Sanatçı Hülya Akyol; doğru yerde olduğunu nasıl anladı?
Kültür-Sanat
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
07.02.2022 - 12:35, Güncelleme:
07.02.2022 - 12:35
Sanatçı Hülya Akyol; doğru yerde olduğunu nasıl anladı?
Sema Kumrulu
Seramik Sanatçısı ve Arkeolog Hülya Akyol'un binlerce yıl öncesinin hikayeleri, mitolojisi, desenleri ve seramik eserleri, ''Devinim'' karma Seramik ve Heykel Sergisi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde sergilendi. Sanatçının Anadolu arkeolojisinin zenginliği ve 'Arkeoloji Sofrası' serisinden eserleri sanatseverlere sunuldu. Sanatçı, “Toprakla çamurun buluşması ile doğru yerde olduğumu anladım” diyor.
Hülya Akyol Ankara Üniversitesi DTCF Arkeoloji ve Sanat Tarihi mezunu. Ardından yüksek lisansını da tamamlamış. Onu sanatına götüren yol, Atatürk Kültür Merkezi'nde hocası Seramik Sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu'ndan seramik dersleri almasıyla başlamış. Çamurla buluşmasının ardından da hem eğitim alıp hem de üretim yapmaya başlıyor. Akyol arkeoloji ve mitoloji çalışmalarını 'Lulart Ceramics' markasıyla sürdürüyor.
Hülya Hanım siz aynı zamanda arkeologsunuz. Seramik sanatıyla arkeoloji arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?
Seramik; toprağın su, hava ve ateşle buluştuğu büyülü bir kavram. Aynı zamanda duyguları ifade eden bir iletişim dilidir. Yıllarca katıldığım kazılarda, en yoğun buluntu grubunu oluşturan seramik ile arkeolojinin geçmişten gelen yakınlığını gördüm. Arkeolojik eserlerden gelen esinle, toprak ve çamuru elle buluşturarak, İki sevdiğim işi oluşturdum. Son iki yıldır ise pandemi sebebiyle en çok ailece yenilen yemeklere hasret kaldık. Bol sohbetli, bol kahkahalı soframızda karın doyurmaktan çok muhabbete doyduğumuz günleri konuşur olduk. Bir de, 'O masada olsaydım' dediğim bir sofra da, Atatürk'ün mütevazı kurulmuş, geç saatlere kadar süren, daha çok okula benzeyen kalabalık sofraları idi. Benim bu sergide, 'Bir Tabak Arkeoloji' adıyla kurduğum sofralar, karnınızı doyurmasa da ruhunuzu doyurması ümidiyle...
Aristoteles'in dediği gibi ''Hayatı bir şölen sofrası gibi bırakmalı'' Sağlık ve sanatla kalalım.
Sema Kumrulu
Seramik Sanatçısı ve Arkeolog Hülya Akyol'un binlerce yıl öncesinin hikayeleri, mitolojisi, desenleri ve seramik eserleri, ''Devinim'' karma Seramik ve Heykel Sergisi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde sergilendi. Sanatçının Anadolu arkeolojisinin zenginliği ve 'Arkeoloji Sofrası' serisinden eserleri sanatseverlere sunuldu. Sanatçı, “Toprakla çamurun buluşması ile doğru yerde olduğumu anladım” diyor.
Hülya Akyol Ankara Üniversitesi DTCF Arkeoloji ve Sanat Tarihi mezunu. Ardından yüksek lisansını da tamamlamış. Onu sanatına götüren yol, Atatürk Kültür Merkezi'nde hocası Seramik Sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu'ndan seramik dersleri almasıyla başlamış. Çamurla buluşmasının ardından da hem eğitim alıp hem de üretim yapmaya başlıyor. Akyol arkeoloji ve mitoloji çalışmalarını 'Lulart Ceramics' markasıyla sürdürüyor.
Hülya Hanım siz aynı zamanda arkeologsunuz. Seramik sanatıyla arkeoloji arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?
Seramik; toprağın su, hava ve ateşle buluştuğu büyülü bir kavram. Aynı zamanda duyguları ifade eden bir iletişim dilidir. Yıllarca katıldığım kazılarda, en yoğun buluntu grubunu oluşturan seramik ile arkeolojinin geçmişten gelen yakınlığını gördüm. Arkeolojik eserlerden gelen esinle, toprak ve çamuru elle buluşturarak, İki sevdiğim işi oluşturdum. Son iki yıldır ise pandemi sebebiyle en çok ailece yenilen yemeklere hasret kaldık. Bol sohbetli, bol kahkahalı soframızda karın doyurmaktan çok muhabbete doyduğumuz günleri konuşur olduk. Bir de, 'O masada olsaydım' dediğim bir sofra da, Atatürk'ün mütevazı kurulmuş, geç saatlere kadar süren, daha çok okula benzeyen kalabalık sofraları idi. Benim bu sergide, 'Bir Tabak Arkeoloji' adıyla kurduğum sofralar, karnınızı doyurmasa da ruhunuzu doyurması ümidiyle...
Aristoteles'in dediği gibi ''Hayatı bir şölen sofrası gibi bırakmalı'' Sağlık ve sanatla kalalım.
Hülya Hanım siz aynı zamanda arkeologsunuz. Seramik sanatıyla arkeoloji arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?
Seramik; toprağın su, hava ve ateşle buluştuğu büyülü bir kavram. Aynı zamanda duyguları ifade eden bir iletişim dilidir. Yıllarca katıldığım kazılarda, en yoğun buluntu grubunu oluşturan seramik ile arkeolojinin geçmişten gelen yakınlığını gördüm. Arkeolojik eserlerden gelen esinle, toprak ve çamuru elle buluşturarak, İki sevdiğim işi oluşturdum. Son iki yıldır ise pandemi sebebiyle en çok ailece yenilen yemeklere hasret kaldık. Bol sohbetli, bol kahkahalı soframızda karın doyurmaktan çok muhabbete doyduğumuz günleri konuşur olduk. Bir de, 'O masada olsaydım' dediğim bir sofra da, Atatürk'ün mütevazı kurulmuş, geç saatlere kadar süren, daha çok okula benzeyen kalabalık sofraları idi. Benim bu sergide, 'Bir Tabak Arkeoloji' adıyla kurduğum sofralar, karnınızı doyurmasa da ruhunuzu doyurması ümidiyle...
Aristoteles'in dediği gibi ''Hayatı bir şölen sofrası gibi bırakmalı'' Sağlık ve sanatla kalalım.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.