Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Çalışma Hayatı Haber Girişi: 09.09.2022 - 11:35, Güncelleme: 09.09.2022 - 11:39

Öz İplik İş, Türkiye’de Temel İşçi Hakları Ve Sendikal Haklar Konferansında

 

Öz İplik İş, Türkiye’de Temel İşçi Hakları Ve Sendikal Haklar Konferansında

ANKHABER / Öz İplik İş Sendikası’nın sendikal etkinliklere katkısı ve katılımı devam ediyor.
Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, ACT (Eylem, İşbirliği, Dönüşüm) Kapsamında Marka-İşveren ve Sendikaların bir araya geldiği toplantıya katılırken; Sendikanın Uluslararası İlişkiler Sekreteri Fulya Pınar Özcan, Çorlu Şube Sekreteri Canan İşbilen ve Avukat Enes Zararsız da “Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar Konferansı”na katılım sağladı. İstanbul’da IndustriALL Küresel Sendika, Almanya’dan IG Metal Sendikası, IGBCE Sendikası ve Friedrich Ebert Stiftung ortaklığında düzenlenen Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar konulu konferans ile ilgili olarak Öz İplik İş yapılan açıklama şöyle: “Industriall Küresel Sendika, Almanya’dan IG Metal Sendikası, IGBCE Sendikası ve Friedrich Ebert Stiftung ortaklığında düzenlenen Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar konulu konferansı 5-6 Eylül 2022 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşti. Toplantıya sendikamızı temsilen Çorlu Şube Sekreterimiz Canan İşbilen,  Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Fulya Pınar Özcan ve Avukatımız Enes Zararsız katıldı. Toplantının ilk bölümünde IndustriALL Küresel Sendika Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Özkan ve Friedrich Ebert Vakfı Türkiye Bürosu Başkanı Henrik Meyer açılış konuşması yaptı. Kemal Özkan konuşmasında Almanya tarafından özellikle örgütlenme özgürlüğü konusunda önemli bir yasa olan Almanya tarafından kabul edilen Tedarik Zincirlerinde Şirketlerin Özen Yükümlülüğü Hakkında Kanunun önemli bir kanun olduğunu, Almanya ve Türkiye arasında işbirliği fırsatlarının tartışılacağı bu toplantının önemli bir toplantı olduğuna vurgu yaptı ve sendikal haklar bakımından dünyadaki gelişmelere dikkati çekti. Toplantının bir sonraki bölümünde Küresel Tedarik Zincirlerinde örnekler konusunda Metal ve Tekstil müdürleri Christina Hajagos-Clausen ve  Georg Leutert sunum yaptı. Daha sonra Alman Tedarik Zincirlerinde Gerekli Özeni Gösterme Yükümlülüğü Yasası (LkSG) Prensipler, değerler, standartlar, yasal mevzuat: LkSG’nin temeli konularında IGBCE Sendikası Emek ve Çevre Vakfı “CSR ve Katılım” Başkanı Carola Dittmann sunum yaptı. 16 Temmuz 2021'de, Alman "Tedarik Zincirlerinde Kurumsal Durum Tespit ve Değerlendirme Çalışması Yasası" (LkSG), Meclis'in Haziran ayında onaylamasından sonra resmen kamuoyuna açıklandı. Bu yasa, küresel değer zincirleri kapsamında insan haklarının daha etkin bir şekilde korunması amacıyla atılan önemli bir adımdır. 1 Ocak 2023'te yürürlüğe girecek olan yasa Almanya'da 3.000'den fazla çalışanı olan ve genel merkezi, ana ofisi veya şubesi ya da kayıtlı ofisi Almanya'da bulunan tüm şirketler için geçerlidir. 1 Ocak 2024'ten itibaren 1.000'den fazla çalışanı olan şirketlere de uygulanacaktır. 1.000'den az çalışanı olan şirketler doğrudan yasa kapsamında olmasa da, tedarikçi olmaları durumunda büyük şirketlerden insan hakları durum tespit ve değerlendirme yükümlülüklerine özen göstermeleri de istenebilir. Bu, genel merkezi veya şubesi Almanya'da olmayan, ancak doğrudan veya dolaylı tedarikçi olan şirketler için de geçerli olacaktır. Yasa kapsamında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Temel Çalışma Standartlarında ve Medeni ve Siyasi Haklar ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara ilişkin iki Uluslararası Sözleşmede belirtildiği gibi genel olarak insan haklarını korumaktadır. Yasada • grev hakkı da dahil olmak üzere örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının ihmal edilmesinin, • zorla çalıştırmanın ve işgücünü köle gibi çalıştırmanın, • çocuk çalıştırmanın ve • ayrımcılığın Yasaklanmasından özellikle bahsedilmektedir ve bu haklar korunmaktadır. Ayrıca kanun, ilgili iş sağlığı ve güvenliği korumasının dikkate alınmamasına ve ticari faaliyetin gerçekleştiği ülkedeki ulusal mevzuat tarafından zorunlu kılınan asgari ücretin kesilmesine yasak getirmektedir. Durum tespit ve değerlendirme yükümlülüklerinin merkezinde insan hakları risk yönetimi yer almaktadır. Bu yasanın bir sonucu olarak, şirketler kendi iç organizasyonlarını, kontrol ve risk yönetimi süreçlerini insan hakları durum tespit ve değerlendirmesi ile uyumlu hale getirmek ve yönetimdeki sorumluluklarını açıklığa kavuşturmak zorunda kalacaklardır. İnsan haklarını ve çevresel kaygıları korumaya yönelik önlemlerin hem analizi hem de uygulanması, bir şirketteki tüm iş süreçlerini kapsamalıdır. Şirketler, risk yönetim sistemlerini tasarlarken ve uygularken, değer zincirindeki çalışanların ve iş faaliyetlerinden etkilenen diğer tarafların yanı sıra kendi çalışanlarının da çıkarlarını dikkate almalıdır. Alman Çalışma Mevzuatı bu amaçla değiştirilmiştir ve böylece Alman çalışma konseyleri gelecekte insan hakları risk yönetimine daha fazla dahil olacaktır.  Uzun bir mücadeleden sonra, artık dayanışma ağlarımızı güçlendirebileceğimiz ve dünyanın her yerindeki işçilerin ve onların oluşturduğu toplulukların yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirebileceğimiz bir araca sahibiz Soru cevap sonrasında Alman Tedarik Zincirlerinde Gerekli Özeni Gösterme Yükümlülüğü Yasası (LkSG) nasıl işliyor: mekanizmalar ve prosedürler konusunda IG Metall, Ulusötesi Sendika Politikası Departmanı sorumlusu André Gunia bir sunum yaptı. Toplantının ikinci günü ise İş Hukukçusu Murat Özveri Türkiye’deki Sendikaların Küresel Tedarik Zincirlerine Yaklaşımı konusunda bilgiler verdi. Toplantının son bölümünde ise bu yasa kapsamında ne yapmak istiyoruz konusunda tüm katılımcıların görüş ve önerileri alındı. Toplantı görüş ve önerilerin ardından sona erdi.
ANKHABER / Öz İplik İş Sendikası’nın sendikal etkinliklere katkısı ve katılımı devam ediyor.

Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, ACT (Eylem, İşbirliği, Dönüşüm) Kapsamında Marka-İşveren ve Sendikaların bir araya geldiği toplantıya katılırken; Sendikanın Uluslararası İlişkiler Sekreteri Fulya Pınar Özcan, Çorlu Şube Sekreteri Canan İşbilen ve Avukat Enes Zararsız da “Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar Konferansı”na katılım sağladı.

İstanbul’da IndustriALL Küresel Sendika, Almanya’dan IG Metal Sendikası, IGBCE Sendikası ve Friedrich Ebert Stiftung ortaklığında düzenlenen Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar konulu konferans ile ilgili olarak Öz İplik İş yapılan açıklama şöyle:

“Industriall Küresel Sendika, Almanya’dan IG Metal Sendikası, IGBCE Sendikası ve Friedrich Ebert Stiftung ortaklığında düzenlenen Türkiye’de Temel İşçi Hakları ve Sendikal Haklar konulu konferansı 5-6 Eylül 2022 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşti. Toplantıya sendikamızı temsilen Çorlu Şube Sekreterimiz Canan İşbilen,  Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Fulya Pınar Özcan ve Avukatımız Enes Zararsız katıldı. Toplantının ilk bölümünde IndustriALL Küresel Sendika Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Özkan ve Friedrich Ebert Vakfı Türkiye Bürosu Başkanı Henrik Meyer açılış konuşması yaptı.

Kemal Özkan konuşmasında Almanya tarafından özellikle örgütlenme özgürlüğü konusunda önemli bir yasa olan Almanya tarafından kabul edilen Tedarik Zincirlerinde Şirketlerin Özen Yükümlülüğü Hakkında Kanunun önemli bir kanun olduğunu, Almanya ve Türkiye arasında işbirliği fırsatlarının tartışılacağı bu toplantının önemli bir toplantı olduğuna vurgu yaptı ve sendikal haklar bakımından dünyadaki gelişmelere dikkati çekti.

Toplantının bir sonraki bölümünde Küresel Tedarik Zincirlerinde örnekler konusunda Metal ve Tekstil müdürleri Christina Hajagos-Clausen ve  Georg Leutert sunum yaptı.

Daha sonra Alman Tedarik Zincirlerinde Gerekli Özeni Gösterme Yükümlülüğü Yasası (LkSG) Prensipler, değerler, standartlar, yasal mevzuat: LkSG’nin temeli konularında IGBCE Sendikası Emek ve Çevre Vakfı “CSR ve Katılım” Başkanı Carola Dittmann sunum yaptı.

16 Temmuz 2021'de, Alman "Tedarik Zincirlerinde Kurumsal Durum Tespit ve Değerlendirme Çalışması Yasası" (LkSG), Meclis'in Haziran ayında onaylamasından sonra resmen kamuoyuna açıklandı. Bu yasa, küresel değer zincirleri kapsamında insan haklarının daha etkin bir şekilde korunması amacıyla atılan önemli bir adımdır.

1 Ocak 2023'te yürürlüğe girecek olan yasa Almanya'da 3.000'den fazla çalışanı olan ve genel merkezi, ana ofisi veya şubesi ya da kayıtlı ofisi Almanya'da bulunan tüm şirketler için geçerlidir. 1 Ocak 2024'ten itibaren 1.000'den fazla çalışanı olan şirketlere de uygulanacaktır. 1.000'den az çalışanı olan şirketler doğrudan yasa kapsamında olmasa da, tedarikçi olmaları durumunda büyük şirketlerden insan hakları durum tespit ve değerlendirme yükümlülüklerine özen göstermeleri de istenebilir. Bu, genel merkezi veya şubesi Almanya'da olmayan, ancak doğrudan veya dolaylı tedarikçi olan şirketler için de geçerli olacaktır.

Yasa kapsamında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Temel Çalışma Standartlarında ve Medeni ve Siyasi Haklar ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara ilişkin iki Uluslararası Sözleşmede belirtildiği gibi genel olarak insan haklarını korumaktadır. Yasada • grev hakkı da dahil olmak üzere örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının ihmal edilmesinin, • zorla çalıştırmanın ve işgücünü köle gibi çalıştırmanın, • çocuk çalıştırmanın ve • ayrımcılığın Yasaklanmasından özellikle bahsedilmektedir ve bu haklar korunmaktadır.

Ayrıca kanun, ilgili iş sağlığı ve güvenliği korumasının dikkate alınmamasına ve ticari faaliyetin gerçekleştiği ülkedeki ulusal mevzuat tarafından zorunlu kılınan asgari ücretin kesilmesine yasak getirmektedir.

Durum tespit ve değerlendirme yükümlülüklerinin merkezinde insan hakları risk yönetimi yer almaktadır. Bu yasanın bir sonucu olarak, şirketler kendi iç organizasyonlarını, kontrol ve risk yönetimi süreçlerini insan hakları durum tespit ve değerlendirmesi ile uyumlu hale getirmek ve yönetimdeki sorumluluklarını açıklığa kavuşturmak zorunda kalacaklardır.

İnsan haklarını ve çevresel kaygıları korumaya yönelik önlemlerin hem analizi hem de uygulanması, bir şirketteki tüm iş süreçlerini kapsamalıdır. Şirketler, risk yönetim sistemlerini tasarlarken ve uygularken, değer zincirindeki çalışanların ve iş faaliyetlerinden etkilenen diğer tarafların yanı sıra kendi çalışanlarının da çıkarlarını dikkate almalıdır.

Alman Çalışma Mevzuatı bu amaçla değiştirilmiştir ve böylece Alman çalışma konseyleri gelecekte insan hakları risk yönetimine daha fazla dahil olacaktır.

 Uzun bir mücadeleden sonra, artık dayanışma ağlarımızı güçlendirebileceğimiz ve dünyanın her yerindeki işçilerin ve onların oluşturduğu toplulukların yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirebileceğimiz bir araca sahibiz

Soru cevap sonrasında Alman Tedarik Zincirlerinde Gerekli Özeni Gösterme Yükümlülüğü Yasası (LkSG) nasıl işliyor: mekanizmalar ve prosedürler konusunda IG Metall, Ulusötesi Sendika Politikası Departmanı sorumlusu André Gunia bir sunum yaptı.

Toplantının ikinci günü ise İş Hukukçusu Murat Özveri Türkiye’deki Sendikaların Küresel Tedarik Zincirlerine Yaklaşımı konusunda bilgiler verdi.

Toplantının son bölümünde ise bu yasa kapsamında ne yapmak istiyoruz konusunda tüm katılımcıların görüş ve önerileri alındı. Toplantı görüş ve önerilerin ardından sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.