Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Çalışma Hayatı Haber Girişi: 24.06.2022 - 19:27, Güncelleme: 24.06.2022 - 19:27

Rafi Ay: Asgari ücret 7 bin 500 TL olmalı

 

Rafi Ay: Asgari ücret 7 bin 500 TL olmalı

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Sendikanın Çorlu Şubesinin 2. Olağan Genel Kurulu ve Çorlu Şubesinin yeni hizmet binasının açılış töreni için Çorlu’daydı.
ANKHABER Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Sendikanın Çorlu Şubesinin 2. Olağan Genel Kurulu ve Çorlu Şubesinin yeni hizmet binasının açılış töreni için Çorlu’daydı. Bu vesile ile medya mensuplarıyla bir araya gelen Rafi Ay, çalışma hayatındaki sorunları ve talepleri dile getiren açıklamalarda bulundu. Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, şunları söyledi: Yüksek enflasyon ve emekçiler Uzun yıllar sonra Türkiye tekrar yüksek enflasyon sarmalıyla karşı karşıya. TUİK rakamlarına göre yüzde 70’in üzerinde bir enflasyon söz konusu. Gerçekte maalesef daha yüksek bir enflasyonla karşı karşıyayız. Enflasyondan en çok olumsuz etkilenen bizim de temsil ettiğimiz emek kesimi. Herkes sattığına zam yapıyor, olmadı dükkânı kapatıp oturuyor. Böyle durumlarda, sıkıntılı zamanlarda, yüksek enflasyonda geliri artmayan, hep enflasyona ezilen kesim sabit gelirliler oluyor. Biz bordrolular emekçiler ya asgari ücretin artışını bekliyoruz. Ya da sendikalıysak toplu iş sözleşmesindeki artışları bekliyoruz. Oyüzden her gün enflasyon altında maalesef ki eziliyoruz. Asgari ücret net 437 dolar olmalı Bildiğiniz gibi yılbaşında asgari ücret yüzde 50 arttı. Ama bu birkaç ay içerisinde yüksek enflasyon sarmalıyla maalesef tekrar kazançlarımız alt seviyelere geldi. Biz emekçiler yüksek enflasyonda gerçekten eziliyoruz.  Konfederasyonumuz HAK-İŞ’te asgari ücretin artmasını sık sık gündeme getiriyor. Yüksek enflasyonla ilgili birçok çözüm söyleniyor ancak biz emeği temsil eden imalat sanayideki işçilerin örgütlü olduğu bir sendika olarak diyoruz ki; yüksek enflasyonla mücadelenin en etkin yolu üretmek, üretmek, üretmek, üretmektir. Bizler üretiyoruz katma değer yaratıyoruz. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Üretmek içinde üreten emekçilerin enflasyonla mücadele sorunlarının görülmesi gerekiyor. Bu konuda gerek asgari ücret, gerekse diğer kazançlarıyla ilgili artışlar muhakkak karşılanmalıdır. Geçmiş yıllara baktığımızda asgari ücretin 2013 yılında net 437 dolar olduğunu görüyoruz. Bugün asgari ücret net 437 dolar seviyelerine gelirse 2013 yılındaki nefes alma durumunu yakalamış oluruz. Bu da bugünün verileriyle net 7 bin 500 TL dolaylarına denk geliyor. Neden asgari ücreti dolar biriminden söylüyoruz, çünkü biz tükettiğimizi dolar bazlı tüketiyoruz. İmalat sektöründe kapasite kullanım oranları İmalat sektörü bugün iyi bir noktada. Kapasite kullanım oranı yüzde 78’lere gelmiş durumda. Yüzde 80 ülkemiz için tam kapasite demektir. İyi gitmesinin sebebi, pandemi sürecinde konteyner krizi yaşanmasıdır. Bu konteyner kriziyle beraber uzak doğudan ürün getirme sıkıntıları yaşandı. Navlun ücretleri yükseldi. Türkiye bu anlamda tercih edilebilir noktaya geldi. BirdeTL’nin değer kaybıyla beraber işsizlik çok ucuz hale geldi. Çin’dendahi ucuz hale geldik. Bizdeşuanda brüt işsizlik 300 dolar civarında. Çin’de ise 360 doların üzerinde. Normalleşmeyle beraber navlun ücretleri dünya’da düşmeye başladı. Doğal olarak uzak doğu tekrar eski cazibeli haline gelmeye başladı. Bu imalat sektörümüzde tedirgin olmamıza sebep oluyor. Ancak bu önemli değil, üreterek bu açığı kapatacağımıza inanıyoruz. Rusya-Ukrayna savaşı ve Tekstil sektörü Bugün dünyada birçok dengeleri Covid-19’dan sonra değiştiren bir savaş durumu var. Rusya-Ukrayna savaşı. Savaşın her türlüsüne karsıyız. Bir an önce bu savaşın son bulmasını istiyoruz. Yine savaşın kaybedeni maalesef emekçiler. Savaş gıdadan kredi faizlerine, küresel siyasal düzenden enerji krizine bir dizi soruna yol açtı.  Savaştan kaynaklı doğalgaz petrol arzında yaşanan sıkıntılardan dolayı dünya’da birenerjiproblemi yasıyor. Avrupa’daki enerji fiyatları yüzde 20 artmış durumdayken bizde maalesef yüzde 120’yigeçti. Bu da imalatsektörünü ve evlerde kullandığımız enerjiyi etkiliyor. Savaş, tekstil sektörü etkilendi. Ocak-Mayıs dönemi ihracatımıza baktığımızda, iki ülkeye tekstil ve dokuma sektörünün tamamında yaptığımız ihracat 2022’de bir önceki yıla göre 130 milyon dolar düşmüş.2021’de 5 ayda 398 milyon dolarlık tekstil, giyim ve diğer dokuma-halı ihracatı yapmışız, bu yıl 269 milyon dolarlık yapmışız. Türk tekstil, hazır giyim dokuma emekçilerinin ellerinden çıkan ürünlerin ihracat geliri düzenli olarak yıllık 20 milyar doların üstündedir. Rusya ve Ukrayna ihracatındaki 130 milyon dolarlık aylık kayıp da elbette telafi edilebilir, ediliyor da. Ancak neden kaybedelim? Ücreti arttırmanın yolu sendikal örgütlenmedir Sendikalaşmanın olduğu yerde kayıt dışılıktan ve haksız rekabetten söz edemeyiz. Sendikalı işyerlerde kaçak işçilik de olmaz. Buradan tekstil, dokuma, hazır giyim, konfeksiyon sektöründe çalışanlara sesleniyorum: ekonomik ve sosyal haklarınız için Öz İplik İş’e üye olun. Birilerinin asgari ücreti arttırmasını beklemeyin. Örgütlenin, sendikamıza üye olun ve kendi ücretiniz üzerinde söz sahibi olun. Ücretinizi arttırın. Asgari ücret arttı mı, artacak mı mahkûmiyetini ortadan kaldırmanın, enflasyonla mücadele etmeninyöntemiörgütlenmektir. Tüm sektör işçilerini sendikamız Öz İplik İş çatısı altında örgütlenmeye davet ediyorum. Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı Türkiye’de birçok sıkıntı var. Örgütlenmenin önünde de ciddi engeller var. Bunlardan biri işsizliktir. Türkiye’de işsizlik yüzde 11,5’a dayanmış. 3 milyon 853 kişi işsiz bu rahatsız edici bir tablo. Ancak bunun dışında yasal olarak karşılaştığımızbirçok sorun var. Uzun süre devam eden yetki davaları, uzun süre devam eden sendikal işe iade davaları ve sendikal tazminat davalarıdır. Devletimizden beklentimiz bir an önce ayağımızdaki zincirleri çözmesidir. Örgütlenmenin önünü açmasıdır. Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması,  yüksek enflasyon dahil birçok soruna çözüm olacaktır. Yeşil dönüşüm ve sayısal dönüşüm konuları Dünya yeşil dönüşüm ve sayısal dönüşüm gibi iki büyük mega trendi yönetmekle meşgul. Sendika olarak bu süreci yakından takıp ediyoruz. Bunlardanbiri yeşil dönüşüm ve karbon salınımıdır. Özellikle Paris İklim Anlaşmasından sonra Avrupa bu konuya çokeğildi. Sıfır karbon emisyonuileilgiliçalışmalar yapılıyor. Sınırda karbon vergisi geliyor. Artık karbon salınımı yüksek olan ülkelerden ürün almak daha da zor hale gelecek. Konuyla ilgili sendika olarak çalışmalarımızı hazırlıklarımızı yapıyoruz. Tümüyelerimizi bu konuda bilgilendirmekiçin hızla çalışmalar yapıyoruz. Üyelerimizi dijital dönüşüme hazırlayacağız Dijitalleşme, emeği azaltan bir trend. Bu konuda emek hiçbir zaman yok olmayacak, emeğe her daim ihtiyaç var. Biz bu anlamda üyelerimizi eğitiyoruz. Üyelerimizin kalifikasyonunu arttırmak için çalışmalar yapıyoruz. Yenieğitim birimlerimizi kurduk. Üyelerimizi dijitaldönüşüme hazırlayacağız. “Anahtar kelime Adil Geçiş” Ülkemiz mega trendlerden ve krizlerden etkileniyor. Böyle bir ortamda sosyal politikaların geliştirilmesi gereklidir. Önümüzdeki süreç içinde birçok sektörün yok olması söz konusu. Yeniden yapılanma sürecinde, anahtar kelime “ADİL GEÇİŞTİR”.. Herkes için adil bir geçiş. Biz de Öz İplik İş Sendikası olarak, üyelerimizin sektör emekçilerinin bu süreçte hiçbir hak kaybına uğramadan bu yeni dünyada yer almasını sağlayacağız.
Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Sendikanın Çorlu Şubesinin 2. Olağan Genel Kurulu ve Çorlu Şubesinin yeni hizmet binasının açılış töreni için Çorlu’daydı.

ANKHABER

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Sendikanın Çorlu Şubesinin 2. Olağan Genel Kurulu ve Çorlu Şubesinin yeni hizmet binasının açılış töreni için Çorlu’daydı.

Bu vesile ile medya mensuplarıyla bir araya gelen Rafi Ay, çalışma hayatındaki sorunları ve talepleri dile getiren açıklamalarda bulundu.

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, şunları söyledi:

Yüksek enflasyon ve emekçiler

Uzun yıllar sonra Türkiye tekrar yüksek enflasyon sarmalıyla karşı karşıya. TUİK rakamlarına göre yüzde 70’in üzerinde bir enflasyon söz konusu. Gerçekte maalesef daha yüksek bir enflasyonla karşı karşıyayız. Enflasyondan en çok olumsuz etkilenen bizim de temsil ettiğimiz emek kesimi. Herkes sattığına zam yapıyor, olmadı dükkânı kapatıp oturuyor. Böyle durumlarda, sıkıntılı zamanlarda, yüksek enflasyonda geliri artmayan, hep enflasyona ezilen kesim sabit gelirliler oluyor. Biz bordrolular emekçiler ya asgari ücretin artışını bekliyoruz. Ya da sendikalıysak toplu iş sözleşmesindeki artışları bekliyoruz. Oyüzden her gün enflasyon altında maalesef ki eziliyoruz.

Asgari ücret net 437 dolar olmalı

Bildiğiniz gibi yılbaşında asgari ücret yüzde 50 arttı. Ama bu birkaç ay içerisinde yüksek enflasyon sarmalıyla maalesef tekrar kazançlarımız alt seviyelere geldi. Biz emekçiler yüksek enflasyonda gerçekten eziliyoruz.  Konfederasyonumuz HAK-İŞ’te asgari ücretin artmasını sık sık gündeme getiriyor.

Yüksek enflasyonla ilgili birçok çözüm söyleniyor ancak biz emeği temsil eden imalat sanayideki işçilerin örgütlü olduğu bir sendika olarak diyoruz ki; yüksek enflasyonla mücadelenin en etkin yolu üretmek, üretmek, üretmek, üretmektir. Bizler üretiyoruz katma değer yaratıyoruz. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Üretmek içinde üreten emekçilerin enflasyonla mücadele sorunlarının görülmesi gerekiyor. Bu konuda gerek asgari ücret, gerekse diğer kazançlarıyla ilgili artışlar muhakkak karşılanmalıdır.

Geçmiş yıllara baktığımızda asgari ücretin 2013 yılında net 437 dolar olduğunu görüyoruz. Bugün asgari ücret net 437 dolar seviyelerine gelirse 2013 yılındaki nefes alma durumunu yakalamış oluruz. Bu da bugünün verileriyle net 7 bin 500 TL dolaylarına denk geliyor. Neden asgari ücreti dolar biriminden söylüyoruz, çünkü biz tükettiğimizi dolar bazlı tüketiyoruz.

İmalat sektöründe kapasite kullanım oranları

İmalat sektörü bugün iyi bir noktada. Kapasite kullanım oranı yüzde 78’lere gelmiş durumda. Yüzde 80 ülkemiz için tam kapasite demektir. İyi gitmesinin sebebi, pandemi sürecinde konteyner krizi yaşanmasıdır. Bu konteyner kriziyle beraber uzak doğudan ürün getirme sıkıntıları yaşandı. Navlun ücretleri yükseldi. Türkiye bu anlamda tercih edilebilir noktaya geldi. BirdeTL’nin değer kaybıyla beraber işsizlik çok ucuz hale geldi. Çin’dendahi ucuz hale geldik. Bizdeşuanda brüt işsizlik 300 dolar civarında. Çin’de ise 360 doların üzerinde. Normalleşmeyle beraber navlun ücretleri dünya’da düşmeye başladı. Doğal olarak uzak doğu tekrar eski cazibeli haline gelmeye başladı. Bu imalat sektörümüzde tedirgin olmamıza sebep oluyor. Ancak bu önemli değil, üreterek bu açığı kapatacağımıza inanıyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı ve Tekstil sektörü

Bugün dünyada birçok dengeleri Covid-19’dan sonra değiştiren bir savaş durumu var. Rusya-Ukrayna savaşı. Savaşın her türlüsüne karsıyız. Bir an önce bu savaşın son bulmasını istiyoruz.

Yine savaşın kaybedeni maalesef emekçiler. Savaş gıdadan kredi faizlerine, küresel siyasal düzenden enerji krizine bir dizi soruna yol açtı.  Savaştan kaynaklı doğalgaz petrol arzında yaşanan sıkıntılardan dolayı dünya’da birenerjiproblemi yasıyor. Avrupa’daki enerji fiyatları yüzde 20 artmış durumdayken bizde maalesef yüzde 120’yigeçti. Bu da imalatsektörünü ve evlerde kullandığımız enerjiyi etkiliyor.

Savaş, tekstil sektörü etkilendi. Ocak-Mayıs dönemi ihracatımıza baktığımızda, iki ülkeye tekstil ve dokuma sektörünün tamamında yaptığımız ihracat 2022’de bir önceki yıla göre 130 milyon dolar düşmüş.2021’de 5 ayda 398 milyon dolarlık tekstil, giyim ve diğer dokuma-halı ihracatı yapmışız, bu yıl 269 milyon dolarlık yapmışız.

Türk tekstil, hazır giyim dokuma emekçilerinin ellerinden çıkan ürünlerin ihracat geliri düzenli olarak yıllık 20 milyar doların üstündedir. Rusya ve Ukrayna ihracatındaki 130 milyon dolarlık aylık kayıp da elbette telafi edilebilir, ediliyor da. Ancak neden kaybedelim?

Ücreti arttırmanın yolu sendikal örgütlenmedir

Sendikalaşmanın olduğu yerde kayıt dışılıktan ve haksız rekabetten söz edemeyiz. Sendikalı işyerlerde kaçak işçilik de olmaz. Buradan tekstil, dokuma, hazır giyim, konfeksiyon sektöründe çalışanlara sesleniyorum: ekonomik ve sosyal haklarınız için Öz İplik İş’e üye olun. Birilerinin asgari ücreti arttırmasını beklemeyin. Örgütlenin, sendikamıza üye olun ve kendi ücretiniz üzerinde söz sahibi olun. Ücretinizi arttırın. Asgari ücret arttı mı, artacak mı mahkûmiyetini ortadan kaldırmanın, enflasyonla mücadele etmeninyöntemiörgütlenmektir. Tüm sektör işçilerini sendikamız Öz İplik İş çatısı altında örgütlenmeye davet ediyorum.

Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı

Türkiye’de birçok sıkıntı var. Örgütlenmenin önünde de ciddi engeller var. Bunlardan biri işsizliktir. Türkiye’de işsizlik yüzde 11,5’a dayanmış. 3 milyon 853 kişi işsiz bu rahatsız edici bir tablo. Ancak bunun dışında yasal olarak karşılaştığımızbirçok sorun var. Uzun süre devam eden yetki davaları, uzun süre devam eden sendikal işe iade davaları ve sendikal tazminat davalarıdır. Devletimizden beklentimiz bir an önce ayağımızdaki zincirleri çözmesidir. Örgütlenmenin önünü açmasıdır. Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması,  yüksek enflasyon dahil birçok soruna çözüm olacaktır.

Yeşil dönüşüm ve sayısal dönüşüm konuları

Dünya yeşil dönüşüm ve sayısal dönüşüm gibi iki büyük mega trendi yönetmekle meşgul. Sendika olarak bu süreci yakından takıp ediyoruz. Bunlardanbiri yeşil dönüşüm ve karbon salınımıdır. Özellikle Paris İklim Anlaşmasından sonra Avrupa bu konuya çokeğildi. Sıfır karbon emisyonuileilgiliçalışmalar yapılıyor. Sınırda karbon vergisi geliyor. Artık karbon salınımı yüksek olan ülkelerden ürün almak daha da zor hale gelecek. Konuyla ilgili sendika olarak çalışmalarımızı hazırlıklarımızı yapıyoruz. Tümüyelerimizi bu konuda bilgilendirmekiçin hızla çalışmalar yapıyoruz.

Üyelerimizi dijital dönüşüme hazırlayacağız

Dijitalleşme, emeği azaltan bir trend. Bu konuda emek hiçbir zaman yok olmayacak, emeğe her daim ihtiyaç var. Biz bu anlamda üyelerimizi eğitiyoruz. Üyelerimizin kalifikasyonunu arttırmak için çalışmalar yapıyoruz. Yenieğitim birimlerimizi kurduk. Üyelerimizi dijitaldönüşüme hazırlayacağız.

“Anahtar kelime Adil Geçiş”

Ülkemiz mega trendlerden ve krizlerden etkileniyor. Böyle bir ortamda sosyal politikaların geliştirilmesi gereklidir. Önümüzdeki süreç içinde birçok sektörün yok olması söz konusu. Yeniden yapılanma sürecinde, anahtar kelime “ADİL GEÇİŞTİR”.. Herkes için adil bir geçiş. Biz de Öz İplik İş Sendikası olarak, üyelerimizin sektör emekçilerinin bu süreçte hiçbir hak kaybına uğramadan bu yeni dünyada yer almasını sağlayacağız.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.