Neden dökülüyoruz ve nasıl toparlanırız

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 31.03.2021 - 12:07, Güncelleme: 31.03.2021 - 12:07
 

Neden dökülüyoruz ve nasıl toparlanırız

[simple-author-box] Süper Lig’de yapılan 28 teknik adam değişikliğine karşın Avrupa’nın 5 büyük liginde toplam 33 kez teknik direktör değişikliği yapıldı. Başarısızlığı ve kurtuluşu burada aramak gerekiyor Türkiye’de birçok alanda en çok kullanılan bir ifade oldu “koltuk sevdalısı”. Biriyle ya da bir olayla ilgili kullanılırken, ‘koltuğa oturan yerini kaybetmek istemiyor ‘veya ‘değişime, yeniliğe izin vermiyor’ gibi durumlara gönderme yapılır. Ancak bu söylemin tek yakışmadığı alan Türk futboludur. Neden mi? Futbol kulüpleri için eskiden ‘ev, araba değiştirir gibi teknik direktör değiştiriyor’ tabiri kullanılırdı. Ama bugün artık ülkemizde bunları değiştirmek de o kadar güç ki, evlerimizdeki nevresimleri değiştirir gibi kısa vadede kulüplerimiz teknik direktörlerini değiştiriyor demek daha doğru sanki. Değiştiren değiştirene Süper Lig’de 31 haftada kulüpler tamı tamına 29 kez teknik direktör değişikliğine başvurdu ve hatta Alanyaspor, Beşiktaş, Galatasaray, Hatayspor ve Sivasspor dışında kalan 16 kulübümüz bu değişikliklere başvuran kulüplerimiz oldu. Rekor ise şu an Kayserispor ve Erzurumspor’da. 5 farklı teknik direktör. Gelene “hoş geldin” denilen süreyle arkasından su dökülen süre eş değer gözüküyor ne yazık ki. En son değişikliğe başvuran kulüp ise Fenerbahçe oldu. Tabi bu vahim tabloyu görünce ülkemizdeki futbolun kalitesinin yükselmesini beklemek gülünç oluyor. Ancak şunu da söylemekte fayda var. Her başarısızlığın ilk faturasının teknik direktörlere kesildiği açık. Onlara tanınan şans, sabır ve zaman Avrupa’ya nazaran çok az iken kulüplerimizin Avrupa’da, milli takımımızın ise dünya futbolunda başarılı olmasını bekleyemeyiz. Önemli kıyaslama Neden sürdürebilir bir başarı bekleyemiyoruz sorusuna gelirsek… Süper Lig’de yapılan 29 teknik adam değişikliğine karşın Avrupa’nın 5 büyük ligi olan İngiltere (Premier Lig), İspanya (La Liga), İtalya (Serie A), Almanya (Bundesliga) ve Fransa’da (Ligue 1) toplam 33 kez teknik direktör değişikliği yapıldı da ondan. Ayrıca UEFA ülke puanı klasmanındaki ilk 20 ülke içinde teknik direktör değiştirme sayısında Süper Lig’i geçen ülke bulunmuyor. Buna ait tabloya da bakalım. ÜLKE          TAKIM SAYISI     DEĞİŞİKLİK Türkiye.        15                                29 Sırbistan        15                              22 Güney Kıbrıs 10                              16 Portekiz           9                                12 Yunanistan      9                                 11 Belçika             10                                11 Hırvatistan       8                                10 Fransa              8                                 10 Almanya          6                                  9 İsviçre               2                                 2 Tablonun başını çekmemizin en temel nedeni aslında ülkemiz futbolunda söz sahibi olan kişilerin ölçme ve değerlendirme konularındaki başarısızlığı. Kulüplerimizin çoğunda teknik direktörlerin kısa süredeki performanslarını yorumlayan, bir kahin gibi gelecek yorumuyla “bunu gönderelim yerine bu hocayı getirelim” diyen bir karar mekanizması mevcut. Bu çıkmazdan kurtulmak da kolay değil. O yüzden yapılması gereken şunlardır: Bir teknik direktör bir sezonda maksimum 2 takım çalıştırabiliyorsa, kulüplerin de en fazla 2 teknik adamla çalışması zorunlu olmalı. Bu kısıtlamayı da yakın zamanda uygulamaya döken ülke Brezilya oldu. Neden bizde de olmasın. Takımlar gerekiyorsa 3. tercihlerini altyapı hocalarından yana kullanmalıdır. Ancak bunları yapabilirsek sürdürebilir bir başarıyı yavaş yavaş konuşup, dünya futbolunda adımızdan söz ettirebiliriz. *** Johan Cruyff: “Sonuç olmadan kalite anlamsızdır. Kalite olmadan alınan sonuçsa sıkıcı.”

[simple-author-box]

Süper Lig’de yapılan 28 teknik adam değişikliğine karşın Avrupa’nın 5 büyük liginde toplam 33 kez teknik direktör değişikliği yapıldı. Başarısızlığı ve kurtuluşu burada aramak gerekiyor

Türkiye’de birçok alanda en çok kullanılan bir ifade oldu “koltuk sevdalısı”.

Biriyle ya da bir olayla ilgili kullanılırken, ‘koltuğa oturan yerini kaybetmek istemiyor ‘veya ‘değişime, yeniliğe izin vermiyor’ gibi durumlara gönderme yapılır. Ancak bu söylemin tek yakışmadığı alan Türk futboludur. Neden mi? Futbol kulüpleri için eskiden ‘ev, araba değiştirir gibi teknik direktör değiştiriyor’ tabiri kullanılırdı. Ama bugün artık ülkemizde bunları değiştirmek de o kadar güç ki, evlerimizdeki nevresimleri değiştirir gibi kısa vadede kulüplerimiz teknik direktörlerini değiştiriyor demek daha doğru sanki.

Değiştiren değiştirene

Süper Lig’de 31 haftada kulüpler tamı tamına 29 kez teknik direktör değişikliğine başvurdu ve hatta Alanyaspor, Beşiktaş, Galatasaray, Hatayspor ve Sivasspor dışında kalan 16 kulübümüz bu değişikliklere başvuran kulüplerimiz oldu. Rekor ise şu an Kayserispor ve Erzurumspor’da. 5 farklı teknik direktör. Gelene “hoş geldin” denilen süreyle arkasından su dökülen süre eş değer gözüküyor ne yazık ki. En son değişikliğe başvuran kulüp ise Fenerbahçe oldu.

Tabi bu vahim tabloyu görünce ülkemizdeki futbolun kalitesinin yükselmesini beklemek gülünç oluyor.

Ancak şunu da söylemekte fayda var. Her başarısızlığın ilk faturasının teknik direktörlere kesildiği açık. Onlara tanınan şans, sabır ve zaman Avrupa’ya nazaran çok az iken kulüplerimizin Avrupa’da, milli takımımızın ise dünya futbolunda başarılı olmasını bekleyemeyiz.

Önemli kıyaslama

Neden sürdürebilir bir başarı bekleyemiyoruz sorusuna gelirsek…

Süper Lig’de yapılan 29 teknik adam değişikliğine karşın Avrupa’nın 5 büyük ligi olan İngiltere (Premier Lig), İspanya (La Liga), İtalya (Serie A), Almanya (Bundesliga) ve Fransa’da (Ligue 1) toplam 33 kez teknik direktör değişikliği yapıldı da ondan.

Ayrıca UEFA ülke puanı klasmanındaki ilk 20 ülke içinde teknik direktör değiştirme sayısında Süper Lig’i geçen ülke bulunmuyor.

Buna ait tabloya da bakalım.

ÜLKE          TAKIM SAYISI     DEĞİŞİKLİK

Türkiye.        15                                29

Sırbistan        15                              22

Güney Kıbrıs 10                              16

Portekiz           9                                12

Yunanistan      9                                 11

Belçika             10                                11

Hırvatistan       8                                10

Fransa              8                                 10

Almanya          6                                  9

İsviçre               2                                 2

Tablonun başını çekmemizin en temel nedeni aslında ülkemiz futbolunda söz sahibi olan kişilerin ölçme ve değerlendirme konularındaki başarısızlığı. Kulüplerimizin çoğunda teknik direktörlerin kısa süredeki performanslarını yorumlayan, bir kahin gibi gelecek yorumuyla “bunu gönderelim yerine bu hocayı getirelim” diyen bir karar mekanizması mevcut.

Bu çıkmazdan kurtulmak da kolay değil. O yüzden yapılması gereken şunlardır:

Bir teknik direktör bir sezonda maksimum 2 takım çalıştırabiliyorsa, kulüplerin de en fazla 2 teknik adamla çalışması zorunlu olmalı. Bu kısıtlamayı da yakın zamanda uygulamaya döken ülke Brezilya oldu. Neden bizde de olmasın. Takımlar gerekiyorsa 3. tercihlerini altyapı hocalarından yana kullanmalıdır. Ancak bunları yapabilirsek sürdürebilir bir başarıyı yavaş yavaş konuşup, dünya futbolunda adımızdan söz ettirebiliriz.

***

Johan Cruyff: “Sonuç olmadan kalite anlamsızdır. Kalite olmadan alınan sonuçsa sıkıcı.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.