Bir işletme sahibi için en büyük tuzak, meşguliyeti verimlilikle karıştırmaktır. Çoğu patron, sabah gözünü açar açmaz bitmek bilmeyen e-postaların, çalan telefonların ve operasyonel yangınların içine dalar. Akşam olduğunda ise yorgun ama yerinde sayan bir işletme ile baş başa kalır.

İşletme sahipleri için en kritik dönüşüm işin içinde koşmak yerine işin üzerinde düşünebilmeyi öğrenmektir. Bu fark yaratıldığında ekip daha net çalışır, sorumluluklar daha iyi dağılır ve büyüme doğal olarak hızlanır.
Eğer yarın sabahı milat kabul edecekseniz, ilk yapmanız gereken şey daha hızlı koşmak değil, durup netleşmektir.
Güne kaosla değil, şu üç stratejik soruyla başlayın:
"Bu işi sadece ben mi yapabilirim?",
"Hangi eylemim şirketi gerçekten büyütür?"
"Bugün çözmezsem 3 ay sonra başımı ağrıtacak olan ne?"
Bu sorular, sizi bir "işçi" olmaktan çıkarıp "lider" koltuğuna oturtur.
Somut olarak yarın şunu deneyin: Bir işi kendiniz yapmak yerine, sorumluluğunu net bir şekilde ekibinize devredin. Herkesin bildiği ama kağıda dökülmemiş tek bir kuralı yazılı hale getirerek kurumsallaşmanın ilk tuğlasını koyun. En önemlisi; telefonunuzu kapatıp sadece 30 dakikanızı işletmenizin bir yıl sonra nerede olacağını hayal etmeye ayırın.
İşletmenizi büyüten şey harcadığınız mesainin miktarı değil, verdiğiniz kararların niteliğidir. Büyük dönüşümler görkemli devrimlerle değil, yarın sabah atacağınız o küçük, bilinçli ve kararlı adımla başlar. Yarın sabah farklı bir iş yapmayın, işinizi farklı bir bakış açısıyla yönetin.
İşletmenizde devretmekten en çok çekindiğiniz görev hangisi ve bu korku size ne kadar zamana mal oluyor?
Bereketli günleriniz olsun.