Pınar Hatısaru
Köşe Yazarı
Pınar Hatısaru
 

Bilinçaltı-beyin iş birliği ve ‘İkincil Kazanç’

Pınar HATISARI (Sosyolog / Aile Danışmanı)   Bazı hastalıkların hayatımızda bir kazanç olduğunu ve bedenimize o hastalığı bile isteye davet ettiğimizi biliyor muydunuz? Şaşırtıcı ama ne yazık ki öyle… Özellikle çevresi tarafından ilgi görmeye ihtiyaç duyan ya da sorumluluk almaktan kaçan kişilerde sıkça rastladığımız bu duruma psikolojide 'Secondary Gain' yani 'İkincil Kazanç' deniyor. Aylin’in yaşadıkları ve… Ev hanımı olan Aylin, gün boyu çocukları ile ilgileniyor, onlara yemek yapıyor, bir yandan da ev işlerini yetiştirmeye çalışıyor. Sürekli bir koşuşturma halinde olmasına rağmen eşi ve çocukları tarafından hiç değer görmüyor. Takdir edilmeyi beklerken aksine daha çok eleştiriliyor ve her geçen gün iş yükü biraz daha artıyor. Bir süre sonra Aylin'de migren atakları başlıyor ve işlerini yapamaz hale geliyor. Durumun ciddiyetinin farkına varan ev halkı artık sorumluluklarını yerine getirmeye ve kendi ihtiyaçlarını karşılamaya başlıyor. Dahası, evde herkes ona karşı son derece ilgili ve anlayışlı oluyor. İşte tam da bu süreçte Aylin'in bilinçaltında bir ışık parlıyor. Eğer ataklar devam ederse çevresindeki herkes ona destek olacak, ilgi gösterecek ve Aylin artık iş yapmak zorunda kalmayacak. Halbuki ona sorsanız bilinçli haliyle vereceği cevap; "İyileşmek ve eski düzenime geri dönmek istiyorum." olacaktır. Hatta bunun için doktor doktor gezmekte ve çareler aramaktadır. Anlayacağınız, Aylin bile bu durumun farkında değildir. Aslında bilinçaltımız 7 yaşında bir çocuğa benzer. Onda iyi/kötü, doğru/yanlış diye bir şey yoktur. Tek amacı kişiyi güvende tutmaktır. Bunun için de kendince çözümler üretmeye çalışır. Bunu bazen bir hastalıkla kodlar, bazen de bir inançla. Yaşadığım çarpıcı bir örnek İki ay önce kıymetli üstadım Dursun Erkılıç ile tanışmama ve ANKHABER'de yazmama vesile olan bir lansmanda moderatör olarak yer almıştım. Program öncesinde firma yetkilisiyle sohbet ederken katılımın 20 binin üzerinde olacağını öğrendim. O an içime bir korku düştü. Evet daha önce de defalarca sunum yapmıştım ama ilk defa bu kadar büyük bir kitleye hitap edecektim. "Ya heyecanlanırsam, ya dilim sürçerse, ya yanlış bir şey söylersem" diye düşündükçe korkum katlanarak arttı ve çok geçmeden yatağa düşecek kadar hastalandım. Lansmanın yapılacağı günün sabahı şiddetli bir baş ağrısıyla uyandığımı hatırlıyorum. O haldeyken programa katılmama imkan yoktu. Tam telefonu elime alıp, gidemeyeceğimi söylemek için organizatörü aramaya niyet etmiştim ki, önceki gün yaşadığım korku zihnimde yankılandı. Evet, artık neden hastalandığımı çok iyi biliyordum. Bilinçaltım ve beynim işbirliği yapmış ve kendince bir çözüm üretmişti. Tıpkı Aylin örneğinde olduğu gibi ben de hasta olursam lansmana gidemeyecek ve o heyecanı yaşamak zorunda kalmayacaktım. İşte bunu farkettiğim an, sadece eğitimlerimde öğrendiğim ufak bir hap teknikle hem heyecanımı yenmeyi başardım, hem de baş ağrısından özgürleşmeyi. Çok şükür programı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Akşamında da başarımızı bir güzel kutladık. İşin özüne bakacak olursak… Evet, işin özü; 'İkincil Kazanç' dediğimiz şey, bilinçaltımızın bizim hayrımıza olacağına inandığı bir hastalığı tıpkı bir mıknatıs gibi hayatımıza çekmesi, ya da halihazırda var olan bir hastalığın bize sağladığı kazancı fark edip, onu bedenimizde tutmaya devam etmesi halidir.
Ekleme Tarihi: 08 Kasım 2022 - Salı

Bilinçaltı-beyin iş birliği ve ‘İkincil Kazanç’

Pınar HATISARI

(Sosyolog / Aile Danışmanı)

 

Bazı hastalıkların hayatımızda bir kazanç olduğunu ve bedenimize o hastalığı bile isteye davet ettiğimizi biliyor muydunuz? Şaşırtıcı ama ne yazık ki öyle…

Özellikle çevresi tarafından ilgi görmeye ihtiyaç duyan ya da sorumluluk almaktan kaçan kişilerde sıkça rastladığımız bu duruma psikolojide 'Secondary Gain' yani 'İkincil Kazanç' deniyor.

Aylin’in yaşadıkları ve…

Ev hanımı olan Aylin, gün boyu çocukları ile ilgileniyor, onlara yemek yapıyor, bir yandan da ev işlerini yetiştirmeye çalışıyor. Sürekli bir koşuşturma halinde olmasına rağmen eşi ve çocukları tarafından hiç değer görmüyor. Takdir edilmeyi beklerken aksine daha çok eleştiriliyor ve her geçen gün iş yükü biraz daha artıyor. Bir süre sonra Aylin'de migren atakları başlıyor ve işlerini yapamaz hale geliyor. Durumun ciddiyetinin farkına varan ev halkı artık sorumluluklarını yerine getirmeye ve kendi ihtiyaçlarını karşılamaya başlıyor. Dahası, evde herkes ona karşı son derece ilgili ve anlayışlı oluyor.

İşte tam da bu süreçte Aylin'in bilinçaltında bir ışık parlıyor. Eğer ataklar devam ederse çevresindeki herkes ona destek olacak, ilgi gösterecek ve Aylin artık iş yapmak zorunda kalmayacak. Halbuki ona sorsanız bilinçli haliyle vereceği cevap; "İyileşmek ve eski düzenime geri dönmek istiyorum." olacaktır. Hatta bunun için doktor doktor gezmekte ve çareler aramaktadır. Anlayacağınız, Aylin bile bu durumun farkında değildir.

Aslında bilinçaltımız 7 yaşında bir çocuğa benzer. Onda iyi/kötü, doğru/yanlış diye bir şey yoktur. Tek amacı kişiyi güvende tutmaktır. Bunun için de kendince çözümler üretmeye çalışır. Bunu bazen bir hastalıkla kodlar, bazen de bir inançla.

Yaşadığım çarpıcı bir örnek

İki ay önce kıymetli üstadım Dursun Erkılıç ile tanışmama ve ANKHABER'de yazmama vesile olan bir lansmanda moderatör olarak yer almıştım. Program öncesinde firma yetkilisiyle sohbet ederken katılımın 20 binin üzerinde olacağını öğrendim. O an içime bir korku düştü. Evet daha önce de defalarca sunum yapmıştım ama ilk defa bu kadar büyük bir kitleye hitap edecektim. "Ya heyecanlanırsam, ya dilim sürçerse, ya yanlış bir şey söylersem" diye düşündükçe korkum katlanarak arttı ve çok geçmeden yatağa düşecek kadar hastalandım.

Lansmanın yapılacağı günün sabahı şiddetli bir baş ağrısıyla uyandığımı hatırlıyorum. O haldeyken programa katılmama imkan yoktu. Tam telefonu elime alıp, gidemeyeceğimi söylemek için organizatörü aramaya niyet etmiştim ki, önceki gün yaşadığım korku zihnimde yankılandı. Evet, artık neden hastalandığımı çok iyi biliyordum. Bilinçaltım ve beynim işbirliği yapmış ve kendince bir çözüm üretmişti. Tıpkı Aylin örneğinde olduğu gibi ben de hasta olursam lansmana gidemeyecek ve o heyecanı yaşamak zorunda kalmayacaktım. İşte bunu farkettiğim an, sadece eğitimlerimde öğrendiğim ufak bir hap teknikle hem heyecanımı yenmeyi başardım, hem de baş ağrısından özgürleşmeyi.

Çok şükür programı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Akşamında da başarımızı bir güzel kutladık.

İşin özüne bakacak olursak…

Evet, işin özü; 'İkincil Kazanç' dediğimiz şey, bilinçaltımızın bizim hayrımıza olacağına inandığı bir hastalığı tıpkı bir mıknatıs gibi hayatımıza çekmesi, ya da halihazırda var olan bir hastalığın bize sağladığı kazancı fark edip, onu bedenimizde tutmaya devam etmesi halidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ahmet zoroglan
(09.11.2022 14:17 - #194)
Kalemine sağlık,,,hayatımızda yasadiklarimizdir o zaman daha bilinçli hareket etmemiz gerekiyor
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ahmet zoroglan
(09.11.2022 14:17 - #195)
Kalemine sağlık,,,hayatımızda yasadiklarimizdir o zaman daha bilinçli hareket etmemiz gerekiyor
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mesut
(07.08.2023 23:32 - #309)
Kaleminize sağlık; Her ne yaşıyorsak, her ne yapıyorsak, kendi kendimizi beynimizi ve bilinç altımızı olumlu yada olumsuz bizler kodluyoruz. dolayısıyla söylediğimiz her söze, düşündüğümüz her şeye (iç sesimize) dikkat etmemiz gerekiyor.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mesut
(07.08.2023 23:32 - #310)
Kaleminize sağlık; Her ne yaşıyorsak, her ne yapıyorsak, kendi kendimizi beynimizi ve bilinç altımızı olumlu yada olumsuz bizler kodluyoruz. dolayısıyla söylediğimiz her söze, düşündüğümüz her şeye (iç sesimize) dikkat etmemiz gerekiyor.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.