Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Ekonomi Haber Girişi: 04.09.2022 - 20:41, Güncelleme: 04.09.2022 - 20:41

Büyüyoruz ancak yapmamız gerekenler var

 

Büyüyoruz ancak yapmamız gerekenler var

ANKHABER / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2022 yılı ikinci çeyrek verilerini açıkladıktan sonra farklı değerlendirmeler geldi.
TÜİK’in açıklamasına göre Türkiye ekonomisi Nisan-Haziran 2022 döneminde yüzde 7,6 büyüdü. Türk ekonomisiyle ilgili olumsuz yorum yapanları şaşırtan büyüme rakamları, sanayici ve hizmet sektörü mensuplarını sevindirdi. Büyümenin, ‘yoksullaştıran büyüme’ yanını görmezden gelen, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Odası başkanları genel olarak olumlu değerlendirmelerde ve önerilerde bulundu. ATO Başkanı Gürsel Baran Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin Nisan-Haziran 2022 döneminde yüzde 7,6 büyümesi önemli, çünkü “Pandemi, tedarik zincirlerinin bozulması, Rusya-Ukrayna savaşı, enerji sorunları gibi küresel ekonomiyi etkileyen şartlara rağmen sağlanan büyüme, Türkiye ekonomisinin zorluklara karşı direncini ve reel sektörünün dinamizmini gösteriyor.” Baran, GSYH oluşturan faaliyetlere bakıldığında finans ve sigorta, hizmet faaliyetleri, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri, sanayi, bilgi ve iletişim, gayrimenkul faaliyetleri sektörlerinde büyüme kaydettiğini, inşaat sektöründeki küçülmenin de yüzde 10,9 düzeyinde gerçekleştiğini hatırlattığı açıklamasında, enflasyonla mücadelenin, büyümeyi kalıcı hale getirmek için şart olduğu vurguladı. ATO Başkanı Baran yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı: “Önümüzdeki süreçte enflasyonu düşürerek büyümeyi kalıcı ve sürdürülebilir hale getirerek toplumsal refahı sağlayabiliriz. İhracattaki başarımızı her ne kadar parite etkiliyor olsa da, bu süreçte Türkiye üretimi ve ihracatıyla küresel ekonomide önemli yer edindi. Dışarıda bu ivmeyi sürdürürken içeride de enflasyonla mücadelenin başarılı olması ekonomik hareketliliği artıracaktır. Dar gelirlilere yönelik yeni konut projesinin, uzun süre Türkiye’nin ekonomik büyümesinde lokomotif görev üstlenen inşaat sektörünün sıkıntılı sürecini atlatmasına katkı sağlamasını ve bunun da ekonomik büyümeye yansımasını bekliyoruz.” ASO Başkanı Nurettin Özdebir Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de Ağustos Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada büyüme başta olmak üzere genel ekonomik değerlendirmelerde bulundu. Büyümeye sanayi sektörünün katkısına vurgu yapan ASO Başkanı Özdebir, bu konuda şunları söyledi: “Sanayi sektörü ve sektörün ihracata katkısıyla Türkiye ekonomisi 2022 yılı ikinci çeyreğinde  % 7,6’lik büyümeye ulaştı. 2022 ilk çeyreğinde olduğu gibi ikinci çeyreğinde de dış talep ve hane halkı tüketimine dayalı bir büyüme performansı ön plana çıktı. Yılın ilk çeyreğinde tarım ve inşaat dışında tüm ana sektörlerde olumlu yönde katkı sağladı.  Yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimi yıllık %10,3 artarken, GSYH yıllık %7,3 büyümüştü. İkinci çeyrekte sanayi üretimi %7,8 artarken büyümemiz %7,6 olarak gerçekleşti. Sanayinin ihracata katkısıyla yüksek büyüme rakamlarına ulaşmaya devam ediyoruz.” Küresel tedarik zincirinin bozulduğunu, resesyon beklentilerin güçlendiğini, krediye ulaşma maliyetinin artığını hatırlatan Özdebir, böyle bir dönemde yüksek büyüme rakamına ulaşmanın önemine dikkat çekti. Ancak bir başka önemli husus da büyümenin topluma yansıması. Bu da büyümenin kalitesini ön plana çıkaracaktır. Dünyadaki gelişmeler…  ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in dünyadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde yer alan görüşleri yansıtan bazı cümleler şöyle: -ABD ve Avrupa ekonomilerinde beklenenden daha yüksek gerçekleşen enflasyon, küresel finansal koşulların her geçen gün daha da sıkılaşmasına neden oluyor. -Pandemi koşulları, Rusya-Ukrayna gerginliği ve nihayetinde Çin ekonomisinde daralma beklentileri ile küresel üretim yılın ikinci yarısında keskin bir düşüş gösterdi.   -Küresel enflasyonla mücadelenin daha uzun ve zorlu olması beklentisi, artan enerji fiyatları, Rusya’nın Avrupa’ya gaz akışını kısması, Çin ekonomisindeki borç sorununun büyümesi ve artan jeopolitik gerginlikler önümüzdeki dönemde küresel ekonomilerde büyümeyi daha da aşağı çekme potansiyelini barındırıyor. -Nihayetinde, küresel piyasalarda, uzun dönemli enflasyonun hala yüksek olduğu, büyümenin zayıfladığı ve para politikasında sıkılaşmanın devam ettiği makroekonomik bir yapıyla karşı karşıyayız. -Euro/dolar paritesi son 20 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu maalesef bizim için iyi bir gelişme değil. Sanayi üretiminde ara mal ithalatımız oldukça yüksek seviyede. Üretimi devam ettirmek için yurtdışından kaynak almamız gerekiyor.  Dış ticaret yapımız gereği daha çok dolarla ithalat, Euro ile ihracat yapıyoruz.  İhracatımızın %50’den fazlasını da Avrupa bölgesine yapıyoruz. Bunun anlamı, eskiye kıyasla, daha pahalıya alıp daha ucuza satacağız. Bu durum dış ticaret dengemizi daha da bozacak, cari açığımızı da daha olumsuz etkileyecektir.  Büyüme, faiz, enflasyon, kredi Hükûmetin büyüme hedefi ön plan çıkarken bankaların kredi verme hacminin daralacak olması bir çelişki olarak karşımızda duruyor.  Hükümetin büyüme hedefini net bir şekilde görüyoruz ancak, bankalar kredi vermekte imtina ediyor, uzun vadeli düşük faizli kredi vermek istemiyorlar. Finansmana erişim noktasında reel sektör sıkıntı çekmeye devam ediyor. Üretime devam edebilmemiz için finansmana ulaşmamız gerekiyor. Son uygulamalarla ticari kredi faizlerinde üst limit belirlenmiş olsa dahi firmaların söz konusu faiz oranlarından bankalar tarafından fonlanmadığını görüyoruz.  -Türkiye’nin kalıcı bir şekilde faizi aşağı çekebilmesi için enflasyonu yeniden tek hanelere indirmesi gerekmektedir.  -Enflasyon hala kabul edilemez derecede yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor. Enflasyon seviyesindeki yukarı yönlü artış hem hane halkının hem de reel sektörün kararlarında belirsizliğe neden olmaya devam ediyor.   -Yaz dönemi olmasına rağmen ülkemizde gıda fiyatlarının enflasyonun düşmesi yönünde çok fazla etkisi olmadı.  -Kurlardaki geçişkenlik, akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki artışlar,  gübredeki, tohumdaki ithal girdilerinin  yansıması gıda maddelerindeki fiyat artışını ciddi anlamda yukarı çekmektedir.. Cari işlemler açığı… -Kronik hastalığımız cari işlemler açığımız. Yılın ilk 6 ayında cari açık, yani döviz talebi 32,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. -2022’nin ilk 7 ayında dış ticaret açığı, %144 artarak 25,5 milyar dolardan 62,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu açığı kapatamadığımız sürece, dış ticarette rekabetçi bir yapıya kavuşamayız ve daha çok satıp daha az kazanmaya devam ederiz. İlginçtir, evet, Türk ekonomisi böyle bir paradoks yaşıyor: Çok üretiyoruz, az kazanıyoruz!  Türk ekonomisi büyüyor. Seviniyoruz. Ancak bunun topluma refah olarak yansıması ve büyümenin devamı için yapılması gerekenler var. Yapılmazsa ne olur? ASO Başkanı Özdebir tek cümlede anlatıyor: -Daha fazla üretip daha yüksek hacimde ihracat gerçekleştirip, dış ticaret hadleri bozulduğu için ihraç ürün fiyatlarının azaldığı bir durumla, yani “yoksullaştıran büyüme” olgusu ile karşı karşıya kalmaya devam ederiz.
ANKHABER / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2022 yılı ikinci çeyrek verilerini açıkladıktan sonra farklı değerlendirmeler geldi.

TÜİK’in açıklamasına göre Türkiye ekonomisi Nisan-Haziran 2022 döneminde yüzde 7,6 büyüdü.

Türk ekonomisiyle ilgili olumsuz yorum yapanları şaşırtan büyüme rakamları, sanayici ve hizmet sektörü mensuplarını sevindirdi.

Büyümenin, ‘yoksullaştıran büyüme’ yanını görmezden gelen, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Odası başkanları genel olarak olumlu değerlendirmelerde ve önerilerde bulundu.

ATO Başkanı Gürsel Baran

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin Nisan-Haziran 2022 döneminde yüzde 7,6 büyümesi önemli, çünkü “Pandemi, tedarik zincirlerinin bozulması, Rusya-Ukrayna savaşı, enerji sorunları gibi küresel ekonomiyi etkileyen şartlara rağmen sağlanan büyüme, Türkiye ekonomisinin zorluklara karşı direncini ve reel sektörünün dinamizmini gösteriyor.”

Baran, GSYH oluşturan faaliyetlere bakıldığında finans ve sigorta, hizmet faaliyetleri, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri, sanayi, bilgi ve iletişim, gayrimenkul faaliyetleri sektörlerinde büyüme kaydettiğini, inşaat sektöründeki küçülmenin de yüzde 10,9 düzeyinde gerçekleştiğini hatırlattığı açıklamasında, enflasyonla mücadelenin, büyümeyi kalıcı hale getirmek için şart olduğu vurguladı.

ATO Başkanı Baran yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Önümüzdeki süreçte enflasyonu düşürerek büyümeyi kalıcı ve sürdürülebilir hale getirerek toplumsal refahı sağlayabiliriz. İhracattaki başarımızı her ne kadar parite etkiliyor olsa da, bu süreçte Türkiye üretimi ve ihracatıyla küresel ekonomide önemli yer edindi. Dışarıda bu ivmeyi sürdürürken içeride de enflasyonla mücadelenin başarılı olması ekonomik hareketliliği artıracaktır. Dar gelirlilere yönelik yeni konut projesinin, uzun süre Türkiye’nin ekonomik büyümesinde lokomotif görev üstlenen inşaat sektörünün sıkıntılı sürecini atlatmasına katkı sağlamasını ve bunun da ekonomik büyümeye yansımasını bekliyoruz.”

ASO Başkanı Nurettin Özdebir

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de Ağustos Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada büyüme başta olmak üzere genel ekonomik değerlendirmelerde bulundu.

Büyümeye sanayi sektörünün katkısına vurgu yapan ASO Başkanı Özdebir, bu konuda şunları söyledi:

“Sanayi sektörü ve sektörün ihracata katkısıyla Türkiye ekonomisi 2022 yılı ikinci çeyreğinde  % 7,6’lik büyümeye ulaştı. 2022 ilk çeyreğinde olduğu gibi ikinci çeyreğinde de dış talep ve hane halkı tüketimine dayalı bir büyüme performansı ön plana çıktı. Yılın ilk çeyreğinde tarım ve inşaat dışında tüm ana sektörlerde olumlu yönde katkı sağladı. 
Yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimi yıllık %10,3 artarken, GSYH yıllık %7,3 büyümüştü. İkinci çeyrekte sanayi üretimi %7,8 artarken büyümemiz %7,6 olarak gerçekleşti. Sanayinin ihracata katkısıyla yüksek büyüme rakamlarına ulaşmaya devam ediyoruz.”

Küresel tedarik zincirinin bozulduğunu, resesyon beklentilerin güçlendiğini, krediye ulaşma maliyetinin artığını hatırlatan Özdebir, böyle bir dönemde yüksek büyüme rakamına ulaşmanın önemine dikkat çekti.

Ancak bir başka önemli husus da büyümenin topluma yansıması. Bu da büyümenin kalitesini ön plana çıkaracaktır.

Dünyadaki gelişmeler…

 ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in dünyadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde yer alan görüşleri yansıtan bazı cümleler şöyle:

-ABD ve Avrupa ekonomilerinde beklenenden daha yüksek gerçekleşen enflasyon, küresel finansal koşulların her geçen gün daha da sıkılaşmasına neden oluyor.

-Pandemi koşulları, Rusya-Ukrayna gerginliği ve nihayetinde Çin ekonomisinde daralma beklentileri ile küresel üretim yılın ikinci yarısında keskin bir düşüş gösterdi.  
-Küresel enflasyonla mücadelenin daha uzun ve zorlu olması beklentisi, artan enerji fiyatları, Rusya’nın Avrupa’ya gaz akışını kısması, Çin ekonomisindeki borç sorununun büyümesi ve artan jeopolitik gerginlikler önümüzdeki dönemde küresel ekonomilerde büyümeyi daha da aşağı çekme potansiyelini barındırıyor.
-Nihayetinde, küresel piyasalarda, uzun dönemli enflasyonun hala yüksek olduğu, büyümenin zayıfladığı ve para politikasında sıkılaşmanın devam ettiği makroekonomik bir yapıyla karşı karşıyayız.

-Euro/dolar paritesi son 20 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu maalesef bizim için iyi bir gelişme değil. Sanayi üretiminde ara mal ithalatımız oldukça yüksek seviyede. Üretimi devam ettirmek için yurtdışından kaynak almamız gerekiyor. 
Dış ticaret yapımız gereği daha çok dolarla ithalat, Euro ile ihracat yapıyoruz. 
İhracatımızın %50’den fazlasını da Avrupa bölgesine yapıyoruz. Bunun anlamı, eskiye kıyasla, daha pahalıya alıp daha ucuza satacağız. Bu durum dış ticaret dengemizi daha da bozacak, cari açığımızı da daha olumsuz etkileyecektir. 

Büyüme, faiz, enflasyon, kredi

Hükûmetin büyüme hedefi ön plan çıkarken bankaların kredi verme hacminin daralacak olması bir çelişki olarak karşımızda duruyor. 
Hükümetin büyüme hedefini net bir şekilde görüyoruz ancak, bankalar kredi vermekte imtina ediyor, uzun vadeli düşük faizli kredi vermek istemiyorlar.
Finansmana erişim noktasında reel sektör sıkıntı çekmeye devam ediyor. Üretime devam edebilmemiz için finansmana ulaşmamız gerekiyor. Son uygulamalarla ticari kredi faizlerinde üst limit belirlenmiş olsa dahi firmaların söz konusu faiz oranlarından bankalar tarafından fonlanmadığını görüyoruz. 
-Türkiye’nin kalıcı bir şekilde faizi aşağı çekebilmesi için enflasyonu yeniden tek hanelere indirmesi gerekmektedir. 

-Enflasyon hala kabul edilemez derecede yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor. Enflasyon seviyesindeki yukarı yönlü artış hem hane halkının hem de reel sektörün kararlarında belirsizliğe neden olmaya devam ediyor.  

-Yaz dönemi olmasına rağmen ülkemizde gıda fiyatlarının enflasyonun düşmesi yönünde çok fazla etkisi olmadı. 

-Kurlardaki geçişkenlik, akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki artışlar,  gübredeki, tohumdaki ithal girdilerinin  yansıması gıda maddelerindeki fiyat artışını ciddi anlamda yukarı çekmektedir..

Cari işlemler açığı…

-Kronik hastalığımız cari işlemler açığımız. Yılın ilk 6 ayında cari açık, yani döviz talebi 32,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

-2022’nin ilk 7 ayında dış ticaret açığı, %144 artarak 25,5 milyar dolardan 62,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu açığı kapatamadığımız sürece, dış ticarette rekabetçi bir yapıya kavuşamayız ve daha çok satıp daha az kazanmaya devam ederiz.

İlginçtir, evet, Türk ekonomisi böyle bir paradoks yaşıyor: Çok üretiyoruz, az kazanıyoruz!  Türk ekonomisi büyüyor. Seviniyoruz. Ancak bunun topluma refah olarak yansıması ve büyümenin devamı için yapılması gerekenler var. Yapılmazsa ne olur? ASO Başkanı Özdebir tek cümlede anlatıyor:
-Daha fazla üretip daha yüksek hacimde ihracat gerçekleştirip, dış ticaret hadleri bozulduğu için ihraç ürün fiyatlarının azaldığı bir durumla, yani “yoksullaştıran büyüme” olgusu ile karşı karşıya kalmaya devam ederiz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.