklorik desenleri, gastronomik çeşitleri, kültürel motifleri, etnografik aksesuarları, insan değerleri, iz bırakan medeniyetler, turizm potansiyeli, gezi destinasyonları ve detay özellikleriyle tek tek anlatırken herkes onu ağzı açık dinledi.

Asaletli hanımefendiliği, eşsiz görgüsü ve misafirperverliğiyle tanınan sevilen kıymet Zeynep YILMAZ eşi Ahmet YILMAZ’ın şehri için koşuşturmalarını şöyle özetliyor; “Eşime vatan, millet, memleket denilince vefa ve fedakarlıkla asla sınır tanımaz. Yıllarca İstanbul’da atıl duran ve el atmasaydı halen atıl kalacağından emin olduğum mezbelelik bir Yozgat arsasını, siyasi takozlara, akılalmaz sinsiliklere, finansal sıkıntılı bıktırıcı bürokrasiye, oyalayıcı ve asılsız vaatlere rağmen tarifsiz özverisiyle hemşehrilerimize bir ev, bir yurt, bir tesis, bir eğitim yuvası olarak kazandırma emeklerini tarifte güçlük çekiyorum. Tarih-kültür ve geleneklerimize hakimiyetiyle, tanıtım ve temsil gayretlerine zaten şahitsiniz. Uğradığı vefasızlıklara rağmen karşılıksız emek, samimi hemşehri aşkı ve memleket sevdası denilince kesinlikle aklınıza o gelsin.” Diyor.

Emeğinde samimi, ekmeğinde cömert, eserleri baki öyle güzel insanlar vardı ki bu buluşmada. Tarık ŞAHİN, Süleyman ERDEN, Doç. Dr. Kemal Çağatay SELVİ, Olcay İNANÇ, Selahattin ARIKAN hepsi ordaydı. Bilgisi, birikimi, asaleti, sahaveti her gönülde akridite edilmiş Almanya Derneklerinden Dağaslan KILIÇARSLAN ve Mehmet YIKILMAZ’da dinleyiciler arasındaydı. Hepside kültür abidesi, sofrası açık, vefa dolu asil ruhlu kıymetler.  

            Diyoruz ya; gerçek STK’lar işte böyle olmalı ve böyle elit koalisyonlarla birlik adına güzel resimler vermeli. Temsile liyakat taşıyan değerlerle şekillenip, hitabet ve asaletleriyle hemşehrilerine gurur yaşatmalı. Gönüllü bir hizmet mekanı diye Tarihin T’sini, kültürün K’sini, geleneğin G’sini bilmedikleri halde her önüne gelene bu tüzel yetkiler verilirse, onlarda hastası, mağduru, hasarlı gönülleri binaçar dost eli, bir refik, refika yada refakat ararken, onlarda tutar siyasi, ticari, bürokratik güç sahiplerine şehri adına övgü yazılı gereksiz tabak, çanak, teneke götürür herkesi mahcup ve madara ederler.

            Ahmet YILMAZ, Şemsettin YIKILMAZ ve Özgür KARSLIOĞLU hemşehrilerini  gururlandıran böylesi ilklere 5’inci kez imza atarken, tüm şehirlere örnek teşkil edecek tarifsiz güzelliklerede vesile oluyorlar. “Gurbetten Sılaya” dedikleri bu vuslat ve hasret buluşmalarının rağbet algoritması her yıl öyle katlanıyor ki, şehrin enleri ve engin gönüllüleri bu günü iple çekiyorlar.

Kurumsal yetkileri, finansal güçleri, siyasi yaptırımları ve otoriter baskıları olmamasına rağmen, gelmiş geçmiş renkli siyasilerden, kudretli bürokratlardan, kamusal güç ve imkanlara sahip icra otoritelerinden çok daha etkin hizmetlere sahipler. Kalıcı eserleri ve halis niyetleriyle tüm gönüllere dokunuyorlar. Kaç hastaya şifa, kaç öğrenciye burs, kaç mağdura destek, kaç hemşehrisine hami oldukları herkesin dilinde, herkesin gönlünde. En güzel dualara layık bu güzel insanlar ayakta alkışlanmazda ne yapılır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.