Dünya Ev İşçileri Günü’nde çağrı: Ev işçileri için yasal düzenleme yapılmalı
Dünya Ev İşçileri Günü’nde çağrı: Ev işçileri için yasal düzenleme yapılmalı
HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ, 16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü kapsamında Ankara’da düzenledikleri basın açıklamasında ev işçilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkat çekti. Açıklamada, ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması, sosyal güvenceye kavuşması ve ILO 189 Sayılı Sözleşmesi’nin onaylanması çağrısı yapıldı.
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, 16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü dolayısıyla Ankara Ulus Zafer Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, ev işçilerinin hakları, çalışma koşulları ve taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Programa HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ yöneticilerinin yanı sıra sendika temsilcileri, ev işçileri ve basın mensupları katıldı.
Konuşmasına HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan adına katılımcıları selamlayarak başlayan Özdemir, 16 Haziran’ın ev işçilerinin emeğinin görünür kılınması açısından tarihi bir gün olduğunu söyledi.
Özdemir, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2011 yılında kabul ettiği 189 Sayılı “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi”nin kabul tarihinin 16 Haziran olduğunu hatırlatarak, bu tarihin ev işçilerinin haklarının tanınması ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarına kavuşması bakımından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Dünya genelinde 75 milyondan fazla ev işçisi bulunduğunu belirten Özdemir, bu çalışanların büyük bölümünü kadınların oluşturduğunu söyledi. Ev işçilerinin önemli bir kısmının kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştığına dikkat çeken Özdemir, iş sağlığı ve güvenliği ile iş güvencesi konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu vurguladı.
Ev işçilerinin toplumun görünmeyen kahramanları olduğunu ifade eden Özdemir, evlerin ayakta kalmasında, çocuk, yaşlı ve hasta bakımında önemli sorumluluklar üstlendiklerini belirtti.

“Ev işi de iştir, ev işçisi de işçidir”
Ev işçilerinin emeğini küçümseyen yaklaşımları kabul etmediklerini dile getiren Özdemir, ev işçilerinin sadaka değil haklarını talep ettiğini söyledi.
“Hiç kimse ev işçisinin alın terini küçük göremez, emeğini değersizleştiremez” diyen Özdemir, “Ev işi de iştir, ev işçisi de işçidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de yaşlanan nüfus, kadınların iş gücüne katılımındaki artış ve bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacın büyümesiyle birlikte ev işçiliğine olan talebin de arttığını belirten Özdemir, çalışan annelerin çocuklarının bakımı ile yaşlı, hasta ve engelli bireylerin bakımında ev işçilerinin önemli rol üstlendiğini söyledi.
Ev işçilerinin yalnızca temizlik hizmeti vermediğini vurgulayan Özdemir, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliğinde kritik görevler üstlendiklerini kaydetti.
Türkiye’de 1 milyon 300 bin ev işçisi bulunuyor
Türkiye’de 1 milyon 300 binden fazla ev işçisi bulunduğunu ifade eden Özdemir, HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak üç yıl önce ev işçilerine yönelik kapsamlı bir örgütlenme çalışması başlattıklarını belirtti.
Bu süreçte ev işçilerine birebir ulaşıldığını, sorunlarının dinlendiğini ve kayıt dışılıkla mücadele amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Özdemir, ev işçilerinin görünür hale gelmesi için yoğun çaba sarf edildiğini ifade etti.

“140 bin ev işçisini örgütledik”
Haziran 2026 itibarıyla 140 bin ev işçisinin HİZMET-İŞ çatısı altında örgütlendiğini açıklayan Özdemir, bunun yalnızca sayısal bir başarı olmadığını, aynı zamanda görünmeyen emeğin örgütlü mücadeleye katılımının göstergesi olduğunu söyledi.
Hükümete, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Özdemir, ev işçilerinin örgütlenebilmesi, haklarını hukuki zeminde savunabilmesi, insanca ücret ve sosyal güvenceye kavuşabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
4857 Sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalan ev işçilerinin çalışma hayatındaki boşlukların giderilmesini isteyen Özdemir, iş güvencesi, sendikal haklar, sosyal koruma ve güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin ILO’nun 189 Sayılı Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi’ni onaylaması gerektiğini ifade eden Özdemir, ev işçilerinin haklarının uluslararası standartlar çerçevesinde güvence altına alınmasının önem taşıdığını söyledi.
Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınmasının kayıtlı istihdamı, sosyal güvenlik sistemini, kadın istihdamını ve bakım sektörünü güçlendireceğini belirten Özdemir, hem çalışanların hem de hizmet alan ailelerin bu düzenlemeden fayda sağlayacağını kaydetti.
“Bu mücadeleyi maddi karşılık beklemeden yürütüyoruz”
HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak ev işçilerinin sorunlarını bir vicdan ve adalet meselesi olarak gördüklerini belirten Özdemir, yürüttükleri mücadelenin herhangi bir maddi beklentiye dayanmadığını söyledi.
Sendikal mücadelede mağdur ve dezavantajlı kesimlerin her zaman öncelikli olduğunu ifade eden Özdemir, ev işçilerinin haklarına kavuşuncaya kadar çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda ev işçilerinin yalnız olmadığını vurgulayan Özdemir, “Ev işi de iştir, ev işçisi de işçidir. Ev işçisi yalnız değildir. Ev işçileri İş Kanunu’na kavuşmalıdır” çağrısında bulundu.
Hatice Ayhan: Görünmeyen emeği görünür kılmak için buradayız
HAK-İŞ Genel Merkez Kadın Komite Başkanı Hatice Ayhan da yaptığı konuşmada, ev işçilerinin emeğinin görünür hale getirilmesi ve haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Ayhan, HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü, ev işçilerinin sorunlarını dinlediğini, ilgili bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirdiğini ve örgütlenme faaliyetlerini güçlendirdiğini ifade etti.
Türkiye’de yaklaşık 1 milyon ev işçisinin hâlâ sigortasız ve güvencesiz çalıştığını belirten Ayhan, ev işçiliğinin bir meslek olarak kabul edilmesi ve çalışanların haklarının korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
Basın açıklamasının ardından, emeğin, dayanışmanın ve kardeşliğin simgesi olarak programa katılanlara lokma ikramında bulunuldu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.