Hakemler, hekimler ve hakimler için muhakeme yeteneğinin neden çok önemli olduğunu düşündünüz mü? Çünkü bu üç meslekte de karar vermek, yalnızca kuralları bilmekten ibaret değildir.

Bir hakem, aynı faulü her maçta aynı şekilde değerlendirmeyebilir. Oyunun dakikası, pozisyonun gelişimi, oyuncuların davranışı ve oyunun bütünü kararı etkileyebilir. Hekim için de benzer bir durum vardır. Aynı belirti, iki farklı hastada farklı nedenlere dayanabilir. Hakim ise kanunu uygularken olayın şartlarını, delilleri ve tarafların durumunu birlikte değerlendirir. Adalet, herkese mekanik biçimde aynı şeyi yapmak değil, farklı durumları farklı değerlendirebilmektir.
İş insanları için de muhakeme yeteneği en az bunlar kadar önemlidir. İş insanının muhakemesi yalnızca yatırım, fiyatlama, kriz veya strateji kararlarında değil; işe alma, terfi, ücret, performans değerlendirmesi, prim, görev değişikliği ve işten çıkarma gibi insan hayatını doğrudan etkileyen kararlarda da ortaya çıkar.
İş hayatında alınan kararlar çoğu zaman geçmiş deneyimlere dayanır. Ancak geçmişte işe yarayan bir yöntem, bugün aynı sonucu vermeyebilir. Pazar değişmiş, ekonomik şartlar farklılaşmış, müşterinin beklentisi değişmiş veya şirketin riskleri başka bir noktaya gelmiş olabilir.
Bu nedenle “Geçen sefer böyle yaptık, yine aynısını yapalım” kolaycılığı, adaletsiz ve hatalı sonuçlar doğurabilir. Çalışanlara, müşterilere veya iş ortaklarına aynı ölçüyü uygularken şartların gerçekten aynı olup olmadığını sorgulamak gerekir.
Muhakeme, kişiye göre kural değiştirmek demek değildir. Kararın gerekçesi olmalı, benzer olaylarda tutarlı bir yaklaşım izlenmeli ve kişisel önyargılar mümkün olduğunca dışarıda bırakılmalıdır.
İyi muhakeme; kuralsızlık değil, kuralın ardındaki amacı anlayarak koşullara göre doğru kararı verebilmektir. İş insanının asıl sorumluluğu da tam burada başlar
Bereketli günleriniz olsun.