Dursun Erkılıç
Köşe Yazarı
Dursun Erkılıç
 

Soluk Alma Bayramı İLAN EDİLMELİ!

[simple-author-box] Yazacak o kadar çok şey var ve hem zaman hem de yer o kadar kısıtlı ki… ‘Kısıtlı’ dedim de, ‘bulaş’ gibi, ‘yasak’ gibi, ‘kısıt’ da artık hayatımızın bir parçası halini aldı. Herkeş yani herkes yeni bir yıla girmenin ‘heyecanı’ içindeyken, bugünden yarına değişecek olan ne diye zihnimi deşeledim. Baktım ve gördüm ki sadece uygulanacak vergiler, cezalar ve sair şeylerdeki artışlar var gündemde… Bir dost sesi Tam da o ara Pirdaş aradı. Sohbet ettik, iyi geldi! Virüs üzerine çok söz söyledi. Dedi ki: -Soluk Alma Bayramı ilan edilmeli! Şaşırdım, düşündüm, ‘haklısın’ dedim... Telefonu kapatınca Google emmiye sordum, anlattı. Virüsten yakasını, paçasını yani canını kurtaranların söylediği ilk şey şuydu: -Soluk alamıyordum, ölmek istiyordum… Bir başkası, daha manevi bir üslupla ama şükür hissiyle konuşuyordu: -Nefes alabildiğim için dua ediyorum… Pirdaş haklı: Yeri, zamanı gelince ‘Soluk Alma Bayramı’ ilan edilmeli! Bu hal içinde çırpınan o kadar çok dostu yolcu ettik ki yaşıyor olmamız büyük bir şans hatta nimet. Diyeceğim vardı O haleti ruhiye içinde görgü/size, sevgi/size, saygı/size diyeceğim vardı dedim: Bıre kıçındaki dondan olacak Bıre bir rengarenk sondan olacak Bıre senden, benden, ondan olacak Neyin peşindesin dostlar giderken Kafasında kukuleta, ağzında fürüt, bir çam gölgesine sığınmışlar vardı ekranda. Kendinden geçmişler bir yanda, elinde havai fişek patladığı için hastanelik olanlar öte yanda. Bu hercümerç içinde söylendim: Bunca süs, tantana hayır mı şer mi Eski yıl yeniye hoş geldin der mi Kendi kendin bilmek o kadar zor mu Neyin peşindesin dostlar giderken Sakinleşirim sandım, müsekkin etkisizdi. Kendime saldırayım dedim ve harekete geçtim… Bir kalem darbesi de kendi kendime Herkes birbiriyle yarışık benim kafam karışıkken kendimi dürttüm! Baktım ben de bir şeyin peşindeyim. Yeni fakat farklı bir şeyler düşündeyim. İyi de; Hırkalı garipsin, eski yıldasın Güneşsin kendine ele duldasın Herkese sözün var gör bak dildesin Neyin peşindesin dostlar giderken Sessizliğe gömülüp, konuşmama hakkımı kullandım. Birden ayağa kalktım, sallandım. Bir yıl gidip öteki gelirken oluşan ortam dengemi bozmuştu. Herkesi kendi haline bıraktım, yattım…
Ekleme Tarihi: 13 Ocak 2021 - Çarşamba

Soluk Alma Bayramı İLAN EDİLMELİ!

[simple-author-box]

Yazacak o kadar çok şey var ve hem zaman hem de yer o kadar kısıtlı ki…

‘Kısıtlı’ dedim de, ‘bulaş’ gibi, ‘yasak’ gibi, ‘kısıt’ da artık hayatımızın bir parçası halini aldı.

Herkeş yani herkes yeni bir yıla girmenin ‘heyecanı’ içindeyken, bugünden yarına değişecek olan ne diye zihnimi deşeledim.

Baktım ve gördüm ki sadece uygulanacak vergiler, cezalar ve sair şeylerdeki artışlar var gündemde…

Bir dost sesi

Tam da o ara Pirdaş aradı. Sohbet ettik, iyi geldi!

Virüs üzerine çok söz söyledi.

Dedi ki:

-Soluk Alma Bayramı ilan edilmeli!

Şaşırdım, düşündüm, ‘haklısın’ dedim...

Telefonu kapatınca Google emmiye sordum, anlattı. Virüsten yakasını, paçasını yani canını kurtaranların söylediği ilk şey şuydu:

-Soluk alamıyordum, ölmek istiyordum…

Bir başkası, daha manevi bir üslupla ama şükür hissiyle konuşuyordu:

-Nefes alabildiğim için dua ediyorum…

Pirdaş haklı: Yeri, zamanı gelince ‘Soluk Alma Bayramı’ ilan edilmeli!

Bu hal içinde çırpınan o kadar çok dostu yolcu ettik ki yaşıyor olmamız büyük bir şans hatta nimet.

Diyeceğim vardı

O haleti ruhiye içinde görgü/size, sevgi/size, saygı/size diyeceğim vardı dedim:

Bıre kıçındaki dondan olacak Bıre bir rengarenk sondan olacak Bıre senden, benden, ondan olacak Neyin peşindesin dostlar giderken

Kafasında kukuleta, ağzında fürüt, bir çam gölgesine sığınmışlar vardı ekranda. Kendinden geçmişler bir yanda, elinde havai fişek patladığı için hastanelik olanlar öte yanda. Bu hercümerç içinde söylendim:

Bunca süs, tantana hayır mı şer mi Eski yıl yeniye hoş geldin der mi Kendi kendin bilmek o kadar zor mu Neyin peşindesin dostlar giderken

Sakinleşirim sandım, müsekkin etkisizdi. Kendime saldırayım dedim ve harekete geçtim…

Bir kalem darbesi de kendi kendime

Herkes birbiriyle yarışık benim kafam karışıkken kendimi dürttüm! Baktım ben de bir şeyin peşindeyim. Yeni fakat farklı bir şeyler düşündeyim. İyi de;

Hırkalı garipsin, eski yıldasın Güneşsin kendine ele duldasın Herkese sözün var gör bak dildesin Neyin peşindesin dostlar giderken

Sessizliğe gömülüp, konuşmama hakkımı kullandım. Birden ayağa kalktım, sallandım. Bir yıl gidip öteki gelirken oluşan ortam dengemi bozmuştu.

Herkesi kendi haline bıraktım, yattım…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.