Ölümlü hayat… Sohbet, ‘muhabbet’

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 12.05.2022 - 07:32, Güncelleme: 12.05.2022 - 07:32
 

Ölümlü hayat… Sohbet, ‘muhabbet’

Ölümü anlamak ve anlatmak için, melâli anlamayan nesle aşina olmayan Ahmet Haşim’in anlamı derin ve fakat anlaması zor ‘Ölmek’ şiirine kulak verirseniz; “Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek / Oradan / Oradan düşmek ölmek istiyorum / Cevf-i ye’s âşinâ-yı hüsrâna...” Dersiniz… O dem; -Bir derin sesle haydi der uçurum. Bana uymaz! Şair gibi hüsran çukurunda ölmek ve bir güzellik dünyasında yeniden hayat bulmak istemediğim için, bir mezarlık ziyaretinde mezar taşlarını okudukça sarsılmış; Ölüler, ölüler, ölüler Kimisi bir günlük Kimi ömür seliler Demiştim… İster istemez gözüm mezarlıktaki dirilere takılmış, onları da şöyle resmetmiştim kendi kendime: Diriler, diriler, diriler Kimi akıl kutusu Kimisi zır deliler Necip Fazıl Kısakürek olsaydı, dirilere şöyle sesleneceğinden şüphe yoktu: Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden; Soruversem: Haberin var mı öleceğinden? Ölü, muhabbet İnsanlar gibi hayvanlar da doğuyor, büyüyor, ölüyor… Onların da güzeli / çirkini, edeplisi / edepsizi, cefakarı / fedakarı var. Hatta şairi / yazarı, gezeni / ozanı bile olduğu şüphesini taşıyorum! Şundan… İki muhabbet kuşumuz vardı, uzun aralıklarla ikisi de öldü… İlk ölen son gelendi… Son gelen ‘dişi’ yani ‘Narin’ ilk gelen ‘erkeği’ yani ‘Karagöz’ü boynundan didikleyerek öldürmek istemiş, evdekilerce kurtarılmıştı. ‘Uçmayı unutan kuş’ dediğim ve ‘uçma özürlü’ bir obez olmasına rağmen ‘Narin’ konmuştu adı. Oysa gaddardı! Haklıydı! Çünkü yuvasını koruyordu… Onun uçması bir çileydi. Evet, her şeye rağmen uçmak istiyordu ancak ya duvara tosluyor ya da perdeye tutunup kalıyordu. O çok yaşamadı… Çok yaşayan ‘Karagöz’de geçenlerde ayrıldı aramızdan… Öğretmenimdi! Ölüm haberini duyunca 9 yıllık ömründe bana kazandırdıkları geldi hatırıma! Çok şey borçluyum ona… Yalnız anlarımda arkadaş olmanın ötesinde hayvanlar alemine özellikle de kuş dünyasına ilişkin çok önemli şeyler öğretti. Evinde muhabbet kuşu olan herkes şu iddiamı test edebilir: - Bir muhabbet kuşu, salonda bir yere tünemişken, iki - üç oda ötede ister bir insanla ister telefonda muhabbet eden sizi duyar ve mekan, mesafe, zaman, uçuş hesaplamalarını yaparak gelip kafanıza konar! Hayvanlar okula gitmemiş, matematik / fizik dersi almamış, coğrafya eğitimi görmemiştir ama birkaç kere gittiği adresi bulamayan, tarif edemeyen insanlardan daha net bir yön bulma ve menzile ulaşma kabiliyetine sahiptir. Bir de şunu söyleyebilirim: - Muhabbet kuşlarını evlere alıyor, kafeslere koyup tepemize çıkarıyoruz ama onlar hiçbir zaman evcilleşmiyor! Sizi evcilleştirdikleri oranda yakınlaşıyorlar, o kadar… Diri sohbet… ‘Muhabbetlerimiz’ öldü ama sohbetlerimiz diri! Karagöz’ün ölüm haberini aldığım gün Mirati hoca aradı. Her zamanki gibi güzel sohbetimiz oldu. Eski yeni şiirlerinden okudu. Kitap ve yazı üzerine konuştuk. Telefonu kapatınca söylendim: - ‘Muhabbetimiz’ öldü ama sohbetimiz diri! Ve anladım ki hayat sohbetle, muhabbetle güzel…
Ölümü anlamak ve anlatmak için, melâli anlamayan nesle aşina olmayan Ahmet Haşim’in anlamı derin ve fakat anlaması zor ‘Ölmek’ şiirine kulak verirseniz; “Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek / Oradan / Oradan düşmek ölmek istiyorum / Cevf-i ye’s âşinâ-yı hüsrâna...” Dersiniz… O dem; -Bir derin sesle haydi der uçurum. Bana uymaz! Şair gibi hüsran çukurunda ölmek ve bir güzellik dünyasında yeniden hayat bulmak istemediğim için, bir mezarlık ziyaretinde mezar taşlarını okudukça sarsılmış; Ölüler, ölüler, ölüler Kimisi bir günlük Kimi ömür seliler Demiştim… İster istemez gözüm mezarlıktaki dirilere takılmış, onları da şöyle resmetmiştim kendi kendime: Diriler, diriler, diriler Kimi akıl kutusu Kimisi zır deliler Necip Fazıl Kısakürek olsaydı, dirilere şöyle sesleneceğinden şüphe yoktu: Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden; Soruversem: Haberin var mı öleceğinden? Ölü, muhabbet İnsanlar gibi hayvanlar da doğuyor, büyüyor, ölüyor… Onların da güzeli / çirkini, edeplisi / edepsizi, cefakarı / fedakarı var. Hatta şairi / yazarı, gezeni / ozanı bile olduğu şüphesini taşıyorum! Şundan… İki muhabbet kuşumuz vardı, uzun aralıklarla ikisi de öldü… İlk ölen son gelendi… Son gelen ‘dişi’ yani ‘Narin’ ilk gelen ‘erkeği’ yani ‘Karagöz’ü boynundan didikleyerek öldürmek istemiş, evdekilerce kurtarılmıştı. ‘Uçmayı unutan kuş’ dediğim ve ‘uçma özürlü’ bir obez olmasına rağmen ‘Narin’ konmuştu adı. Oysa gaddardı! Haklıydı! Çünkü yuvasını koruyordu… Onun uçması bir çileydi. Evet, her şeye rağmen uçmak istiyordu ancak ya duvara tosluyor ya da perdeye tutunup kalıyordu. O çok yaşamadı… Çok yaşayan ‘Karagöz’de geçenlerde ayrıldı aramızdan… Öğretmenimdi! Ölüm haberini duyunca 9 yıllık ömründe bana kazandırdıkları geldi hatırıma! Çok şey borçluyum ona… Yalnız anlarımda arkadaş olmanın ötesinde hayvanlar alemine özellikle de kuş dünyasına ilişkin çok önemli şeyler öğretti. Evinde muhabbet kuşu olan herkes şu iddiamı test edebilir: - Bir muhabbet kuşu, salonda bir yere tünemişken, iki - üç oda ötede ister bir insanla ister telefonda muhabbet eden sizi duyar ve mekan, mesafe, zaman, uçuş hesaplamalarını yaparak gelip kafanıza konar! Hayvanlar okula gitmemiş, matematik / fizik dersi almamış, coğrafya eğitimi görmemiştir ama birkaç kere gittiği adresi bulamayan, tarif edemeyen insanlardan daha net bir yön bulma ve menzile ulaşma kabiliyetine sahiptir. Bir de şunu söyleyebilirim: - Muhabbet kuşlarını evlere alıyor, kafeslere koyup tepemize çıkarıyoruz ama onlar hiçbir zaman evcilleşmiyor! Sizi evcilleştirdikleri oranda yakınlaşıyorlar, o kadar… Diri sohbet… ‘Muhabbetlerimiz’ öldü ama sohbetlerimiz diri! Karagöz’ün ölüm haberini aldığım gün Mirati hoca aradı. Her zamanki gibi güzel sohbetimiz oldu. Eski yeni şiirlerinden okudu. Kitap ve yazı üzerine konuştuk. Telefonu kapatınca söylendim: - ‘Muhabbetimiz’ öldü ama sohbetimiz diri! Ve anladım ki hayat sohbetle, muhabbetle güzel…
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.