Dursun Erkılıç
Köşe Yazarı
Dursun Erkılıç
 

Millet, vekil, kriz ve işsizlik teorisi

[simple-author-box] AK Parti Milletvekili Ahmet Sorgun, dünyada eşi menendi olmayan bir teori geliştirdi. Yıllarca Ankara’dan canlı yayın desteği verdiğim Kanal 42 televizyonuna konuşan Sorgun’un, Türkiye’de ekonomik durum ile işsizliğe ilişkin değerlendirmeler yaparken ortaya koyduğu fizik ötesi formül, birçok verinin toplanıp/çıkarılması, çarpılıp/bölünmesi ile elde ediliyor ki teori, iktisatçıları ambale etti! Tez basit, şöyle Vekile göre ekonomik kriz: -Türkiye’de kriz yok. Tarihin en yüksek konut alımını yaptık. Sıfır araç için 6 ay sonrasına gün veriliyor. İşsizlerin iş sorunu: -İşsizim, açım diye geliyorlar, iş beğenmiyorlar. Sıfır araç kuyruğunda bekleyen ile bir başka kuyrukta iş bekleyen işsizleri aynı kefeye koyun sayın vekil haklı olabilir. Ancak bu durumda iktidar neden ekonomi alanında reform hazırlığı yapıyor ve bunu davul/zurna ile duyuruyor? Devlet ve hükümet neden tüm imkânlarıyla işsizliği azaltmak için çabalıyor? Başta kısa çalışma ödeneği olmak üzere bazı uygulamalarla çalışanların işten çıkarılmasına neden engel oluyor? Tüm bunlar takdire şayan şeyler ama yine de virüs yüzünden milyonlarca insanın daha işsiz kalabileceği öne sürülüyor. Bir başka vahamet Gidip görmedik, varıp sormadık ama Vekilin şu sözleri doğru ise ortada bir başka vahim durum var. Diyor ki: -Konya’da sanayiye gidiyorum. Sanayici ‘Eğer Suriyeliler olmazsa sanayi bitti’ diyor. Ağır iş kollarında çalışanların çoğu nereli? Suriyeliler. Köylere gidiyoruz, ‘Afganlılar olmazsa, köylerde çoban yok’ diyorlar. Bir ara medyaya, “5 milyon lira maaşla çoban bulamıyoruz” türü haberler yansıyordu. Doğruymuş demek. Herkes beyaz yakalı iş ararsa bu memleketin iki yakası bir araya gelebilir mi? Gelmez! İşsizlik rakamları İş beğenmezlik olmasına rağmen son işsizlik rakamları şöyle yansıdı TÜİK verilerine: -Türkiye'de işsizlik oranı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalarak yüzde 13,2 oldu. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 456 bin kişi azalarak 4 milyon 194 bin kişiye geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı ise 1 puanlık azalışla 15,7 olarak hesaplandı. “Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam” diye bir konu var ki ona hiç girmeyelim! Sevinmemiz gerekir! Arşive girince gördüm ki, 2009 yılında yazdığım, “İşsiz, aşsız acı gerçek” başlıklı yazımda şöyle bir bölüm var: Biliyorsunuz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsiz sayısını 3 milyon 396 bin olarak açıkladı. Resmi verilere göre, gerçek işsiz sayısı bir yılda 825 bin kişi artmış. Bu rakamları baz alan birileri oturup ince ince hesap yapmış. Sonuç: Gerçek işsiz sayısı 5 milyon 287 bin. Hal böyle ise, gerçek işsizlik oranı resmi verilere göre yüzde 13.4; gayri resmi hesaplamalara göre yüzde 19.4. 11 yıl önceki bu verilere yansıyan oranlara, rakamlara bakınca, bugün işsiz sayısı için, “4 milyon 194 bin kişiye geriledi” denmesine sevinmeliyiz. *** DİYALOG İLAN: İşçi aranıyor. (NOT: Maaş dolarla) İlanı görüp gelen iş arayanla işi ayarlayan arasındaki diyalog: -İş arıyorsun demek? -Evet. -Sen mi işe, iş mi sana girsin? -Ne biçim laf bu abi? Ayıp oluyo… -Oğlum ağır iş mi istiyorsun, hafif iş mi? Onu soruyorum. -Haaa! Hafif olsun. -O zaman iş sana girecek! -Nasıl! -Kolay iş yoktur. Bu durumda sen işe değil iş sana girecek. -O zaman ağır iş olsun. -Şimdi oldu, sen işe gireceksin. -Sağ ol abi. -Yine de sonra, iş bana girdi diye ağlama. -Yok abi olur mu? Yeter ki iş olsun. -Güzel. -Ne iş yapacağım abi? -Seni Amerika’ya göndereceğiz. Virüsten ölenlerin cesetlerini toplayacaksın. -Abi o zaman ben işe gireyim. -Girdin ya oğlum. *** ATIŞMA TUTUŞMA MİLLET Vekilim, çocuğum işsizdir diyom Zoruma gidiyo kendimi yiyom Derdim çok alır mı bak aza goyom Oğluma iş uydur olurum gurban VEKİLİ Milletim, haklısın fakat boşuna İş bulurum diye yatma düşüne Sözlerim gitmiyor elbet hoşuna Bakanı, müdürü tanımıyom ben MİLLET Ne bilem eskiden gelir görürdük Elinize mektup bi’şey verirdik Melis’ten çıkıncı kostak yürürdük O günler gelsin tek ölürüm gurban VEKİLİ Ölmeyi, kurbanı şimdi bırak da Sen git ben gelirim köye varak da Peynir basak biraz turşu kurak da Vallaha kimseyi tanımıyom ben MİLLET Vekil dedik sana derdimiz yandık Yaralı parmağa işersin sandık Köye möye gelme gelirsen yandık Sanma ha kesecek bulurum gurban VEKİLİ Milletim sana da bi’haller olmuş Eskiden cömerttin mertliğin ölmüş Sende şafak atmış bet/beniz solmuş Ana-baba bile tanımıyom ben
Ekleme Tarihi: 09 Aralık 2020 - Çarşamba

Millet, vekil, kriz ve işsizlik teorisi

[simple-author-box]

AK Parti Milletvekili Ahmet Sorgun, dünyada eşi menendi olmayan bir teori geliştirdi. Yıllarca Ankara’dan canlı yayın desteği verdiğim Kanal 42 televizyonuna konuşan Sorgun’un, Türkiye’de ekonomik durum ile işsizliğe ilişkin değerlendirmeler yaparken ortaya koyduğu fizik ötesi formül, birçok verinin toplanıp/çıkarılması, çarpılıp/bölünmesi ile elde ediliyor ki teori, iktisatçıları ambale etti!

Tez basit, şöyle

Vekile göre ekonomik kriz:

-Türkiye’de kriz yok. Tarihin en yüksek konut alımını yaptık. Sıfır araç için 6 ay sonrasına gün veriliyor.

İşsizlerin iş sorunu:

-İşsizim, açım diye geliyorlar, iş beğenmiyorlar.

Sıfır araç kuyruğunda bekleyen ile bir başka kuyrukta iş bekleyen işsizleri aynı kefeye koyun sayın vekil haklı olabilir. Ancak bu durumda iktidar neden ekonomi alanında reform hazırlığı yapıyor ve bunu davul/zurna ile duyuruyor?

Devlet ve hükümet neden tüm imkânlarıyla işsizliği azaltmak için çabalıyor? Başta kısa çalışma ödeneği olmak üzere bazı uygulamalarla çalışanların işten çıkarılmasına neden engel oluyor?

Tüm bunlar takdire şayan şeyler ama yine de virüs yüzünden milyonlarca insanın daha işsiz kalabileceği öne sürülüyor.

Bir başka vahamet

Gidip görmedik, varıp sormadık ama Vekilin şu sözleri doğru ise ortada bir başka vahim durum var. Diyor ki:

-Konya’da sanayiye gidiyorum. Sanayici ‘Eğer Suriyeliler olmazsa sanayi bitti’ diyor. Ağır iş kollarında çalışanların çoğu nereli? Suriyeliler. Köylere gidiyoruz, ‘Afganlılar olmazsa, köylerde çoban yok’ diyorlar.

Bir ara medyaya, “5 milyon lira maaşla çoban bulamıyoruz” türü haberler yansıyordu. Doğruymuş demek. Herkes beyaz yakalı iş ararsa bu memleketin iki yakası bir araya gelebilir mi? Gelmez!

İşsizlik rakamları

İş beğenmezlik olmasına rağmen son işsizlik rakamları şöyle yansıdı TÜİK verilerine:

-Türkiye'de işsizlik oranı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalarak yüzde 13,2 oldu. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 456 bin kişi azalarak 4 milyon 194 bin kişiye geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı ise 1 puanlık azalışla 15,7 olarak hesaplandı.

“Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam” diye bir konu var ki ona hiç girmeyelim!

Sevinmemiz gerekir!

Arşive girince gördüm ki, 2009 yılında yazdığım, “İşsiz, aşsız acı gerçek” başlıklı yazımda şöyle bir bölüm var:

Biliyorsunuz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsiz sayısını 3 milyon 396 bin olarak açıkladı. Resmi verilere göre, gerçek işsiz sayısı bir yılda 825 bin kişi artmış. Bu rakamları baz alan birileri oturup ince ince hesap yapmış. Sonuç: Gerçek işsiz sayısı 5 milyon 287 bin. Hal böyle ise, gerçek işsizlik oranı resmi verilere göre yüzde 13.4; gayri resmi hesaplamalara göre yüzde 19.4.

11 yıl önceki bu verilere yansıyan oranlara, rakamlara bakınca, bugün işsiz sayısı için, “4 milyon 194 bin kişiye geriledi” denmesine sevinmeliyiz.

***

DİYALOG

İLAN: İşçi aranıyor. (NOT: Maaş dolarla) İlanı görüp gelen iş arayanla işi ayarlayan arasındaki diyalog:

-İş arıyorsun demek? -Evet. -Sen mi işe, iş mi sana girsin? -Ne biçim laf bu abi? Ayıp oluyo… -Oğlum ağır iş mi istiyorsun, hafif iş mi? Onu soruyorum. -Haaa! Hafif olsun. -O zaman iş sana girecek! -Nasıl! -Kolay iş yoktur. Bu durumda sen işe değil iş sana girecek. -O zaman ağır iş olsun. -Şimdi oldu, sen işe gireceksin. -Sağ ol abi. -Yine de sonra, iş bana girdi diye ağlama. -Yok abi olur mu? Yeter ki iş olsun. -Güzel. -Ne iş yapacağım abi? -Seni Amerika’ya göndereceğiz. Virüsten ölenlerin cesetlerini toplayacaksın. -Abi o zaman ben işe gireyim. -Girdin ya oğlum.

***

ATIŞMA TUTUŞMA MİLLET

Vekilim, çocuğum işsizdir diyom Zoruma gidiyo kendimi yiyom Derdim çok alır mı bak aza goyom Oğluma iş uydur olurum gurban

VEKİLİ

Milletim, haklısın fakat boşuna İş bulurum diye yatma düşüne Sözlerim gitmiyor elbet hoşuna Bakanı, müdürü tanımıyom ben

MİLLET

Ne bilem eskiden gelir görürdük Elinize mektup bi’şey verirdik Melis’ten çıkıncı kostak yürürdük O günler gelsin tek ölürüm gurban

VEKİLİ

Ölmeyi, kurbanı şimdi bırak da Sen git ben gelirim köye varak da Peynir basak biraz turşu kurak da Vallaha kimseyi tanımıyom ben

MİLLET

Vekil dedik sana derdimiz yandık Yaralı parmağa işersin sandık Köye möye gelme gelirsen yandık Sanma ha kesecek bulurum gurban

VEKİLİ

Milletim sana da bi’haller olmuş Eskiden cömerttin mertliğin ölmüş Sende şafak atmış bet/beniz solmuş Ana-baba bile tanımıyom ben

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.