Ahmet Tek
Köşe Yazarı
Ahmet Tek
 

Kırık Dal, Kanlı Tır ve Siyaset…

Ankara’da hava puslu. Siyasetin havası da öyle. Bir güzel yağmur yağsa, bir boşalsa ardından bahar güneşi parlayacak. Derinden üzülüp gözünden yaş gelmeyen insan misali; kaç gündür böyle, kül rengi bulutlar geliyor, kentin üzerine çörekleniyor, yağacak gibi oluyor ama tek damla düşmüyor. Puslu ve gri hava en çok çiçeklenmiş ağaçları etkiliyor. O pembemsi tazecik, mis kokulu çiçekler, güneşin altında ışıl ışıl parlamak yerine çamaşır suyuyla yıkanmış gibi renklerini kaybedip, soluklaşıyor. Yürüyüş yaptığım parkta yorulunca, soluklanmak için banka oturdum. Cep telefonundan müzik dinlerken bir de yazı okudum. Panorama TR Araştırma Direktörü Hatem Ete, Karar TV’de Yıldıray Oğur ve Elif Çakır’ın konuğu olmuş. Ete, seçime ve partilerin oy oranlarına ilişkin anketleri açıklamış. Uzun yazıda en çok dikkatimi çeken, Hatem Ete’nin İYİ Parti’ye ilişkin değerlendirmesi oldu. “İYİ Parti’de bir düşüş var mesela; üç dört puanlık bir düşüş var.” diyor. İYİ Parti’nin oylarının bir kısmının CHP’ye, bir kısmının Muharrem İnce’ye gittiğini öne sürüyor. Ete’nin değerlendirmeleri şöyle devam ediyor: “İYİ Parti’nin masaya geri döndükten sonra niye ayrılıp niye döndüğünü konuşmak istememesi ve şu anda da kampanyaya aktif ve dinamik bir destek vermemesi bu oy kaybının devam etmesini mümkün kılıyor, diye görüyorum. Yani burada İYİ Parti ayrılma ve geri dönme gerekçeleriyle yüzleşip kamuoyuna anlatırsa eğer, bu oyun bir kısmı geri gelebilir. Ama olmazsa, orada bir kırılma olmuş gözüküyor.” İYİ Parti’nin oyunun az veya çok olması umurumda değil. Cem Uzan’ın yeni versiyonu olarak gördüğüm Muharrem İnce de öyle, başkaları da… Umursadığım, en kritik anda bir kırılmaya sebep olmak ve bunun bir önemi yokmuş gibi davranmak. Sloganlar fikri piç eder. Bir fikri, bir inancı sloganların dar kalıbına dökmeye kalkmak, o fikre ve düşünceye yapılacak en büyük zulümdür. Slogan, derinliklerden sığ sulara çekilmektir. Sosyal medyadaki afili paylaşımlarla kamyon arkası yazılar bir tür sığlaşma veya sığlaştırmadır. Araştırmacı direktörün İYİ Parti’ye ilişkin görüşleri kamyon arkası sözlerden birini hatırlattı: “Dal rüzgârı affetse de, kırılmıştır bir kere.” Bu söz bir ara öyle popülerdi ki, neredeyse her kamyonun markası olacak hale gelmişti. (Kamyon arkasında “affetsede” yazar, ‘de’yi ayırmak günah sayılır.) Kamyoncunun bildiğinden siyasetçi habersiz olur mu? Dal rüzgârı affeder mi? İYİ Parti filizlenen bir dalı kırdı. Siyasetin bu tür numaralarına öteden beri aklım ermez. Oyunbozanlığa ise hiç ermez. Siyasetçinin bindiği dalı kesmişliğine çok tanık oldum. Eriyip gitmiş, bugün adı bile unutulmuş partiler, bir vakitler, bindikleri dalı kesip düşenlerin ocağıydı. Parktan eve dönerken, mahallenin koruluğunun önüne bir tır park etmiş. Upuzun, parıl parıl parıldayan bir tır. Dünyanın dört bir yanına mal taşıyacak. 21. yüzyıl ulaşım sektörüne altın dönemini yaşatıyor. Taşıtlar hiç ilgimi çekmez. Markası, modeli, özellikleri nedir hiç bilmem. Kendi otomobilinin markasını bilmeyenlerdenim. Buna rağmen tırın yanında durdum; park ettiği yerin hizasındaki kaldırım ve aracın altı adeta taze kan gölcüğüydü. Kan, devasa aracın devasa tekerlerine, ön bölümüne de sıvanmıştı. Anladım ki yeni araç alınmış, kazaya karşı bir hayvan kesilmiş. Bir nevi şükür, bir nevi sigorta, belki başka sebep. “Adak olmalı, Allah kabul etsin” diye geçip gidemedim. Yollarda dikkatsiz davranan, trafik kurallarına uymayan sürücüler gözümün önüne geldi. Eğer kana bulamak kazayı önleyecekse, önce sürücülere kan sürmek gerekmez mi? Kazayı yapan araç mı, sürücü mü? İnşallah tır bir daha kan lekesi görmez. Adak kadar trafik kurallarına da inansak daha güzel olmaz mı? Bir yanda kırık dal, bir yanda tıra sürülen kan, bir yanda siyasetteki telaş. Seçimlere her gün bir adım daha yaklaşırken zihnime üşüşen düşünceler bunlar. Oysa bademler öyle güzel açtı ki. Seçimler ilkbaharın umurunda değil. Tır için kesilen adak ve Meral Akşener’in çıkışı da baharı ilgilendirmiyor. O, görevini ve bildiğini yapacak.
Ekleme Tarihi: 24 Mart 2023 - Cuma

Kırık Dal, Kanlı Tır ve Siyaset…

Ankara’da hava puslu. Siyasetin havası da öyle. Bir güzel yağmur yağsa, bir boşalsa ardından bahar güneşi parlayacak. Derinden üzülüp gözünden yaş gelmeyen insan misali; kaç gündür böyle, kül rengi bulutlar geliyor, kentin üzerine çörekleniyor, yağacak gibi oluyor ama tek damla düşmüyor.

Puslu ve gri hava en çok çiçeklenmiş ağaçları etkiliyor. O pembemsi tazecik, mis kokulu çiçekler, güneşin altında ışıl ışıl parlamak yerine çamaşır suyuyla yıkanmış gibi renklerini kaybedip, soluklaşıyor.

Yürüyüş yaptığım parkta yorulunca, soluklanmak için banka oturdum. Cep telefonundan müzik dinlerken bir de yazı okudum. Panorama TR Araştırma Direktörü Hatem Ete, Karar TV’de Yıldıray Oğur ve Elif Çakır’ın konuğu olmuş. Ete, seçime ve partilerin oy oranlarına ilişkin anketleri açıklamış.

Uzun yazıda en çok dikkatimi çeken, Hatem Ete’nin İYİ Parti’ye ilişkin değerlendirmesi oldu. “İYİ Parti’de bir düşüş var mesela; üç dört puanlık bir düşüş var.” diyor. İYİ Parti’nin oylarının bir kısmının CHP’ye, bir kısmının Muharrem İnce’ye gittiğini öne sürüyor. Ete’nin değerlendirmeleri şöyle devam ediyor:

“İYİ Parti’nin masaya geri döndükten sonra niye ayrılıp niye döndüğünü konuşmak istememesi ve şu anda da kampanyaya aktif ve dinamik bir destek vermemesi bu oy kaybının devam etmesini mümkün kılıyor, diye görüyorum. Yani burada İYİ Parti ayrılma ve geri dönme gerekçeleriyle yüzleşip kamuoyuna anlatırsa eğer, bu oyun bir kısmı geri gelebilir. Ama olmazsa, orada bir kırılma olmuş gözüküyor.”

İYİ Parti’nin oyunun az veya çok olması umurumda değil. Cem Uzan’ın yeni versiyonu olarak gördüğüm Muharrem İnce de öyle, başkaları da… Umursadığım, en kritik anda bir kırılmaya sebep olmak ve bunun bir önemi yokmuş gibi davranmak.

Sloganlar fikri piç eder. Bir fikri, bir inancı sloganların dar kalıbına dökmeye kalkmak, o fikre ve düşünceye yapılacak en büyük zulümdür. Slogan, derinliklerden sığ sulara çekilmektir. Sosyal medyadaki afili paylaşımlarla kamyon arkası yazılar bir tür sığlaşma veya sığlaştırmadır.

Araştırmacı direktörün İYİ Parti’ye ilişkin görüşleri kamyon arkası sözlerden birini hatırlattı:

“Dal rüzgârı affetse de, kırılmıştır bir kere.”

Bu söz bir ara öyle popülerdi ki, neredeyse her kamyonun markası olacak hale gelmişti. (Kamyon arkasında “affetsede” yazar, ‘de’yi ayırmak günah sayılır.) Kamyoncunun bildiğinden siyasetçi habersiz olur mu? Dal rüzgârı affeder mi?

İYİ Parti filizlenen bir dalı kırdı. Siyasetin bu tür numaralarına öteden beri aklım ermez. Oyunbozanlığa ise hiç ermez. Siyasetçinin bindiği dalı kesmişliğine çok tanık oldum. Eriyip gitmiş, bugün adı bile unutulmuş partiler, bir vakitler, bindikleri dalı kesip düşenlerin ocağıydı.

Parktan eve dönerken, mahallenin koruluğunun önüne bir tır park etmiş. Upuzun, parıl parıl parıldayan bir tır. Dünyanın dört bir yanına mal taşıyacak. 21. yüzyıl ulaşım sektörüne altın dönemini yaşatıyor. Taşıtlar hiç ilgimi çekmez. Markası, modeli, özellikleri nedir hiç bilmem. Kendi otomobilinin markasını bilmeyenlerdenim.

Buna rağmen tırın yanında durdum; park ettiği yerin hizasındaki kaldırım ve aracın altı adeta taze kan gölcüğüydü. Kan, devasa aracın devasa tekerlerine, ön bölümüne de sıvanmıştı. Anladım ki yeni araç alınmış, kazaya karşı bir hayvan kesilmiş. Bir nevi şükür, bir nevi sigorta, belki başka sebep.

“Adak olmalı, Allah kabul etsin” diye geçip gidemedim. Yollarda dikkatsiz davranan, trafik kurallarına uymayan sürücüler gözümün önüne geldi. Eğer kana bulamak kazayı önleyecekse, önce sürücülere kan sürmek gerekmez mi? Kazayı yapan araç mı, sürücü mü? İnşallah tır bir daha kan lekesi görmez. Adak kadar trafik kurallarına da inansak daha güzel olmaz mı?

Bir yanda kırık dal, bir yanda tıra sürülen kan, bir yanda siyasetteki telaş. Seçimlere her gün bir adım daha yaklaşırken zihnime üşüşen düşünceler bunlar. Oysa bademler öyle güzel açtı ki. Seçimler ilkbaharın umurunda değil. Tır için kesilen adak ve Meral Akşener’in çıkışı da baharı ilgilendirmiyor. O, görevini ve bildiğini yapacak.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.