Özgün Orhun Çakır
Köşe Yazarı
Özgün Orhun Çakır
 

Konya’nın Gözdesi “Halk Etli Etmek”

Konya’nın güzelliği ve asaletli misafirperverliğini heryerde imrendirerek tanıtan Ankara’nın gözde Bürokratlarından Sayın Mehmet ÖZDEN, geçtiğimiz gün bizi sevdalı olduğu şehri Konya’ya götürdü. Doğduğu Sarayönü Gözlü Köyünde annesi Emine Teyze ve babası Derviş Amca bizleri kuş sütünün eksik olduğu sofralarında cömertçe ağırladılar. Gezmediğimiz mekan, tanımadığımız tarih, tatmadığımız lezzet kalmadı desek yeridir. Mehmet ÖZDEN Bey şehrinin tarih, kültür ve geleneklerine çok hakim donanımlı bir kıymet. Memleketinin tarihi köklerini, coğrafik estetiğini, folklorik desenlerini, gastronomik tatları, kültürel motifleri, etnografik aksesuarları, insan değerleri, iz bırakan medeniyetler, bilimsel potansiyeli, turizm destinasyonu ve detay özelliklerini o kadar kusursuz tanıttıki, ülkemizin gözbebeği bu şehre hayran olmayanımız kalmadı. Sille’den Çumra’ya, Akyokuş Kasrı’ndan Alaaddin Tepesi’ne, Karatay Medresesi’nden Mevlana Müzesi’ne, Aziziye Camii’nden İnce Minare’ye gezerken acıkınca; “Konya’nın en gözde ustaları, en leziz yemekleri, Bamya Çorbasının Kralı, Etli Ekmeğin Efsanesi, Sezai-Recai-Mevlana Pidelerinin Şahı-Şahikası Halk Etli Ekmek”te olur”. diyerek Mehmet Bey bizi Tebrizli Şems Türbesi yakınlarındaki bu restoranta götürdü. Oktay KÜÇÜKER, Sinan ÖZDEMİR, Ömer İPEK, Mustafa OKUYAN, Mehmet KARAKAYA, Aliosman GEZGİN, Mehmet ÇELİK ve Süleyman Ustalarımız bize bir sofra donattılarki, içeceklerden ikramlara, ezmelerden tatlılara masada bardak koyacak yer bırakmamışlar. Habirede şununda, bununda tadına bakın deyip Konya Böreği, Sade Kekikli, Bıçak Arası, Fırın Kebabı, Sac Arası, Batırık, Düğün Pilavı vs. gibi ikramlar sunuyorlardı. Yav böyle lezzet, böyle izzet ben hiçbiryerde görmedim. Aşçısı, işçisi, fırıncısı, servis elemanları sanat ve estetikle süslü vizyoner hayallerini öyle birleştirmişler ki, onlardaki ekol meslektaşlarına model, müşterilerine ilgi odağı oluyor. Çocuk-büyük her kategoride kabul gören serigrafik servisleri onları bu kulvarın zirvesine taşımış. Sandalyesinden masasına, çiçek dekorlarından ergonomik dizayna, mimariyi, müştemilatı, muhteviyatı hep kendileri tasarlamış. Ardahan’dan Muğla’ya, Şili’den Japonya’ya bu şehre kim gelirse gelsin herkesin yönü Halk Etli Ekmek. Konya’nın yüzakı kültür değerlerinden Şair-Yazar Demet ESEN Hoca, Halk Etli Ekmek emektarlarını şöyle anlatıyor; “Türk-İslam gastronomisinin helal gıda hassasiyeti, özenli pişirme teknikleri, görsel sofra kültürü ve sunum-servis konseptleriyle kategorilerinde bir ekol, bir idol, bir okul konumundalar. Ortamlarının temizliği, titizliği, süre, sıra, içerik, kıvam, karışım miktar, raf ömrü disiplinle takip ediliyor. Karşılama, ağırlama, uğurlamadan tut, temizlik, takdim ve temsil elemanlarınaca hepsi nezaketli, hepsi zarif. Gördüğünüz gibi en cömert ikramları güleryüz. Para değil insan kazanma hedefinde bir asalet ve sahavet sergiliyorlar. Herkese bir işletme bu kadar mı kibar, bu kadarmı nezih, bu kadar mı kusursuz olur dedirtebiliyorlar.” dedi. Bilirsiniz ki Cenab-ı Allah her emeğin bedel ve bereketini hakeden kullarına liyakat ve hakkaniyetle lütfeder. İşte bu güzide işletmenin tüm emektarları sevgi ve sadakatle yaptıkları işleriyle hem rızklarını, hemde herkesin gönül ve güvenini en helalinden kazanıyorlar. Bizde tüm güzel gönüllere birleşme noktası olan bu efsane işletmenin emektarlarına izzet-ikram dolu güler yüzleri için gönüller dolusu dûa, Ankara dolusu teşekkürlerimizi sunuyor, hayırlı, huzurlu, uğurlu kazançlar diliyoruz. Yolunuz açık, yönünüz hep dürüstlük olsun güzel insanlar.
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2026 -Salı

Konya’nın Gözdesi “Halk Etli Etmek”

Konya’nın güzelliği ve asaletli misafirperverliğini heryerde imrendirerek tanıtan Ankara’nın gözde Bürokratlarından Sayın Mehmet ÖZDEN, geçtiğimiz gün bizi sevdalı olduğu şehri Konya’ya götürdü. Doğduğu Sarayönü Gözlü Köyünde annesi Emine Teyze ve babası Derviş Amca bizleri kuş sütünün eksik olduğu sofralarında cömertçe ağırladılar. Gezmediğimiz mekan, tanımadığımız tarih, tatmadığımız lezzet kalmadı desek yeridir.

Mehmet ÖZDEN Bey şehrinin tarih, kültür ve geleneklerine çok hakim donanımlı bir kıymet. Memleketinin tarihi köklerini, coğrafik estetiğini, folklorik desenlerini, gastronomik tatları, kültürel motifleri, etnografik aksesuarları, insan değerleri, iz bırakan medeniyetler, bilimsel potansiyeli, turizm destinasyonu ve detay özelliklerini o kadar kusursuz tanıttıki, ülkemizin gözbebeği bu şehre hayran olmayanımız kalmadı.

Sille’den Çumra’ya, Akyokuş Kasrı’ndan Alaaddin Tepesi’ne, Karatay Medresesi’nden Mevlana Müzesi’ne, Aziziye Camii’nden İnce Minare’ye gezerken acıkınca; “Konya’nın en gözde ustaları, en leziz yemekleri, Bamya Çorbasının Kralı, Etli Ekmeğin Efsanesi, Sezai-Recai-Mevlana Pidelerinin Şahı-Şahikası Halk Etli Ekmek”te olur”. diyerek Mehmet Bey bizi Tebrizli Şems Türbesi yakınlarındaki bu restoranta götürdü.

Oktay KÜÇÜKER, Sinan ÖZDEMİR, Ömer İPEK, Mustafa OKUYAN, Mehmet KARAKAYA, Aliosman GEZGİN, Mehmet ÇELİK ve Süleyman Ustalarımız bize bir sofra donattılarki, içeceklerden ikramlara, ezmelerden tatlılara masada bardak koyacak yer bırakmamışlar. Habirede şununda, bununda tadına bakın deyip Konya Böreği, Sade Kekikli, Bıçak Arası, Fırın Kebabı, Sac Arası, Batırık, Düğün Pilavı vs. gibi ikramlar sunuyorlardı.

Yav böyle lezzet, böyle izzet ben hiçbiryerde görmedim. Aşçısı, işçisi, fırıncısı, servis elemanları sanat ve estetikle süslü vizyoner hayallerini öyle birleştirmişler ki, onlardaki ekol meslektaşlarına model, müşterilerine ilgi odağı oluyor. Çocuk-büyük her kategoride kabul gören serigrafik servisleri onları bu kulvarın zirvesine taşımış. Sandalyesinden masasına, çiçek dekorlarından ergonomik dizayna, mimariyi, müştemilatı, muhteviyatı hep kendileri tasarlamış. Ardahan’dan Muğla’ya, Şili’den Japonya’ya bu şehre kim gelirse gelsin herkesin yönü Halk Etli Ekmek.

Konya’nın yüzakı kültür değerlerinden Şair-Yazar Demet ESEN Hoca, Halk Etli Ekmek emektarlarını şöyle anlatıyor; “Türk-İslam gastronomisinin helal gıda hassasiyeti, özenli pişirme teknikleri, görsel sofra kültürü ve sunum-servis konseptleriyle kategorilerinde bir ekol, bir idol, bir okul konumundalar. Ortamlarının temizliği, titizliği, süre, sıra, içerik, kıvam, karışım miktar, raf ömrü disiplinle takip ediliyor. Karşılama, ağırlama, uğurlamadan tut, temizlik, takdim ve temsil elemanlarınaca hepsi nezaketli, hepsi zarif. Gördüğünüz gibi en cömert ikramları güleryüz. Para değil insan kazanma hedefinde bir asalet ve sahavet sergiliyorlar. Herkese bir işletme bu kadar mı kibar, bu kadarmı nezih, bu kadar mı kusursuz olur dedirtebiliyorlar.” dedi.

Bilirsiniz ki Cenab-ı Allah her emeğin bedel ve bereketini hakeden kullarına liyakat ve hakkaniyetle lütfeder. İşte bu güzide işletmenin tüm emektarları sevgi ve sadakatle yaptıkları işleriyle hem rızklarını, hemde herkesin gönül ve güvenini en helalinden kazanıyorlar.

Bizde tüm güzel gönüllere birleşme noktası olan bu efsane işletmenin emektarlarına izzet-ikram dolu güler yüzleri için gönüller dolusu dûa, Ankara dolusu teşekkürlerimizi sunuyor, hayırlı, huzurlu, uğurlu kazançlar diliyoruz.

Yolunuz açık, yönünüz hep dürüstlük olsun güzel insanlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.