İş dünyasında sık yapılan hatalardan biri, doğru insanı aramak yerine “iyi insan” aramaktır.
Halbuki her iş, her insan için uygun değildir. Bu durum ne yetkinlik eksikliğiyle ne de
motivasyonla ilgilidir; çoğu zaman mesele davranışsal uyumdur.

DISC davranış profili analizi tam da bu noktada güçlü bir farkındalık sunar. Çünkü DISC,
insanların ne bildiğini değil, nasıl davrandığını, baskı altında nasıl tepki verdiğini ve iş yapma
tarzını ortaya koyar. Bir pozisyonda başarıyı belirleyen şey yalnızca teknik bilgi değil, o rolün
gerektirdiği davranış biçimidir.
Örneğin;
Yüksek “D” profiline sahip, hızlı karar alan ve sonuç odaklı birini yoğun detay, sabır ve rutin gerektiren bir pozisyona yerleştirdiğinizde, kısa sürede çatışma kaçınılmaz olur.
İstikrar ve uyum arayan “S” profiline sahip bir çalışandan agresif satış hedefleriyle performans beklemek, kişinin potansiyelini değil stresini büyütür.
Detay, doğruluk ve net süreç isteyen “C” profilleri; kalite, finans, analiz ve süreç yönetimi gibi alanlarda yüksek performans gösterirler.
İletişimden ve insan etkileşiminden beslenen “I” profilleri ise; izole, rutin ve yalnız çalışılan pozisyonlarda hızla motivasyon kaybı yaşar.
Doğru işe alım, adayın güçlü ve zayıf yönlerini yargılamak değil; pozisyonun ihtiyacıyla adayın doğal eğilimini eşleştirmektir. Bu eşleşme sağlanmadığında, çalışan “yetersiz” hisseder, yönetici ise “yanlış insanı aldım” der.
Sorun çoğu zaman insan değil, roldür.
Liderin sorumluluğu, doğru insanı doğru yerde konumlandırmaktır. Çünkü doğru eşleşme, performansı artırır; yanlış eşleşme ise en yetenekli çalışanı bile tüketir.
Sormamız gereken asıl soru şudur:
Biz gerçekten doğru insanı mı arıyoruz, yoksa yanlış role birini uydurmaya mı çalışıyoruz?
Bereketli günleriniz olsun.