Hasan Yılmaz
Köşe Yazarı
Hasan Yılmaz
 

Hastayız Derdimize Korona Diyorlar

[simple-author-box] 80’lerin sonuna kadar soğuk savaşın yarattığı kampların müdavimleri olarak geldik. 90’ların başında evrensel, küresel kavramlarıyla tanıştık. Küresel kavramı 11 Eylül 2001’de Amerika’da yaşanan uçak saldırıları sonrasında ‘yakînimiz” oldu. Amerika, 11 Eylül’den sonra önce Afganistan’ı işgal etti, ardından Irak’a saldırdı. İnsanlığın Amerika’ya homurdandığı süreçte Honkong merkezli Sars Gribi hayatımıza girdi. Böylece hastalığın evrensel gücüyle ilk defa 2003’te tanıştık. Bugün olduğu gibi o günde Sars’ın laboratuvar imalatı olduğu tartışmaları yapıldı. Amerika’nın Irak işgalini unutturmak için yaydığı iddia edildi. Bir süre sonra da unutuldu. Çok geçmeden Kuş Gribi doğdu. İnsana bulaşır mı bulaşmaz mı diye tartışılırken olan zavallı tavuklara oldu. Pek çoğu canlı canlı toprağa gömüldü. Sars, Kuş Gribi hastalıkları ile aynı zamanda uluslararası ilaç pazarını keşfettirdi. Süreç analizi, davranış analizleri yapıldı. Akabinde bir de Domuz Gribi icat edildi. * “Garibim namıma kerem diyorlar, Aslımı el almış harem diyorlar, Hastayım derdime verem diyorlar, Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben,” * İnsanlar, son 20 yıla sıkıştırılan virüslerle“Aslısı harem yapılmış Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış gibi”, aşısını arar hale getirildi. Hatırlarsanız biz de o panikle hiç kullanmadığımız milyonlarca doz aşı almıştık. Şimdi de Korona virüsü var başımızda. Çin’de doğan ve bütün dünyaya yayılan salgın Türkiye’de birinci yılını doldurdu. Hastalık tam kontrol altına alındı, alınıyor derken hastalığın mutasyona uğradığı haberleri yayılıyor.  Yalan, doğru bilen yok. Ama aşı, ilaç firmalarının bayram ettikleri kesin. Durum böyle olunca insan kimin ne kadar kazanacağını merak ediyor. 2009’da domuz gribi aşıları dünyaya satılmaya başlandığında Amerikalı ilaç firmalarının yılın ilk dokuz ayındaki kârlarının 46 milyar dolar olduğu açıklanmıştı. Pfizer Biontech firmasının borsada hisse değerlerinin yükselmesi de işin karlılığı konusunda fikir veriyor. Artık insanî, vicdanî, ahlakî değerlerle parayı, kazancı yargılamamayı, mukayese etmemeyi öğrendim. Para denince akan sular duruyor. Kapital bütün değerleri ezip geçiyor. Birçok savaşın savaş sanayiini finanse etmek için çıkartıldığını bildiğimiz dünyada, salgın hastalıkların da para için yayılacağını düşünmek akıl dışı gelmiyor. Üstelik ortada evrensel boyuta ulaşmış bir hastalıktan daha çok, evrensel boyuta taşınmış bir panik söz konusu ise. O paniktir ki hepimizi aşı olmaya, maskeli gezmeye mecbur ediyor. Esasında insanlar yüzlerinden maskeyi hiç eksik etmediler. Kimi mutluluk, kimi şöhret, kimi dindar, kimi dürüst maskesi takarak geziyordu. Gerçek yüzlerin saklandığı hayat, herkesin kazanmaya çalıştığı maskeli balo gibiydi. Şimdi gerçekten maske takılıyor. Bu maskenin bir farkı takan korunuyor, taktıran kazanıyor.
Ekleme Tarihi: 17 Mart 2021 - Çarşamba

Hastayız Derdimize Korona Diyorlar

[simple-author-box]

80’lerin sonuna kadar soğuk savaşın yarattığı kampların müdavimleri olarak geldik. 90’ların başında evrensel, küresel kavramlarıyla tanıştık.

Küresel kavramı 11 Eylül 2001’de Amerika’da yaşanan uçak saldırıları sonrasında ‘yakînimiz” oldu. Amerika, 11 Eylül’den sonra önce Afganistan’ı işgal etti, ardından Irak’a saldırdı. İnsanlığın Amerika’ya homurdandığı süreçte Honkong merkezli Sars Gribi hayatımıza girdi. Böylece hastalığın evrensel gücüyle ilk defa 2003’te tanıştık. Bugün olduğu gibi o günde Sars’ın laboratuvar imalatı olduğu tartışmaları yapıldı. Amerika’nın Irak işgalini unutturmak için yaydığı iddia edildi. Bir süre sonra da unutuldu.

Çok geçmeden Kuş Gribi doğdu. İnsana bulaşır mı bulaşmaz mı diye tartışılırken olan zavallı tavuklara oldu. Pek çoğu canlı canlı toprağa gömüldü.

Sars, Kuş Gribi hastalıkları ile aynı zamanda uluslararası ilaç pazarını keşfettirdi. Süreç analizi, davranış analizleri yapıldı. Akabinde bir de Domuz Gribi icat edildi.

*

“Garibim namıma kerem diyorlar, Aslımı el almış harem diyorlar, Hastayım derdime verem diyorlar, Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben,”

*

İnsanlar, son 20 yıla sıkıştırılan virüslerle“Aslısı harem yapılmış Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış gibi”, aşısını arar hale getirildi. Hatırlarsanız biz de o panikle hiç kullanmadığımız milyonlarca doz aşı almıştık.

Şimdi de Korona virüsü var başımızda. Çin’de doğan ve bütün dünyaya yayılan salgın Türkiye’de birinci yılını doldurdu. Hastalık tam kontrol altına alındı, alınıyor derken hastalığın mutasyona uğradığı haberleri yayılıyor.  Yalan, doğru bilen yok. Ama aşı, ilaç firmalarının bayram ettikleri kesin. Durum böyle olunca insan kimin ne kadar kazanacağını merak ediyor.

2009’da domuz gribi aşıları dünyaya satılmaya başlandığında Amerikalı ilaç firmalarının yılın ilk dokuz ayındaki kârlarının 46 milyar dolar olduğu açıklanmıştı. Pfizer Biontech firmasının borsada hisse değerlerinin yükselmesi de işin karlılığı konusunda fikir veriyor.

Artık insanî, vicdanî, ahlakî değerlerle parayı, kazancı yargılamamayı, mukayese etmemeyi öğrendim. Para denince akan sular duruyor. Kapital bütün değerleri ezip geçiyor. Birçok savaşın savaş sanayiini finanse etmek için çıkartıldığını bildiğimiz dünyada, salgın hastalıkların da para için yayılacağını düşünmek akıl dışı gelmiyor. Üstelik ortada evrensel boyuta ulaşmış bir hastalıktan daha çok, evrensel boyuta taşınmış bir panik söz konusu ise. O paniktir ki hepimizi aşı olmaya, maskeli gezmeye mecbur ediyor.

Esasında insanlar yüzlerinden maskeyi hiç eksik etmediler. Kimi mutluluk, kimi şöhret, kimi dindar, kimi dürüst maskesi takarak geziyordu. Gerçek yüzlerin saklandığı hayat, herkesin kazanmaya çalıştığı maskeli balo gibiydi. Şimdi gerçekten maske takılıyor. Bu maskenin bir farkı takan korunuyor, taktıran kazanıyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.