Özgün Orhun Çakır
Köşe Yazarı
Özgün Orhun Çakır
 

Ankara Meclisi Anadolu Birliği İftarında Rüya Projeler Konuşuldu

Basın ve bürokrasi tarihine kattığı ilkler, ülkesine vefa ve ülküsüne sadakatiyle bilinen Gazeteci-Yazar Mehmet AKYOL siyasetin zirve şahsiyetlerini Başkentin en kalabalık iftarında biraraya getirdi.   Tarihçi Yazar Rıfat ÇAKIR’ın sunduğu bu muhteşem programın katılımcı sayısı, oturma düzeni, konuşma sırası, süresi, servis konsepti, koordine skalası, kareografik gösteriler, iş ve sorumluluk alanları, iletişim argoritmaları ve parfk düzeni elektronik sayaçlarla dizayn edilirken, kalite üstü ikramlar, kalibreli protokol, hiyerarşik rezerve, estetik süslemeler, alan dekorasyonu, karşılama-uğurlama seramonileri ve her türlü süreç diplomasi inceliğindeydi.    TBMM Başkanları, Bakanlar, Valiler, Belediye Başkanları, STK’lar, Kanaat Önderleri, Rektörler, Akademik Kurmaylar, Yargı, Basın, Bürokrasi ve İş Dünyasından zirve şahsiyetlerin yanısıra danışma, ulaşım ve koruma görevlileri de dahil olunca davetliler yer bulmakta zorlandı. Efsane bürokratlardan Eski Genel Müdür Bilal BÜTÜN ve Kurra Hafız Hüzeyin KAZAN’ın koordinesiyle ayakta kalanlara salonlar ve koridorlar açtırıldı, ek masalar kurduruldu, seri ikramlar ve ikmaller sağlandı, kıvrak zekaları ve senkronize organizeleriyle muhtemel aksaklıkların tamamı izole edildi. Başkan AKYOL ve kurmaylarında farklı bir vizyon, disiplinli prensipler var. Periyodik ve planlı mesailerinde proje departmanları oluşturuyorlar, fizibilite ve etüt tartışıyorlar. Herkese konuşma fırsatı veriyorlar ama konuşmacının fikri analitikmi, hedefleri objektif kriterlere uygunmu, vaadleri ülke gerçekleriyle örtüşüyormu, icraat ekibi, hukuki altyapısı, finansal baremleri ve sonuçlanma takvimi akil raportörlerce onanmışmı teker teker irdelenip, risk haritaları çıkarılıyor. Bu oluşumların en büyük emektarlarından Sosyolog Zehra YAĞCI diyorki; “Ankara Meclisi ve Anadolu Birliği çatısı altında statik duran bir tembel üyeye, boşa koşuşturan kısır elemanlara, bir fikir üretemeyen teknokrata, stratejiste ikinci bir şans verilmiyor. İddialı olduğumuz çevre şehircilik, tarım ve hayvancılık, sağlık, turizm, eğitim ve istihdam konularındaki projelerimiz lider ülkelerin kurumlarının dikkatinde. Adeta bir yarış havasındayız. Bu yarışta yorulup havlu atan, tükenmişlik hisseden anında ekarte edilir.” Diyor. Bilge Kadınlar Meclisinin Lideri ve Başkanların Kraliçesi Günnur Tuğra ÜNAL ise; “Biz sürekli akan bilgi sistematiğinde, verime yönelik istatistik baremleri ve zaman skalası tutuyor, performans ölçümleri gerçekleştiriyoruz. Bir çok ildeki teşkilatlarımızıda takip ediyor, verim istiyoruz. Bilmeden yada bilerek sisteme takoz olan yol arkadaşlarımızı zaten diskalife ediyoruz.” Diyor. Artıları görev sayıp, eksileri sert eleştiriyorlar. İftar sofrasındada konuşmacılar Mehmet AKYOL’un kurmayları tarafından aleni taltif ve tenkitlere uğradılar. Örneğin Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Kadirhan SUNGUROĞLU’nun sağlık ve Konya Selçuk Üniversitesinden Prof.Dr.Ali AKMAZ’ın alterfnatif tarım projeleri ayakta alkışlanırken, kendi memleketini yetersiz bilgisi ve etkisiz hitabetiyle tarife kalkışan bir STK Başkanına; “Sen kendi şehrinle ilgili bir cümlelik tarih, kültür, etnografya ve geleneksel motif bilmediğin halde, liyakatsiz üslubunla temsile kalkışman şehrini ve hemşehrilerini çok mahcup ediyor. Lütfen böyle sahte şovları yapıştığınız federasyonlarda ve size tahammül eden hemşehrilerinizle yapın.” Denildi.    Turgut ÖZAL, Süleyman DEMİREL ve Alparslan TÜRKEŞ’e uzun süre çalışma ve yol arkadaşlığı yapmış, Cumhurbaşkanlığı Sürekli Basın Kartı Hamili usta kalem AKYOL’un başında bulunduğu bu kurumların yol haritası “Hak İçin Halka Hizmet” diye özetlenirken, okumayı yaygınlaştırma, tarım akademisi kurulumu, şehirden köye tersine göç, üretimin artırılması, kapsamlı köy enstitüleri ve Ulus semtinin merkez ilçe yapılması gibi rüya projeleri var.               Polatlı Postası Gazetesi ve Televizyonunun imtiyaz sahibi Aykut KAYA ve ekibinin çektiği gecede tarih konuşuldu, kültür konuşuldu, akil kurmaylar ve teknokratlar projelerini anlattı, etkili mesajlar verildi, leziz ikramlar sunuldu, geç saatlere kadar süren bu muhteşem gece nihayete erdi.    Bilge Kadınlar Meclisinin nezaket ve zarafet abidesi kıymeti Tuğba ÖZÖNAL ilede röportajlar yapıp sorular yönelttim. “Tuğba Hocam birçok projeniz var ama şehirden köye göç çok iddialı bir proje değilmi?.” Dediğimde; Tuğba ÖZÖNAL; “Biliyorsunuz sosyal güvence zaruriyeti, eğitim, istihdam, spor, sanat, kültür ve benzeri aktivitelerle süslü renkli sosyalite talepleri göçü tetikliyor. Emekli olup Ata topraklarıma yerleşeyim deseniz bu sefer arap saçına dönmüş bir miras kargaşası ortaya çıkıyor. Miras Hukukumuzda kanunla revize edilmedikçede bu kargaşalar sürecek ve ne desek boşa çıkacak. Odalar, borsalar, nitelikli STK’lar, üniversiteler ve valiliklerce çok yönlü tartışılarak bu konularda bir kanun taslağı hazırlanması zaruri. Neler yapabiliriz onun peşindeyiz.” Diyor. Aklıma yıllar önce Babam Rıfat ÇAKIR’ın Yozgat gazetelerinde yayınladığı 7 maddelik şöyle bir tersine göç projesi vardı. İleri Gazetesinden bularak onlara okudum. Hayranlıkla ilgilendiler ve akil buldular. Rıfat ÇAKIR’ın teşhis ve tespit ederek tedbir isteği o 7 maddeyi aynen aktarıyorum; 1- Hissedarları çoğalarak miras hukuku arap saçına dönmüş köy yerleşkeleri için o ilin yetkili kurumları istimlak kartını öne sürüp parselasyon yapması; 2- Yöresel bir mimari şekli belirlenerek kurumsal masrafların amorti edildiği cazip fiyat ve öneri koşullarıyla arsaların açıktan satışa çıkarılması, (Yılın yarısında bile şehrinde yaşaması muhtemel emekli nüfus veya yakın illerden piknik için bile olsa baba ocağına gelecek hemşehriler mutlaka bir güzellik ve canlılık katacak ve tersine göç kendiliğinden başlayacaktır. Çünkü doğduğu topraklara   , okula gittiği, bağında bahçesinde çalıştığı, gelin-damat olduğu, baba-ana sevgisini doyarak yaşadığı, fakir-zengin, mutlu-mutsuz günlerinin geçtiği havası ayrı, atmosferi duygulu, ömrüne şekil veren unutulmaz hatıraların yaşandığı ata ocağının özlemi hangi imkana sahip olunursa olunsun hep cezbedici ve caziptir.) 3- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Ziraat Fakülteleriyle irtibata geçilerek toprak analizleri yaptırılmalı, alternatif tarım ürünleri ve teknikleri belirlenerek hayvancılık ve farklı mahsül üretimleri konusunda cazibe alanları oluşturulmalı. 4- Sertifikalı tohum, damızlık hayvan yetiştiriciliği ve bölgesel pazarlar konusunda imkanlar araştırılmalı, uygun yerlerle ilgili fizibilite ve etüt çalışmaları yapılmalı. 5- İl Özel İdareleri tarafından dünya genelinde müşteri potansiyeli ve yatırımcı ağı en geniş sektör olan sağlık turizminin ilgi duyacağı jeotermal kaynaklar, kaplıca, seracılık, hiking-trekking, ısınma ve enerji konularında detay imkanlar araştırılmalı, 6-Metropol şehirlere yakınlık ve oradaki hemşehri yoğunlukları değerlendirilerek, tarihi, coğrafi, kültürel geziler sıklaştırılmalı, tanıtım atakları başlatılmalı. (Bu konuyla ilgili bir çok turizm şirketi kalabalık hemşehri potansiyellerini izlemekte, teklifler sunmakta, bilgi ve proje desteği vermekteler. Yeterki siz bize müşteri bulun biz proje yapalım ve proje sizin adınıza olsun bile diyorlar ve her ile tanıtım gezileri tertip ediyorlar) 7- Müşteri potansiyeli yüksek bir sahada yöresel gastronomi ve lezzetlerdir. 1970’li yılların tohumları tedarik edilerek, o yıllara ait bağcılık, meyvecilik ve diğer tarım ürünlerinin organik üretimlerinin çok ilgi göreceği ve istihdam yaratacağı alenidir.” Diye sıralıyordu Rıfat ÇAKIR. Bence neden olmasın. Böyle fikirleri nerde dinlersem dinleyim heyecanlanıyor, hayran kalıyorum. Ankara Meclisi Andolu Birliğininde analitik projeleri ve uygulama takvimleri hazır. Biliyorsunuz icra yetkisi, finansal alt yapı, hukuki süreçler, uygulama sahaları ve iş takvimleri Resmi kurumların onayı, TBMM’ce yasal düzenleme ve yetkililerin denetiminde geçer. İnşallah bu rüya projelerle hepimiz tanışır, nimetlerinden milletçe yararlanırız.   Saygılarımı sunuyorum.
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

Ankara Meclisi Anadolu Birliği İftarında Rüya Projeler Konuşuldu

Basın ve bürokrasi tarihine kattığı ilkler, ülkesine vefa ve ülküsüne sadakatiyle bilinen Gazeteci-Yazar Mehmet AKYOL siyasetin zirve şahsiyetlerini Başkentin en kalabalık iftarında biraraya getirdi.  

Tarihçi Yazar Rıfat ÇAKIR’ın sunduğu bu muhteşem programın katılımcı sayısı, oturma düzeni, konuşma sırası, süresi, servis konsepti, koordine skalası, kareografik gösteriler, iş ve sorumluluk alanları, iletişim argoritmaları ve parfk düzeni elektronik sayaçlarla dizayn edilirken, kalite üstü ikramlar, kalibreli protokol, hiyerarşik rezerve, estetik süslemeler, alan dekorasyonu, karşılama-uğurlama seramonileri ve her türlü süreç diplomasi inceliğindeydi.   

TBMM Başkanları, Bakanlar, Valiler, Belediye Başkanları, STK’lar, Kanaat Önderleri, Rektörler, Akademik Kurmaylar, Yargı, Basın, Bürokrasi ve İş Dünyasından zirve şahsiyetlerin yanısıra danışma, ulaşım ve koruma görevlileri de dahil olunca davetliler yer bulmakta zorlandı. Efsane bürokratlardan Eski Genel Müdür Bilal BÜTÜN ve Kurra Hafız Hüzeyin KAZAN’ın koordinesiyle ayakta kalanlara salonlar ve koridorlar açtırıldı, ek masalar kurduruldu, seri ikramlar ve ikmaller sağlandı, kıvrak zekaları ve senkronize organizeleriyle muhtemel aksaklıkların tamamı izole edildi.

Başkan AKYOL ve kurmaylarında farklı bir vizyon, disiplinli prensipler var. Periyodik ve planlı mesailerinde proje departmanları oluşturuyorlar, fizibilite ve etüt tartışıyorlar. Herkese konuşma fırsatı veriyorlar ama konuşmacının fikri analitikmi, hedefleri objektif kriterlere uygunmu, vaadleri ülke gerçekleriyle örtüşüyormu, icraat ekibi, hukuki altyapısı, finansal baremleri ve sonuçlanma takvimi akil raportörlerce onanmışmı teker teker irdelenip, risk haritaları çıkarılıyor.

Bu oluşumların en büyük emektarlarından Sosyolog Zehra YAĞCI diyorki; “Ankara Meclisi ve Anadolu Birliği çatısı altında statik duran bir tembel üyeye, boşa koşuşturan kısır elemanlara, bir fikir üretemeyen teknokrata, stratejiste ikinci bir şans verilmiyor. İddialı olduğumuz çevre şehircilik, tarım ve hayvancılık, sağlık, turizm, eğitim ve istihdam konularındaki projelerimiz lider ülkelerin kurumlarının dikkatinde. Adeta bir yarış havasındayız. Bu yarışta yorulup havlu atan, tükenmişlik hisseden anında ekarte edilir.” Diyor.

Bilge Kadınlar Meclisinin Lideri ve Başkanların Kraliçesi Günnur Tuğra ÜNAL ise; “Biz sürekli akan bilgi sistematiğinde, verime yönelik istatistik baremleri ve zaman skalası tutuyor, performans ölçümleri gerçekleştiriyoruz. Bir çok ildeki teşkilatlarımızıda takip ediyor, verim istiyoruz. Bilmeden yada bilerek sisteme takoz olan yol arkadaşlarımızı zaten diskalife ediyoruz.” Diyor.

Artıları görev sayıp, eksileri sert eleştiriyorlar. İftar sofrasındada konuşmacılar Mehmet AKYOL’un kurmayları tarafından aleni taltif ve tenkitlere uğradılar. Örneğin Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Kadirhan SUNGUROĞLU’nun sağlık ve Konya Selçuk Üniversitesinden Prof.Dr.Ali AKMAZ’ın alterfnatif tarım projeleri ayakta alkışlanırken, kendi memleketini yetersiz bilgisi ve etkisiz hitabetiyle tarife kalkışan bir STK Başkanına; “Sen kendi şehrinle ilgili bir cümlelik tarih, kültür, etnografya ve geleneksel motif bilmediğin halde, liyakatsiz üslubunla temsile kalkışman şehrini ve hemşehrilerini çok mahcup ediyor. Lütfen böyle sahte şovları yapıştığınız federasyonlarda ve size tahammül eden hemşehrilerinizle yapın.” Denildi.   

Turgut ÖZAL, Süleyman DEMİREL ve Alparslan TÜRKEŞ’e uzun süre çalışma ve yol arkadaşlığı yapmış, Cumhurbaşkanlığı Sürekli Basın Kartı Hamili usta kalem AKYOL’un başında bulunduğu bu kurumların yol haritası “Hak İçin Halka Hizmet” diye özetlenirken, okumayı yaygınlaştırma, tarım akademisi kurulumu, şehirden köye tersine göç, üretimin artırılması, kapsamlı köy enstitüleri ve Ulus semtinin merkez ilçe yapılması gibi rüya projeleri var.  

            Polatlı Postası Gazetesi ve Televizyonunun imtiyaz sahibi Aykut KAYA ve ekibinin çektiği gecede tarih konuşuldu, kültür konuşuldu, akil kurmaylar ve teknokratlar projelerini anlattı, etkili mesajlar verildi, leziz ikramlar sunuldu, geç saatlere kadar süren bu muhteşem gece nihayete erdi.   

Bilge Kadınlar Meclisinin nezaket ve zarafet abidesi kıymeti Tuğba ÖZÖNAL ilede röportajlar yapıp sorular yönelttim.

“Tuğba Hocam birçok projeniz var ama şehirden köye göç çok iddialı bir proje değilmi?.” Dediğimde;

Tuğba ÖZÖNAL; “Biliyorsunuz sosyal güvence zaruriyeti, eğitim, istihdam, spor, sanat, kültür ve benzeri aktivitelerle süslü renkli sosyalite talepleri göçü tetikliyor. Emekli olup Ata topraklarıma yerleşeyim deseniz bu sefer arap saçına dönmüş bir miras kargaşası ortaya çıkıyor. Miras Hukukumuzda kanunla revize edilmedikçede bu kargaşalar sürecek ve ne desek boşa çıkacak. Odalar, borsalar, nitelikli STK’lar, üniversiteler ve valiliklerce çok yönlü tartışılarak bu konularda bir kanun taslağı hazırlanması zaruri. Neler yapabiliriz onun peşindeyiz.” Diyor.

Aklıma yıllar önce Babam Rıfat ÇAKIR’ın Yozgat gazetelerinde yayınladığı 7 maddelik şöyle bir tersine göç projesi vardı. İleri Gazetesinden bularak onlara okudum. Hayranlıkla ilgilendiler ve akil buldular.

Rıfat ÇAKIR’ın teşhis ve tespit ederek tedbir isteği o 7 maddeyi aynen aktarıyorum;

1- Hissedarları çoğalarak miras hukuku arap saçına dönmüş köy yerleşkeleri için o ilin yetkili kurumları istimlak kartını öne sürüp parselasyon yapması;

2- Yöresel bir mimari şekli belirlenerek kurumsal masrafların amorti edildiği cazip fiyat ve öneri koşullarıyla arsaların açıktan satışa çıkarılması, (Yılın yarısında bile şehrinde yaşaması muhtemel emekli nüfus veya yakın illerden piknik için bile olsa baba ocağına gelecek hemşehriler mutlaka bir güzellik ve canlılık katacak ve tersine göç kendiliğinden başlayacaktır. Çünkü doğduğu topraklara   , okula gittiği, bağında bahçesinde çalıştığı, gelin-damat olduğu, baba-ana sevgisini doyarak yaşadığı, fakir-zengin, mutlu-mutsuz günlerinin geçtiği havası ayrı, atmosferi duygulu, ömrüne şekil veren unutulmaz hatıraların yaşandığı ata ocağının özlemi hangi imkana sahip olunursa olunsun hep cezbedici ve caziptir.)

3- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Ziraat Fakülteleriyle irtibata geçilerek toprak analizleri yaptırılmalı, alternatif tarım ürünleri ve teknikleri belirlenerek hayvancılık ve farklı mahsül üretimleri konusunda cazibe alanları oluşturulmalı.

4- Sertifikalı tohum, damızlık hayvan yetiştiriciliği ve bölgesel pazarlar konusunda imkanlar araştırılmalı, uygun yerlerle ilgili fizibilite ve etüt çalışmaları yapılmalı.

5- İl Özel İdareleri tarafından dünya genelinde müşteri potansiyeli ve yatırımcı ağı en geniş sektör olan sağlık turizminin ilgi duyacağı jeotermal kaynaklar, kaplıca, seracılık, hiking-trekking, ısınma ve enerji konularında detay imkanlar araştırılmalı,

6-Metropol şehirlere yakınlık ve oradaki hemşehri yoğunlukları değerlendirilerek, tarihi, coğrafi, kültürel geziler sıklaştırılmalı, tanıtım atakları başlatılmalı. (Bu konuyla ilgili bir çok turizm şirketi kalabalık hemşehri potansiyellerini izlemekte, teklifler sunmakta, bilgi ve proje desteği vermekteler. Yeterki siz bize müşteri bulun biz proje yapalım ve proje sizin adınıza olsun bile diyorlar ve her ile tanıtım gezileri tertip ediyorlar)

7- Müşteri potansiyeli yüksek bir sahada yöresel gastronomi ve lezzetlerdir. 1970’li yılların tohumları tedarik edilerek, o yıllara ait bağcılık, meyvecilik ve diğer tarım ürünlerinin organik üretimlerinin çok ilgi göreceği ve istihdam yaratacağı alenidir.” Diye sıralıyordu Rıfat ÇAKIR. Bence neden olmasın.

Böyle fikirleri nerde dinlersem dinleyim heyecanlanıyor, hayran kalıyorum. Ankara Meclisi Andolu Birliğininde analitik projeleri ve uygulama takvimleri hazır. Biliyorsunuz icra yetkisi, finansal alt yapı, hukuki süreçler, uygulama sahaları ve iş takvimleri Resmi kurumların onayı, TBMM’ce yasal düzenleme ve yetkililerin denetiminde geçer. İnşallah bu rüya projelerle hepimiz tanışır, nimetlerinden milletçe yararlanırız.  

Saygılarımı sunuyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.