<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>ANKHABER Haberin Başkenti</title>
                      <link>https://www.ankhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ankhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>"Haberin Başkenti" sloganıyla yayın hayatına başlayan ve kısa sürede Ankara'nın en çok okunan ve bilinen gazetesi olan ANKHABER, Yeni Nesil Gazete olma özelliğini de koruyor...</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 16:42:12 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>ANKHABER Haberin Başkenti - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - ANKHABER Haberin Başkenti</copyright><item><title><![CDATA[2026’nın İlk Çeyreğinde Gayrimenkul Satışları Dengelenme Sinyali Verdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-2026nin-ilk-ceyreginde-gayrimenkul-satislari-dengelenme-sinyali-verdi-30428.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-2026nin-ilk-ceyreginde-gayrimenkul-satislari-dengelenme-sinyali-verdi-30428.html</link>
                    <description><![CDATA[TEDB Başkanı Hakan Akçam, 2026’nın ilk çeyreğinde konut ve iş yeri satışlarının dalgalı ancak kontrollü bir seyir izlediğini belirterek, sektörün temkinli bir dengelenme sürecine girdiğini açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Genel Başkanı Hakan Akçam, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin konut ve iş yeri satış verilerini değerlendirdi. Akçam, yaklaşık 350 bin seviyesinde gerçekleşen konut satışlarının, sektörün tamamen durmadığını ancak daha temkinli bir sürece girdiğini gösterdiğini ifade etti.

İpotekli satışlardaki artışa dikkat çeken Akçam, finansmana erişimin piyasa üzerindeki belirleyici etkisine vurgu yaptı. Kredili satışların sektörün yönünü belirleyen en önemli unsur haline geldiğini belirten Akçam, nakit alımların sınırlı kalmasının bu tabloyu daha da netleştirdiğini dile getirdi.

İkinci el konutlar ağırlığını koruyor

Toplam satışlar içinde ikinci el konutların öne çıktığını söyleyen Akçam, yeni konut üretiminde maliyet baskısının sürdüğünü ve bu nedenle ilk el satışların istenilen seviyeye ulaşamadığını kaydetti. Bu süreçte piyasayı büyük ölçüde ikinci el satışların sürüklediğini ifade etti.

Yabancı yatırımcılara yapılan konut satışlarında düşüş yaşandığını belirten Akçam, uluslararası talepteki gerilemenin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hâlâ cazip bir pazar olduğunu vurgulayan Akçam, bu alanda güven ve sürdürülebilir politikaların güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

Ticari gayrimenkulde temkinli görünüm

İş yeri satışlarının konut satışlarına kıyasla daha zayıf bir performans sergilediğini aktaran Akçam, ticari gayrimenkul tarafında yatırımcıların daha temkinli davrandığını ifade etti. Uygun finansman koşullarının oluşması halinde bu alanda hızlı bir toparlanma yaşanabileceğini belirtti.

Açıklamasının sonunda sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçam, gayrimenkul sektörünün güçlü temellere sahip olduğunu vurguladı. Doğru finansman modelleri ve güvenli ödeme sistemleriyle piyasanın yeniden ivme kazanacağını ifade eden Akçam, mevcut sürecin bir duraksama değil, sağlıklı bir dengelenme süreci olduğunu sözlerine ekledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[2026’nın İlk Çeyreğinde Gayrimenkul Satışları Dengelenme Sinyali Verdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 01 May 2026 07:57:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/2026nin-ilk-ceyreginde-gayrimenkul-satislari-dengelenme-sinyali-verdi-105840-20260501.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/2026nin-ilk-ceyreginde-gayrimenkul-satislari-dengelenme-sinyali-verdi-105840-20260501.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/2026nin-ilk-ceyreginde-gayrimenkul-satislari-dengelenme-sinyali-verdi-105840-20260501.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dolar tarihi zirveyi gördü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-dolar-tarihi-zirveyi-gordu-30392.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-dolar-tarihi-zirveyi-gordu-30392.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel piyasalarda güvenli liman talebinin artması ve Ortadoğu’daki gerilimin yükselmesiyle dolar güç kazandı. Türk lirası karşısında uzun süre yatay seyreden dolar, 44,0780 seviyesine çıkarak tarihi rekorunu kırdı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle dolar güçlenirken, Türk lirası karşısında da yeni bir rekor geldi. Dolar kuru, 44,0780 seviyesine çıkarak tarihi zirvesine ulaştı.

Son günlerde tüm para birimleri karşısında değer kazanan dolar endeksi 99 seviyelerinde dengelenirken, Ortadoğu’daki çatışmaların finans piyasalarında yarattığı belirsizlik güvenli liman talebini artırdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının yedinci gününe girmesiyle bölgede tansiyon yükselirken, İran’ın Körfez bölgesine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları piyasaları tedirgin etti.

Petrol fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme getirirken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini erteleyebileceği beklentisi de doların güçlenmesine katkı sağladı. Piyasalarda Fed’in bir sonraki faiz indiriminin temmuz yerine eylül ya da ekim ayına kalabileceği yönünde fiyatlamalar öne çıkıyor.

Dolar TL karşısında rekor kırdı

Küresel gelişmelerin etkisiyle uzun süredir yatay seyreden dolar/TL kuru, dört gün süren direncin ardından yükselişe geçerek 44,0780 seviyesine ulaştı ve tarihi rekorunu kırdı.

Merkez Bankası önlem aldı

İran’daki savaşın küresel piyasalarda yarattığı dalgalanma sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası çeşitli önlemler devreye aldı. Bu kapsamda bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici olarak ara verilirken, Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı.

Merkez Bankası’nın bankalara uyguladığı fonlama maliyetinin yüzde 37’den yüzde 40’a yükselmesi, mevduat faizlerinde de artışı beraberinde getirdi. Böylece bir aylık mevduat faizleri yeniden yüzde 40 seviyesine yaklaşırken, günlük mevduatta yıllık faiz oranları yüzde 44’e kadar çıktı.

Döviz talebi artmış olabilir

Uzmanlar, carry trade işlemleri yapan yatırımcıların pozisyon değiştirerek yeniden dolara yönelmesinin de döviz talebini artırmış olabileceğine dikkat çekiyor.

Merkez Bankası rezervlerinden satış

Küresel piyasalardaki dalgalanma sırasında liranın istikrarını korumak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yaklaşık 12 milyar dolarlık döviz satışı yaptığı belirtiliyor. Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre Merkez Bankası, piyasalar açılmadan önce likidite koşullarını sıkılaştırarak bankalar üzerinden dolar satışı gerçekleştirdi.

Bu müdahaleler sayesinde lira, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinin çoğunun değer kaybettiği bir dönemde daha sınırlı bir düşüş gösterdi.

“Piyasalar yeniden normale dönebilir”

JPMorgan’ın gelişmekte olan piyasa stratejisi başkanı Nick Eisinger, mevcut politikanın kısa vadede sürdürülebilir olduğunu belirterek jeopolitik risklerin bir veya iki hafta içinde azalması halinde piyasaların yeniden dengelenebileceğini ifade etti.

Türkiye’nin rezerv gücü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın net döviz rezervleri geçen hafta itibarıyla 78,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Altın rezervleriyle birlikte toplam rezerv büyüklüğü ise yaklaşık 200 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Dolar tarihi zirveyi gördü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 07:47:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-tarihi-zirveyi-gordu-104835-20260306.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-tarihi-zirveyi-gordu-104835-20260306.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-tarihi-zirveyi-gordu-104835-20260306.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan “Made in EU” yorumu: Önemli bir gelişme]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardictan-made-in-eu-yorumu-onemli-bir-gelisme-30388.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardictan-made-in-eu-yorumu-onemli-bir-gelisme-30388.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımına ilişkin değerlendirmede bulundu. Ardıç, taslak metinde Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin parçası olarak yer almasının sanayi ve ihracat açısından stratejik bir gelişme olduğunu belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Avrupa Birliği’nin hazırlıklarını sürdürdüğü Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı ve “Made in EU” yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ardıç, Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin bir parçası olarak tanınmasını öngören düzenlemenin ülke sanayisi ve ihracatı açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

“Avrupa Birliği’nin gündemindeki ‘Made in EU’ yaklaşımının ülkemiz sanayisi açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Taslak metinde Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli olarak değerlendirilmesine imkân sağlayan yaklaşımın yer alması, yürütülen yoğun temasların ve ticari diplomasinin olumlu sonuç verdiğini göstermektedir.” diyen Ardıç, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosisteminde önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı.

“Türkiye Avrupa üretim ekosisteminin güçlü bir paydaşı”

Ardıç açıklamasında, Türkiye’nin otomotivden makineye, savunma sanayinden kimya sektörüne kadar birçok alanda Avrupa’nın üretim ağında güçlü ve güvenilir bir ortak olduğuna dikkat çekti.

“Küresel ticarette korumacılığın arttığı, değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde bu adım; Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sanayi iş birliğini derinleştirecektir.” ifadelerini kullandı.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için fırsat

Taslak metnin Türkiye’nin kazanımlarını koruyacak şekilde yasalaşmasının büyük önem taşıdığını belirten Ardıç, sürecin Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin daha ileri bir noktaya taşınması açısından önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.

“Önümüzdeki süreçte bu taslağın Türkiye’nin kazanımları korunarak yasalaşması yönündeki çabaların artırılarak devam etmesi en büyük beklentimizdir. Bu süreç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun daha ileri bir noktaya taşınması açısından da önemli bir fırsat olacaktır.”

Ardıç ayrıca, sürecin oluşmasında kamu ve özel sektör temsilcilerinin yürüttüğü yoğun diplomatik temasların önemli rol oynadığını belirterek, Ömer Bolat öncülüğünde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan “Made in EU” yorumu: Önemli bir gelişme - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:27:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-made-in-eu-yorumu-onemli-bir-gelisme-142849-20260305.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-made-in-eu-yorumu-onemli-bir-gelisme-142849-20260305.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-made-in-eu-yorumu-onemli-bir-gelisme-142849-20260305.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç ve TBMM Sanayi Komisyonu Üyeleri Yiğit Akü iftarında buluştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-ve-tbmm-sanayi-komisyonu-uyeleri-yigit-aku-iftarinda-bulustu-30380.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-ve-tbmm-sanayi-komisyonu-uyeleri-yigit-aku-iftarinda-bulustu-30380.html</link>
                    <description><![CDATA[Seyit Ardıç, TBMM Sanayi Komisyonu üyeleriyle birlikte Yiğit Akü’de düzenlenen iftar programına katıldı. Ardıç, “Ankara artık yalnızca üretim yapan değil; tasarlayan, geliştiren ve yüksek katma değerle ihraç eden bir şehir” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeleriyle birlikte Yiğit Akü tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Program, ASO 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi.

Mahmut Yiğit’in ev sahipliğinde düzenlenen programa; önceki dönem Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, önceki TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri ile çok sayıda davetli katıldı.

“Üretimin gerçek sahipleri emekçilerdir”

Programda konuşan Seyit Ardıç, sanayinin gücünün üretim hattında çalışan emekçilerden geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada yalnızca bir iftar programında değil, ülkemizin üretim iradesinin tam merkezinde buluşuyoruz. Bu iradenin gerçek sahipleri ise; alın teriyle, emeğiyle, bilgisiyle üretim çarklarını döndüren kıymetli çalışanlarımızdır.”

TBMM Sanayi Komisyonu’nun iftar programını doğrudan üretim tesisinde gerçekleştirmesinin önemli olduğunu belirten Ardıç, bunun güçlü iş birliği ve istişare kültürünün bir göstergesi olduğunu ifade etti.

“Ankara yüksek katma değerli üretim merkezi”

Ankara’nın savunma sanayinden elektroniğe, makine imalatından yazılım ve enerji teknolojilerine kadar geniş bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Ardıç, şunları söyledi:

“Ankara’mız artık yalnızca üretim yapan değil, tasarlayan, geliştiren, test eden ve yüksek katma değerle ihraç eden bir şehirdir. Bu anlamlı programa ev sahipliği yapan Yiğit Akü, Ankara sanayisinin karakterini yansıtan güçlü bir örnektir.”

“Birlik olursak hiçbir zorluk aşılmaz değildir”

Dünya ve bölgedeki gelişmelere de değinen Ardıç, dayanışmanın önemine dikkat çekerek sanayicilerin üretim ve yatırım kararlılığını sürdüreceğini belirtti.

“Birliğimiz, beraberliğimiz ve dayanışmamız güçlü olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Biz sanayiciler üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Varank: “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüz”

İftar programında konuşan Mustafa Varank ise Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir dönem olduğunu belirtti.

Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğuna dikkat çeken Varank, “Bizim ayakta kalabilmemiz ancak birlik ve beraberliğimizi sağlamakla mümkün olabilir. Hangi görüşte olursak olalım bayrağımıza, ezanımıza ve devletimize bağlı olmamız gerekiyor” dedi.

Varank ayrıca, batarya ve pil teknolojilerinin dünya genelinde stratejik sektörler arasında yer aldığını belirterek Yiğit Akü’nün bu alanda Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladığını ifade etti.

Çiçek: “Türkiye bugün önemli bir noktaya geldi”

Programda konuşan Cemil Çiçek ise Türkiye’nin geçmişten bugüne sanayi alanında önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek yerli üretimin önemine dikkat çekti.

“Bir zamanlar nal çivisini dahi dışarıdan getiren bir ülkeydik. Bugün ise 100’den fazla ülkeye ihracat yapan tesislerimiz var. Bu hepimizin gurur duyacağı bir tablodur.”

Üretim hattı ziyaret edildi

Programın ardından Seyit Ardıç ile Mustafa Varank ve komisyon üyeleri, fabrikanın üretim hattını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç ve TBMM Sanayi Komisyonu Üyeleri Yiğit Akü iftarında buluştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:40:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-ve-tbmm-sanayi-komisyonu-uyeleri-yigit-aku-iftarinda-bulustu-134144-20260305.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-ve-tbmm-sanayi-komisyonu-uyeleri-yigit-aku-iftarinda-bulustu-134144-20260305.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-ve-tbmm-sanayi-komisyonu-uyeleri-yigit-aku-iftarinda-bulustu-134144-20260305.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hırvatistan Büyükelçisi Cvitanovič’ten ATO’ya ziyaret: Ticaret hacmi için 5 milyar dolar hedefi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-hirvatistan-buyukelcisi-cvitanovicten-atoya-ziyaret-ticaret-hacmi-icin-5-milyar-dolar-hedefi-30365.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-hirvatistan-buyukelcisi-cvitanovicten-atoya-ziyaret-ticaret-hacmi-icin-5-milyar-dolar-hedefi-30365.html</link>
                    <description><![CDATA[Hrvoje Cvitanovič, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. Baran, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ticaret hacmini orta ve uzun vadede 5 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda çalıştıklarını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hırvatistan’ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovič, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Büyükelçilik Müsteşarı Drazen Keser’in de yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler ele alındı.

Ziyarette konuşan Gürsel Baran, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik değil, siyasi, kültürel ve insani boyutlarıyla da güçlü bir zemine sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını ve NATO ile AB üyelik süreçlerinde destek verdiğini hatırlatan Baran, Avrupa Birliği’nin bir parçası olan Hırvatistan ile ekonomik ilişkileri geliştirmeyi önemsediklerini söyledi.

Baran, “2015 yılında 387 milyon dolar seviyesinde olan ticaret hacmimiz, 2025 yılı itibariyle 1 milyar dolara yaklaştı. 2025 yılında Hırvatistan’a 700 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, 214 milyon dolar ithalat yaptık. Bu ivmeyi yeterli görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere koyduğu hedef doğrultusunda ticaret hacmimizi kısa vadede 2 milyar dolara, orta ve uzun vadede ise 5 milyar dolara yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin üretim ve dağıtım kapasitesi ile Hırvatistan’ın AB iç pazarına erişim avantajının birleşmesi halinde karşılıklı ticaretin ve bölgesel tedarik zincirlerinin daha güçlü bir yapıya kavuşacağını ifade eden Baran, Türk firmalarının Hırvatistan’daki yatırımlarının da artmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Türk yatırımcıların turizmden inşaata, lojistikten enerjiye kadar birçok alanda faaliyet gösterdiğini belirten Baran, Türk firmalarının Hırvatistan’daki yatırımlarının yaklaşık 400 milyon avro seviyesinde olduğunu, bugüne kadar üstlenilen müteahhitlik projelerinin toplam bedelinin ise 1,2 milyar dolara ulaştığını söyledi.

“Hırvatistan, AB’ye stratejik giriş noktası”

Büyükelçi Hrvoje Cvitanovič ise Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ilişkilerin tarihsel olarak güçlü olduğunu belirterek, Türkiye’nin ülkesinin kuruluş sürecinde önemli destek verdiğini ifade etti.

Ekonomik iş birliğinin istikrarlı şekilde geliştiğini kaydeden Cvitanovič, Hırvatistan’daki büyük altyapı projelerinden birinin bir Türk inşaat firması tarafından yürütülen, Adriyatik Denizi’nden Macaristan’a uzanan çift hatlı demiryolu projesi olduğunu söyledi. Ayrıca Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanlığı binasının renovasyonunun da bir Türk firması tarafından başarıyla tamamlandığını dile getirdi.

Turizm sektöründe de Türk yatırımlarının Güney Adriyatik’ten kuzeye kadar yayıldığını belirten Cvitanovič, Dubrovnik’te büyük bir resort yatırımı bulunduğunu, enerji alanında ise hidrokarbon arama faaliyetleri kapsamında Hırvat şirketinin Türkiye açıklarında çalışmalar yürüttüğünü ve Türk Petrolleri ile iş birliğinin sürdüğünü ifade etti.

Savunma sanayinde ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve Nurol Makina ile temasların devam ettiğini belirten Cvitanovič, lojistik alanında da iş birliği imkânlarına dikkat çekti. Adriyatik’teki üç limanın Türk lojistik firmalarına Balkanlar, Orta Avrupa ve Batı Avrupa’ya erişim fırsatı sunduğunu kaydeden Büyükelçi, bu sayede yaklaşık 450 milyon nüfusluk pazara ulaşılabileceğini söyledi.

Ankara’nın sağlık ve termal turizm potansiyeline de değinen Cvitanovič, özellikle sağlık ve yaşlı bakım turizmi alanlarında iş birliği için temasların sürdüğünü belirtti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Hırvatistan Büyükelçisi Cvitanovič’ten ATO’ya ziyaret: Ticaret hacmi için 5 milyar dolar hedefi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:50:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/hirvatistan-buyukelcisi-cvitanovicten-atoya-ziyaret-ticaret-hacmi-icin-5-milyar-dolar-hedefi-145125-20260303.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/hirvatistan-buyukelcisi-cvitanovicten-atoya-ziyaret-ticaret-hacmi-icin-5-milyar-dolar-hedefi-145125-20260303.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/hirvatistan-buyukelcisi-cvitanovicten-atoya-ziyaret-ticaret-hacmi-icin-5-milyar-dolar-hedefi-145125-20260303.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gürsel Baran uyardı: Türk üretici rekabette geride kalabilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-gursel-baran-uyardi-turk-uretici-rekabette-geride-kalabilir-30359.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-gursel-baran-uyardi-turk-uretici-rekabette-geride-kalabilir-30359.html</link>
                    <description><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran, Avrupa Birliği’nin (AB), Hindistan ile imzaladığı “Serbest Ticaret Anlaşması (STA)” ve Latin Amerika’ya açılma stratejisi doğrultusunda Güney Ortak Pazarı ile yürüttüğü “Mercosur Bloğu” görüşmelerinin Türk üretici ve ihracatçılarının rekabet gücünü etkileyeceğini kaydederek, “AB’nin Hindistan ile imzaladığı STA ve Güney Ortak Pazarı ile gelişen ilişkileri, Türk üretici ve ihracatçılarını rekabette dezavantajlı duruma getiriyor. Bu süreçte Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önemli” yorumunda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Avrupa Birliği’nin (AB), Hindistan ile imzaladığı “Serbest Ticaret Anlaşması (STA)” ve Latin Amerika’ya açılma stratejisi doğrultusunda Güney Ortak Pazarı ile yürüttüğü “Mercosur Bloğu” görüşmelerinin Türk üretici ve ihracatçılarının rekabet gücünü etkileyeceğini kaydederek, “AB’nin Hindistan ile imzaladığı STA ve Güney Ortak Pazarı ile gelişen ilişkileri, Türk üretici ve ihracatçılarını rekabette dezavantajlı duruma getiriyor. Bu süreçte Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önemli” dedi.

Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada dünya ekonomisindeki gelişmelere değinerek, AB’nin küresel ekonomide riskleri dağıtmaya yönelik hayata geçirdiği yeni ticaret mimarisi ve üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarının Türk ekonomisi açısından doğurabileceği olumsuz etkilere değindi.

ABD’nin serbest piyasa ideolojisinden uzaklaşarak ekonomik güvenliği önceleyen gümrük vergileri gibi önlemleri hayata geçirmesi; Çin’in yapay zekâ, yarı iletkenler ve yeşil enerji teknolojilerinde kat ettiği mesafe ve küresel rekabette elde ettiği üstünlükler ile devam eden Ukrayna-Rusya savaşı gibi etkilerin AB ekonomisini kıskaca soktuğunu belirten ATO Başkanı Baran, özellikle ABD'nin uluslararası ticaret kurallarını devre dışı bırakan uygulamalarının ve kendi sanayisine büyük sübvansiyonlar sağlamasının, Avrupalı şirketleri yer değiştirmeye zorladığını ifade etti.

Avrupa’daki birçok önemli markanın sanayi ve tesislerini ABD ve Çin’e kaydırma planları yaptığını ifade eden Baran, “Avrupa Birliği, sanayisinin ABD’ye yönelmesini ve Çin’e olan bağımlılığını dengelemek için stratejik çeşitlendirme yoluna gidiyor. Bunlardan biri, Hindistan ile yaklaşık 20 yıldır süren müzakerelerini sonuçlandırarak, Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması. Bir diğeri ise, Latin Amerika’ya açılma stratejisi doğrultusunda Mercosur yani, Güney Amerika ülkeleri arasında kurulan Güney Ortak Pazarı ile gelişen ilişkiler. AB, bu blokla anlaşmak için de son aşamaya gelmiş durumda. Özetle, Avrupa artık riskleri dağıtan bir ticaret mimarisi kurmaya çalışıyor. Tüm bu gelişmelerin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının yürürlüğe girme sürecinde gerçekleşmesi de ayrıca kritik. Tüm bu gelişmeler bizi yakından ilgilendiriyor. Bu sürecin olumsuz etkilerini en aza indirmek için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok önemli” dedi.

AB’nin Hindistan’la imzaladığı “Serbest Ticaret Anlaşması” ile yaklaşık 2 milyar nüfuslu dev bir pazara açıldığını ve Gümrük Birliği gereği, Hindistan menşeli ürünlerin Türkiye’ye de AB üzerinden sıfır gümrükle girebilme ihtimalinin söz konusu olduğunu kaydeden Baran, “Buna karşın Türk ihracatçısı Hindistan pazarına girmek istediğinde, gümrük duvarıyla karşı karşıya kalacak. Ayrıca Hindistan, sahip olduğu nüfusla bir pazar olmanın yanı sıra; AB sermayesi için ülkemize rakip bir üretim üssü haline de gelebilir” dedi.

Baran, AB’nin, Hindistan ile olduğu gibi, Mercosur bloğuyla da “Serbest Ticaret Anlaşması” imzalamasının ve bunun sonucunda Güney Amerika’dan gelebilecek ucuz et, tarım ürünü ve endüstriyel hammaddelerin; AB pazarına entegre olan Türk tarım ve sanayi sektörünü fiyat rekabetinde zorlayabileceğini de kaydetti.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ve ilgili bakanların gereken müzakereleri gerçekleştirerek, tarım ve hayvancılık sektörünün kapsama alınması da dâhil olmak üzere, revize taleplerini masaya koyduğunu ifade eden ATO Başkanı Baran, “Bunlar çok kıymetli çalışmalar, ancak geldiğimiz noktada AB ile ilişkilerimizde, vize konusu başta olmak üzere, pek çok sıkıntı yaşıyoruz. Malların serbest dolaşabildiği yerde, o malı üreten ve ticaretini yapana aynı hak tanınmaması kabul edilebilir bir durum değil. Avrupa Birliği ile Türkiye’nin ilişkisi başlangıcından bu yana bir denge gözetilerek gelişmiştir. Bundan sonra da bir tarafın lehine ya da aleyhine şekillenmesi söz konusu olamaz” dedi.

ATO Başkanı Baran konuşmasına, Yönetim Kurulu'nun faaliyetlerine ilişkin konularla devam etti. Baran, toplantının ardından meclis üyeleri ile iftarda bir araya geldi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gürsel Baran uyardı: Türk üretici rekabette geride kalabilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:39:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-uyardi-turk-uretici-rekabette-geride-kalabilir-144102-20260228.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-uyardi-turk-uretici-rekabette-geride-kalabilir-144102-20260228.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-uyardi-turk-uretici-rekabette-geride-kalabilir-144102-20260228.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası’nda ana gündem ‘yeşil dönüşüm’]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-ana-gundem-yesil-donusum-30354.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-ana-gundem-yesil-donusum-30354.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katılan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Yeşil dönüşüm ana gündemimiz” mesajı verdi…]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticarette değişen dengelerden Türkiye ekonomisindeki gelişmelere, yeşil dönüşümden sanayide istihdam ve eğitim politikalarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulundu.

ASO Başkanı Seyit Ardıç konuşmasına, Ramazan ayının tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini temenni ederek başladı. Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma duygularının güçlendiği, birlik ve beraberliğin pekiştiği özel bir zaman olduğunu hatırlatan Başkan Ardıç, “Biz Ankaralı sanayiciler üreterek ülkemizin kalkınmasına güç verirken, manevi değerlerimize ve dayanışma kültürümüze katkı sunmayı da görev biliyoruz. İşte bu ruhla, 40 Meslek Komitemizin değerli katkılarıyla Sincan'da kurduğumuz iftar çadırımızda Ramazan'ın sıcaklığını vatandaşlarımızla paylaşıyoruz. Komite Üyelerimize bu değerli katkılarından dolayı gönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu birlik ve beraberlik ruhu, sadece Ramazan'da değil, her dönemde karşılaşacağımız zorlukları aşarken de en büyük gücümüz olacak” dedi.

“Sanayicimizin üretim çarklarının durmaması hayati önem taşıyor”

Küresel gelişmelere değinen Başkan Ardıç, dünya ticaretinin kural setinin değiştiğine dikkat çeken Başkan Ardıç, Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi yeni nesil ticaret kurallarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Yeni düzene uyum sağlanmaması durumunda pay kaybı yaşanacağı uyarısında bulunan Başkan Ardıç, “Artan enerji ve işçilik maliyetleri, finansmana erişimdeki zorluklarla birleşince işletmelerimizin üzerindeki yük iyice artıyor. Sanayicimizin üzerindeki bu yükün hafifletilmesi, üretim çarklarının durmaması için hayati önem taşıyor. Bu iki dalgayı aynı anda yönetemezsek rekabet gücümüz aşınır” ifadelerini kullandı.

Son dönemde küresel ticaret yeniden yapılandığına, ABD-Çin hattında doğrudan ticaret zayıflarken, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya, Avrupa Birliği ve diğer ara merkezler üzerinden yeniden kurgulandığına dikkat çeken Başkan Ardıç, Ticaret ve tedarik zincirleri yön değiştiriyor, yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile başka ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Yani ticaret yeni güzergâhlardan ilerliyor. Mal aynı limana gidiyor; ama pasaportu, aktarması ve kontrol noktaları değişiyor. Kısacası, ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi” değerlendirmesinde bulundu.

Bu dönüşümün en somut örneklerinden birinin Avrupa Birliği ile Hindistan arasında yapılan Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu belirten Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Bu anlaşma, küresel ticaretin rotasını ve rekabetin kurallarını yeniden yazacak ölçekte. AB-Hindistan STA’sı, sanayi ürünlerinde tarifelerin kademeli düşürülmesi ve ticaretin kolaylaştırılmasıyla AB pazarındaki rekabet koşullarını kökten değiştirecek. Asıl kritik nokta ise bu ivmenin üçüncü ülkeler üzerindeki etkisi. AB'nin tedarikçi havuzu genişledikçe, tedarikçiler arasındaki rekabet daha da sertleşecek. Yakın dönemde AB pazarında Hindistan menşeli ürünlerin maliyet ve ölçek avantajıyla daha güçlü konuma gelmesi olası. Anlaşmayla birlikte önümüzdeki 5-10 yıl içinde makine, elektrik ekipmanları, uzay ve uçak araçları, optik tıbbi cihazlar, plastik, kimyasallar, motorlu taşıtlar, demir-çelik ve ilaç gibi birçok sektörde gümrük vergileri sıfırlanacak. Bu gelişme, Avrupalı üreticilere daha geniş bir tedarikçi ağı sunarken, bizim gibi üçüncü ülkelerin rekabetini doğrudan etkileyecek.&nbsp; Bu tablo, Türkiye için yeni bir rekabet ortamı doğuruyor: Kurallar değişiyor, rakipler çoğalıyor ve bekleyenin değil, adapte olanın kazandığı bir dönem başlıyor. İşte bu nedenle AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması, Türkiye'nin sanayisini ve rekabet gücünü doğrudan ilgilendiren stratejik bir gelişmedir.”

Türkiye’nin 2025 sonu itibarıyla AB ile 232 milyar doları aşan ticaret hacmiyle Birliğin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda olduğunu hatırlatan Ardıç, Hindistan’ın bu pazara dahil olmasının rekabeti artıracağını söyledi. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği’nden kaynaklanan asimetrik etkiye dikkat çeken Başkan Ardıç, konuşmasına şöyle devam etti:

“Hindistan ürünleri AB'ye kolay girerken, bizim Hindistan pazarına aynı avantajlarla erişmemiz mümkün görünmüyor. Bu tablo, özellikle fiyat rekabetinin yüksek olduğu sektörlerde yerli üreticimiz üzerinde ciddi baskı oluşturabilir. Bu anlaşma, küresel ekonomide yeni bir dönemin işaretidir: Düşük tarifeden çok yüksek standartların, ucuz maliyetten çok yüksek uyumun belirleyici olduğu bir dönem. Türkiye bu sürecin dışında kalamaz, kalmamalıdır. Bu nedenle çağrımız nettir. Bir yandan Gümrük Birliği güncellenmeli ve üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye'ye etkilerini dengeleyecek mekanizmalar süratle devreye alınmalı; diğer yandan "ticaret sapması" riskine karşı menşe kuralları ve ilgili hukuki araçlar teknik ve sağlam bir zeminde işletilmelidir. Mesele sadece bir dış ticaret başlığı değil; üretimimiz, yatırımlarımız, istihdamımız ve uzun vadeli sanayi rekabet gücümüzdür.”

2,5 yılı aşkın süredir enflasyon başta olmak üzere ekonomik zorluklarla mücadele edildiğini belirten Ardıç, ilerleme sağlanmış olsa da hane halkı refahı ve sanayicinin üretim koşulları bakımından hedeflenen seviyeye ulaşılamadığını ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik ortamında firmaların yatırım yerine nakit dengesini korumaya yöneldiğini, şirketlerin bilanço resesyonu riskiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Başkan Ardıç, “Bu ortamda faiz indirimi tek başına bir anlam ifade etmiyor; çünkü mesele kredi maliyeti değil, ayakta kalma refleksi. Şirketlerimiz adeta fırtınada gemilerini korumaya çalışıyor. Peki, bu fırtınayı nasıl atlatacağız? Bir taraftan enflasyonla mücadele ederken, bir taraftan da şirketlerimizin bilanço onarımına sıkışıp kalmaması için üretimi önceleyen, arz yönlü politikaları süratle devreye almak zorundayız. Mevcut programın sanayi ve tarımda üretimi baskılayan yapısı riski büyütüyor. Unutmayalım: Üretim ve ihracat zayıflarsa, enflasyon bu kez arz yönlü yeni bir şokla artabilir” dedi.

Sanayi üretiminde 2025 başından bu yana yataya yakın bir seyir izlendiğini, yıllık ortalama artışın yüzde 2,2’de kaldığını belirten Ardıç, “Aralık'ta 49,1 olan PMI, Ocak'ta 48'e geriledi ve 22 aydır eşik değer olan 50’nin altında. Faaliyet koşullarındaki bozulma son üç ayın en belirgin seviyesinde. Bu tablo sanayi istihdamına da yansıyor. TÜİK'in 2025 4. çeyrek verilerine göre sanayide istihdam son bir yılda 282 bin kişi azalarak 6 milyon 531 bine geriledi. İstihdamın %59,3'ü hizmetlerde, %20'si sanayide, %13,8'i tarımda. Bu dağılım, istihdamın hizmetlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Oysa sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde yaratılabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece "toplam sayı" üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız” diye konuştu.

“Çözüm; rekabet gücünü artırmak”

Dış ticaret verilerine de değinen Ardıç, Ocak 2026’da ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 azaldığını, ithalatın ise yüzde 0,03 arttığını söyledi. Başkan Ardıç, “İhracat birim değer endeksi Eylül'den bu yana yükseliyor; Aralık'ta artış %13. Ancak bu durum bizi yanıltmasın. Bu artış, rekabet gücünden değil, euro/dolar paritesindeki yükselişten kaynaklanıyor. İhracatımızın 2025'te 273,4 milyara ulaşmasında parite etkisini göz ardı etmemeliyiz. İthalat tarafında ise Aralık'ta birim değer endeksi %4,2, miktar endeksi %6,3 arttı. Yani daha pahalıya daha fazla alıyoruz. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm; rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamaktır” dedi.

“Temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor”

Yeşil dönüşümün bir “iyi niyet hikayesi” olarak değil rekabet gücü ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından konuşulması gerektiğini belirten Ardıç, “Dünya ticaretinde artık fiyat kadar, hatta bazen fiyattan daha fazla karbon ayak izi konuşuluyor. Biz ‘sonra bakarız’ dersek, pazar ‘başkasına bakarım’ diyor. Önce çıtayı net koyalım. İhracatımızın %42'si AB'ye, %57'si Avrupa kıtasına gidiyor. Bu oran, yeşil dönüşümün neden ana gündemimiz olduğunu tek başına anlatıyor. Karbon artık bir çevre kavramı değil, doğrudan bir maliyet kalemi. Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatlamasında ton başına 80 Euro seviyeleri referans alınıyor” diye konuştu.

“Rekabet emisyon performansıyla da ölçülüyor”

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026'da başladığına değinen Ardıç, “Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde AB pazarına girişte yeni bir gerçeklik oluşuyor. Avrupa artık ithal edeceği ürün için ‘kaç Euro?’nun yanında "kaç ton karbon?" diye soruyor. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor. Bu işi doğru yönetirsek bizim için daha verimli üretim, daha düşük enerji maliyeti, daha güçlü marka ve daha kalıcı pazar demektir. Sanayimizi yeşil bir ormana dönüştürmek gibi köklerimizi güçlendirerek büyümektir. Sanayimizi yeşil dönüşüme uyumlu hale getirerek ihracatımızı güvence altına almalı, rekabetçiliğimizi güçlendirmeli ve ülkemizi bu yeni dönemde oyun kuran ülkeler arasına taşımalıyız” dedi.

Başkan Ardıç, “Ankara Sanayi Odası olarak üyelerimizin sadece öz kaynaklarına bağımlı kalmadan yeşil fonlara, uluslararası finansman kaynaklarına ve devletimizin seçici kredi mekanizmalarına erişimini kolaylaştıracak rehberlik süreçlerini önceliklendiriyoruz. İlgili bakanlıklar ve Avrupa Birliği Delegasyonu ile istişare toplantısı düzenleyeceğiz. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uyum rehberimiz tamamlanmak üzere; Mart ayında ihracatçı üyelerimizin süreçten etkilenme düzeyini ortaya koyacak kapsamlı raporumuzu yayımlayacağız. Eğitim, yol haritası ve karbon ayak izi hesaplama desteklerimizle sanayicilerimizi bu dönüşümde yalnız bırakmıyoruz. TÜBİTAK, Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı kapsamında firma özelinde analiz, yol haritası, karbon ayak izi hesaplaması gibi araçlarla destek oluyoruz. Yani üyelerimizin yanındayız. Yeşil dönüşüm için yaptığımız projeye firmalarımızdan daha fazla katılım bekliyoruz. Bir kez daha hatırlatıyorum ki, TÜBİTAK maliyetin yüzde 90’ını karşılıyor” diye konuştu.

Konuşmasının son bölümünde insan kaynağının önemine değinen Ardıç, üniversite mezunları ile iş gücü piyasası arasındaki beceri uyuşmazlığının temel sorun olduğunu söyledi. Türkiye'de 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrenci olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“Peki mezunlarımız iş bulabiliyor mu? Bulduğu iş eğitim aldığı alanla örtüşüyor mu? TÜİK'e göre 2025'te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı %69,4, ancak kendi alanında çalışma oranı sadece %56,1. Yani her iki mezundan biri okuduğu alanda çalışmıyor. Eurostat verilerine göre Türkiye, üniversite mezunu işsizliğinde %10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalaması ise %4,9. Ülkemizde üniversite mezunu işsizliği genel işsizliğin üzerinde. Temel sorun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı. Uluslararası göstergelere göre işverenlerimizin %72'si aradığı nitelikte çalışan bulamıyor. Çok ilginçtir ki hem diploma bolluğunu hem de yetenek kıtlığını aynı anda yaşıyoruz. Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün Hukuk Fakülteleri Raporu, sayısal artışın kaliteyi nasıl düşürdüğünü gösteriyor: 89 hukuk fakültesinin 67'si son 25 yılda kurulmuş. Avukat sayımız 1998'de 36 bin iken 2024'te 199 bini aşmış, 26 yılda 5 kat artmış. Avukat başına düşen nüfus 15 yılda 1095'ten 430'a gelmiş. Yani 430 kişiye bir avukat düşüyor ülkemizde. Evet, üniversiteye erişim ve mezun sayısı arttı. Peki bu artış, niteliği ve mesleki sürdürülebilirliği de aynı ölçüde artırdı mı?”

Yükseköğretim sayı yarışı olmadığını, kalkınmanın nitelikli insan kaynağıyla, sahaya hazır mezunlarla ve sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilerle mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “Yükseköğretim diplomalı işsizler ordusu değil; bilgi, beceri ve araştırma ekosistemini inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

TOBB Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı’nda YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın üniversite kontenjanlarının azaltılacağı yönündeki açıklamalarını çok değerli bulduğunu belirten Başkan Ardıç, “Sayın Özvar, iş gücü piyasasında karşılığı zayıflayan programların kontenjanlarının düşürüleceğini, uygulamalı programlara kontenjan vermeye devam edeceklerini söyledi. Kamuoyu oluşturmak için defalarca gündeme getirdiğimiz bir konuda somut adımların atılması ülkemiz adına sevindirici. Ancak sadece kontenjan düşürmek yetmez; bu süreci, sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman profilini yetiştirecek müfredat reformlarıyla desteklemeliyiz. Atılan bu adımın, üretimde ihtiyacımız olan nitelikli insan kaynağı sorunumuza çözüm olmasını bekliyoruz” dedi. Başkan Ardıç, üretimin, sanayinin ve sahanın sesine kulak verilerek yapılan bu planlamalardan dolayı YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar'a teşekkür etti.

TOBB Türkiye Sektör Meclisi yapılanmasının eğitimden sağlığa, sanayiden ticarete, turizmden tarıma kadar 69 ayrı sektörün nabzını tutan, sahadaki sorunları doğrudan tespit eden ve çözüm önerilerini karar alıcılara taşıyan güçlü bir istişare mekanizması olduğunu belirten Başkan Ardıç, “Bu yapı, özel sektör ile kamu arasında sadece bir temas noktası değil; ortak aklın kurumsallaştığı, politika üretiminin somut çıktıya dönüştüğü stratejik bir köprüdür. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na; sektörlerimizin ortak görüş etrafında buluşmasına, kamu-özel iş birliğinin güçlenmesine ve reform süreçlerine katkı sunan bu vizyoner yapılanma için şükranlarımı arz ediyorum” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası’nda ana gündem ‘yeşil dönüşüm’ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 12:04:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-ana-gundem-yesil-donusum-151024-20260225.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-ana-gundem-yesil-donusum-151024-20260225.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-ana-gundem-yesil-donusum-151024-20260225.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Fethi Yaşar GİMAT'ta: Vatandaş dar boğazdan geçiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-fethi-yasar-gimatta-vatandas-dar-bogazdan-geciyor-30350.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-fethi-yasar-gimatta-vatandas-dar-bogazdan-geciyor-30350.html</link>
                    <description><![CDATA[Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Ramazan Ayı nedeniyle Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ankara Toptancıları (GİMAT) yönetimi ve esnafını ziyaret etti. GİMAT esnafını ziyaret ederek hayırlı işler dileyen Yaşar, “Vatandaş ekonomik olarak çok zor durumda. Bu ekonomik çıkmazdan vatandaş kadar esnaf ve üretici de etkileniyor” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Esnaf ziyaretleri öncesinde GİMAT Yönetim Kurulu Başkanı Recai Kesimal’ı makamında ziyaret eden Başkan Yaşar, “Vatandaşlarımız uzun süredir ekonomik olarak dar boğazdan geçiyor. Alım gücü fazlasıyla düşmüş durumda. Devletin yetkili organlarının bir an önce tasarruf etmeye tepeden başlaması, gerekli önlemleri alması ve bunları uygulayacak yasal düzenlemeleri yapması gerekiyor. Ekonominin kötü olması yalnızca vatandaşı değil esnafı, üreticiyi ve sanayiciyi de derinden etkiliyor. Cennet ülkemiz böylesine karanlık ve umutsuz günleri yaşamayı hak etmiyor. Gerçekçi politikalar ve dışa bağımlılık yerine üretimi ülke geneline yayarak bu zor günleri atlatacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

Aydınlık yarınlar için üretmek zorundayız

Yenimahalle’de yapılan çalışmalardan da bahsederek konuşmasını sürdüren Başkan Yaşar, “Ekonominin böylesine sıkıntılı bir sürece girmesi yerel yönetimleri de zor durumda bırakıyor. Maliyetlerde yaşanan büyük artış, gelirlerin aynı seviyede artış göstermemesi belediyelerin belini büktü. Yenimahalle Belediyesi olarak kullandığımız elektriğin yarısını güneş enerjisinden karşılıyoruz. Bu sayede enerji maliyetimizi büyük oranda azaltıyoruz.&nbsp; Bu yıl yapacağımız yeni yatırımlarla enerjimizin tümünü yenilenebilir enerjiden karşılamayı planlıyoruz. Bu güzel ülke hepimizin. Ülkemizin aydınlık geleceği için hep birlikte üretmek ve çalışmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Ziyaret sonrasında GİMAT bölgesinde bulunan esnafları ve unlu mamül üretimi yapan işletmeleri ziyaret eden Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, esnaflara hayırlı işler diyerek bol kazançlar diledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ Fethi Yaşar GİMAT'ta: Vatandaş dar boğazdan geçiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:24:55 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/fethi-yasar-gimatta-vatandas-dar-bogazdan-geciyor-122619-20260225.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/fethi-yasar-gimatta-vatandas-dar-bogazdan-geciyor-122619-20260225.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/fethi-yasar-gimatta-vatandas-dar-bogazdan-geciyor-122619-20260225.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkent Market ve Mobil Marketlerle yüzde 100 yerli besi et satışı sürüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-baskent-market-ve-mobil-marketlerle-yuzde-100-yerli-besi-et-satisi-suruyor-30345.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-baskent-market-ve-mobil-marketlerle-yuzde-100-yerli-besi-et-satisi-suruyor-30345.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayıyla birlikte Başkent Market ve Mobil Marketler aracılığıyla yüzde 100 yerli besi et ürünlerini Ankaralılarla buluşturmayı sürdürüyor. Dört günde toplam 15 bin 122 kilogram et satışı gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sağlıklı ve kaliteli ürünleri uygun fiyatla vatandaşlara ulaştırma hedefi doğrultusunda Başkent Market ve Mobil Market uygulamalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde faaliyet gösteren Başkent Marketler ve Mobil Marketler aracılığıyla Ramazan ayı boyunca Başkentin dört bir yanında et satışı gerçekleştiriliyor.

Ramazan’ın ilk günü olan 19 Şubat Perşembe günü başlayan satışlarda, yalnızca dört günlük sürede toplam 15 bin 122 kilogram et satışı yapıldı. Uygulama, hem yerli üreticiyi desteklemeyi hem de vatandaşların uygun fiyatla güvenilir ürüne erişimini sağlamayı amaçlıyor.

Ankara’nın dört bir yanında satış

GİMAT, Batıkent, Sıhhiye, Kızılay, ASKİ, ABB, Etimesgut, Mamak, Şafaktepe ve Ulus Hali Başkent Market şubeleri ile Gökkuşağı Fabrika Satış Mağazası ve 3 Başkent Mobil Market’te yüzde 100 yerli besi et ürünleri 10.00-17.00 saatleri arasında satışa sunuluyor.

Cebeci Dörtyol, Turkuaz TOKİ ve Gölbaşı’nda hizmet veren Mobil Marketler;
25 Şubat Çarşamba günü Elmadağ ilçe merkezi, Hasanoğlan ve Güvenpark’ta,
26 Şubat Perşembe günü Kalecik, Çubuk ve Altındağ Hüseyingazi Mahallesi’nde,
27 Şubat Cuma günü ise Akyurt, Pursaklar ve Altındağ Hüseyingazi Mahallesi’nde satış gerçekleştirecek. Mobil Marketlerin güncel satış noktaları sosyal medya hesapları üzerinden duyuruluyor.

Üretici kooperatiflerden tedarik

Kahramankazan, Çubuk, Kızılcahamam ve Ayaş’taki üretici kooperatiflerinden temin edilen yüzde 100 yerli besi et ürünleri, Ankara’daki kesimhanelerde veteriner hekim kontrolünde kesiliyor. Ürünler, antemortem ve postmortem muayenelerden geçirildikten sonra satışa sunuluyor.

Ankara Halk Ekmek Fabrikası Sorumlu Veteriner Hekim Mutlu Ergün, sürece ilişkin olarak,
“Ankaralı besi üreticilerimizin hayvanlarını, Ankara’ya yakın olan mezbahanelerde İslami koşullara uygun olarak kurumumuz veteriner hekimlerinin muayenesinin ardından hijyenik koşullarda vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Ankara halkı bize güvendiği için alışverişe geliyor” dedi.

Vatandaş yerli besiyi tercih ediyor

Kızılay Başkent Market Şubesi ile Gölbaşı ve Cebeci Dörtyol Mobil Marketlerde alışveriş yapan vatandaşlar memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi:


	
	İbrahim Akgül: “Belediye daha güvenilir olduğu için burayı tercih ediyoruz. Her zaman geldiği zaman alıyoruz.”
	
	
	Suzan Ergin: “Geçen sene de aldım memnundum. Bu sene de kuyruğa durdum. Her yere göre uygun.”
	
	
	Fikret Akliman: “Güzel bir uygulama. Emekliler zaten ete falan hasret kaldı. Allah razı olsun başkanımızdan. Belediye olduğu için güvenilir.”
	
	
	Metin Çelik: “Çok uygun, çok güzel. Mansur Başkan’ımıza teşekkür ederiz.”
	
	
	Muhittin Demirkan: “Mansur Başkan’a teşekkür ederiz. Mübarek günde faydalanıyoruz bu hizmetten, Allah razı olsun. Fiyatları market fiyatlarına göre çok iyi.”
	
	
	Leyla Yıldırım: “Öncelikle Mansur Başkan’ıma güveniyorum. Güvendiğim için tercih ediyorum satışı görür görmez hemen geldim. İthal et olmadığından emin olduğum için alışveriş yapıyorum. Teşekkür ediyorum.”
	
	
	Nergis Ular: “İlk defa gördüm, hoşuma gitti, etleri beğendim ve aldım. Öncelikle fiyat uygun, hizmet ayağımıza gelmiş daha ne olsun.”
	
	
	Hülya Kaya: “Büyükşehir kötü bir şey yedirmez bize. Buraya devamlı geliyorum, buraya güveniyorum, güler yüzlü personeli var.”
	
	
	Aynur Yılmaz: “Başkent Market hem uygun hem kaliteli. Diğer yerlerde et ithal ya da etin nasıl olduğunu bilmiyoruz. Bu desteklere ihtiyacımız var emekliyiz. Ramazan boyunca gelip almak istiyorum. Benim için çok iyi.”
	
	
	Muzaffer Apaydın: “Ben süreli müşterisiyim hep buradan alışveriş yapıyorum. Geçen yılda et satışı yapmıştı Büyükşehir bu yılda satış var. Çok güzel bir hizmet. Tüm et çeşitlerini aldım. Burası temiz ve kooperatif ürünleri satılıyor. Fiyatlar güzel, alınan ürünlerde güzel. Personel de güler yüzlü hizmet veriyor. Kasap olarak hep burayı kullanıyorum. Ayrıca etin yerli olması da bizim için avantaj.”
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Başkent Market ve Mobil Marketlerle yüzde 100 yerli besi et satışı sürüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:36:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/baskent-market-ve-mobil-marketlerle-yuzde-100-yerli-besi-et-satisi-suruyor-153839-20260224.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/baskent-market-ve-mobil-marketlerle-yuzde-100-yerli-besi-et-satisi-suruyor-153839-20260224.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/baskent-market-ve-mobil-marketlerle-yuzde-100-yerli-besi-et-satisi-suruyor-153839-20260224.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarihi zirve: Liderler Batum’da diplomasi ve yatırım köprüsü kurdu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-tarihi-zirve-liderler-batumda-diplomasi-ve-yatirim-koprusu-kurdu-30304.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-tarihi-zirve-liderler-batumda-diplomasi-ve-yatirim-koprusu-kurdu-30304.html</link>
                    <description><![CDATA[KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımıyla Gürcistan’ın Batum kentinde düzenlenen LOB’İN Leaders Of Branding Intelligence Summit, Türkiye–Gürcistan–AB hattında yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarını gündeme taşıdı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LOB’İN International öncülüğünde, Başkan Fahri Ustaoğlu liderliğinde Gürcistan’ın Batum kentinde gerçekleştirilen LOB’İN Leaders Of Branding Intelligence Summit, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri Avrupa Birliği perspektifiyle yeniden değerlendiren önemli bir buluşmaya sahne oldu.

09–10 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen organizasyona, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı. Türkiye’nin önde gelen iş insanları ve sivil toplum temsilcileri, program kapsamında Batum’da bir araya gelerek temaslarda bulundu.



Yatırım fırsatları ve ab süreci masaya yatırıldı

Yoğun geçen program boyunca Batum’daki güncel yatırım fırsatları yerinde incelendi. Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve bu sürecin Türkiye iş dünyasına olası etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Toplantılarda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne açılan bir köprü olma potansiyeli üzerinde durulurken; yatırımcıların ürünlerini Avrupa pazarına daha rahat sunabilmeleri için sunulan imkanlar ele alındı. Türkiye–Gürcistan–AB üçgeninde iş kurma, büyütme ve ortaklık modelleri tüm yönleriyle masaya yatırıldı.

“Bu buluşma stratejik bir adımdır

Organizasyonun yalnızca bir iş gezisi olmadığını vurgulayan LOB’İN International Başkanı Fahri Ustaoğlu, programın bölgesel kalkınmaya yön veren stratejik bir platform niteliği taşıdığını ifade etti.

Ustaoğlu, “Bu buluşma, Türk iş dünyasının küresel arenadaki gücünü Gürcistan üzerinden Avrupa’ya taşıma kararlılığının göstergesidir. KKTC 5. Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın vizyoner liderliği, bu hedeflere ulaşmamızda en büyük ilham kaynağımız olmuştur” dedi.



Ersin tatar’ın mesajları yankı uyandırdı

Deneyimli devlet adamı Ersin Tatar, program kapsamında iş insanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Sergilediği çözüm odaklı ve ileri görüşlü yaklaşım, katılımcılar tarafından takdirle karşılandı.

Tatar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticari köprülerin güçlendirilmesi ve KKTC’nin bölgesel ekonomik entegrasyondaki rolüne ilişkin değerlendirmeleriyle dikkat çekti.

“Bizler sadece bir ülkenin değil, aynı medeniyetin temsilcileriyiz. Kıbrıs’tan Kafkaslar’a uzanan bu iş birliği hattı, hepimizin geleceğini aydınlatacaktır” sözleri salonda güçlü bir etki bıraktı.

Kıbrıs’ta tarım ve enerji yatırımları öne çıktı

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de Kıbrıs’ta enerji ve tarım yatırımları oldu. Görüşmelerde, Gürcistan’ın verimli topraklarının Türk teknolojisiyle buluşturulması ve yenilenebilir enerji alanında ortak projeler geliştirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

Bu yatırımların, iki ülke arasındaki ticaret hacmine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlaması hedefleniyor.

İş dünyasından geniş katılım

Zirveye; Yahya Akceylan, İsmail Aktaş, Mehmet Onurlu, Ali Cerit ve iş insanı Adnan Yetkin Başda başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

Ayrıca Adjarian İzci Hareketi Organizasyon Federasyonu Başkanı Shorena Lomadze ve Kültür Koordinatörü Meri Diasamidze de program süresince Türk iş insanlarına destek verdi.

Dostluk ve iş birliği mesajlarıyla tamamlandı

11 Şubat 2026 tarihinde karşılıklı iyi dilek ve temennilerle sona eren programın, Türkiye–Gürcistan–KKTC hattında ticari ilişkiler açısından yeni bir dönemin kapısını araladığı değerlendirildi.

Katılımcılar, Fahri Ustaoğlu ve Ersin Tatar liderliğinde gerçekleşen bu buluşmanın, bölgesel iş birliğini güçlendirecek kalıcı adımlara zemin hazırladığı görüşünde birleşti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarihi zirve: Liderler Batum’da diplomasi ve yatırım köprüsü kurdu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 12:41:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tarihi-zirve-liderler-batumda-diplomasi-ve-yatirim-koprusu-kurdu-154438-20260215.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tarihi-zirve-liderler-batumda-diplomasi-ve-yatirim-koprusu-kurdu-154438-20260215.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tarihi-zirve-liderler-batumda-diplomasi-ve-yatirim-koprusu-kurdu-154438-20260215.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan enflasyon yorumu: Beklentimiz tek haneler]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-enflasyon-yorumu-beklentimiz-tek-haneler-30276.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-enflasyon-yorumu-beklentimiz-tek-haneler-30276.html</link>
                    <description><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran, TÜİK tarafından açıklanan ekonomik verileri değerlendirdi: "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerinin yıllık olarak yüzde 30,89 seviyesinde gerçekleşerek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 32’lik yılsonu tahmininin altında kalması, enflasyonla mücadelede izlenen politikaların doğru yönde ilerlediğini göstermesi açısından önemli. Bu veriler, uygulanan ekonomi politikalarının etkilerinin kademeli olarak görülmeye başladığını işaret ediyor. Elbette beklentimiz enflasyonda tek haneleri görebilmek."]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Enflasyon, ekonomideki tüm dengeleri doğrudan etkileyen bir unsur. Üretim maliyetlerinden yatırım iştahına, finansman koşullarından istihdama kadar pek çok konuyu etkiliyor. Bu açıdan bugün açıklanan enflasyon verisi geleceğe dair umut da veriyor.


İş dünyamızın temel beklentisi, enflasyonla mücadelede kararlılığın korunmasıyla birlikte, reel sektörü destekleyen, üretimi ve istihdamı kollayan politikaların devreye alınması, kredi maliyetlerinin makul seviyelere gerilemesi, işletmelerin nakit akışını rahatlatacak düzenlemelerin hayata geçirilmesidir.

Öte yandan, fiyat istikrarını kalıcı hale getirecek asıl unsurun yapısal reformlar olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Verimliliği yükselten, rekabeti güçlendiren ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekleyen her adım, enflasyonla mücadeleyi daha sağlam bir zemine taşıyacaktır.

Bundan sonraki süreçte, elde edilen bu kazanımın korunması ve kalıcı refaha dönüştürülmesi için, dengeyi gözeten, istişareye dayalı ve kapsayıcı ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürülmesini temenni ediyor, Ankara Ticaret Odası olarak bu süreçte üzerimize düşeni yapacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum."

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan enflasyon yorumu: Beklentimiz tek haneler - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 14:32:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-enflasyon-yorumu-beklentimiz-tek-haneler-173403-20260105.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-enflasyon-yorumu-beklentimiz-tek-haneler-173403-20260105.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-enflasyon-yorumu-beklentimiz-tek-haneler-173403-20260105.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye ile Portekiz Ankara Sanayi Odası'nda ticari yatırımları konuştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-turkiye-ile-portekiz-ankara-sanayi-odasinda-ticari-yatirimlari-konustu-30247.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-turkiye-ile-portekiz-ankara-sanayi-odasinda-ticari-yatirimlari-konustu-30247.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası ile Portekiz’in Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen “Portekiz Ülke Günü” etkinliği ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İki ülke arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarının değerlendirildiği toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Avrupa ekonomisinde Portekiz’in yenilikçi ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle tamamlayıcı bir yapı oluşturmaktadır” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası ile Portekiz’in Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde, "Portekiz'de Ticaret ve Yatırım Fırsatları" temalı&nbsp;Portekiz Ülke Günü etkinliği ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleşti. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Portekiz’in Ankara Büyükelçisi Maria Virginia Mendes Da Silva Pina, ASO Yönetim Kurulu Üyesi Halit Erol, ASO Genel Sekreter Yardımcıları Oktay Yaman ve Dr. Ahmet Dinçer, büyükelçilik yetkilileri ve çok sayıda ASO Üyesi sanayici katıldı. Toplantıda İki ülke arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarının değerlendirilerek katılımcıların soruları yanıtlandı.

“TÜRKİYE İLE PORTEKİZ BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN BİR YAPI OLUŞTURUYOR”

Toplantının açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ile Portekiz’in çok kültürlü miras ve Akdeniz’e özgü ortak değerler sayesinde doğal bir yakınlığa sahip olduğunu belirtti.

Portekiz’in Avrupa ekonomisindeki yenilikçi, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımının Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle tamamlayıcı bir yapı oluşturduğunu ifade eden Başkan Ardıç, “Bu uyum, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin büyümesine katkı sağlarken; yenilenebilir enerji, savunma, lojistik, turizm ve dijital dönüşüm gibi alanlarda iş birliği fırsatlarını güçlendirmektedir” dedi.

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda ivme kazandığını dile getiren Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Portekiz’in, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekleyen ülkeler arasında yer alması, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizin gelişimine ayrı bir güç katmaktadır. Ticaret hacmimiz de bu olumlu tabloyu net biçimde yansıtmaktadır. 2024 yılında Portekiz’e ihracatımız 1,6 milyar dolar, ithalatımız ise 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ve Portekiz’in birbirini tamamlayan ekonomik yapıları; makine, otomotiv, elektrik–elektronik, ambalaj–kâğıt sektörleri, lojistik, yenilenebilir enerji, turizm ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni iş birliği olanaklarını gündeme getirmektedir. Portekiz’in Avrupa Birliği içindeki stratejik konumu, yüksek yaşam standardı ve yenilenebilir enerji yatırımlarındaki başarısı; ülkemizin geniş ölçekli üretim gücü, sanayi çeşitliliği ve mühendislik kabiliyeti ile büyük bir uyum göstermektedir.”

“ANKARA İLE PORTEKİZ ARASINDAKİ TİCARETİN SEKTÖR ÇEŞİTLİLİĞİ YÜKSEK”

Ankara’nın Portekiz’e olan dış ticaretinin yükselen bir grafik çizdiğine dikkat çeken Başkan Ardıç, 2020’de 41 milyon dolar olan ticaret hacminin 2024’te 111 milyon dolara yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Geçen yıl Ankara’dan Portekiz’e gerçekleştirdiğimiz ihracat 58,3 milyon dolar, Portekiz’den ithalatımız ise 53,1 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. Ankara, son iki yıldır Portekiz ile ticarette fazla veren bir konuma gelmiştir. Bu tablo, Ankara ile Portekiz arasında ticaretin sektör çeşitliliği yüksek, dengeli ve istikrarlı bir yapıda seyrettiğini göstermektedir.”

“ASO TEKNOLOJİ ÜSSÜ’NDE PORTEKİZLİ FİRMALARIN DA YER ALMASI YENİ FIRSATLAR OLUŞTURACAK”

Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekare alanda kurulacak olan ASO Teknoloji Üssü hakkında bilgi veren Başkan Ardıç, “Ankara Sanayi Odası olarak, şehrimizi “sanayi ve teknolojinin başkenti” yapma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Fizibilite çalışmaları tamamlanan ve sanayimizin dönüşümüne öncülük edecek bu projemiz; Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekarelik bir alanda konuşlanacak. ASO Teknoloji Üssü; yüksek teknolojiye dayalı üretim, Ar-Ge, kuluçka merkezleri, laboratuvarlar, üniversite bağlantılı araştırma enstitüleri ve yeşil kampüs uygulamaları gibi kapsamlı bir yapıyla hayata geçirilecek. Önümüzdeki yıl inşaatına başlayacağımız bu proje Portekizli firmaların da yer almasının, yalnızca ortaklığımızı güçlendirmekle kalmayacak; aynı zamanda üçüncü ülke pazarlarında da yeni fırsatlar oluşturacaktır” ifadelerini kullandı.

“YATIRIM YAPMAYA HAZIRIZ”

Portekiz’in Ankara Büyükelçisi Maria Virginia Mendes Da Silva Pina ise&nbsp;Portekiz’in güvenli bir ülke olduğunu belirterek, “Portekiz, Avrupa Birliği içerisinde büyük bir pazar. Amerika’ya, Afrika’ya açılan bir kapıyız. Ayrıca Portekiz, Orta Asya’ya ve Kafkaslara da açılan bir ülke. Biz, sizinle yatırım yapmaya hazırız. Türkiye’nin de hazır olduğunu biliyorum. Bu sene içerisinde de bunu somut olarak gösterdik" ifadelerine yer verdi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;

Açılış konuşmalarının ardından, Portekiz Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müsteşarı Henrique Gomes, “Portekiz’de Ticaret ve Yatırım Fırsatları” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Ardından Asunim Yönetim Kurulu Başkanı Umut Gürbüz ve Beta Optik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Balcı, Portekiz’de edindikleri yatırım tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye ile Portekiz Ankara Sanayi Odası'nda ticari yatırımları konuştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 18:25:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiye-ile-portekiz-ankara-sanayi-odasinda-ticari-yatirimlari-konustu-212754-20251209.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiye-ile-portekiz-ankara-sanayi-odasinda-ticari-yatirimlari-konustu-212754-20251209.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiye-ile-portekiz-ankara-sanayi-odasinda-ticari-yatirimlari-konustu-212754-20251209.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın katıldığı TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda konuştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-baran-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazin-katildigi-tobb-musterek-konsey-toplantisinda-konustu-30241.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-baran-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazin-katildigi-tobb-musterek-konsey-toplantisinda-konustu-30241.html</link>
                    <description><![CDATA[ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da yer aldığı “TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları ve Deniz Ticaret Odaları Müşterek Konsey Toplantısı”na katıldı. Baran, toplantıda reel sektörün sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini kamu otoriteleriyle paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 9 Aralık 2025’te gerçekleştirilen toplantıda konuşan ATO Başkanı Baran, vadesi gelmiş ya da takipteki devlet borçları nedeniyle mükelleflerin banka hesaplarına uygulanan e-hacizlerin, borç ödendikten sonra hızla kaldırılmaması sebebiyle yaşanan mağduriyetleri gündeme getirdi.

Baran, tüm banka hesaplarının aynı anda bloke edilmesinin işletmelerin nakit akışını olumsuz etkilediğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:


	
	“Borç ödense bile e-haczin hemen kaldırılmaması ciddi mağduriyetlere yol açıyor.”
	
	
	“Tüm hesapların blokelenmesi yerine yalnızca borç miktarı ya da borcun iki katı kadar tutarın bloke edilmesi mümkün olmalı.”
	
	
	“E-haciz için kamuoyuna ilan edilmiş bir alt sınır bulunmuyor. Vergi daireleri tutara bakmaksızın işlem yapabiliyor. Bu nedenle bir alt sınır belirlenmesi yerinde olacaktır.”
	
	
	“E-haciz uygulamasının en fazla bir gün süreyle gerçekleştirilmesi ve tahsilat sonrası hesapların hemen aktif hâle gelmesi reel sektör için son derece önemli.”
	


“Küresel Ekonomideki Dönüşüm Türkiye İçin Fırsatlar Barındırıyor”

Baran, konuşmasının başlangıcında dünya ekonomisindeki hızlı değişimleri değerlendirerek; jeopolitik dengelerin dönüşümü, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yeni korumacı politikaların üretim süreçlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. Bu süreçte Türkiye’nin stratejik konumu ve üretim kapasitesi sayesinde önemli fırsatlar elde edebileceğini vurguladı.

Türk iş dünyasının küresel ekonomide yaşanan yavaşlamaya rağmen dış pazarlardaki varlığını güçlendirme çabasında olduğunu belirten Baran, Türkiye’nin genç nüfusu, nitelikli iş gücü ve girişimcilik ekosistemiyle güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

“Fiyat İstikrarı ve Finansmana Erişim İş Dünyasının Önceliği”

Enerji, işçilik, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışların işletmeler üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Baran, enflasyonla mücadelenin iş dünyası açısından kritik önem taşıdığını söyledi:


	
	“Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi ve kısa sürede sonuç alınması, özel sektör için en önemli güven unsurlarından biri.”
	


Finansmana erişimde yaşanan zorluklara da değinen Baran, özellikle KOBİ’ler için uygun maliyetli kredilerin gerekliliğine dikkat çekti. TOBB’un bu yıl ikinci kez sağladığı Nefes Kredisinin işletmeler için çok kıymetli olduğunu ifade eden Baran, desteklerin artırılması gerektiğini belirtti.

Konkordato Sistemi Tartışma Konusu: “Ticaret Zinciri Kırılıyor”

Konkordato uygulamasının alacaklı firmalar üzerinde yarattığı risklere dikkat çeken Baran, şu tespitlerde bulundu:


	
	“Konkordato ilan eden şirketlerden alacaklar en az iki yıl boyunca tahsil edilemiyor, icra davası bile açılamıyor.”
	
	
	“İki yıl sonunda alacağın tahsil edilip edilemeyeceği bile belirsiz.”
	
	
	“Sistem, bir şirketi kurtarmayı amaçlarken, o şirketten alacağı bulunan işletmeleri riske atıyor.”
	
	
	“Ticaret zincirinde bir halkada yaşanan aksama tüm sistemi olumsuz etkiliyor.”
	


Baran, konkordato mevzuatının alacaklıyı da koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

İş Dünyasının Gündemindeki Diğer Başlıklar

ATO Başkanı Baran, konuşmasının devamında sektör temsilcilerinin gündeminde yer alan birçok konuyu dile getirdi. Bunlar arasında:


	
	Ticari kredi kartlarında taksit sayısının artırılması,
	
	
	Nitelikli iş gücü eksikliği,
	
	
	Perakende yasası düzenlemeleri,
	
	
	Sektörlere göre farklı uygulanan KDV oranları,
	
	
	İşçi-işveren davalarında yaşanan sorunlar,
	
	
	İş dünyasının karşılaştığı vize problemleri
	


gibi başlıklar yer aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın katıldığı TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda konuştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 09:28:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-baran-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazin-katildigi-tobb-musterek-konsey-toplantisinda-konustu-122934-20251209.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-baran-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazin-katildigi-tobb-musterek-konsey-toplantisinda-konustu-122934-20251209.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-baran-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazin-katildigi-tobb-musterek-konsey-toplantisinda-konustu-122934-20251209.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'ndan yazılım zirvesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasindan-yazilim-zirvesi-30222.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasindan-yazilim-zirvesi-30222.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası; Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacak önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  Sanayileşmenin yalnızca fiziksel üretimden ibaret olmadığını dijital bir platforma taşındığını vurgulayan ASO Başkanı Ardıç, “Yazılım, sanayiyi sadece destekleyen bir unsur değil, sanayinin merkezi haline gelmiştir” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sanayinin dijital dönüşümüne yönelik çalışmalarını sürdüren Ankara Sanayi Odası, yazılım sektörünün tüm paydaşlarını “Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi”nde bir araya getiriyor. 11 Aralık 2025 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek zirvede; kamu ve özel sektör temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ve öğrenciler buluşacak. Etkinlikte, yazılımın sanayiye entegrasyonu ve sektörün geleceği tüm yönleriyle ele alınacak.

ASO 35’inci Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi’nin koordinasyonunda düzenlenecek zirvenin açılış konuşmalarını; TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç ile ASO Bilgisayar Yazılım Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Nuray Başar yapacak.

Yazılım firmalarının bir nevi “orta ömür tuzağına” düşmemeleri ve büyümelerinin devam edebilmesinin önündeki ana konular olarak görülen, ürün yönetimi, markalaşma ve şirketlerin sürdürülebilirliğini etkileyen diğer konular masaya uzmanlarınca yatırılacak.

“YAZILIM SEKTÖRÜ, SANAYİNİN MERKEZİ HALİNE GELDİ”

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, sanayileşmenin yalnızca fiziksel üretimden ibaret olmadığını dijital bir platforma taşındığını belirterek, “Yazılım, sanayiyi sadece destekleyen bir unsur değil, sanayinin merkezi haline gelmiştir” dedi.

Türkiye'nin rekabet gücünün, yalnızca fiziksel üretim kapasitesiyle değil, dijital üretim kapasitesiyle de şekillendiğini ifade eden Başkan Ardıç sözlerine şöyle devam etti:

“Sanayi 4.0, yapay zeka, büyük veri ve otomasyon gibi kavramlar sanayimiz ile bütünleşmek zorundadır. Sanayimizin yazılımla bütünleşmesi ve entegre olması, teknoloji bağımlılığımızı azaltacak; katma değeri yükseltecek bir katkı da verecektir. Türkiye bu ekosistemi güçlendirdiği ölçüde, uluslararası arenada önemli bir oyuncu ve rekabet gücü yüksek bir ülke olarak öne çıkacaktır. Biz de Ankara Sanayi Odası olarak bu vizyonla önemli bir etkinliğe imza atıyoruz. Bu etkinlik, sanayimizin yazılımla entegrasyonunu ve yazılımın önümüzdeki dönemde üretime katkısını tartışacağımız önemli bir platform olacaktır. Ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacağına inandığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nin önemli bir beyin fırtınası ortamı yaratacağına inanıyor, katılımlarınızı bekliyorum.”

Ankara Sanayi Odası “Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi”, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ankara Kalkınma Ajansı ve KOSGEB’in destekleriyle düzenleniyor.

Etkinliğe kayıtlar&nbsp;https://yazilimzirvesi.aso.org.tr/kayit&nbsp;adresinden yapılabiliyor...
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'ndan yazılım zirvesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 07:43:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-yazilim-zirvesi-104705-20251205.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-yazilim-zirvesi-104705-20251205.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-yazilim-zirvesi-104705-20251205.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ ATO ile Türkiye-Sri Lanka ekonomide komşu olacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-ile-turkiye-sri-lanka-ekonomide-komsu-olacak-30221.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-ile-turkiye-sri-lanka-ekonomide-komsu-olacak-30221.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Sri Lanka arasındaki olumlu ilişkileri ticari ve ekonomik alana taşımayı hedeflediklerini belirterek, “Sri Lanka ile tarımdan, tekstile, turizmden enerji ve madenciliğe kadar birçok alanda iş birlikleri geliştirebiliriz” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sri Lanka Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti.&nbsp;ATO Başkanı Baran&nbsp;ziyarette yaptığı konuşmada, coğrafi şekli nedeniyle Hint Okyanusu’nun incisi olarak anılan Sri Lanka ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişi olduğunu belirterek, olumlu seyreden bu ilişkileri ticari ve ekonomik alana taşımayı hedeflediklerini kaydetti. İki ülke arasında ekonomik ve teknik işbirliği ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının bulunduğunu kaydeden&nbsp;Baran,&nbsp;“Bu altyapılar iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin, mevcut rakam olan 250 milyon doların üzerine rahatlıkla çıkabileceğini gösteriyor. Sri Lanka ile tarımdan tekstile, turizmden enerji ve madenciliğe kadar birçok alanda iş birliği geliştirebiliriz”&nbsp;dedi. Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalının yayın yapmasına ilişkin sözleşme imzalandığını hatırlatan&nbsp;ATO Başkanı Baran,&nbsp;bu gelişmenin&nbsp;hizmet sektöründeki işbirlikleri için önemli bir adım olduğunu ifade etti.&nbsp;Baran,&nbsp;Ankara ekonomisi hakkında da bilgi vererek, Başkent’in savunma sanayii ve yurt dışı müteahhitlik hizmetleriyle öne çıkan bir merkez durumunda olduğunu söyledi.


SRI LANKA EXPO 2026’YA DAVET

Sri Lanka Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa&nbsp;da yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin hâlihazırda 250 milyon dolar olduğunu, bu yılın temmuz ayında gerçekleşen karma ekonomik komisyon toplantısında iki ülke hükümetlerinin 500 milyon dolarlık bir ticaret hacmi hedefi koyduğunu belirterek, kendilerinin de bu hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Türkiye ile Sri Lanka arasında ticaret ve yatırım imkânlarına da değinen&nbsp;Büyükelçi,&nbsp;ülkede özellikle bazı sektörlerin öne çıktığını belirtti. Tekstil ve hazır giyimin öne çıkan sektörler arasında yer aldığını ifade eden&nbsp;Büyükelçi Kadurugamuwa,&nbsp;bu alanda tedarik zincirlerini güçlendirecek şekilde iş birliklerinin yapılabileceğini söyledi.&nbsp;Büyükelçi,&nbsp;Sri Lanka’nın özellikle otomotiv yedek parça ve endüstriyel alanda yaygın kullanımı bulunan kauçuk ile çay, tarçın, karabiber, hindistan cevizi gibi baharatlar ve değerli taşlar alanında da güçlü olduğunu belirtti.

Türk yatırımcıları Sri Lanka’ya davet eden&nbsp;Büyükelçi,&nbsp;ülkesinde özellikle sanayi ve imalat sektörü, denizcilik ve gemi onarımı, lojistik, yenilenebilir enerji, inşaat ve altyapı, inşaat malzemeleri, bilişim ve dijital gibi sektörlerde çok fazla yatırım imkânı bulunduğunu kaydetti. Türkiye’nin çok iyi olduğu turizm sektöründe de işbirliği yapılabileceğini ifade eden&nbsp;Büyükelçi,&nbsp;ATO&nbsp;üyelerinden oluşacak bir heyeti gelecek yıl gerçekleştirecekleri&nbsp;Sri Lanka Expo 2026’ya davet etti.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ ATO ile Türkiye-Sri Lanka ekonomide komşu olacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 07:40:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-ile-turkiye-sri-lanka-ekonomide-komsu-olacak-104224-20251205.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-ile-turkiye-sri-lanka-ekonomide-komsu-olacak-104224-20251205.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-ile-turkiye-sri-lanka-ekonomide-komsu-olacak-104224-20251205.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara-Minsk İş Forumu ATO’da düzenlendi: İyi niyet protokolü imzalandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-minsk-is-forumu-atoda-duzenlendi-iyi-niyet-protokolu-imzalandi-30216.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-minsk-is-forumu-atoda-duzenlendi-iyi-niyet-protokolu-imzalandi-30216.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası ile Belarus Ticaret ve Sanayi Odası Minsk Şubesi arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini hedefleyen İyi Niyet Protokolü imzalandı. ATO Başkanı Gürsel Baran, iki ülkenin sanayi birikimi ve rekabet avantajıyla güçlü iş birlikleri kurmayı amaçladıklarını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Belarus Ticaret ve Sanayi Odası Minsk Şubesi’nin Ankara–Minsk arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek amacıyla düzenlediği “Ankara–Minsk İş Forumu”, ATO Duatepe Salonu'nda gerçekleştirildi. Forum kapsamında iki kurum arasında ticari ve ekonomik iş birliklerini kapsayan İyi Niyet Protokolü imzalandı. Protokole ATO adına Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Belarus Ticaret ve Sanayi Odası Minsk Şubesi adına ise Genel Müdür Yardımcısı Irina Ivanova imza attı.

“İki ülkenin sanayi gücünü bir araya getirerek iş birliklerini büyütmeyi hedefliyoruz”

Programda konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Belarus arasında 2024 yılı sonunda 1,85 milyar dolar seviyesine ulaşan ticaret hacminin potansiyelin oldukça altında olduğunu belirtti. Baran, “Bu rakam, iki ülkenin karşılıklı diyalog ve potansiyelini yansıtmaktan uzak. Sanayi birikimi ve rekabet avantajlarını bir araya getirerek, güçlü iş birlikleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

İmzalanan protokolün Ankara ile Minsk arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Baran, iş heyeti ziyaretleri, fuar organizasyonları, B2B görüşmeler, ortak üretim ve yatırım fırsatlarının geniş bir yelpazede değerlendirileceğini söyledi. Baran, “Bu iş birliğinin iki ülke iş insanları arasında yeni ticaret köprüleri kuracağına ve ticaret hacmini daha yüksek seviyelere taşıyacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sektörel ve lojistik avantajlara dikkat çekildi

Baran, iki ülke arasında önemli yatırım imkânları bulunduğunu belirterek, Türk şirketlerinin Belarus’ta serbest bölgelerde ve ortak üretim modellerinde avantajlı konumda olduğunu; Belaruslu yatırımcıların ise Türkiye’de organize sanayi bölgeleri, yenilenebilir enerji, gıda ve tarım teknolojileri gibi alanlarda yatırım fırsatlarına sahip olduğunu dile getirdi. Baran, makine, savunma, medikal cihazlar ve otomotiv yan sanayinde ortak üretim yapılabileceğini, Türkiye’nin orta koridor avantajı ile Belarus’un Avrasya Ekonomik Birliği bağlantılarının yeni fırsatlar oluşturduğunu söyledi.

Ankara ekonomisine de değinen Baran, kentin savunma sanayi, sağlık teknolojileri, bilişim ve yüksek katma değerli üretimin merkezi konumunda olduğunu ifade etti.

“İki ülke ekonomisi birbirini tamamlayan bir yapıya sahip”

Belarus’un Türkiye Büyükelçisi Anatoly Glaz, iki ülke arasındaki ticaret hacminin birçok ülkeyle yürüttükleri ilişkilerin üzerinde seyrettiğini belirterek, Türkiye ile Belarus ekonomilerinin birbirini tamamlayan bir karakter taşıdığını söyledi.

Belarus Ticaret ve Sanayi Odası Minsk Şubesi Genel Müdür Yardımcısı Irina Ivanova ise Türkiye ile Belarus arasındaki uzun soluklu stratejik iş birliğine dikkat çekti. Ivanova, Belarus'un Avrupa’ya erişim avantajı ve ticari potansiyeli hakkında bilgi verdi.

Yoğun katılımlı B2B görüşmeleri

Programa ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Ali İhsan Güçlü ve Yasin Özyolu, meslek komitesi başkanları ve ATO yöneticileri katıldı. Forum, iki ülke iş dünyası temsilcilerinin gerçekleştirdiği B2B ikili görüşmelerle devam etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara-Minsk İş Forumu ATO’da düzenlendi: İyi niyet protokolü imzalandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:58:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-minsk-is-forumu-atoda-duzenlendi-iyi-niyet-protokolu-imzalandi-125922-20251203.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-minsk-is-forumu-atoda-duzenlendi-iyi-niyet-protokolu-imzalandi-125922-20251203.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-minsk-is-forumu-atoda-duzenlendi-iyi-niyet-protokolu-imzalandi-125922-20251203.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kasım ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 31,07]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-kasim-ayi-enflasyonu-yillik-bazda-yuzde-3107-30210.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-kasim-ayi-enflasyonu-yillik-bazda-yuzde-3107-30210.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜİK kasım ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre enflasyon aylık bazda yüzde 0,87 olurken, yıllık bazda yüzde 31,07 oldu. Beklenen kira zam oranı tavanı da aralık ayında yüzde 35,91 olarak güncellendi...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye İstatistik Kurumu kasım ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre enflasyon aylık bazda yüzde 0,87 olurken, yıllık bazda yüzde 31,07 oldu. TÜFE'deki (2003=100) değişim 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %0,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %29,74 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %35,91 artış olarak gerçekleşti.

Ekim ayında enflasyon aylık bazda yüzde 2,55 olurken, yıllık bazda yüzde 32,87 olarak açıklanmıştı.

ENAG verilerine göre kasımda aylık bazda enflasyon yüzde 2,13 olurken yıllık enflasyon yüzde 56,82 olarak gerçekleşti.

İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) verilerine göre, kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 artarken, yıllık artış yüzde 38,28 oldu.

En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %27,44 artış, ulaştırmada %29,23 artış ve konutta %49,92 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde %6,83, ulaştırmada %4,55 ve konutta %7,57 oldu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Kasım ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 31,07 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 07:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/kasim-ayi-enflasyonu-yillik-bazda-yuzde-3107-100829-20251203.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/kasim-ayi-enflasyonu-yillik-bazda-yuzde-3107-100829-20251203.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/kasim-ayi-enflasyonu-yillik-bazda-yuzde-3107-100829-20251203.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan büyüme rakamlarına değerlendirme]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardictan-buyume-rakamlarina-degerlendirme-30201.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardictan-buyume-rakamlarina-degerlendirme-30201.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2025 yılı 3. çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi: “Sanayi büyümesi tabana yayılmıyor, belirli sektör ve firmaların performansından kaynaklanıyor…"]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ASO Başkanı Seyit Ardıç, 2025 yılı 3. çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi. Yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamları beklentilere paralel gerçekleşti. Yıllık bazda ekonomi yüzde 3,7 büyürken, çeyreklik bazda büyümenin yüzde 1,1 seviyesine gerçekleşmesi, daha ılımlı bir büyüme patikasına işaret ediyor.

Özel tüketim harcamalarında önceki çeyreğe göre sınırlı yavaşlama eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. İç talebin büyümeye katkısı azalırken, net dış talep son 4 çeyrektir büyümeyi sınırlıyor.

3. çeyrekte büyüme daha çok inşaat ve sanayi sektörlerinden gelirken, hizmetler sektörü tarafında gerçekleşen yüzde 4,4’lük artış büyümeye pozitif katkı sağlıyor.

Sanayiye ilişkin iki önemli veri olan Gayrisafi Sabit Sermaye Yatırımları yüzde 11,7, makine ve teçhizat yatırımları ise yüzde 11,3 arttı. Çift haneli bu artışlar, sanayide toparlanmanın “geçici değil, yatırımla desteklenen” bir faza geçtiğini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde sanayimizin ivme kazanacağı yönündeki umutlarımız artırıyor. Bu performansta, reel üretim artışının yanı sıra baz etkisinin de kısmi bir katkısı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Üretim ve ihracat fotoğrafımıza baktığımızda, dezenflayon süreci ve dış pazardaki daralmaya rağmen sanayi sektöründe başlayan toparlanma eğiliminin devam etmesini bekliyoruz.

Ancak firmaların önemli bir bölümünde hacim kaybı, kapasite kullanımında düşüş ve kârlılık baskısı öne çıkıyor. İç talepteki dalgalanmalar, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkışıklık, KOBİ’lerin rekabet gücünü zayıflatıyor. Birçok küçük işletme, ayakta kalabilmek için kısa vadeli nakit akışına odaklanıyor; bu da yatırım iştahını ve teknoloji yenileme kapasitesini sınırlıyor. Sonuçta, manşet rakamı güçlü görünen sanayi büyümesi tabana yayılmış bir üretim artışından değil, belirli sektör ve firmaların performansından kaynaklanıyor.

Sanayi politikamız KOBİ’leri; dijitalleşme, enerji verimliliği, temiz üretim, kurumsallaşma ve nitelikli insan kaynağına erişim alanlarında hızla desteklemeye odaklanmalıdır. Böylelikle tedarik zincirlerinde büyük firmalarla KOBİ’leri aynı dönüşüm ajandasında buluşturan programlar, projeler, kümelenme ve ortak Ar-Ge hedefli finansman mekanizmaları büyümenin tabana yayılmasını sağlayacaktır. Aksi halde, sanayideki yüzde 6,5’lik büyüme güçlü bir manşet rakamı görünse de, tabana yayılamayan büyüme anlayışı sürdürülebilir üretimi kırılgan hale getirecektir.

Büyümenin düzeyi kadar, hangi bileşenlerden oluştuğu da önemlidir. Net dış talebin katkı vermediği tüketim ağırlıklı bir büyüme kompozisyonu, sanayimizin rekabet gücünü ve dış dengemizi uzun vadede desteklemez. Yatırımı, verimliliği, ihracatı ve katma değeri önceleyen bir büyüme modelini inşa etmemiz gerekiyor."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan büyüme rakamlarına değerlendirme - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 12:29:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-buyume-rakamlarina-degerlendirme-154505-20251201.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-buyume-rakamlarina-degerlendirme-154505-20251201.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardictan-buyume-rakamlarina-degerlendirme-154505-20251201.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'dan deprem riski için Ankara uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-barandan-deprem-riski-icin-ankara-uyarisi-30195.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-barandan-deprem-riski-icin-ankara-uyarisi-30195.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası 29. Dönem Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal’in başkanlığında ATO Meclis Üyeleri'nin katılımıyla, ATO Meclis Salonu'nda yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, “Olası deprem riskine karşı sanayi tesislerini, ankara merkezde olacak şekilde iç anadolu bölgemize taşıyalım” uyarısında bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO Olağan Meclis Toplantısı’nda&nbsp;yaptığı konuşmada, yoğunluklu olarak Marmara Bölgesi’nde yer alan sanayi tesislerinin, olası deprem riskine karşı güvenli İç Anadolu Bölgesi’ne kaydırılmasının, sanayi sektörünün sürdürülebilirliği ve üretim güvenliği açısından önemli olduğunu kaydederek,&nbsp;“Marmara Bölgesi’ndeki sanayi tesislerini Ankara merkezde olacak şekilde, İç Anadolu Bölgemize taşıyalım. Ankara’mız sanayi bölgeleriyle, yetişmiş insan gücüyle, altyapısıyla, çevresindeki il ve ilçelerle sanayinin kalbi olmaya hazır bir şehirdir”&nbsp;dedi.


Toplantıda yaptığı konuşmada, ekonomi gündemine ilişkin konuları değerlendiren ve faaliyetleri hakkında bilgi veren&nbsp;Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan sanayi tesislerinin Ankara merkez olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’ne taşınmasının, ülkede sanayi sektörünün sürdürülebilirliği ve üretim güvenliği açısından önemine dikkat çekti.&nbsp;Baran, “Bildiğiniz üzere, deprem sarsıntıları devam ediyor ve uzmanlar zaman zaman İstanbul, zaman zaman Balıkesir ya da Marmara Bölgesi’nde başka bir merkezde gerçekleşebilecek depremin tüm bölgeyi olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın yaklaşık yüzde 30’u İstanbul’da üretilirken; deprem riskinin yüksek olduğu Marmara Bölgesi dikkate alındığında bu oran yüzde 60’lar seviyesine yükseliyor. İstanbul’da ya da o bölgede gerçekleşecek ve İstanbul’un da etkileneceği bir depremin vereceği zarar çok büyük olacaktır. Marmara Bölgesi’ndeki sanayi tesislerini Ankara merkezde olacak şekilde, İç Anadolu Bölgemize taşıyalım. Ankara’mız sanayi bölgeleriyle, yetişmiş insan gücüyle, altyapısıyla, çevresindeki il ve ilçelerle sanayinin kalbi olmaya hazır bir şehirdir”&nbsp;dedi.

Ankara Ticaret Odası olarak konuyu daha önce de gündeme getirdiklerini hatırlatan&nbsp;Baran, “Üretim merkezlerinin Ankara ve çevresine taşınması, İstanbul üzerindeki ekonomik ve sosyal yükü hafifletecektir”&nbsp;diye konuştu.

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ, HEM ÜLKEMİZE HEM AB’YE FAYDA SAĞLAR

ATO Başkanı Baran,&nbsp;Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin de gündemde olduğunu ifade ederek, 1996 yılında yürürlüğe giren anlaşmanın Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracat kapasitesini geliştirdiğini, küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu hızlandırdığını ifade ederek,&nbsp;“Ancak yaklaşık 30 yılı geride bırakan, ekonomik ve teknolojik açıdan geride kalan anlaşmanın artık güncellenmesi gerekiyor. Mevcut anlaşma sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor. Modernizasyonla birlikte tarımın tamamı, hizmetler, kamu alımları, e-ticaret gibi alanların da dâhil edilmesi isteniyor. Bu sayede Türkiye’nin AB kamu ihalelerine erişiminin genişlemesi, hizmet ihracatının artması, taşımacılık ve lojistikteki kota kısıtlamalarının azalması bekleniyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye’nin otomatik olarak taraf olması da söz konusu. Özetle Gümrük Birliği’nin modernizasyonu Türkiye için ticaret anlaşması güncellemesinden öte, yatırımı güçlendiren, ihracatı büyüten, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran bir adım olacak. Diğer yandan, Amerika ve Çin karşısında rekabet gücünü kaybetme riski taşıyan Avrupa Birliği de bu modernizasyondan fayda sağlayacaktır”&nbsp;dedi.

DÜNYA EKONOMİSİ RİSKLERİN ETKİSİ ALTINDA, BİR GEÇİŞ SÜRECİNDE

ATO Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;dünya ekonomisinin bir geçiş sürecinde olduğunu belirterek,&nbsp;“Bu sürecin bizi nereye götüreceği şimdilik belirsiz. Jeopolitik dengelerin hızla değiştiği, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı, dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün rekabeti yeniden inşa ettiği bir dönemden geçiyoruz”&nbsp;dedi.&nbsp;

ATO Başkanı Baran,&nbsp;“Enflasyon ve buna bağlı sıkı para politikaları”, “deglobalizasyon olarak da ifade edilen parçalanmış tedarik zincirleri”, “enerji ve yeşil dönüşüm maliyetleri” ile gümrük vergileri üzerinden devam eden ticaret savaşları ve dünyanın çeşitli bölgelerinde süren savaş ve çatışmaların küresel ekonomide risk oluşturmaya devam ettiğini belirterek,&nbsp;“Dünyanın içinden geçtiği bu süreçte Türkiye ekonomisi, tüm sancılara rağmen büyüme seyrini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) 2025 yılının ikinci çeyreğinde, yıllık bazda yüzde 4,8 büyüme kaydederek, piyasa beklentilerinin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdi. Bu gelişme IMF ve Dünya Bankası’nın yılsonu için büyüme beklentilerini de yükseltti. IMF yılsonu tahminini yüzde 2,7’den 3’e yükseltirken; Dünya Bankası bu yıl için yüzde 3,1 oranında büyüme öngördü”&nbsp;dedi.

ATO Başkanı Baran,&nbsp;konuşmasına&nbsp;ATO&nbsp;Yönetim Kurulu'nun faaliyetleri ve gündeme ilişkin konularla devam etti.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'dan deprem riski için Ankara uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 07:34:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-barandan-deprem-riski-icin-ankara-uyarisi-103758-20251130.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-barandan-deprem-riski-icin-ankara-uyarisi-103758-20251130.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-barandan-deprem-riski-icin-ankara-uyarisi-103758-20251130.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Alparslan Bayraktar: Türkiye güçlü sanayi altyapısıyla 3.6 trilyon dolarlık ekonomi haline gelecek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-alparslan-bayraktar-turkiye-guclu-sanayi-altyapisiyla-36-trilyon-dolarlik-ekonomi-haline-gelecek-30177.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-alparslan-bayraktar-turkiye-guclu-sanayi-altyapisiyla-36-trilyon-dolarlik-ekonomi-haline-gelecek-30177.html</link>
                    <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısına katılarak önemli mesajlar verdi...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerjide yapmayı hedeflediğimiz, bu bahsettiğimiz projeler hayata geçtiğinde ve bunların neticelerini almaya başladığımızda, Türkiye enerji ithalatını düşürmüş, yeraltı kaynaklarını, madenlerini geliştirmiş, doğal gazını devreye almış bir Türkiye sizler gibi güçlü bir sanayi altyapısıyla beraber çok daha güçlü 1.6 trilyon değil, 2.6 trilyon dolar, 3.6 trilyon dolarlık bir ekonomi haline gelecek" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısına katıldı. İSO Odakule de düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan'ın yanı sıra İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve davetliler katıldı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısı 'Sürdürülebilir büyüme ve sanayinin rekabet gücü açısından Türkiye’nin enerjide gelecek vizyonuna bir bakış' ana gündemi ele alındı.

'TÜRKİYE 1.6 TRİLYON DOLARLIK BİR EKONOMİ HALİNE GELDİ'

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye son 22-23 yılda yaklaşık 240 milyar dolarlık bir ekonomiden 1.6 trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldi. Yine bu süre içerisinde ihracatımız 36 milyar dolardan 270 milyar dolar seviyesine geldi. Dolayısıyla ülkemizi bu noktaya getiren, adeta ülkemizde bu önemli dönüşümü, bu devrimi yapan, başta sizler Türkiye'nin üretim gücü, sanayicilerimiz olmak üzere Türkiye ekonomisi aslında çok güçlü bir ivme yakaladı ve çok önemli bir başarı hikayesi yazdı. Burada temel başarı sizlere ait. Bu üretim gücünü, bu sanayinin kapasitesini ortaya koyabilmek için elbette ki en önemli unsurlardan bir tanesi de enerji. Enerjisiz bir sanayinin büyümesi, ekonominin büyümesi mümkün değil. Türkiye'nin ekonomik büyümesine paralel şekilde Türkiye'nin enerji ihtiyacının da benzer şekilde geçtiğimiz 22-23 yılda arttığını, büyüdüğünü, 3-4 katına belli alanlarda çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla büyüyen bir ekonomi olarak Türkiye enerji talebi büyüyen bir ülke. Bizim enerjide trilemma dediğimiz, üçlü bir açmaz, üçlü bir zorlukla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmemiz lazım. Bunlardan bir tanesi Türkiye'nin artan enerji talebi. Bir diğeri Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılık meselesi. Türkiye'nin bunların yanında üçüncü olarak da iklimle alakalı. Türkiye'nin küresel iklim değişikliğiyle alakalı ortaya koymuş olduğu ve Cumhurbaşkanımızın 2053 Türkiye, karbon nötr bir ekonomi olacak hedefi. Şimdi bunların üçünü biz eş zamanlı olarak başarmamız lazım" dedi.

‘DÜNYA BÜYÜK BİR HIZLA ELEKTRİKLEŞİYOR’

Bakan Bayraktar, ”Türkiye'nin enerji talebi büyüdü. Büyümeye bundan sonra da devam edecek. Çünkü dünyadaki küresel trendlere baktığımızda şunu görüyoruz: Dünyada da benzer şekilde enerji talebi artıyor. Özellikle artık dünyada yeni bir ekonomik döneme girildiğini görüyoruz. Yapay zeka dönemi, adı ne olacak bilmiyorum ama Türk dünya büyük bir hızla elektrikleşiyor ve büyük bir hızla yapay zekanın çok yoğun bir şekilde hayatımıza girdiği bir sürece doğru giriyoruz. Dolayısıyla dünyadaki trendlere baktığımızda artan talep, artan elektrikleşme, ekonominin bütün alanlarında, hayatın bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak hayatımıza girdiği bir süreç yaşıyoruz. Dijitalleşme onun beraberinde. Dolayısıyla böyle bir süreci yaşayan bir dünya var. Türkiye'ye baktığımızda da benzer trendleri ülkemizde görüyoruz. Türkiye'nin enerji talebi artmaya devam edecek. Bugün 350 TWh olan elektrik tüketimimiz en muhafazakar tahminlerimizle 2050 yılına geldiğimizde, önümüzdeki 30 yıl içerisinde 3 kat artacak, 1050 TWh'lere erişecek. Ama neden muhafazakar tahminle olduğunu söyleyeyim. Yapay zeka, elektrikli araçlar, data merkezleri, bunların getireceği talep artışı aslında tam olarak bu bizim enerji talep artışı modellerimiz içerisinde yok. Suyla alakalı, küresel ısınmanın getirdiği, kuraklığın getireceği elektriğe olan talep. Yani belki önümüzdeki süreç içerisinde Türkiye'de artık su arıtmaya ki zaman zaman bazı tesisler özellikle turizm bölgelerinde buna geçmiş durumda. Bunun getireceği elektriği. Özellikle yine küresel ısınmaya bağlı olarak soğutmanın getireceği, klimaların getireceği elektrik talebi, bütün bunları bir araya koyduğumuzda bu 3 katına artacak elektrik talebinin daha da artacağını söylemek mümkün. Dolayısıyla muazzam bir talep artışı bizi bekliyor. Bunu karşılamak için yani bunu sürdürülebilir bir şekilde karşılamak için de bizim enerji yatırımlarını arttırmamız gerekiyor" dedi.

'2025 İTHALATIMIZ YAKLAŞIK 60 İLA 70 MİLYAR DOLAR ARASINDA OLACAK'

Bakan Bayraktar, "Bir başka husus, Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılık meselesi. Türkiye son 22 yılda enerji ithalatına 1 trilyon 20 milyar dolar ödedi. Her yıl 50-60 milyar dolarları bulan ortalamada ama özellikle 2022 yılında yaklaşık 96.5 milyar doları bulan bir enerji ithalatımız var. Türkiye doğalgazda dışa bağımlı, Türkiye önemli miktarda petrol ve petrol ürünü ithal ediyor, kömür ithal ediyor. Dolayısıyla böyle bir ithalatla karşı karşıyayız ve ekonomimizin en önemli açmazlarından olan, bugün cari açık meselesi, beraberindeki döviz kırılganlığı, esas itibarıyla buradaki enerji ithalatımızın büyük rolü karşımıza çıkıyor.Bütün bunların beraberinde, işte enerji ve iklim politikaları bir arada, iklimle alakalı Türkiye'nin hedefleri. Bütün bunları bir arada başarmak durumundayız. Özellikle enerji ithalatıyla ilgili de şunu ifade etmem lazım. Bu 1 trilyon 50, 1 trilyon 20 milyar dolarlık toplam 22 yıllık ithalatımız. Bugün yaklaşık 60 ila 70 milyar dolar arasında olacak 2025 ithalatımız. Hakikaten bizim en önemli kendimize vazife addediğimiz, Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılığı bitirme hedefi, esas itibarıyla bizim ekonomiye bakışımızla, ekonomiyle enerjiyi iç içe görmemizden kaynaklı bir bütüncül yaklaşımın sonucu. Zira biz bunu bitiremezsek, biz bunu azaltamazsak, Türkiye maalesef bu 22 yılda yazdığı önemli ekonomik devrimi, ekonomik gelişmeyi yeni bir Türkiye hikayesi için yazmakta zorlanacak. Burada bize düşen bu enerjide dışa bağımlılığı düşürmek, siz sanayicilerimize düşen de katma değerli üretimi daha fazla artırabilmek. İşte savunma sanayinde yaptığımız, diğer alanlarda, makine sektöründe, üretimin her alanda yaptığımız her ilerleme, her katma değerli üretim Türkiye'yi o cari açık probleminden inşallah çıkarmış olacak. Onu başarmış bir Türkiye emin olun çok daha farklı bir başarı hikayesi önümüzdeki yıllarda yazabilecek" ifadelerini kullandı.

'2026'DA PETROL VE GAZ FİYATLARI DAHA MAKUL DÜZEYLERDE KARŞIMIZA ÇIKACAK'

Bayraktar, "Biz kendi alanımıza düşen alanda, enerjide dışa bağımlılığı bitirmekle alakalı ne yapıyoruz? Hedeflerimiz, vizyonumuz, önümüzdeki 20-30 yıllık, belki daha uzun süreli planlamalarımız şu şekilde. Türkiye'nin bu alanda önemli potansiyeli olan hususlardan bir tanesi yenilenebilir enerji. Türkiye rüzgarda, güneşte, jeotermalde, biyogazda çok önemli bir potansiyele sahip. Hedefimiz bu potansiyeli en hızlı bir şekilde ekonomimize katmak. Onun için yine COP29'da Bakü'de Cumhurbaşkanımızın dünyaya ilan ettiği 120 bin megawatt'a güneşte ve rüzgarda giden bir Türkiye hedefi var. Bugün itibarıyle kurulu gücümüz 38 bin megawatt'ta güneşte ve rüzgarda. 120.000'e gidebilmek önümüzdeki 10 yılda bizim bunu üç katına çıkarmamız, daha fazla arttırmamız demek. Bunun için de her yıl en az 7-8.000 megawatt, 8-9.000 megawatt güneş ve rüzgar kurulu gücü yapmamız lazım. Dolayısıyla birinci hedefimiz bu ve biz 2025 yılında bu hedefi tutturacağız. Ekim sonu itibarıyla 6.700 megawatt'lık yeni kurulu gücü devreye aldık. İnanıyorum ki Kasım ve Aralık'ta bu rakam 8 bin'leri, 8 bin'in biraz daha üzerine çıkmış olacak. Dolayısıyla yenilenebilir enerji bizim için fevkalade önemli. Hedef 2024-30 dönemi, İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nda hedefimiz 20 milyar dolar kamu ve özel sektör yatırım yapmak ve bu sayede yine yüzde 15'lik bir enerji tasarrufu veya enerji kullanımında iyileşme sağlamak. Türkiye yaklaşık günde 1,1 milyon varil ham petrole ihtiyaç duyuyor, her gün. Türkiye'nin her gün 850 bin varil eşleniği doğal gaza ihtiyacı var. Bunun ikisini bir araya getirdiğinizde 2 milyon varillik bir doğal gaz ve petrol ihtiyacımız var. Ümit ediyorum 2026'da biraz petrol ve gaz fiyatları daha makul düzeylerde karşımıza çıkacak. Bu bizim için, sizler için önemli. Bugün ki rakamları itibarıyla, üretim noktası itibarıyla yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı şu anda Karadeniz'den geliyor. Bu rakam seneye bu vakitler inşallah 8 milyona çıkacak, iki katına çıkacak. Gece gündüz biz oradaki üretimi arttırmakla alakalı çalışıyoruz. 2028'de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi gazımızla Karadeniz'den karşılıyor olacağız. Bu aynı zamanda Türkiye'nin özellikle doğal gaz ithalatında çok önemli bir azaltışa gidecek. 15-16 milyar metreküp'lük bir doğal gazı kendi imkanlarımızla karşılıyor olacağız. Dolayısıyla bu çok önemli bir stratejik değişiklikti ve neticesini almaya başladık" dedi.

'TÜRKİYE'NİN 5 BİN TON ALTIN REZERVİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ'

Bayraktar, "Kritik madenler, metalik madenler, Türkiye çok önemli bir altın ithalatçısı. Altın diyoruz. Çünkü Türkiye'nin 5 bin ton yeraltında şu anda bir altın rezervi olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla üretimimizi, şu anda 30-40 tonu bulan yıllık üretimimizi ilk etapta 100 tonlara çıkarmamız ve bu altını ekonomimize kazandırmamız lazım. Kritik madenler, enerji dönüşümü için hayati öneme haiz, bakır başta olmak üzere. Nadir toprak elementleri, son dönem jeopolitik gerilimlerin tam odağında. Eski petrol, şimdi nadir toprak elementleri. Ki bu anlamda Eskişehir Beylikova'da bulduğumuz rezerv bizim için çok kıymetli. Onu ekonomimize katmaya çalışıyoruz. Onunla ilgili saflaştırma teknolojilerine yoğun bir çaba gösteriyoruz. Burada özel sektör hep beraber, üniversiteler, devlet hep beraber inşallah bu konuda Türkiye'yi hakikaten dünyanın ilk 5 ülkesi arasına, yani bu nadir toprak elementleri tedarikçisi ülkelerden, elbette onu da katma değerli hale getirerek ekonomiye katmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

'HEP BİRLİKTE BU SÜRECİ BAŞARIYLA ATLATACAĞIMIZA İNANIYORUM'

Bakan Bayraktar, "Madenlerle ilgili stratejimizin özünde onları katma değerli bir şekilde ekonomiye katmamız var. 2026'dan itibaren yapacağımız hem yapısal değişikliklerle, reformlarla beraber enerji alanında diğer alanlarda yapacağımız reformlarla hep birlikte bu süreci başarıyla atlatacağımıza inanıyorum. Tabii dünyada paranın maliyetinin yükselmesi, yani hakikaten baktığınız zaman olabilecek bütün kötü senaryoları yaşadığımız bir süreç oldu. Dolayısıyla bu süreçlerden yavaş yavaş çıkıyoruz. Enerjide yapmayı hedeflediğimiz, bu bahsettiğimiz projeler hayata geçtiğinde ve bunların neticelerini almaya başladığımızda, Türkiye enerji ithalatını düşürmüş, yeraltı kaynaklarını, madenlerini geliştirmiş, doğal gazını devreye almış bir Türkiye sizler gibi güçlü bir sanayi altyapısıyla beraber çok daha güçlü 1.6 trilyon değil, 2.6 trilyon dolar, 3.6 trilyon dolarlık bir ekonomi haline gelecek. Buna yürekten inanıyorum. Enerjideki dışa bağımlılıkla ilgili hususu bir kader olarak görmüyoruz. Bu konuda çok ciddi bir çalışma yapıyoruz ve netice alacağımıza, bugüne kadar bunun işaretlerini de gösterdik, bundan sonra da bununla ilgili netice alacağımıza yürekten inanıyorum. Böyle bir Türkiye, sizlerin de katkısıyla, sizlerin yoğun çalışmalarıyla da çok daha farklı, çok daha büyük ve güçlü bir ülke olacak" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Alparslan Bayraktar: Türkiye güçlü sanayi altyapısıyla 3.6 trilyon dolarlık ekonomi haline gelecek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 18:34:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/alparslan-bayraktar-turkiye-guclu-sanayi-altyapisiyla-36-trilyon-dolarlik-ekonomi-haline-gelecek-213634-20251126.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/alparslan-bayraktar-turkiye-guclu-sanayi-altyapisiyla-36-trilyon-dolarlik-ekonomi-haline-gelecek-213634-20251126.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/alparslan-bayraktar-turkiye-guclu-sanayi-altyapisiyla-36-trilyon-dolarlik-ekonomi-haline-gelecek-213634-20251126.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ömer Bolat: Alınan kararlar iş birliğimizin geleceği açısından bizlere ümitler verdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-omer-bolat-alinan-kararlar-is-birligimizin-gelecegi-acisindan-bizlere-umitler-verdi-30175.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-omer-bolat-alinan-kararlar-is-birligimizin-gelecegi-acisindan-bizlere-umitler-verdi-30175.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul'da 5'inci Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret Bakanları Toplantısı'na katılarak önemli mesajlar verdi...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret Bakanları Toplantısı'nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün İstanbul’da ortaya çıkan güçlü dayanışma ve alınan önemli kararlar, bölgesel iş birliğimizin geleceği açısından bizlere ümitler verdi. Toplantımızın en önemli sonuçlarından biri, İstanbul Deklarasyonu’nun oy birliğiyle kabul edilmesidir. Bu deklarasyonla birlikte ‘EİT Ticaret Anlaşması’nın, ECOTA’nın güncellenmesi müzakerelerini resmen başlatmış olduk. Süreci yürütmesi için üye ülkelerin tamamının yer alacağı bir 'Teknik Müzakere Komitesi' kurduk. Ayrıca ECOTA Anlaşmasına hizmetler ticareti ve e-ticaret gibi yeni disiplinlerinde eklenerek anlaşmanın yeni nesil bir ticaret anlaşmasına dönüştürülmesi için ilk adımı atmış bulunduk" dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul'da 5'inci Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret Bakanları Toplantısı'na katıldı. 2011 yılında Kabil'de düzenlenen 4'üncü toplantının ardından 14 yıl aradan sonra, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Çözüm odaklı çalışma atmosferinde gerçekleştirilmesi, üye ülkeler arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleşmesine katkı sağlaması hedeflenen toplantıda EİT bölgesinin ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgesel ticaret hacminin artırılmasına yönelik stratejik kararların alınması, üye ülkeler arasında ticari ve gümrük iş birliğinin geliştirilmesi, ekonomik bütünleşmeyi destekleyecek ortak politika adımları değerlendirildi. EİT Ticaret Anlaşması'nın (ECOTA) güncellenmesi için müzakerelere başlanması hususunda karar alınması, Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi'nin onaylanması, bölge içi ticaretin artırılması ve engellerin azaltılması amacıyla yeni iş birliği mekanizmalarının hayata geçirildi. Toplantının ardından düzenlenecek imza töreninde ‘EİT Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşması', 'EİT Üye Ülkeleri Arasında Ortak Ticareti Teşvik Etkinliklerinde İşbirliği Mutabakat Zaptı' imzalandı. Bu anlaşmalarla birlikte EİT bölgesinde; gümrük altyapılarının uyumlaştırılması, ticari bilgi akışının düzenli hale getirilmesi, ortak tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi, E-ticaret ve hizmet ticaretinde iş birliğinin artırılması, bölge içi değer zincirlerinin geliştirilmesi yönünde somut adımlar atıldı.

'TİCARET HEDEFLERİMİZE ULAŞACAĞIMIZA İNANCIM TAMDIR'

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Medeniyetler başkenti İstanbul’da, 14 yıl aradan sonra yeniden düzenlediğimiz '5’inci EİT Ticaret Bakanları Toplantısı'nı başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Bu önemli toplantıya katılan tüm kardeş ülkelerin kıymetli bakanlarına ve heyetlerine ülkem adına teşekkür ediyorum. Bugün İstanbul’da ortaya çıkan güçlü dayanışma ve alınan önemli kararlar, bölgesel iş birliğimizin geleceği açısından bizlere ümitler verdi. Toplantımızın en önemli sonuçlarından biri, İstanbul Deklarasyonu’nun oy birliğiyle kabul edilmesidir. Bu deklarasyonla birlikte 'EİT Ticaret Anlaşması'nın, ECOTA’nın güncellenmesi müzakerelerini resmen başlatmış olduk. Süreci yürütmesi için üye ülkelerin tamamının yer alacağı bir 'Teknik Müzakere Komitesi' kurduk. Ayrıca ECOTA Anlaşmasına hizmetler ticareti ve e-ticaret gibi yeni disiplinlerinde eklenerek Anlaşma’nın yeni nesil bir ticaret anlaşmasına dönüştürülmesi için ilk adımı atmış bulunduk. Amacımız, müzakerelerin bir an önce tamamlanması ve cazip, güçlü ve etkili bir Anlaşma’nın imzaya hazır hale gelmesidir. ECOTA Anlaşması’nın uygulanmasıyla Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 10 yıllık 2035 Strateji ve Vizyon Belgesi doğrultusunda EİT içi ticaret hedeflerimize ulaşacağımıza ve bölgemizin refahına doğrudan katkı sunacağımıza inancım tamdır" dedi.

'BÖLGE İÇİ LOJİSTİK DAHA REKABETÇİ BİR YAPIYA KAVUŞACAKTIR'

Bakan Bolat, "Bugün aynı zamanda 'EİT Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi’ni de onayladık. Bu strateji sayesinde ülkelerimiz arasındaki gümrük süreçlerinde dijitalleşme hızlanacak, işlem süreleri kısalacak, veri paylaşım mekanizmaları geliştirilecek ve bölge içi lojistik daha rekabetçi bir yapıya kavuşacaktır. Bu kapsamda, elektronik veri değişim sistemlerinin uyumlaştırılması, e-ticaretin önünü açacak düzenlemeler ve gümrük idareleri arasında daha etkin bir koordinasyon sağlanması , bölgesel ve üye ülkeler ticaret akışlarımızı hızlandıracaktır. Ticaretin kolaylaştırılması alanındaki bu ileri adımların, EİT bölge içi ticaret hacminin arttırılmasına doğrudan olumlu katkılar sağlayacağını öngörüyoruz. Toplantıda, EİT’nin geleceğe yönelik strateji ve hedefleri üzerinde de değerlendirmelerde bulunduk. Bu 10 yıllık geleceğe yön verecek '2026-2035 Stratejik Hedefler Belgesi’ üzerinde kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Türkiye olarak, EİT bölge içi ticaret oranının ilk aşamada yüzde 10’a, 2035 yılına kadar ise yüzde 15’e yükseltilmesi yönündeki önerimiz kıymetli ülke başkanları nezdinde karşılık buldu. Üye ülkelerimizin ticari entegrasyon seviyesinin artırılması, bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ekonomik dayanıklılığın yükseltilmesi açısından bu hedeflerin yol gösterici olacağına inanıyoruz" dedi.

'UZUN YILLARDIR MÜZAKERE EDİLEN 2 ÖNEMLİ BELGEYİ DE İMZAYA AÇTIK'

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün uzun yıllardır müzakere edilen 2 önemli belgeyi de imzaya açtık. Özel sektörün bölgesel ticaretteki rolünü artırmayı hedefleyen 'EİT Ortak Ticareti Teşvik Etkinlikleri İşbirliği Mutabakat Zaptı', bölge ülkelerinin iş dünyaları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu kapsamda, EİT Ortak Ticaret ve Sanayi Odası’nın faaliyetlerinin ve etkinliğinin arttırılması, KOBİ’lere yönelik finansman ve teknik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve EİT yatırım ve kalkınma bankasının dahada güçlendirilerek ve diğer ülkelerinde katılmasıyla beraber faaliyetlerinin arttırılması ve özel sektörlerimiz arasında ticaret fuarlarının arttırılması gibi somut adımlar özel sektörlerimiz arasında etkileşimi derinleştirecek ve bölgesel ticareti çeşitlendirecektir. Bugün imzaya açtığımız diğer bir belge ise 'EİT Gümrük İdareleri Arasında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşması'dır. Söz konusu belge, gümrük idarelerimiz arasında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi, kaçakçılıkla mücadelede ortak kapasitenin artırılması ve sınır kapılarındaki işlemlerin daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülmesi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Üye ülkelerimizin bu anlaşmayı kısa sürede yürürlüğe koymalarını arzu ediyoruz. Söz konusu mekanizma, ticaretin kolaylaştırılması stratejimizle de birebir örtüşmektedir. Böylece bölge içi ticaretimizin şeffaf, güvenilir ve öngörülebilir bir zemine kavuşmasına önemli katkı sağlayacaktır. Kısacası bugün İstanbul’da attığımız adımlar EİT’nin ticaret bütünleşmesi alanında yeni bir dönemin başlangıcıdır. ECOTA’nın güncellenmesi müzakerelerinin başlatılması, ticaretin kolaylaştırılması stratejisinin kabul edilmesi ve iki önemli anlaşmanın imzalanması bölgemizin ve üye ülkelerin ekonomik geleceği açısından tarihi nitelikte kararlar olmuştur. Bu kararlar, bölgesel ticaretimizi daha hızlı, daha dijital, daha rekabetçi ve daha entegre bir yapıya kavuşturacaktır. Türkiye olarak bu sürece katkı sunmaya, EİT’nin ticari gündemine liderlik etmeye ve bölgesel ekonomik birlikteliği güçlendirmeye devam edeceğiz. Bugün ortaya koyduğumuz ortak iradenin, tüm EİT camiası için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ömer Bolat: Alınan kararlar iş birliğimizin geleceği açısından bizlere ümitler verdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 18:28:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/omer-bolat-alinan-kararlar-is-birligimizin-gelecegi-acisindan-bizlere-umitler-verdi-213054-20251126.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/omer-bolat-alinan-kararlar-is-birligimizin-gelecegi-acisindan-bizlere-umitler-verdi-213054-20251126.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/omer-bolat-alinan-kararlar-is-birligimizin-gelecegi-acisindan-bizlere-umitler-verdi-213054-20251126.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Petrol fiyatları düşebilir! Elektrikli araçların maliyeti artabilir!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-petrol-fiyatlari-dusebilir-elektrikli-araclarin-maliyeti-artabilir-30168.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-petrol-fiyatlari-dusebilir-elektrikli-araclarin-maliyeti-artabilir-30168.html</link>
                    <description><![CDATA[JPMorgan ve Goldman Sachs, petrol fiyatlarında ciddi bir gerilemenin gündemde olduğuna işaret ediyor. İki kurumun projeksiyonları, fiyatların neredeyse yüzde 50 oranında düşebileceğini gösteriyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde elektrikli araçların kullanım maliyetlerinin, özellikle dışarıda şarj eden sürücüler için, içten yanmalı araçlara kıyasla daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Uluslararası petrol göstergesi Brent’in, 2027 yılına kadar varil başına 30 dolar bandına kadar inebileceği tahmin ediliyor. JP Morgan’ın X hesabında yer alan değerlendirmede, küresel ölçekte oluşabilecek arz fazlasının fiyatları daha da baskılayabileceği belirtildi. Brent, yılbaşından bu yana yüzde 14 gerileme kaydederken pazartesi günü 62,59 dolar seviyesinde istikrar buldu. Piyasanın odağında ise Ukrayna’daki barış görüşmelerinden gelecek haberler bulunuyor.

ABD ile Ukrayna’nın pazar günü Cenevre’de gerçekleştirdiği temasların “son derece verimli” geçtiği ifade edilirken, tarafların yeni bir barış planı üzerinde yoğun çalışmalarını sürdürme kararı aldığı bildirildi. Uzmanlara göre, bir barış anlaşması ihtimali Rusya’ya yönelik yaptırım paketlerinin gevşetilmesine kapı aralayabilir ve bu durum enerji fiyatlarında ek bir düşüş yaratabilir.

Goldman Sachs cephesinde ise ABD petrol göstergesi WTI için 2026 yılı ortalama fiyat tahmini 53 dolar olarak açıklandı. Banka, gelecek yıl küresel piyasada günlük yaklaşık 2 milyon varillik bir arz fazlası oluşabileceğini ve bunun fiyatları daha da aşağı çekebileceğini vurguladı. Goldman Sachs'ın küresel emtia araştırmaları eş başkanı Daan Struyven, mevcut koşullarda yatırımcıların petrol tarafında “short” pozisyon almasının mantıklı olduğunu ifade etti.

Struyven’e göre 2026, mevcut arz genişlemesinin son yılı olacak ve 2027’de piyasanın yeniden denge bulması bekleniyor. Ancak buna rağmen birçok uzman, petrolün varil fiyatının 40 doların altına sarkmasının pek olası olmadığının altını çiziyor.

AKARYAKITTA FİYAT DÜŞER Mİ?

Petrol fiyatlarındaki güçlü düşüş eğiliminin, akaryakıt tarafına da indirim olarak yansıması bekleniyor. Benzin ve motorin fiyatları, petrolün varil değeriyle birlikte rafineri çıkış maliyetleri doğrultusunda şekillendiği için, petroldeki gerileme pompa fiyatlarını da aşağı çekebilir.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN MALİYETİ ARTABİLİR Mİ?

Petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 düşmesi halinde, elektrikli araçlarını ev dışındaki ücretli şarj istasyonlarında dolduran sürücüler, benzinli ve dizel araç sahiplerine kıyasla daha yüksek enerji maliyetiyle karşılaşabilir. Özellikle dış şarj noktalarıyla maliyetli şarj yapan kullanıcılar için tablo elektrikli araçların aleyhine dönebilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Petrol fiyatları düşebilir! Elektrikli araçların maliyeti artabilir! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 07:02:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/petrol-fiyatlari-dusebilir-elektrikli-araclarin-maliyeti-artabilir-100410-20251125.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/petrol-fiyatlari-dusebilir-elektrikli-araclarin-maliyeti-artabilir-100410-20251125.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/petrol-fiyatlari-dusebilir-elektrikli-araclarin-maliyeti-artabilir-100410-20251125.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Asgari ücret artışı için Bakan Işıkhan'dan ilk mesaj]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-asgari-ucret-artisi-icin-bakan-isikhandan-ilk-mesaj-30155.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-asgari-ucret-artisi-icin-bakan-isikhandan-ilk-mesaj-30155.html</link>
                    <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Aralık ayının başlarında Asgari Ücret Tespit Komisyonu'muz toplanarak, işçi ve işveren temsilcilerimizle yeniden bir araya gelecek. Komisyondan hem çalışanlarımızın refahını koruyan hem de işverenlerimizin üretim ve istihdam gücünü gözeten, optimal bir seviyenin ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir programı kapsamında bir otelde 'Dönüşen Çalışma Hayatında İşçi- İşveren Buluşmaları'na katıldı. Buluşmaya İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, oda ve STK temsilcileri ile kent protokolü katıldı. Buluşmada konuşan Bakan Işıkhan, İzmir'in ‘Yeşil ve Dijital Dönüşüm Sürecinde, İşçilerin Beceri Uyumlarının Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında, ülkenin dört bir yanında sürdürülen 'Dönüşen Çalışma Hayatında İşçi ve İşveren Buluşmaları' projesinin 10’uncu durağı olduğunu söyleyerek, "Bu toplantı serisi Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde; çalışma hayatının tüm taraflarını aynı platformda buluşturan, bu dönüşüme ilişkin farkındalığı ve ortak anlayışı artıran, sürecin farklı bölgelerde ve sektörlerde nasıl yaşandığını görmemize imkan sağlayan ve sosyal diyaloğu güçlendiren önemli bir istişare mekanizmasıdır" dedi. İzmir’in Türkiye'nin en hızlı gelişen, dinamik üretim merkezlerinden birisi olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, buluşmada amaçlarının yeşil ve dijital dönüşümün; iş gücü piyasalarına etkilerini, sunduğu fırsatları ve beraberinde getirdiği riskleri kapsamlı biçimde değerlendirmek, işçileri, işverenleri ve tüm paydaşları bu sürece en güçlü şekilde hazırlamak olduğunu söyledi.

Giderek hız kazanan dönüşümün yalnızca üretim süreçlerini değil; istihdamın yapısını, meslekleri, beceri profillerini ve çalışma biçimlerini de yeniden şekillendirdiğini söyleyen Bakan Işıkhan, “Bu nedenle dönüşüm sürecine uyum sağlamak, artık bir tercih değil; ekonomik rekabet gücümüzü korumanın önemli bir zorunluluğu ve gereğidir. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, 12. Kalkınma Planımız; iklim değişikliğiyle mücadeleyi, yeşil dönüşümü, dijital altyapının güçlendirilmesini ve beceri uyumunun artırılması gibi hedefleri belirlemiştir. Plan, aynı zamanda, 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda, adil geçiş yaklaşımının vazgeçilmez olduğuna da vurgu yapmaktadır. Bakanlık olarak bizler, kimseyi geride bırakmadan bu dönüşümü adil, dengeli ve kapsayıcı bir biçimde yönetmeyi, tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi.

2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi’nin, çalışma hayatındaki dönüşüme ilişkin yol haritasını net bir şekilde ortaya koyduğunu aktaran Bakan Işıkhan, “Stratejimizin temel ilkeleri; bütüncül yaklaşım ve uyum, kapsayıcılık ve fırsat eşitliği, sosyal diyalog ve özendirici yaklaşım, insana yakışır iş, sürdürülebilirlik ve risk yönetimi temelli yaklaşımdır. Bu stratejinin temel eksenlerinden biri de iş gücü piyasalarında, yeşil ve dijital dönüşüm süreci ile beceri uyumunun geliştirilmesidir. Bu eksen; beceri ekosisteminin güçlendirilmesi, dönüşümün çalışma hayatına etkilerinin tüm yönleriyle analiz edilmesi, adil geçiş politikalarının oluşturulması ve sektörel ve bölgesel düzeyde, beceri uyumunun artırılmasına yönelik istihdam politikalarının etkinliğinin geliştirilmesini bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bugün İzmir’de sahada yürüttüğümüz ‘Yeşil ve Dijital Dönüşüm Sürecinde İşçilerin Beceri Uyumlarının Geliştirilmesi Projesi’ de stratejimizin ilk uygulamalarından biridir. Bu proje; aynı zamanda insanı merkeze alan, kamu politikalarımızın da güçlü bir yansımasıdır. Bu kapsamda; Mesleki Yeterlilik Kurumu, yeşil dönüşümle ilgili yeni mesleklerde, ulusal meslek standartları hazırlamaktadır. İŞKUR, yeşil işlere yönelik mesleki eğitimler ve beceri kazandırma programlarıyla çalışanlarımızı, geleceğin işlerine hazırlamaktadır. Çalışma Genel Müdürlüğü, dönüşümün istihdam üzerindeki etkilerini bilimsel analizlerle ortaya koyarak politika süreçlerimize önemli katkılar sağlamaktadır" açıklamalarında bulundu.

Çalışma Hayatında Dönüşüm Daire Başkanlığı'nın çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Işıkhan, "Bakanlığımız bünyesinde kurduğumuz ‘Çalışma Hayatında Dönüşüm Daire Başkanlığı’ ise özellikle yeşil ve dijital dönüşüme ilişkin tüm politika ve uygulamaların koordinasyonunu sağlamak üzere çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Bu birim; beceri uyumu, mesleki eğitimin geliştirilmesi, istihdamda kapsayıcılığın artırılması, sosyal korumanın güçlendirilmesi, sosyal diyaloğun derinleştirilmesi ve iklim değişikliğine uyum gibi kritik alanlara öncelik vermekte ve stratejiler geliştirmektedir. Bu çalışmalar, dönüşümün çalışma hayatına etkilerinin adil ve dengeli bir biçimde yönetilmesine yönelik yol haritamızın ana çerçevesini oluşturmaktadır. Çalışanlarımızın yeni beceriler kazanması, kırılgan grupların desteklenmesi, sosyal tarafların karar alma süreçlerine aktif katılımı ve kimseyi, geride bırakmayan bir dönüşüm için kararlılıkla çalışıyoruz" dedi.

Bakan Işıkhan, "Aynı zamanda iş gücüne katılımı artırmak ve istihdamı geliştirmek için birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Geçen yıl hayata geçirdiğimiz önemli programlarımızdan bir tanesi de aday havuz sistemi. Bugüne kadar 35 binden fazla işveren bu sistemi kullandı, yaklaşık 2 milyon çalışan araması gerçekleştirildi ve 100 binden fazla vatandaşımız bu sistem üzerinden işe yerleştirildi. Bu sistem, işverenlerimize ilan vermeden, İŞKUR’un veri tabanındaki yaklaşık 3 milyon aktif iş arayan kişiyi tarama imkanı sunuyor. İşverenler; meslek, eğitim, sertifika, yabancı dil, yaş ve şehir gibi birçok filtre ile arama yapabiliyor, kişisel bilgileri görünmeden adayın niteliklerini inceleyebiliyor ve değerlendirme yaparak adayımıza teklif dahi gönderebiliyor. Özel istihdam bürolarına ilan vermenin ücretli olduğu bir ortamda aday havuz sistemi işverenlerimiz için ciddi bir zaman ve maliyet avantajı sağlamaktadır. Hayata geçirdiğimiz programların; iş gücü piyasasında ve iş gücü verilerinde önemli katkılar sağladığını görmekten dolayı da büyük bir mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

“Emek, üretimin en değerli unsurudur" diyen Bakan Işıkhan, “Emeği göz ardı ederek, sürdürülebilir büyüme sağlamak ve toplumsal refahı artırmak mümkün değildir. Bu nedenle hükümet olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; tüm politikalarımızda, emeği merkeze alan, sosyal diyaloğu önceleyen ve insan onurunu yücelten bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bugüne kadar, çalışma hayatında gerçekleştirdiğimiz tüm reformların odağında insan ve emek vardır. Asgari ücret, çalışma hayatımızda en temel ücret seviyesini ifade eden bir göstergedir. Bu yıl da aralık ayının başlarında 'Asgari Ücret Tespit Komisyonu’muz toplanarak, işçi ve işveren temsilcilerimizle yeniden bir araya gelecek. Bu süreçte; temel önceliğimiz, sosyal diyalog çerçevesinde tarafların ortak akılla uzlaşmaya varmasıdır. Komisyondan hem çalışanlarımızın refahını koruyan hem de işverenlerimizin üretim ve istihdam gücünü gözeten, optimal bir seviyenin ortaya çıkacağına inanıyorum. Her mesele gibi dönüşümün başarıya ulaşması birlikte düşünmek, birlikte karar almak ve birlikte uygulamakla mümkündür" dedi.

İzmir Valisi Süleyman Elban ise “Teknolojideki ve dijitalleşmedeki gelişmelerle birlikte bazı meslekler dönüşmek hatta yok olmak durumuyla karşı karşıya kaldı. Eğer bir mesleğiniz, beceriniz varsa endişe edecek bir şey yok. Ancak yaptığınız işin de dönüşeceğini hesaba katmak durumdayız. Bu durum karşısında çalışma hayatını düzenlemek, yeni ortama hazırlıklı olmak ve yeni şartlara uygun olarak insanımızı yetiştirmek zorundayız. 2023’te yüzde 30’larda olan meslek lisesi öğrencisi oranı ilde bugün yüzde 65 oldu" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Asgari ücret artışı için Bakan Işıkhan'dan ilk mesaj - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 10:51:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/asgari-ucret-artisi-icin-bakan-isikhandan-ilk-mesaj-135346-20251121.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/asgari-ucret-artisi-icin-bakan-isikhandan-ilk-mesaj-135346-20251121.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/asgari-ucret-artisi-icin-bakan-isikhandan-ilk-mesaj-135346-20251121.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜİK: İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,2 arttı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-tuik-istihdam-endeksi-yillik-yuzde-12-artti-30149.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-tuik-istihdam-endeksi-yillik-yuzde-12-artti-30149.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde istihdam endeksinin yıllık yüzde 1,2, çalışılan saat endeksinin yüzde 0,6, brüt ücret-maaş endeksinin ise yüzde 40,3 arttığını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TÜİK, 3'üncü çeyrek iş gücü girdi istatistiklerini açıkladı. Buna göre; sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı Temmuz-Eylül aylarından oluşan 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde endeks, sanayi sektöründe yüzde 3,6 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 7,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,6 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,6 arttı. Endeks, sanayi sektöründe yüzde 4,4 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,2 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 40,3 arttı. Endeks sanayi sektöründe yüzde 34,5, inşaat sektöründe yüzde 44,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 43,5 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde endeks, sanayi sektöründe yüzde 1 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 2 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,7 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde endeks, sanayi sektöründe yüzde 0,7 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 4,3 arttı ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,5 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 6,5 arttı. Endeks, sanayi sektöründe yüzde 4,8, inşaat sektöründe yüzde 7,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 7,3 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik iş gücü maliyeti endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 39,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde endeks, sanayi sektöründe yüzde 40,1, inşaat sektöründe yüzde 36,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 40,6 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 39,4 arttı. Endeks, sanayi sektöründe yüzde 40,7, inşaat sektöründe yüzde 35,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 40,4 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı iş gücü maliyeti endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 39,1 arttı. Endeks, sanayi sektöründe yüzde 37,4, inşaat sektöründe yüzde 40,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 41,5 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik iş gücü maliyeti endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,8 arttı. Alt sektörler incelendiğinde endeks, sanayi sektöründe yüzde 5,6, inşaat sektöründe yüzde 3,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 6,6 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,8 arttı. Endeks, sanayi sektöründe yüzde 5,6, inşaat sektöründe yüzde 3,2 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 6,8 arttı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı iş gücü maliyeti endeksi, 2025 yılı 3'üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 arttı. Endeks; sanayi sektöründe yüzde 5,7, inşaat sektöründe yüzde 4,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 5,7 arttı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[TÜİK: İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,2 arttı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:30:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-istihdam-endeksi-yillik-yuzde-12-artti-113157-20251121.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-istihdam-endeksi-yillik-yuzde-12-artti-113157-20251121.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-istihdam-endeksi-yillik-yuzde-12-artti-113157-20251121.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan Nefes Kredisi daveti ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-nefes-kredisi-daveti-30111.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-nefes-kredisi-daveti-30111.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde başlatılan Nefes Kredisi’nde kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltilmesinin, KOBİ’lerin uygun koşullarda finansmana erişimi açısından önemli bir destek olduğunu belirterek, “Üyelerimizi, Nefes Kredisi desteğinden faydalanmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak, TOBB’un Kredi Garanti Fonu (KGF) güvencesiyle, bankalar iş birliğiyle 2 Ekim’de başlattığı Nefes Kredisi’nin 19 Kasım’da (yarın) başlayacak ikinci paketinde kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baran, TOBB Nefes Kredisi’nin KOBİ’lerin uygun koşullarda finansmana erişimi açısından önemli bir destek olduğunu belirterek, “Enflasyonla mücadele sürecinde üretimini, istihdamını ve ticaretini sürdürmeye çalışan KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla uygulamaya alınacak olan ve 6 ay ana para ödemesiz, azami 36 ay vadeli olmak üzere 1,5 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sağlayacak olan bu kredi paketi için başvurular 19 Kasım 2025 tarihinde (yarın) başlayacak. Ticaretin ve üretimin çarklarının daha güçlü dönmesi için hazırlanan bu finansman desteğinin, KOBİ’lerimizin ekonomik faaliyetlerini sürdürülebilirliğine ve ekonomimizin büyümesine katkı sağlanacağına inanıyorum. KOBİ’lerimize nefes olacak bu destek için emeği geçen TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere, Kredi Garanti Fonumuza ve destek veren tüm banka yönetimlerine teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan Nefes Kredisi daveti  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 09:45:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-nefes-kredisi-daveti-124837-20251118.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-nefes-kredisi-daveti-124837-20251118.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-nefes-kredisi-daveti-124837-20251118.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası kuruluş yıl dönümü için Anıtkabir'de]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasi-kurulus-yil-donumu-icin-anitkabirde-30110.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasi-kurulus-yil-donumu-icin-anitkabirde-30110.html</link>
                    <description><![CDATA[18 Kasım 1963’te kurulan Ankara Sanayi Odası, 62. yıl dönümünde Anıtkabir’i ziyaret ederek Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzuruna çıktı. Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan ASO Başkanı Seyit Ardıç, aklın ve bilimin rehberliğinde Türkiye’nin kalkınmasına en güçlü katkıyı sunma kararlılıklarını vurgulayarak, “Emanetiniz emin ellerdedir” mesajını verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO), kuruluşunun 62. yıl dönümünü kutluyor. 18 Kasım 1963’te temelleri atılan ASO’nun kuruluş yıl dönümünde, ASO Ailesi’nin ilk adresi her yıl olduğu gibi Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir oldu.

Törene, ASO Başkanı Seyit Ardıç, Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyeleri, ASO üyesi çok sayıda sanayici ve Oda çalışanları katıldı. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın başkanlığındaki ASO Heyeti, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Başkan Ardıç’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. ASO Heyeti daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti.

“CUMHURİYETİMİZİN DEĞERLERİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR”

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan ASO Başkanı Seyit Ardıç, şunları kaydetti:

“Aziz Atatürk,

İlkeleriniz ve gösterdiğiniz hedefler doğrultusunda 18 Kasım 1963’te kurulan Ankara Sanayi Odamızın 62. yıl dönümünde, huzurunuzda bulunmanın onurunu ve heyecanını yaşıyoruz.

&nbsp;

En değerli mirasınız olan Cumhuriyetimizin değerleriyle aydınlanan yolumuzda, sanayinin ülkemiz için önemini vurgulayan “Her yeni endüstri eseri, çevresine refah ve uygarlık, bütün memlekete sevinç ve kuvvet vermektedir” sözlerinizden aldığımız ilhamla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

10 bini aşkın üyemizle, aklın ve bilimin rehberliğinde ülkemizin kalkınmasına en güçlü katkıyı sunuyor; Ankara’mızı “Sanayi ve Teknolojinin Başkenti” yapma hedefimize kararlılıkla yürüyoruz.

Emanetiniz emin ellerdedir.

Minnet, özlem ve saygıyla...”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası kuruluş yıl dönümü için Anıtkabir'de - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 09:33:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-kurulus-yil-donumu-icin-anitkabirde-123602-20251118.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-kurulus-yil-donumu-icin-anitkabirde-123602-20251118.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-kurulus-yil-donumu-icin-anitkabirde-123602-20251118.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dolar rekor kıracak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-dolar-rekor-kiracak-30098.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-dolar-rekor-kiracak-30098.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD'de ekonomiye yönelik olarak açıklanacak veriler öncesinde dolar güç kazanmaya başladı. Dolar endeksi 99,3'ün üzerine çıkarak geçen haftaki kayıplarının bir kısmını telafi etti. Yatırımcılar, hükümetin kapanması nedeniyle ertelenen ve Federal Rezerv politikasına ilişkin beklentileri daha iyi yönlendirecek bir dizi ABD ekonomik verisine hazırlanıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Eylül ayı istihdam raporu perşembe günü açıklanacak ve piyasalar diğer göstergeler için güncellenmiş bir takvim bekliyor. Bu arada, bu haftaki önemli özel sektör raporları arasında anlık S&amp;P PMI'ları, mevcut konut satışları, NAHB konut endeksi ve haftalık ADP istihdam toplamı yer alıyor.

Bazı Fed yetkilileri, Aralık ayında bir faiz indirimi gerekliliği konusunda şüphelerini dile getirirken, bazıları bu fikri tamamen reddetti. Piyasalar şu anda gelecek ay 25 baz puanlık bir indirim olasılığı yaklaşık yüzde 46 olarak öngörüyor; bu oran bir ay önceki yaklaşık yüzde 88'den keskin bir düşüş. Dolar genel olarak değer kazandı ve en güçlü kazançlar Yeni Zelanda ve Avustralya doları karşısında geldi.

DOLAR BUGÜN NE KADAR?

Dolar güne 42,3164 liradan başladı. Gün içinde en düşük 42,2446 lira, en yüksek de 42,3333 lira seviyesi görüldü. Şu sıralar 42,3333 liradan işlem görüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Dolar rekor kıracak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 07:57:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-rekor-kiracak-105956-20251117.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-rekor-kiracak-105956-20251117.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/dolar-rekor-kiracak-105956-20251117.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜİK: Ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 1,1 arttı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-tuik-ucretli-calisan-sayisi-yillik-yuzde-11-artti-30083.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-tuik-ucretli-calisan-sayisi-yillik-yuzde-11-artti-30083.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayında sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısının yıllık yüzde 1,1, aylık yüzde 0,2 arttığını açıkladı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TÜİK, Eylül 2025 dönemine ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini açıkladı. Buna göre; sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 991 bin 589 kişi iken, 2025 yılı Eylül ayında 16 milyon 169 bin 476 kişi oldu. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Eylül ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,7 azaldı; inşaat sektöründe yüzde 7,4 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,5 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Eylül ayında bir önceki aya göre de yüzde 0,2 arttı. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Eylül ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 azaldı; inşaat sektöründe yüzde 0,6 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,4 arttı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[TÜİK: Ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 1,1 arttı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:20:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-ucretli-calisan-sayisi-yillik-yuzde-11-artti-132149-20251114.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-ucretli-calisan-sayisi-yillik-yuzde-11-artti-132149-20251114.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/tuik-ucretli-calisan-sayisi-yillik-yuzde-11-artti-132149-20251114.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş'ı konuk etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasi-bakan-mahinur-ozdemir-goktasi-konuk-etti-30035.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasi-bakan-mahinur-ozdemir-goktasi-konuk-etti-30035.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara Kadın Girişimciler Kurulu'nun (KGK)  “3. İl Kurul Toplantısı”, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla, ASO’nun ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Kadının aklı, emeği ve yaratıcılığı olmadan sanayide dönüşüm tam anlamıyla gerçekleşemez” dedi. Başkan Ardıç, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında atılan adımların, Türkiye’nin sosyal adalet ve kalkınma hedeflerine güçlü bir ivme kazandırdığına da dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO) Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda, gerçekleşen toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, ASO Başkanı Seyit Ardıç, TOBB Ankara KGK Başkanı Hande Öztürk, ASO Başkan Yardımcıları Mete Çağlayan ile Ercan Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu ile Burcu Özbozkurt, ASO Meclis Üyeleri ve çok sayıda kurul üyesi girişimci kadınlar katıldı.

Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Ardıç, kadınların iş dünyasındaki varlığının toplumsal ve ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Kadının aklı, emeği ve yaratıcılığı olmadan sanayide dönüşüm tam anlamıyla gerçekleşemez. Kadın girişimcilerimizin sanayide, üretimde ve inovasyonda daha fazla yer alması gerekiyor” dedi.

Kadın girişimciliği ve istihdamında kaydedilen ilerlemelere dikkat çeken Ardıç, TÜİK verilerine göre kadın girişimci oranının 2002’de yüzde 13,1 iken 2024’te yüzde 18,2’ye yükseldiğini hatırlatarak, “Aynı dönemde kadınların işgücüne katılım oranı %27,9’dan %36,8’e, kadın istihdam oranı ise %25,3’ten %32,5’e çıkmıştır. Bu istatistikler, ülkemizde kadınların ekonomik hayata katılımında son 20 yılda hem niceliksel hem niteliksel bir ilerleme kaydedildiğini göstermektedir” diye konuştu.

“KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ EKONOMİK BÜYÜMENİN ANAHTARIDIR”

Kadın girişimciliğini destekleyen politikaların yalnızca fırsat eşitliği değil, aynı zamanda üretkenlik ve yenilikçilik açısından da stratejik önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, “Kadın girişimciler için Kredi Garanti Fonu benzeri ‘Kadın Girişimci Teminat Fonu’ kurulabilir, kadın kooperatiflerine vergi indirimi ve faizsiz yatırım kredileri sağlanabilir, Organize Sanayi Bölgeleri’nde kadınlara ait işletmelere pozitif ayrımcılık uygulanabilir” önerisinde bulundu.

Ankara Sanayi Odası olarak kadın girişimcileri desteklemeye büyük önem verdiklerini belirten Başkan Ardıç, “Kadın girişimcilerin sanayi ekosistemine daha güçlü katılması için mentorluk, eğitim ve finansmana erişim programları geliştiriyoruz. Kadın istihdamını artıran işletmeleri teşvik ediyor, iyi örnekleri görünür kılıyoruz” dedi.

“YÜRÜTÜLEN PROJELER SAHADA SOMUT SONUÇLAR DOĞURUYOR”

Konuşmasında hükümetin kadın istihdamı ve girişimciliği alanındaki çalışmalarına da değinen Başkan Ardıç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürüttüğü projelerin sahada somut sonuçlar doğurduğunu belirtti. Başkan Ardıç, “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında atılan adımlar, ülkemizin sosyal adalet ve kalkınma hedeflerine güçlü bir ivme kazandırmıştır” dedi.

Başkan Ardıç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı himayesinde kurulan Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’na TOBB Kadın Girişimciler Kurullarının da dahil edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Bu alanda yürütülen çalışmalara katkı vermekten gurur duyuyoruz. Sayın Bakanımıza vizyoner liderliği ve kadın girişimciliğine verdiği destek için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“GÜÇLÜ KADIN, GÜÇLÜ BİR ÜLKE DEMEKTİR”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner liderliğinde kurulan Kadın Girişimciler Kurulu’nun kadınların ekonomik hayata katılımında öncü bir rol oynadığını belirten Ardıç, Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ve kurul üyelerinin çalışmalarını da takdirle takip ettiklerini söyledi.

Ardıç, sözlerini, “Güçlü kadın, güçlü bir toplum, güçlü bir ülke demektir. Ankara Sanayi Odası olarak kadın girişimcilerimizin daha görünür, güçlü ve üretken hale gelmesi için üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye devam edeceğiz” diyerek tamamladı.

“KADINLARIN EKONOMİK HAYATA KATILIMI TOPLUMSAL REFAHI YÜKSELTİR”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, toplantıda yaptığı konuşmada, Ankara'nın üretken ve vizyoner kadınlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, girişimci kadınların ülkenin gelişimine, şehrin kalkınmasına değer kattığını söyledi.

Kadın girişimcilerin sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü halkası olduğunu vurgulayan Göktaş, "Kadınların ekonomik hayata katılımı arttıkça verimlilik artar, yenilik artar, toplumsal refah yükselir. Kadın girişimciler istihdam yaratan, üretimi çeşitlendiren, yenilik getiren ve sosyal sorumluluk bilincini ekonomiye taşıyan öncülerdir" diye konuştu.

Yerelde kalkınmanın güçlenmesinde kadın girişimcilerin payının yadsınamaz olduğuna işaret eden Göktaş, bu nedenle kadınların ekonomide daha görünür, güçlü ve etkin olmasını bir kalkınma meselesi olarak gördüklerini ifade etti.

“GÜÇLÜ BİR EKOSİSTEM OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ”

Bakanlık olarak, kadınların iş dünyasında daha fazla yer alması ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü temsili için çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:

"Kadınların, dijital teknolojileri etkin kullanan, çevreye duyarlı, yenilikçi ve kapsayıcı iş modelleriyle güçlü roller üstlenmeleri hedeflerimizden biridir. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı bu hedefi gerçeğe dönüştüren adımları içeriyor. Eylem planımız doğrultusunda, kadınların ekonomik hayata katılımlarını artıracak projeler hayata geçiriyoruz. Eğitim ve mentörlük programlarıyla her gün daha fazla kadının hayatına dokunuyoruz. 8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle oluşturulan Koordinasyon Kurullarıyla da tüm projelerimizi yerelde daha bütüncül şekilde yürütüyoruz."

Göktaş, kadın girişimcileri destekleyen anlayışla hareket ettiklerini, kadınların iş fikirlerini gerçeğe dönüştürebilmeleri ve büyütebilmeleri için her aşamada yanlarında olduklarını söyledi.

Bakan Göktaş, geçen ay başlattıkları Yükselen Kadınlar Programı ile girişimci kadınların bilgi, beceri ve liderlik kapasitelerini güçlendirdiklerinin altını çizerek, "Yedi bölgede gerçekleştireceğimiz bu programla, yerelden ulusala kadın girişimciliğini büyüten, ilham veren ve birbirini destekleyen güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz" değerlendirmesini yaptı.

"KADINLARA HOBİLERİNİ E-TİCARET ARACILIĞIYLA KAZANCA DÖNÜŞTÜRME İMKANI SUNDUK"

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğinde kadın girişimcilerin sadece üretimde değil, yeniliğin ve dönüşümün merkezinde yer almalarını sağladıklarını vurgulayan Göktaş, "Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalardan biridir. Böylece temiz teknoloji alanında, çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek iş fikirleri geliştiren kadın girişimcilere destek oluyoruz. 'Kadingirisimci.gov.tr' sitemizle kadın girişimciliğini desteklemek için tüm kurumların çalışmalarını tek bir portalda bir araya getirdik. Bunun yanı sıra kadın kooperatiflerini her aşamada destekleyerek daha güçlü yapılar haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Göktaş, kadın girişimcilere ve kooperatiflere proje hazırlama eğitimi vererek kırsal kalkınma desteklerinden yararlanmalarını sağladıklarını da belirterek, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, 3 bin 195 kadına ulaştık. 'Hepsiburada' ile kurduğumuz işbirliğiyle yaklaşık 7 bin 500 kadın girişimciye e-ticaret yoluyla satış yapmalarını sağladık. Hobin İşin Olsun Projesi ile kadınlara hobilerini e-ticaret aracılığıyla kazanca dönüştürme imkanı sunduk. Bu çalışmalarımızın yanı sıra, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için Reges Elektrik iş birliğiyle Kadınlar için Enerji Okulunu hayata geçirdik. 2021'de başlattığımız Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi ile ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadınlara mesleki eğitim, güçlenme ve mentörlük desteği sunuyoruz. Bu kapsamda 4 bin 500'e yakın genç kadına ulaştık, yüzlercesinin istihdama katılımını sağladık. Bu projede de, TOBB Kadın Girişimciler Kurullarımız da en güçlü paydaşlarımız arasında yer alıyor. Finansal okuryazarlık eğitimlerimizle 1 milyondan fazla kadının ekonomik hayatlarında daha sağlam ve kalıcı adımlar atmalarına destek olduk. Ayrıca ekim ayı itibarıyla, kamuda görev yapan farklı meslek gruplarından kadınlar için yüz yüze eğitimlerimizi başlattık."

"KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ KALKINMANIN İTİCİ GÜCÜ HALİNE GELİYOR"

Göktaş, 2025 Aile Yılı'nın bu anlamda, kadınların potansiyelini daha etkin kılan çalışmalara imza attıkları yıl olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, kadınların hayatın her alanında var olmaları için çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.

Girişimci kadınların Türkiye'nin üretim gücünün, yeniliğin ve cesaretin en güzel yüzü olduğunun altını çizen Göktaş, "Sadece kendi işinizi büyütmüyor aynı zamanda çevrenizdeki kadınlara da 'ben de yapabilirim' dedirten ilham kaynağı oluyorsunuz. Her biriniz, bu ülkenin geleceğini şekillendiren dönüşümün öncülerisiniz. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, kadınların ekonomik hayatta güçlenmesi için ülkemizin dört bir yanında güçlü bir etki oluşturuyor. Bu sayede kadın girişimciliği artık sadece büyük şehirlerde değil, yerelde de kalkınmanın itici gücü haline geliyor. Yürütülen projelerle, girişimcilik kültürü yaygınlaştırılıyor" diye konuştu.

Birçok sektörde, dijitalleşme ve e-ticaret alanlarında kadınlara yeni ufuklar açıldığına dikkati çeken Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Bu anlamda attığınız her adımda, ülkemizin kalkınma hikayesine bir katkı sunuyorsunuz. Sizden beklentimiz, bu inancı daha da büyütmeniz. Bulunduğunuz her yerde başka kadınlara fırsat eli uzatmanız, yol göstermeniz. Bugün burada bir kez daha gördük ki, Türkiye'nin geleceği kadınların aklı, emeği ve yüreğiyle yükselecek. Sizlerle aynı yolda yürümek bizim için her zaman büyük bir gurur. Hep birlikte üreten, güçlenen, dönüştüren kadınlarla daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye'yi inşa edeceğiz."

TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk de kadın girişimciliğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

"Dünya bankası verilerine göre yöneticilerinin çoğunluğunun kadınların oluşturduğu şirketlerde kârlılık yüzde 34 daha fazla. Okula giden kızların oranı yüzde 10 artırıldığında, ülkenin gayri safi yurt içi hasılası da ortalama yüzde 3 yükseliyor. Nüfusun yüzde 50’si kadınların oluşturduğu ülkemizin kalkınması için kadınlarımızı geride bırakma şansımız yok. Kızlarımızı eğitimle buluşturmalı, kadınları istihdam etmeli, yönetim kademelerinde kadınların yer almalarını sağlamalı, kadınların ve gençlerin girişimciliği bir meslek olarak edinmelerini sağlayarak girişimci sayısını mutlaka arttırmalıyız."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş'ı konuk etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Nov 2025 09:18:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-bakan-mahinur-ozdemir-goktasi-konuk-etti-122001-20251107.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-bakan-mahinur-ozdemir-goktasi-konuk-etti-122001-20251107.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasi-bakan-mahinur-ozdemir-goktasi-konuk-etti-122001-20251107.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'ndan dünyanın en büyük müteahhitleri listesine giren Ankaralı firmalara teşekkür]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasindan-dunyanin-en-buyuk-muteahhitleri-listesine-giren-ankarali-firmalara-tesekkur-30022.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasindan-dunyanin-en-buyuk-muteahhitleri-listesine-giren-ankarali-firmalara-tesekkur-30022.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO), Engineering News Record Dergisi’nin her yıl açıkladığı “Dünya’nın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi” arasında yer alan Türk firmalarının başarılarını kutlamak üzere bir program düzenledi. ATO Başkanı Gürsel Baran, "Türk müteahhitlik sektörü dünyada güvenilirlik ve kalitenin adı haline geldi" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;Engineering News Record Dergisi’nin&nbsp;(ENR)&nbsp;her yıl açıkladığı&nbsp;“Dünya’nın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”&nbsp;arasında yer alan 45 Türk firmasından Ankara merkezli 22 firmanın temsilcileriyle&nbsp;ATO&nbsp;ev sahipliğinde düzenlenen programda bir araya geldi. Türkiye’nin müteahhitlik sektöründe dünyada ikinci sırada yer almasına katkıda bulunan firmaları kutlayan&nbsp;Baran, “Bu tablo, Türk müteahhitlik firmalarımızın başarısı olduğu kadar Türk mühendisliğinin, iş gücünün, yönetim kabiliyetinin ve küresel rekabet gücünün de bir yansımasıdır. Bugün, Türk müteahhitlik sektörü, 100'den fazla ülkede 500 milyar doları aşan proje deneyimiyle, dünya genelinde güvenilirlik ve kalitenin adı hâline geldi”&nbsp;dedi.

ATO, Engineering News Record Dergisi’nin her yıl açıkladığı&nbsp;“Dünya’nın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”&nbsp;arasında yer alan Türk firmalarının başarılarını kutlamak üzere bir program düzenledi.&nbsp;Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren’in de katıldığı gecede, açılış konuşması yapan&nbsp;ATO Başkanı Baran, Türk Müteahhitler Birliği&nbsp;tarafından her yıl açıklanan listede yer alan firmaları “Marifet iltifata tabidir” sözünün gereğini yerine getirerek tebrik etmek üzere davet ettiklerini kaydetti.&nbsp;

Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi Listesi’nde yer alan 45 firmanın Türkiye’yi dünya liginde Çin’den sonra ikinci sıraya taşıdığını kaydeden&nbsp;Baran, "Bu tablo, Türk müteahhitlik firmalarımızın başarısı olduğu kadar, Türk mühendisliğinin, iş gücünün, yönetim kabiliyetinin ve küresel rekabet gücünün de bir yansımasıdır. 45 firmamızın 22'sinin merkezi Ankara’da bulunuyor. Başkentimizin bu alanda güçlü temsili, Ankara'mızın sadece bürokrasi şehri değil, aynı zamanda bir üretim, bir ihracat, bir inşaat ve mühendislik merkezi olduğunu da kanıtlıyor"&nbsp;diye konuştu. Türk firmalarının 100’den fazla ülkede 500 milyar doları aşan proje deneyimine sahip olduğuna dikkat çeken&nbsp;Baran, “Bugün müteahhitlik sektörümüz gerçekleştirdikleri projelerle dünya genelinde güvenilirlik ve kalitenin adı haline gelmiş durumda”&nbsp;dedi.

EN YÜKSEK EKİM AYI İHRACATI

Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar&nbsp;da konuşmasına, Türkiye’nin 20 çeyrektir büyümesini sürdürdüğünü ve ihracatta güçlü performans sergilediğini ifade ederek başladı. Ekim ayı itibariyle yıllık ihracatta Türkiye’nin rekor tazelediğini bildiren&nbsp;Ağar, “Ekim ayı itibariyle yıllık ihracatımız 270 milyar 200 milyon dolara ulaştı. Hizmet ihracatımızın ise 121 milyar 200 milyon dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. Bu doğrultuda 2025 yılı mal ve hizmet ihracatında toplam 391 milyar 400 milyon dolara ulaşarak hedefimiz olan 390 milyar doları aşmış bulunuyoruz”&nbsp;diye konuştu.

Ankara ekonomisinin gelişimine ve&nbsp;Ankara Ticaret Odası’nın bu gelişime yaptığı katkıya dikkat çeken&nbsp;Ağar,&nbsp;bankacılık, finans, danışmanlık, eğitim, sağlık ve turizm gibi hizmet sektörlerinin Başkent ekonomisinde önemli yer tuttuğunu söyledi.&nbsp;Ağar,&nbsp;"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetlerinde ise şehrimiz yüksek bir potansiyele ve güce sahip. Ankara inşaat sektörü hasılasında yüzde 10,3’lük payla, gayrimenkul faaliyetlerinde yüzde 7,8 payla İstanbul’dan sonra ülke genelinde ikinci sırada yer alıyor"&nbsp;diye konuştu.

Müteahhitlik firmalarının deneyimleriyle Türkiye'nin küresel ölçekteki rekabet gücünü arttırarak kritik bir rol oynadığına dikkat çeken&nbsp;Ağar, "1972’de başlayan yurt dışı müteahhitlik yolculuğumuz, bugün itibarıyla gurur verici bir noktaya erişti. 53 yılda 137 ülkede üstlenilen 12 bin 674 müteahhitlik projesinin toplam değeri ekim sonu itibarıyla 546 milyar 800 milyon dolar olmuştur"&nbsp;dedi.

Müteahhitlik sektörünün, Türkiye'nin yakın coğrafyasındaki siyasi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen yükseliş trendini sürdürdüğünü vurgulayan&nbsp;Ağar, "Havalimanı, otoyol, enerji santralleri, demiryolu gibi büyük ölçekli projelerde elde edilen başarılar, Türkiye’nin küresel müteahhitlik listelerinde üst sıralara yükselmesine katkı sağlıyor. Engineering News Record (ENR) dergisinin yayımladığı Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi sonuçları, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası alandaki başarısını bir kez daha tescillemiştir."&nbsp;dedi.

ANKARA VALİSİ ŞAHİN

Ankara Valisi Vasip Şahin&nbsp;de, Türkiye’nin son 20 yıllık süreçte kabuğunu kırdığını ve büyük gelişim yaşadığını kaydettiği konuşmasında, Ankara’nın da kendi kabuğunu kırarak bürokrasi merkezi olmasının yanı sıra müteahhitlik hizmetlerinin de ana merkezi haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin başarılı firmalar ve şahıslar sayesinde hedeflenen seviyeyi yakalayıp geçeceğini belirten&nbsp;Vali Şahin, “Ankara önemli bir eğitim kenti olmasının getirdiği insan kaynağı açısından sizler için iyi bir ortama sahip. Gençlerimizin, tecrübeli çalışanlarımızın, sizlerin başarılarına katkıda bulunması bizler için de bir ödül kaynağı."&nbsp;diye konuştu.

“FİRMALARIMIZI ONLARCA KEZ MÜKÂFATLANDIRSAK YERİDİR”

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren&nbsp;de, programda yaptığı konuşmada, Türk müteahhitlerinin 137 ülkede kurulu 12 bin 665 şantiyede Türk bayrağını dalgalandırdığını söyledi. Türkiye Müteahhitler Birliği olarak 45 firmaya ödül vermek için program düzenlediklerini hatırlatan&nbsp;Eren, “45 firmamızın Ankara'da dolayısıyla Ankara Sanayi ve Ankara Ticaret Odası üyesi olan 22’sini bir kez daha onurlandırmak üzere Ankara Ticaret Odası tarafından düzenlenen bu törenden dolayı da kendilerine çok teşekkür ediyorum. Meslektaşlarımızı bir kere değil, iki kere değil, onlarca kere mükâfatlandırsak yeridir”&nbsp;dedi. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin, inşaat sektörü ihracatını da etkilediğini vurgulayan&nbsp;Eren, "Biz ne kadar o sene iş yapmışsak, Türk inşaat sektörünün ihracat miktarı da aynı şekilde artmaktadır. Ankara Ticaret Odası'nın sanayici ve ihracatçı üyeleri de meslektaşlarımızın yurt dışındaki işleri için malzemelerin gidişatından o sene ne kadar iş almışız takip edebiliyorlardır"&nbsp;diye konuştu.

“FİRMALARA, PLAKET VERİLDİ”

Toplantıda,&nbsp;ENR Dergisi’nin “Dünya’nın En büyük 250 Müteahhidi Listesi”nde yer alan firmalara plaketleri takdim edildi.&nbsp;Programa&nbsp;ATO Başkan Yardımcıları Temel Aktay&nbsp;ve&nbsp;Halil İbrahim Yılmaz, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ali Yıldız, Ahmet Akça, Halil İlik, Ali İhsan Güçlü&nbsp;ve&nbsp;Yasin Özyolu,&nbsp;ATO Meclis Divan Katibi Ayşe Nilay Çelik&nbsp;ile ATO Meclis ve Komite üyeleri katıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'ndan dünyanın en büyük müteahhitleri listesine giren Ankaralı firmalara teşekkür - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 12:35:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-dunyanin-en-buyuk-muteahhitleri-listesine-giren-ankarali-firmalara-tesekkur-153905-20251105.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-dunyanin-en-buyuk-muteahhitleri-listesine-giren-ankarali-firmalara-tesekkur-153905-20251105.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-dunyanin-en-buyuk-muteahhitleri-listesine-giren-ankarali-firmalara-tesekkur-153905-20251105.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'ndan 2025 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasindan-2025-yili-meslek-komiteleri-ortak-toplantisi-30019.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasindan-2025-yili-meslek-komiteleri-ortak-toplantisi-30019.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) 2025 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Ankaralı sanayicilerin yoğun katılımıyla Antalya’da yapıldı. ASO Başkanı Seyit Ardıç, toplantının açılışında yaptığı konuşmada sanayiye yön verecek eğilimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ASO Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; sanayicilerin sorunları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı, sanayinin gelecek vizyonu ele alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
ASO Başkanı Seyit Ardıç, konuşmasına ihracatçı firmalara verilen yüzde 3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin, süresinin 6 ay daha uzatılmasını değerlendirerek başladı. ASO Ekim ayı Meclis Toplantısı’nda konuyu gündeme getirdiğini hatırlatan Başkan Ardıç, “Bu sürenin uzatılması ve destek oranının da artırılmasının sanayicilerimiz açısından çok kritik olduğunu ifade etmiştim. Geçen hafta sonu Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile oran artırılmasa da en azından döviz dönüşüm desteği 6 ay daha uzatıldı. Talebimize kayıtsız kalmayan ekonomi yönetimimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Başkan Ardıç, konuşmasına küresel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerle devam etti. Dünya ekonomisinin, küresel güç dengelerinden teknolojik dönüşümlere kadar pek çok alanda büyük bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Başkan Ardıç, “Jeopolitik parçalanma, ticaret ilişkilerinde kaymalar ve özellikle teknolojik rekabet, küresel düzeni yeniden şekillendiriyor. Bu eğilim, maliyetleri artırarak tedarik zincirlerinde kırılganlık yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda küresel dengeleri sarsarak uluslararası ilişkileri sınava tabi tutuyor” dedi.

“BELİRSİZLİK VE ÖNGÖRÜLEMEZLİK ARTIK YENİ NORMALİMİZ”

ABD’nin artan gümrük tarifelerinin, sadece ticaret dinamiklerini değil aynı zamanda küresel siyaseti de etkileyerek dünyayı yeni bir dönüşüm sürecine sürüklediğine dikkat çeken Başkan Ardıç, “Yeni tarifeler uluslararası bir tepkiyi tetikleyerek piyasalardaki belirsizlik ve oynaklığı arttırıyor. Belirsizlik ve öngörülemezlik artık yeni normalimiz” değerlendirmesi yaptı.&nbsp;

Son yıllarda küresel ekonomik, teknolojik ve politik gelişmelerin hızının, ülkeler arasındaki iş birliği ve diyalog ihtiyacını her zamankinden daha önemli hale getirdiğine vurgu yapan Başkan Ardıç, “Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, yapay zekâ ve dijitalleşmenin dönüştürücü etkileri, bölgesel çatışmalar ve büyük güç rekabeti, ülkeleri ortak çözümler aramaya zorluyor. Bu ortamda karşılıklı anlayışa dayalı iş birlikleri, yalnızca ekonomik refahı değil, aynı zamanda uluslararası barış ve istikrarı da doğrudan etkileyecektir” dedi.

“ÇİN’İN RİTMİ, DÜNYANIN TEMPOSUNU AŞMAYA BAŞLADI”

Çin’in otomasyon ve akıllı teknolojilerin kullanımıyla tüm dünyada zirveye oynadığını belirten Başkan Ardıç, “Çin’in ritmi, dünyanın temposunu aşmaya başladı. Bu hızla devam ederse 2030 yılında milli gelir büyüklüğünde Amerika’yı geçerek dünyanın en büyük ekonomisi olması bekleniyor. Tahmin ediyorum ki, 5 yıl sonra kullandığımız her iki üründen biri Çin malı olacaktır” dedi.

Gelecek dönemde rekabetin sadece tarifelerle değil, yeni teknolojiler, dijitalleşme, sürdürülebilirlik standartları ve tedarik zinciri teşvikleri üzerinden süreceğini vurgulayan Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“Çin küresel ekonomide hâkimiyetini her geçen gün arttırırken; Amerika Birleşik Devletleri de korumacı önlemlerle oyunun kurallarını yeniden yazmaya çalışıyor.&nbsp; Yüksek korumacı tarifelerden standartlara ve tedarik mimarisine doğru evrilen ticaret savaşları kızışıyor. Bu savaşın kazananları, bu yeni dönemi erken okuyup, inovasyon- üretim-pazar üçgenini aynı anda optimize edenler olacaktır.”

“YÜKSEK FAİZ POLİTİKASI ENFLASYONU YENİDEN BESLEYEN BİR DÖNGÜYE DÖNÜŞÜYOR”

Başkan Ardıç, Ekim ayı enflasyonunun aylık yüzde 2.55 olarak açıklanmasıyla yılsonu enflasyonunun Merkez Bankası ve OVP tahminlerinin üzerinde kalma olasılığının belirgin bir şekilde arttığına dikkat çekti. Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu’nun politika faizini 100 baz puan indirdiği toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “dezenflasyon hızında belirgin bir yavaşlama” olduğuna dikkat çektiğini belirten Başkan Ardıç, “Fiyat istikrarını sağlamak için yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan yüksek faiz politikası, uzun vadede maliyetleri artırarak enflasyonu yeniden besleyen bir döngüye dönüşüyor. Yani, enflasyonu durdurmak için kullanılan araç, ne yazık ki enflasyonun kaynağı haline geliyor” değerlendirmesi yaptı.

Bu süreçte üretim maliyetleri arttığını, yatırımlar ertelendiğini, krediye erişim neredeyse imkânsız hale geldiğini söyleyen Ardıç, “Kısacası, tek başına yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor” dedi.

“ACİLEN ÜRETİM EKONOMİSİNE DÖNMELİYİZ”

İmalat PMI endeksinin son 19 aydır 50 eşik değerinin altında kalmasının da üretimde daralmayı işaret etiğini belirten Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Gıda hariç alt sektörlerin tamamında olumsuz seyir kalıcı hale geldi. Sanayi üretim endeksi Ağustos’ta sınırlı yükseliş gösterse de alt sektörlerde genele yayılan bir artış yok. Aynı şekilde kapasite kullanım oranları da yüzde 73,8 seviyesiyle son 5 yılın en düşük düzeylerinde seyrediyor.

Son açıklanan reel sektör güven endeksi içindeki yatırım harcamaları da bu yıl serinin en düşük seviyelerine geriledi.

Mevcut dezenflasyon politikası yapısal reformlarla desteklenmediği sürece, üretim yerine ithalatı daha cazip hale getiriyor. Bugün birçok sektör, üretimin değil, ithalat yapmanın daha kârlı olduğu bir noktaya doğru ilerliyor. Bu tablo maalesef sürdürülebilir değildir. Sanayisizleşmeye giden bu süreci sonlandırıp, acilen üretim ekonomisine dönmeliyiz. Unutmayalım; ülkemiz ekonomisinin itici gücü üretimdir, sanayidir, ihracattır. Bu gücü korumanın yolu da, ekonomik ve finansal istikrarı üretimle uyumlu hale getiren dengeli politikalardır. Enflasyonun temel ve yapısal sebeplerine yönelik tedbirler almadan, yalnızca yüksek faiz uygulayarak halkın satın alma gücünü aşındırıp, reel sektörün üretim kapasitesini zayıflatarak sorunu çözmek mümkün değildir. Özetle; sürdürülebilir fiyat istikrarı ancak talep ve arzı eş zamanlı güçlendirecek bütüncül politikalarla mümkündür.”

“SANAYİ VE TEKNOLOJİDE ÖNDE OLMANIN YOLU; BİLİM, İNOVASYON VE GÜÇLÜ KURUMLAR”

Bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü’nün, “teknolojik ilerleme yoluyla sürdürülebilir ekonomik büyüme” temasına katkı sağlayan üç önemli isme verildiğini hatırlatan Başkan Ardıç, “Bu yılki ödüller çok net bir mesaj veriyor. İnovasyonun nasıl kalıcı büyüme yarattığını açıklayarak, ekonomik gelişmenin kurumsal temellerini bütünleştiriyor. Bir ülke teknoloji ve sanayide önde olmak istiyorsa; bunun yolu bilim, inovasyon ve güçlü kurumlardan geçer” diye konuştu.

Nobel’i kazanan Hollandalı Ekonomist Joel Mokyr’in altını çizdiği üç kavram olan “bilim”, “kültür” ve “kurumlara” dikkat çeken Başkan Ardıç, “Bilgiyi üreten, geliştiren ve sanayiyle buluşturan ülkeler öne geçiyor. Yeniliğe kapalı bir kültürle sanayide sıçrama yapılamıyor. Kurumlar adaletli, öngörülebilir ve liyakate dayalı değilse; reel sektörün başarı potansiyeli ortaya çıkmıyor, yeni yatırım gelmiyor, nitelikli insan da göç ediyor” dedi.

İnovasyona açık bir kültür, güçlü kurumlar, bilim ve teknolojiye yatırım yapan bir eğitim sistemi ve Ar-Ge’ye dayalı üretim modeli kurmadan, dünya ekonomisinde üst sıralara çıkmanın mümkün olmadığını söyleyen Başkan Ardıç, “Kurumsal bağımsızlığı koruyan, girişimcinin önünü açan ve bilimi rehber edinen yaklaşım artık bir zorunluluktur. Bugün geldiğimiz noktada sanayicinin rekabet gücünü sadece döviz kuru ya da işçilik maliyeti değil; teknoloji, Ar-Ge, fikri mülkiyet ve marka belirliyor. Sonuç olarak; güçlü kurumlar, rekabetçi piyasalar, nitelikli eğitim sistemi, yetkin insan kaynağı ve verimli Ar-Ge politikaları; sadece bir ekonomik reçete değil, sürdürülebilir kalkınmanın da temel formülüdür” değerlendirmesini yaptı.

Başkan Ardıç şöyle devam etti:

“Bugün artık çok net bir gerçeğin farkına varmamız gerekiyor:

Teknolojiyi sanayimize entegre edemezsek, yakın gelecekte birçok firmamız ciddi ölçüde rekabet gücünü kaybedecek, hatta kapanma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

Ülkemiz sanayisinin güçlü bir üretim kapasitesi var ancak katma değeri yüksek üretim oranımız hâlâ arzu edilen seviyede değil. Verimliliği artırmak, enerji yoğunluğunu azaltmak ve küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmak için dijitalleşme, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına hız vermek zorundayız.”

“TOPLAM FAKTÖR VERİMLİLİĞİMİZİ ARTIRAMIYORUZ”

Türkiye’de 53 dolar olan saat başına katma değerin OECD’de ortalama 67 dolar, Avrupa Birliği’nde ise 101 dolar olduğunu belirten Başkan Ardıç, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Her saat OECD ülkeleri ortalamalarına göre yaklaşık yüzde 21, Avrupa’ya göre ise yüzde 47,5 gerideyiz. Bu farkı kapatmanın yolu kısa vadede kur ve teşvik olsa da; orta ve uzun vadede Ar-Ge, inovasyon, nitelikli insan kaynağı; yani toplam faktör verimliliğinden geçiyor. İşgücü verimliliğimizin büyüme oranına baktığımızda ise, 2024 OECD raporuna göre, bizde 1,1 azalırken, Polonya’da 5,6 arttığını görüyoruz. Çalışıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Yani toplam faktör verimliliğimiz düşük ve bir türlü arttıramıyoruz. Güney Kore son dönemde bunu yüzde 20, Polonya ise yüzde 25 arttırdı. Emek ve sermayeyi zorluyoruz ama aklımızı kullanamıyoruz. Nihayetinde düşük toplam faktör verimliliği, düşük katma değerli ihracat ve yüksek ithal ara malı bağımlılığı demek. Verimlilikte bir kısır döngü içerisindeyiz. Tek sorunumuz verimlilik düzeyinin düşük olması değil, aynı zamanda yeterli artışı da sağlayamıyoruz. Bu da sanayi dönüşümünün teknolojik, yönetsel ve ölçek boyutlarında hâlâ tamamlanmadığını gösteriyor.”

“AR-GE İLE TİCARİ BAŞARI ARASINDAKİ KÖPRÜYÜ KURABİLMELİYİZ”

Başkan Ardıç, Türkiye’nin önemli bir diğer sorununun da yaşadığı Ar-Ge paradoksu olduğunu ifade etti. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan Ar-Ge harcamasının 2024’te 20 milyar dolara çıkarak yaklaşık 17 kat arttığını belirten Başkan Ardıç, Ar-Ge harcamalarımızın mili gelirimize oranının da aynı dönemde yüzde 0,5’ten yüzde 1,46’ya yükseldiğini, Ar-Ge’deki insan kaynağının da aynı dönemde 29 binden 311 bine çıktığını belirtti. Son 10 yılda imalat sanayiine yapılan 38,5 milyar dolar Ar-Ge harcamasının yüzde 45’inin yüksek teknolojiye gittiğini, geçen yıl ise imalat sanayiine 6,4 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapıldığını belirten Başkan Ardıç, “Buna karşılık tek bir firma Samsung geçen yıl 24 milyar dolar Ar-Ge harcaması yaptı; bu tutar bizimkinin neredeyse 4 katı” dedi.&nbsp;

Teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerinde son 20 yılda yaklaşık 136 bin proje tamamlandığını, toplam ihracat içindeki yüksek teknoloji payının hala yüzde 3,5 seviyesinde kaldığını, ihracat kilogram fiyatının da 1,50 doların üzerine çıkarılamadığını belirten Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Patent başvuru sayısında da ülkemiz ne yazık ki alt sıralarda yer alıyor. 2024 yılında, 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda 64 ülke arasında 42. sıradayız. Yani "GİRDİ" var, ÇIKTI yok. Demek ki sorun, ne kadar harcadığımızda değil, nasıl harcadığımızda.

Veriler şunu gösteriyor:

Ar-Ge harcaması yapmak, teşvikler vermek, Ar-Ge merkezleri kurmak yetmiyor.

Asıl gerekli olan; Ar-Ge ile ticari başarı arasındaki köprüyü kurabilmek, Ar-Ge’yi ürünleştirmek, yani patent ve marka odaklı Ar-Ge yapabilmek. Sonuç olarak dünya ile kıyasladığımızda zaten daha düşük Ar-Ge harcaması yapıyoruz onun da karşılığını alamıyoruz.”

“BİR ÜLKENİN REKABET GÜCÜ KAÇ FABRİKA YAPTIĞIYLA DEĞİL, KAÇ FİKRİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ İLE ÖLÇÜLÜR”

Türkiye’de yılda 60 binden fazla mühendisin mezun olduğunu ancak düşük teknoloji dallarında mühendis fazlası varken, yüksek teknolojide ise mühendis açığı olduğunu belirten Başkan Ardıç, “Emek yoğun, düşük katma değerli alanlarda mezun stokluyoruz; yüksek katma değerli alanlarda ise nitelikli insan kaynağı bulmakta zorlanıyoruz. Mühendislerimizi orta teknolojiye bağlayan zinciri kırmadan yüksek gelirli ülke olamayız. Bir ülkenin gerçek rekabet gücü, kaç fabrika yaptığıyla değil, kaç fikri ürüne dönüştürdüğü ve kaç ürününün dünya çapında kullanıldığı ile ölçülür” ifadelerini kullandı.

Doğru mühendisi, doğru zamanda, doğru ekosisteme yerleştirmenin bir zorunluluk olduğunu belirten Başkan Ardıç, “Aksi halde mezun sayımız artar ama verimliliğimiz düşer. Bugün vereceğimiz karar, yarının kişi başı gelirini, ihracatımızın teknoloji seviyesini ve gençlerimizin bu ülkede kalma motivasyonunu belirleyecek” dedi.

TÜİK 2024 Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri’ne göre, tam burslu okuyan öğrencilerin yüzde 8,3’ünü yurt dışına göç ettiğine dikkat çeken Başkan Ardıç, “Bu aslında beyin göçü değil, akıl göçü; bedava akıl ihraç ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;

Başkan Ardıç, şunları söyledi:

“Acı ama açık şu gerçeği ısrarla ve bir kez daha vurgulamak istiyorum: Eğitim sistemimiz ile sanayimizin ihtiyaçları birbiri ile örtüşmüyor. Aynı ülkenin iki ayrı kıtası gibiler; ama arada köprü yok.

2024 yılında Doktora mezunu sayımız 13.561 kişi. Yıllardır “doktoralı sayımız artıyor” diye övünüyoruz. Evet, artıyor. Peki sonra ne oluyor? Mezunlarımızın büyük bölümü üniversitelerde kalıyor, yurt dışına gidenler de var ama sanayinin kapısından içeri giren çok az.

Güney Kore’de doktoralıların yaklaşık yüzde 60’ı sanayide çalışıyor. Laboratuvardaki bilgi, fabrikadaki süreçlere, yazılımdaki algoritmaya, üründeki patente dönüşüyor. Bizde ise tam tersi. Türkiye’de doktoralıların yaklaşık yüzde 80’i üniversitede kalıyor.

Bizde doktoralı başına yılda 1 patent bile düşmezken, Güney Kore’de bu rakam 14.

Doktora programları ile sanayimiz arasındaki bağ zayıf. Tez konularının önemli bir kısmı şirketlerin gerçek problemine dokunmuyor. Sanayinin Ar-Ge kültürü ise doktora düzeyinde yetkinliği yeterince talep etmiyor. Üniversiteler performansını makale sayısıyla ölçüyor; şirketler ise kısa vadeli ciroyla. Ortada buluşamıyoruz.”

Sonuçta eğitimle istihdam, bilgiyle üretim, teoriyle uygulamanın koptuğunu ifade eden Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“Hepimizin bildiği ama söylemediği gerçek şu: Kamu, üniversite ve sanayi arasında kurduğumuz bağın geometrisi bozuk. Ben bunun adına “Kusurlu Üçgen” diyorum. Köşeler var, çizgiler var; ama akım yok, sinyal yok, güven yok.

Kamu, birçok altyapıya çok yüksek oranda kaynak ve teşvikler tahsis etmesine karşın yüksek katma değerli sonuçlar ortaya çıkmadı. Verilen kaynakların etki analizi yapılmadı.

23’ü araştırma, 25’i ihtisas toplam 208 üniversite; 200 bini aşkın çalışan; yüzlerce araştırma altyapısı; onlarca mükemmeliyet merkezi; binlerce Ar-Ge projesi…

Buna rağmen sanayiye yansıması ‘orta teknoloji’ sıkışması.

Üniversite sanayiye “mühendis” değil çoğu zaman diploma üretti; fabrikadan, atölyeden, sahadan koptu. Laboratuvarların ışığı yanıyordu ama üretim hattını aydınlatmıyordu. Yani ülkemizdeki üniversiteler “girişimci üniversiteye” hiçbir zaman dönüşemedi.

-Biz sanayiciler de doğal olarak bu zeminde kendimize göre en rasyonel davranışı sergiledik; mevcut teşvik yapısı bizi montaja, ithal ara mala ve gayrimenkule yönlendirdi. Çünkü riskin getirisi, finansmanın maliyeti ve bürokrasinin katılığı bunu gerektiriyordu.”

Sanayiciler, kamu ve üniversitenin birbirlerini suçlayarak yılları kaybettiğini söyleyen Başkan Ardıç, “Sonuç; orta teknoloji tuzağı, verimlilikte sınırlı artış ve küresel rekabette güç kaybı. Bütün bu veriler bize tek bir şey söylüyor; artık sadece büyüme değil, akıllı büyüme zamanı” ifadelerini kullandı.

Dönüşümün üç omurgasının verimlilik artışı, inovasyon ve ikiz dönüşüm olduğunu belirten Başkan Ardıç, “Bunlar sadece stratejik değil, artık varoluşsal hedeflerimiz oldu.

Çünkü bugünün ekonomisinde verimlilik artık hayatta ve ayakta kalmanın temel şartıdır. Gelin hep birlikte, betondan makineye, ranttan teknolojiye, tüketimden tasarıma geçecek yeni bir oyun alanını kuralım. Türkiye, üretim ekonomisi kimliğini koruyarak değil, yükselterek kazanacak. Bahane defterini kapatıp, taahhüt defterini açmamız gerekiyor” dedi.

Sözlerine, ASO 2025 yılı 2. Meslek Komiteleri Toplantısının verimli geçeceğine inandığını belirterek son veren Başkan Ardıç, “Şartlar zor, ama birlik ve beraberlik içinde kararlılıkla çalışmaya devam edersek tüm zorlukları aşacağımıza inanıyorum. Geleceğimize umutla bakıyoruz ve bakmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

YILIN MESLEK KOMİTELERİ ÖDÜLLERİNİ ALDI

Toplantı, ASO Yılın Meslek Komiteleri Ödül Töreni ile devam etti. Başkan Ardıç, kendi sektörünü en iyi bilen, sorunları sahada yerinde gözlemleyen, çözüm önerilerini üreten Meslek Komitelerinin ASO’nun vizyonuna ve Ankara sanayisinin geleceğine yön veren temel yapılar olduğunu belirterek, bu özverili çalışmaların görünür olması, örnek teşkil etmesi ve motivasyon sağlaması amacıyla her yıl, çalışmalarında bir adım daha öne çıkan 5 Komitenin ödüllendirileceğini belirtti.

2024 Yılın Komitesi Birincilik Ödülü’nü 35 No’lu Bilgisayar Yazılımları Sanayii Meslek Komitesi adına Komite Başkanı Nuray Başar ve Komite Üyeleri aldı. 2.’lik ödülünü 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı Sanayii Meslek Komitesi, 3.’lük ödülünü 20 No’lu Elektronik Sanayii Meslek Komitesi, 4.’lük ödülünü 21 No’lu Elektrik Sanayii Meslek Komitesi, 5.’lik ödülünü de 34 No’lu Büro/Ofis Mobilyaları Sanayii Meslek Komitesi aldı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, ödül alan Komitelerin Başkan ve Üyelerine ödüllerini takdim etti.

Toplantı, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın destekleriyle çok genç ve dinamik bir ekiple kurulun Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği’nin tanıtımıyla devam etti. Dernek Başkanı Selenay Mutluer, derneği neden kurduklarını, vizyonlarını ve hedeflerini anlattı.

GÜNCEL TEŞVİK VE UYGULAMALARI

ASO 2025 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Eski Genel Müdürü Dr. Mehmet Yurdal Şahin’in “Güncel Teşvikler ve Uygulamaları” konusunda kapsamlı sunumuyla devam etti.

Ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdür Yardımcısı Harun Aydoğmuş, “Uluslararası İşgücü İstihdamı” konusunda sanayicilere bilgi verdi.

Toplantının öğleden sonraki bölümü Prof. Dr. Sinan Canan’ın, “Yeni Dünya Becerileri” başlıklı bir sunumu ve sanayicilerin sektörel görüş ve değerlendirmeleri ile devam edecek.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'ndan 2025 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 10:04:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-2025-yili-meslek-komiteleri-ortak-toplantisi-130819-20251104.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-2025-yili-meslek-komiteleri-ortak-toplantisi-130819-20251104.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasindan-2025-yili-meslek-komiteleri-ortak-toplantisi-130819-20251104.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'nın konuğu Kamboçya Ticaret Bakanı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasinin-konugu-kambocya-ticaret-bakani-30018.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasinin-konugu-kambocya-ticaret-bakani-30018.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Güneydoğu Asya’da yer alan Kamboçya ile Türkiye’nin ticari ilişkilerinin henüz yolun başında olduğunu, mevcut 330 milyon dolarlık dış ticaret hacminin 1 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini belirterek, “Bu hedefe Başkent Ankara olarak gıda, hazır giyim, medikal üretimi, yenilenebilir enerji ve müteahhitlik hizmetleri alanlarında gerçekleştireceğimiz işbirlikleriyle katkıda bulunabiliriz” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kamboçya Ticaret Bakanı Cham Nimul, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti.&nbsp;Kamboçya’nın&nbsp;Türkiye Büyükelçisi Sok Chea, Kamboçya Tüketicinin Korunması, Rekabet ve Dolandırıcılıkla Mücadele Genel Müdürü Kim Meassokseiha, Türkiye Ticaret Ataşesi Keo Buntheng, Kamboçya İstanbul Fahri Başkonsolosu Volkan Öztürk&nbsp;ile&nbsp;DEİK Türkiye-Kamboçya İş Konseyi Başkanı Mahir Alp’in de katıldığı ziyarette,&nbsp;ATO Başkanı Baran’a&nbsp;Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça&nbsp;eşlik etti.


Bakan Nimul,&nbsp;ziyarette yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğini geliştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla Türkiye-Kamboçya Karma Ekonomik Komisyonu’nun kurulduğunu hatırlatarak, 4. Karma Ekonomik Komisyon toplantısı için Türkiye’de bulunduklarını ve bu süreçte çevre, enerji ve ticaret alanlarında işbirliklerini geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı. Türkiye ile ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek istediklerine dikkat çeken&nbsp;Bakan Nimul,&nbsp;bunun için ticaret odalarını buluşturarak, özel sektörü bir araya getirmeyi hedeflediklerini söyledi. İki ülke arasındaki işbirliğini geliştirmenin bir parçasının da ticaret anlaşmaları olduğunu kaydeden&nbsp;Nimul,&nbsp;Türkiye ile Tercihli Ticaret Anlaşması tesis etmek için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.

Kamboçya’da gıda işleme tesisleri ile medikal ekipmanlara yönelik yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden&nbsp;Bakan Nimul,&nbsp;Ankara ile gıda sanayi, medikal ekipman konusunda işbirliği yapmak istediklerini aktardı. Yenilenebilir enerji alanında Ankara’nın önemli bir merkez olduğunu kaydeden&nbsp;Bakan Nimul,&nbsp;bu alanda da yatırım ve üretim işbirliklerine açık olduklarını ifade etti. Türkiye’nin müteahhitlik hizmetlerindeki başarılarına da değinen&nbsp;Bakan Nimul,&nbsp;ülkesinde yol, liman, demiryolu gibi altyapı yatırımlarına ihtiyaç olduğunu ve Türk müteahhitlerinin bu alanlarda faaliyet gösterebileceğini söyledi.

İki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek için karşılıklı heyet ziyaretlerinin önemine değinen&nbsp;Bakan, “2026’da Türkiye’den bir heyetin Kamboçya’ya ziyaretini iple çekiyoruz”&nbsp;diye konuştu.&nbsp;

“DİREKT UÇUŞ BİZİ HEYECANLANDIRIYOR”

Bakan Nimul,&nbsp;Kamboçya ile Türkiye arasında doğrudan uçuş bulunmadığı için yolculuk süresinin aktarmalı uçuşlarla 24 saati bulduğunu belirterek,&nbsp;Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Kamboçya’nın Başkenti Punom Pen’e 12 Aralık itibariyle direkt uçuş başlatacağını, böylece uçuş süresinin 11 saate ineceğini söyledi.&nbsp;Bakan Nimul, “Ülkelerimiz arasındaki direkt uçuş bizi heyecanlandırıyor. Ulaşımın kolaylaşması ticaret, ekonomi ve turizm ilişkilerimize olumlu yansıyacaktır”&nbsp;dedi.&nbsp;

ATO BAŞKANI BARAN

ATO Başkanı Baran&nbsp;da iki ülke arasındaki uçuş süresinin 11 saate inmesinin çok önemli bir gelişme olacağını belirterek,&nbsp;“Ankara’dan da Kamboçya’ya direkt uçuş başlamasını isteriz”&nbsp;diye konuştu.&nbsp;ATO Başkanı Baran,&nbsp;Kamboçya ile ikili ilişkilerin 1959 yılında başladığını, Türkiye’nin 2013 yılında Punom Pen’de büyükelçilik açmasıyla geliştiğini kaydetti.

Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren&nbsp;Baran,&nbsp;Ankara’nın 32 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle, Türkiye’nin ihracatta üçüncü, ithalatta ikinci il’i durumunda olduğunu söyledi. Savunma ve medikal sanayi başta olmak üzere, sanayi üretiminde Başkent’in güçlü bir merkez haline geldiğini anlatan&nbsp;Baran,&nbsp;Ankara’nın sağlık turizmi alanında da öne çıktığını söyledi. Türkiye’nin son 20 yıllık süreçte&nbsp;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner politikalarıyla önemli bir aşama kat ettiğine dikkat çeken&nbsp;Baran,&nbsp;“Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu, ticaretin önündeki engelleri kaldırdı ve yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. Bu tablo Kamboçya ile ticaretimize de yansıyacaktır”&nbsp;dedi.

Güneydoğu Asya’da yer alan Kamboçya ile Türkiye’nin ticari ilişkilerinin henüz yolun başında olduğunu kaydeden&nbsp;Baran,&nbsp;“İki ülkenin ticaret hacmine baktığımızda 307 milyon doları bizim ithalatımız olmak üzere, 330 milyon dolarlık dış ticaretimiz mevcut. Ancak iki ülke arasındaki yakın diyaloga bakıldığında, bu rakamın yeterli düzeyde olmadığı görülüyor”&nbsp;dedi. Kamboçya ile dış ticaret hacminin 1 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini bildiren&nbsp;Baran, “Bu hedefe Başkent Ankara olarak gıda, hazır giyim, medikal üretimi, yenilenebilir enerji ve müteahhitlik hizmetleri alanlarında gerçekleştireceğimiz işbirlikleriyle katkıda bulunabiliriz”&nbsp;diye konuştu.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'nın konuğu Kamboçya Ticaret Bakanı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 10:02:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasinin-konugu-kambocya-ticaret-bakani-130335-20251104.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasinin-konugu-kambocya-ticaret-bakani-130335-20251104.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasinin-konugu-kambocya-ticaret-bakani-130335-20251104.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan uyarı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-uyari-30002.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-uyari-30002.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen kanun teklifinin, işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemeler içerdiğini belirterek, bu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini kaydetti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ATO Başkanı Gürsel Baran&nbsp;yazılı bir açıklama yaparak, geçtiğimiz günlerde&nbsp;Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve&nbsp;TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirtti.&nbsp;Baran,&nbsp;söz konusu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ifade ederek,&nbsp;“İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Devletimizin güçlü olması, özel sektörümüzün güçlü olmasıyla mümkün. Devlete vergisini, primini düzenli ödeyen işletmelerin yükünün arttığı değil, teşvik edildiği bir sistem hepimizin ortak çıkarına olacaktır. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli”&nbsp;dedi.


İŞVERENLER İSTİHDAMI YÜK OLARAK DEĞİL, YATIRIM OLARAK GÖRMELİ

Baran,&nbsp;kanun teklifinde yer alan düzenlemeyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin yüzde 11’den yüzde 12’ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirterek,&nbsp;“Ayrıca kanun teklifiyle, genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılması, uzun vadeli sigorta kolları prim oranının artırılması söz konusu. Diğer yandan Bağ-Kur sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim oranının yüzde 45’e yükseltilmesi öngörülüyor. En küçüğünden en büyüğüne hemen her işletmenin finansmana erişiminin zorlaştığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir ekonomik konjonktürde istihdam üzerine ek yük getiren bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İşverenlerin istihdamı, yük olarak değil, yatırım olarak gördüğü bir sistem kurmalıyız”&nbsp;dedi.

HİZMET SEKTÖRÜ GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ

Baran,&nbsp;kanun teklifinde imalat dışı sektörlerde işverenlere Hazine tarafından sağlanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 2 puana düşürülmesine de yer verildiğini belirterek, istihdam deposu durumundaki ticaret dünyasının, hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkileneceğini kaydetti.&nbsp;Baran,&nbsp;“Bir süre önce, istihdamı artırmak üzere 5 puan olarak uygulanan işveren prim desteği, ihtiyacı olan sektörlere aktarılmak üzere 4 puana düşürülmüştü. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemede ise imalat sektöründe bu oranın korunması, diğer sektörlerde 2 puana düşürülmesi öngörülüyor. Burada her ne kadar üretimin olumsuz etkilenmemesi yönünde bir hassasiyet gösterilse de, ülkemizde gayrisafi yurtiçi hasılaya en fazla katkı ve istihdam sağlayan sektörlerin başında gelen ticaret ve hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Bu düzenlemenin ticaret ve hizmet sektöründeki işletmelerin yükünü artıracağı, istihdamı azaltacağı, kayıt dışı çalışmaya yol açacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla da kanun teklifinde yer alan bu düzenlemelerin ekonominin ve iş dünyasının gerçekleriyle tam örtüşmediğini düşünüyoruz.”&nbsp;dedi.

200 MİLYAR LİRALIK EK İSTİHDAM YÜKÜ

Baran,&nbsp;imalat sektörü dışındaki sektörlerde işveren prim teşvikinin yüzde 2 olarak uygulanması ve işveren prim oranlarının artırılması durumunda, iş dünyasına getireceği maliyete de değinerek,&nbsp;“İmalat sektörü dışındaki sektörlerde bu desteğin 2 puana düşürülmesinin işverenlere 97,6 milyar liralık, yine işveren sigorta primlerindeki artışların da 111 milyar liraya yakın ek yük yaratacağı belirtiliyor. Kanun teklifinin yasalaşması durumunda iş dünyasına yaklaşık 200 milyar liralık ek istihdam yükü söz konusu olacak.”&nbsp;dedi.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan uyarı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 07:59:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-uyari-111520-20251031.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-uyari-111520-20251031.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-uyari-111520-20251031.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gürsel Baran'dan Cumhuriyet'in 102. yıl dönümüne mesaj]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-gursel-barandan-cumhuriyetin-102-yil-donumune-mesaj-29998.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-gursel-barandan-cumhuriyetin-102-yil-donumune-mesaj-29998.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en büyük eseri olan Cumhuriyet’in 102’nci kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, “İş dünyası olarak, üretim gücümüz, ticaret potansiyelimiz ve bitmeyen azmimizle Cumhuriyetimizi her geçen gün daha ileriye taşıyoruz” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.&nbsp;Baran&nbsp;mesajında şu ifadelere yer verdi:

“29 Ekim 1923, Türk milletinin kaderine yön verme iradesini tüm dünyaya ilan ettiği, istiklal yolculuğunun taçlandığı tarihimizin en önemli dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yokluklar içinden doğmuş, milletimizin azmi ve çalışkanlığıyla kısa sürede dünyada hak ettiği yeri almayı başarmıştır. Cumhuriyet bilimde, sanatta ve ekonomide ilerlemenin yolunu açmış, bugünlere uzanan güçlü bir vizyonun temellerini atmıştır. Bugün iş dünyası olarak, bu vizyonu geleceğe taşıma sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. Cumhuriyetle yaşıt Ankara Ticaret Odası olarak, kurulduğumuz günden bu yana şehrimiz ve ülkemizin ekonomisinin gelişimi için çalışıyor, kalkınma sürecimize katkı sağlıyoruz. Küresel ölçekte değişen ticaret dinamiklerini yakından takip ediyor, üyelerimizi uluslararası pazarlara açmak için iş birlikleri ve yeni köprüler kurmaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da hedefimiz, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarak, ülkemizi her alanda daha ileriye taşımaktır. Bu yolda, iş dünyası olarak bizlere düşen görev, üretmek, yenilikçi olmak, dünyayla entegre olmak ve geleceğimize yatırım yapmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. yaşını bir kez daha gurur ve mutlulukla kutluyorum”&nbsp;dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gürsel Baran'dan Cumhuriyet'in 102. yıl dönümüne mesaj - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 19:09:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-barandan-cumhuriyetin-102-yil-donumune-mesaj-221111-20251028.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-barandan-cumhuriyetin-102-yil-donumune-mesaj-221111-20251028.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-barandan-cumhuriyetin-102-yil-donumune-mesaj-221111-20251028.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO'da Cebri İcra Kanunu Taslağı Paneli]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-atoda-cebri-icra-kanunu-taslagi-paneli-29989.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-atoda-cebri-icra-kanunu-taslagi-paneli-29989.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) konkordato, icra gibi ticareti yakından ilgilendiren düzenlemeler nedeniyle Adalet Bakanlığı tarafından tartışılmaya açılan “Cebri İcra Kanunu Taslağı”nı düzenlediği bir panelle ele aldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Panelin açılış konuşmalarını&nbsp;Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, Cebri İcra Kanunu Taslağı Bilim Komisyonu Başkanı, Adalet Eski Bakanı ve İstanbul Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Öztek&nbsp;ve&nbsp;Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay&nbsp;yaptı.


ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen panelin açılışında konuşan Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar,&nbsp;Cebri İcra Kanunu Taslağı’nın ön taslak olduğunu ve ilgili tüm kesimler tarafından tartışılmasını istediklerini söyledi.&nbsp;Acar, “Bakanlık olarak biz bu ön taslağı tüm kamu kurumlarına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne dolayısıyla oda ve borsalara, barolara, üniversitelere gönderdik. Altı ay da süre verdik. Çok fazla katkı istiyor ve bekliyoruz, buna ihtiyacımız var. Bu çerçevede ATO’da Panel düzenlemesi önemli, çok teşekkür ediyorum. Ne kadar çok tartışılırsa o kadar tekâmül olur. Kanun taslağını yasalaşmadan önce tartışırsanız, yasalaştıktan sonra tartışılmaz, uygulanır. Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar, yani hakikat güneşi fikirlerin açık ve net çarpışmasından doğar. Tartışılarak farklı pencerelerden bakılarak güzel şeyler olacaktır. Lütfen eleştirilerinizi esirgemeyin”&nbsp;dedi.

“CEBRİ İCRA TİCARETİN SİGORTASIDIR”

ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay&nbsp;da açılışta yaptığı konuşmada,&nbsp;Cebri İcra Kanunu Taslağı konuşulurken ekonominin omurgasının ele alındığını belirterek,&nbsp;“Cebri icra, ticaretin sigortası, işlerin kötüye gitmesi durumunda şirketlerin ve ticaretin ayakta kalmasını sağlayan, ekonomiye güvenin sarsılmasını önleyen en önemli araçtır. Taslağın dağınık mevzuatı sadeleştirmesi, modern bir yaklaşım getirmesi ve ticari hayatın gerçeklerine uygun bir şekilde hazırlanması önemli”&nbsp;dedi.

Ticaretin birinci şartının güven olduğunu kaydeden&nbsp;Aktay,&nbsp;sözlerini şöyle sürürdü:

“Güvenin olmadığı yerde yatırım olmaz, üretim olmaz, istihdam olmaz, Bir sözleşme yapılırken, bir mal satılırken, bir çek yazılırken herkesin aklında şu vardır: “Ya ödenmezse ne olur?” İşte o soruya verilecek “adil, öngörülebilir, hızlı” bir cevap, bütün sistemin işleyişini belirliyor.&nbsp; Bugün mevcut sistemde, alacaklının hakkına kavuşması uzun sürüyor, hatta bazen alacaklı alacağını unutmak zorunda kalıyor. Zor duruma düşen bir işletmeden, devlet, bankalar ve finansal kurumlar alacaklarını öncelikli olarak tahsil edebilirken, ekonomimizin lokomotifi durumunda olan ancak finansmana erişmekte daima zorluk çeken KOBİ’lerimizin alacakları ne yazık ki tahsil edilemeyen alacaklara dönüşüyor. Takip süreçleri karmaşık, dosya yükü ağır, yargının ve icra dairelerinin iş yükü çok fazla. İflas süreçleri uzadıkça uzuyor, konkordato süreci çoğu zaman kötüye kullanılıyor. Bu durum, ticari hayatın temposuna uymuyor. Çünkü reel sektör hızlı karar alır, hızlı üretir, hızlı satar ama hukuk ağır işlediğinde o hız zincirleniyor.&nbsp; Bu yüzden biz ATO olarak, Cebri İcra Kanun Taslağının etkinliği ve öngörülebilirliği artıracak bir adım olmasını son derece önemsiyoruz”

“İCRA SÜREÇLERİNDEKİ GECİKME EKONOMİNİN DAMARLARINDA PIHTI”

Konkordato sistemindeki aksaklıklara dikkat çeken&nbsp;Aktay, “Mevcut konkordato sistemi, başvuruda bulunan şirketi koruma şemsiyesi altına alıyor ancak o şirketle ticaret yapanları şemsiye dışında bırakıyor. Bugün bir işletme alacağını tahsil edemediğinde, sadece kendisi değil, tedarikçisi, çalışanı, devlete ödediği vergi zinciri de etkileniyor. Çekini bozduramayan, alacağını tahsil edemeyen büyük bir sıkıntı içinde yaşarken, konkordato şemsiyesi altına giren şirket tüm sıkıntıların dışında kalıyor. İcra süreçlerindeki her gecikme, ekonominin damarlarında pıhtı gibi dolaşıyor. Konkordato, aslında doğru kullanıldığında işletmeye “nefes aldıran” bir mekanizmadır. Ancak son yıllarda bu süreç, zaman zaman kötüye kullanıldı. Alacaklı mağdur oldu, güven sarsıldı. İşte bu nedenle taslakta konkordato komiserlerinin niteliklerinin artırılması, sürecin şeffaflaştırılması, gözetim mekanizmasının güçlendirilmesi çok önemli. Konkordato uygulamalarındaki aksaklığı görünce dünyada bu uygulamalar nasıl yapılıyor diye baktık.&nbsp; Konkordato düzenlemesinin sadece İsviçre ve Türkiye’de yer aldığını tespit ettik. Almanya’da, Fransa’da, Amerika’da yeniden yapılanma modellerinin işletmeleri batmaktan koruduğunu gördük. Bizde de bu tür yapıların daha etkin olup olmayacağı hususunun bu panel vesile ile değerlendirilmesini arzu etmekteyiz”&nbsp;diye konuştu.

Cebri İcra Kanunu Taslağı’nın sadece hukukçuların değil, her girişimcinin, her üreticinin kısacası her vatandaşın meselesi olduğunu vurgulayan&nbsp;Aktay, “Biz Ankara Ticaret Odası olarak şuna inanıyoruz: Bir ülkede hukuk güçlü olursa, ekonomi de güçlü olur. Adalet hızlı olursa, ticaret de cesur olur. Hukukun üstünlüğünün temin edildiği ülkelerde ekonomide verimliliğin, etkinliğin, büyümenin ve rekabetin tesis edildiği hepimizin gözlemlediği bir gerçektir. O yüzden bu taslak, sadece hukukçuların değil, her girişimcinin, her üreticinin, her vatandaşın meselesidir. Ankara Ticaret Odası olarak, böylesine önemli bir düzenlemenin yapıldığı sürece izleyici olarak değil katılımcı olarak dahil olmak istedik. Bu nedenle panel düzenledik ve panelimizin sonunda, bugün burada konuşulan bütün görüşleri rapor haline getirip, üyelerimize, Adalet Bakanlığımıza, ilgili kurumlarımıza ve kamuoyuna sunacağız”&nbsp;dedi.

Cebri İcra Kanun Taslağı Bilim Komisyonu Başkanı, Eski Adalet Bakanı, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Öztek&nbsp;ise, Cebri İcra Kanunu Taslağı için 29 kişiden oluşan bir komisyon olarak 9 yıldır çalışma yürüttüklerini belirterek başladığı konuşmasında, hazırladıkları 543 maddelik taslağın, görüş ve eleştirilerin alınması için kamuoyuna açıklandığını söyledi. Yürürlükte olan “İcra ve İflas Kanunu”nun, İsviçre örnek alınarak hazırlandığını ve 1932 yılında yayımlandığını anlatan&nbsp;Öztek, “Bugünün bakış açısıyla yeni bir icra iflas kanunu hazırlanması hiç kuşkusuz gerekliydi. Nitekim icra ve iflas hukuku ekonomiyle iç içedir. Biz icra ve iflas hukukçuları ekonomide işler iyi gidiyor mi gitmiyor mu bunu anlamak için iflaslara ve konkordatoya bakıyorduk. Kanun nerdeyse 100 yıllık bir kanun ve bu sürede tam 41 değişiklik yapıldı. 1965 ve 2004 yıllarında değişiklikler yapıldı. 1965 değişikliği özellikle icra ve iflas kanununun bütün ana ilkelerinin hepsini baştan aşağı değiştiren bir değişiklikti. Yani icra ve iflas kanununun bütünlüğü bozulmuştu. Kolayca anlaşılabilir ve uygulanabilir bir sadeliğe kavuşturulması gerekiyordu” dedi.

Mevcut Kanun’un adı İcra ve İflas Kanunu iken yeni kanun için “Cebri İcra” adını önerdiklerini bildiren&nbsp;Öztek, “Gönül rıza ile ödenmeyen alacakların tahsilini konu alan hukuk branşının adı Cebri İcra hukukudur. Bu nedenle kanunun adının da böyle olmasını önerdik. Son kararı siyasi irade verir” dedi.&nbsp; Komisyon olarak hazırladıkları Cebri İcra Kanun Taslağı’nda gerçekleştirdikleri değişikliklerden örnekler veren&nbsp;Öztek, taslakta Konkordato konularına bakmak üzere İflas Mahkemesi kurulmasının yer aldığını anlattı.

Açılış konuşmalarının ardından program, panelle devam etti.&nbsp;Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı’nın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Cebri İcra Kanunu Taslağı’nın farklı yönleri alanında uzman isimler tarafından ele alındı.

Panelde,&nbsp;TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz “Cebri İcra Kanunu Taslağının İflas ve Konkordato Konusunda Getirdiği Yenilikler”, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Üyesi Dr. Şanver Keleş “Rehnin Paraya Çevrilmesi, Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi ve Paraya Çevirme”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Göksu “Cebri İcra Kanunu Taslağındaki Takip Yollarına Genel Bir Bakış”, Yeminli Mali Müşavir ve Konkordato Komiseri Cumhur İnan Bilen ise “Cebri İcra Kanunu Taslağındaki Konkordato Süreçlerindeki Değişiklikler”&nbsp;başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Panelin ardından soru-cevap bölümüne geçilerek katılımcıların soruları cevaplandırıldı.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO'da Cebri İcra Kanunu Taslağı Paneli - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 13:36:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/atoda-cebri-icra-kanunu-taslagi-paneli-164109-20251025.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/atoda-cebri-icra-kanunu-taslagi-paneli-164109-20251025.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/atoda-cebri-icra-kanunu-taslagi-paneli-164109-20251025.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararını açıkladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-29983.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-29983.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası piyasaların merakla beklediği politika faizini yüzde 39.5'e düşürdü.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyet&nbsp;Merkez Bankası&nbsp;faizi 100 baz puan indirdi. Böylece faiz yüzde 40.5'ten yüzde 39.5'e düşmüş oldu.&nbsp;Faiz&nbsp;indirim oranı piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti.

Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 43,5’ten yüzde 42,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 39’dan yüzde 38’e indirdi.

"ENFLASYONDA ANA EĞİLİM YÜKSELDİ"

Merkez Bankası enflasyonda ana eğilimin yükseldiğine dikkat çekti.&nbsp;Son döneme ait veriler talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna ancak dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret ettiğine değinen MB, başta gıda olmak üzere son dönem fiyat gelişmelerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları kanalıyla dezenflasyon süreci üzerinde oluşturduğu riskleri belirginleştirdiğini ifade etti.

"FİYAT İSTİKRARI SAĞLANANA KADAR SIKI DURUŞ SÜRECEK"

Merkez Bankası açıklamasının devamında "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır." dedi.

"PARASAL AKTARIM MEKANİZMASI DESTEKLENECEK"

Banka "Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir." açıklamasını yaptı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararını açıkladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:55:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-165940-20251023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-165940-20251023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-165940-20251023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Ticaret Odası desteğiyle mesleki eğitimde Ankara modeli]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasi-destegiyle-mesleki-egitimde-ankara-modeli-29977.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasi-destegiyle-mesleki-egitimde-ankara-modeli-29977.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında, reel sektörün ihtiyaçlarına uygun nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine yönelik “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi İş Birliği” protokolü ATO Duatepe Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Protokole,&nbsp;ATO Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;Gürsel Baran&nbsp;ile&nbsp;Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz&nbsp;ve&nbsp;Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali&nbsp;imza koydu. Protokol kapsamında, Türkiye’de ilk kez uygulanacak&nbsp;“Mesleki Eğitimde Ankara Modeli”ne start verildi.

ATO Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;törende yaptığı konuşmada&nbsp;Ankara Ticaret Odası&nbsp;ve&nbsp;Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü&nbsp;arasında imzalanan bu protokolle, mesleki eğitim ve reel sektör iş birliğine örnek teşkil edecek güçlü bir modelin temellerini attıklarını belirterek,&nbsp;“Bu protokolle mesleki eğitim, bizzat üretimle, ticaretle, iş dünyasıyla aynı masada bir araya geliyor. Öğrencilerimiz daha okul sıralarındayken iş yaşamıyla doğrudan ve sistematik biçimde buluşacak”&nbsp;dedi.

ATO Başkanı Baran, Ankara Ticaret Odası&nbsp;ile&nbsp;Ankara&nbsp;İl Milli Eğitim Müdürlüğü&nbsp;arasında imzalanan işbirliği protokolünün, reel sektör, mesleki eğitim ve istihdam sacayaklarının merkezine yerleşecek, öncü bir adımı oluşturduğunu belirterek,&nbsp;“Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi İş Birliği Protokolü’nü imzalayarak, mesleki eğitim ve reel sektör iş birliğine örnek teşkil edecek güçlü bir modelin temellerini attık. Mesleki eğitim tarihinde yeni bir dönemi açacak, ‘Mesleki Eğitimde Ankara Modeli’ni bugün burada resmen başlatıyoruz. Bu model ile Türkiye’de ilk kez, ticaret odası olarak, il genelindeki tüm örgün mesleki ortaöğretim kurumlarını, sektörleri temsil eden 68 meslek komitemizle birebir eşleştirerek ‘Okul Hamiliği Projesi’ni uygulamaya geçiriyoruz. Bu iş birliğiyle, mesleki eğitimi reel sektörün ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hangi alanda ne tür iş gücüne ihtiyaç olduğunu belirleyecek, buna göre eğitim içeriklerini güncelleyecek ve öğrencilerimize işletmelerde uygulamalı deneyim fırsatları sunacağız”&nbsp;dedi.

NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ AÇIĞI ANKARA MODELİYLE AŞILACAK

&nbsp;ATO Başkanı Baran,&nbsp;nitelikli iş gücü ihtiyacının hemen her sektörde önemli bir sorun haline geldiğini belirterek,&nbsp;“Oysa ülke olarak genç nüfusumuz var. Ama gençlerimiz, üretimin içinde yer alacak şekilde yetiştirilemiyor. Mesleki eğitim ne yazık ki uzun yıllar ötelenmiş ve gölgede kalmış. Ankara Ticaret Odası olarak bu konuyu her fırsatta dile getiriyorduk, bu konuda bir adım daha atarak Mesleki Eğitimde Ankara Modeli’ni başlattık.&nbsp;Reel sektörümüz, sağlıktan turizme, savunma-havacılıktan yazılım ve bilişime kadar hemen her alanda yetişmiş elemana ihtiyaç duyuyor. Öte yandan gençlerimiz iş bulamamaktan dertli. Bu çelişkiyi aşmanın yolu, mesleki eğitimi reel sektörle buluşturmaktan geçiyor.&nbsp;İşte tam da bu nedenlerle, eğitim-istihdam-reel sektör hattını aynı koordinatta buluşturacak bu iş birliği protokolünü hayata geçiriyoruz”&nbsp;ifadelerini kullandı.

“MESLEKİ EĞİTİMİ REEL SEKTÖRÜN İHTİYAÇLARIYLA BİREBİR UYUMLU HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Baran,&nbsp;iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilecek çalışmalar hakkında da bilgi vererek,&nbsp;“Bu iş birliğiyle, mesleki eğitimi reel sektörün ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hangi alanda ne tür iş gücüne ihtiyaç olduğunu belirleyecek, buna göre eğitim içeriklerini güncelleyecek ve öğrencilerimize işletmelerde uygulamalı deneyim fırsatları sunacağız. Her meslek lisesi en az bir işletmeyle eşleşecek, sektör temsilcileri derslere katkı sağlayacak. Mezunların doğrudan istihdama geçişini destekleyecek, başarılı mezunları örnek olarak öne çıkaracağız. Bu iş birliğiyle, nitelikli istihdamı artırmak, üretimi güçlendirmek ve gençlerimizi iş gücü piyasasına güçlü şekilde hazırlamak istiyoruz”&nbsp;diye konuştu.&nbsp;Baran, projenin mesleki eğitim-reel sektör iş birliğinde yeni bir ekosistemin inşasına öncülük edeceğine inandıklarını da sözlerine ekledi.

MESLEK LİSESİ MEZUNLARI DOĞRUDAN SEKTÖRLE BULUŞACAK

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz&nbsp;da törende yaptığı konuşmada, ülkelerin en önemli sermayesinin insan kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak en değerli varlığımız olan çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Kaygusuz, yılda 400 binden fazla öğrencinin mezun olmasına rağmen önemli bir bölümünün alanında istihdam edilemediğini belirterek, “Bugünkü iş birliği bu sorunun çözümü için büyük bir adım olacak. Mezunlarımızı doğrudan sektörle buluşturarak erken yaşta istihdamlarını sağlayacağız” dedi.

Mesleki eğitimin niteliğini artırmak için atölye ve altyapı yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden&nbsp;Kaygusuz, dijital atölyelerle öğrencilerin çağın gerekliliklerine uygun şekilde eğitim almasının sağlanacağını vurguladı.&nbsp;Kaygusuz,&nbsp;imzalanan protokolle, müfredatın güncellenmesinden istihdam planlamasına, mesleki eğitimin yeniden yapılandırılmasına kadar pek çok alandaki talepleri sektörle iş birliği içinde hayata geçireceklerini ifade etti.

Eğitimin toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizen&nbsp;Kaygusuz, “Bu sorumluluğu üstlenen sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ankara Ticaret Odası’nın katkısı bu noktada çok kıymetli. Bugün imzalayacağımız protokolün hem Ankara’daki 87 bin meslek lisesi öğrencimize hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Törende,&nbsp;ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz,&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurul Üyesi ve ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça,&nbsp;ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü,&nbsp;ATO Mesleki Eğitim ve Ahilik Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Abidin Memili,&nbsp;61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Mahmut Burkankulu, Komite Üyesi Adem Yavuz,&nbsp;ATO&nbsp;Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Karabudak&nbsp;ile&nbsp;Ankara İlçe Milli Eğitim Müdürleri&nbsp;de yer aldı.

İmzalanan Protokol kapsamında:

&nbsp;- Ankara’daki öncelikli sektörlerde iş gücü ihtiyacının belirlenmesine yönelik kapsamlı analiz çalışmaları yapılacak.

- Bu analizlerin sonucuna göre, mesleki eğitim programları güncellenerek, yeni eğitim modülleri geliştirilecek.

- Sektörlerin ihtiyaç duyduğu meslek grupları ve beceriler belirlenerek, buna uygun eğitim planları oluşturulacak.

- Müfredatlar, teknolojik yenilikler ve üretim süreçlerindeki dönüşümle uyumlu hale getirilecek ve eğitim materyalleri güncellenecek.

- Öğretmenlere, yöneticilere ve diğer eğitim personeline yönelik mesleki gelişim programları, seminer ve kurslar düzenlenecek.

- Her okulun, bir veya birden fazla işletme ile iş birliği protokolü imzalayarak hamilik ilişkisi kurması sağlanacak. Bu sayede öğrenciler, sektörel deneyim kazanma imkânına sahip olacak.

- Uygun bulunan bazı alan dersleri, Ankara Ticaret Odası uzmanları veya eğiticileri tarafından verilecek.

- Meslek liselerinin bulunduğu bölgelerde, ortaokul düzeyinde öğrenci ve velilere yönelik tanıtım ve yönlendirme etkinlikleri düzenlenecek.

- Öğrencilere, işletmelerde beceri eğitimi ve staj yapma fırsatı sunularak mezuniyet öncesi deneyim kazanmaları sağlanacak.

- Kariyer günleri, rehberlik faaliyetleri, sektörel geziler ve yarışmalar düzenlenerek, öğrencilerin kariyer planlamasına katkı sağlanacak.

- Sektörde başarı elde etmiş meslek lisesi mezunları belirlenerek bir envanter oluşturulacak, bu mezunlarla öğrenciler buluşturulacak.

- Meslek lisesi mezunları, ilgili sektörlerde istihdamda öncelikli olarak değerlendirilecek.

- Proje kapsamında geliştirilen iyi uygulama örnekleri medya, sosyal medya ve dijital platformlarda görünür hale getirilecek.

- Taraflar, mesleki eğitimi destekleyen ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına yönelik ortak projeler geliştirecek ve bu projeleri birlikte yürütecek.

- Mezunların istihdama geçiş süreci desteklenecek, sektörle doğrudan bağlantı kurmaları sağlanacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Ticaret Odası desteğiyle mesleki eğitimde Ankara modeli - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 06:41:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-destegiyle-mesleki-egitimde-ankara-modeli-094816-20251023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-destegiyle-mesleki-egitimde-ankara-modeli-094816-20251023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasi-destegiyle-mesleki-egitimde-ankara-modeli-094816-20251023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'de fiyatı düşecek otomobiller belli oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-turkiyede-fiyati-dusecek-otomobiller-belli-oldu-29964.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-turkiyede-fiyati-dusecek-otomobiller-belli-oldu-29964.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'de satılan bazı otomobillerin fiyatlarında düşüş olacak. Çin ve ABD'de üretilerek Türkiye'de satışa sunulan otomobillerin fiyatları yüzde 35 ucuzlayacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Otomobil ithalatına ilişkin vergilendirmelere dair düzenleme 22 Kasım 2025 tarihinde yürürlüğe girecek. Japon otomobillerine gelecek ek gümrük vergisi artışının yanında ABD ve Çin'den ithal edilen araçların ek gümrük vergilerinde düşüşler yaşanacak.

Türkiye’de Çin ve ABD’den ithal edilen araçların fiyatı düşecek!

Çin ve ABD'den ithal edilecek otomobillerin fiyatlarında indirime gidilmesi bekleniyor. ABD'ye uygulanan yüzde 70'e varan ek vergi yüzde 35'e, Çin'e uygulanan yüzde 50'ye varan ek vergi de yüzde 30'lar seviyelerine düşecek.

Çin'de üretilen konvansiyonel (içten yanmalı motora sahip) otomobillerin gümrük vergisi azalmış oldu. ABD'de de üretilen hibrit, plug-in hibrit ve elektrikli otomobillerin de gümrük vergisi oranı azaldı.

Chery, MG ve BYD gibi markaların içten yanmalı motora sahip olan araçlarında fiyat düşüşü bekleniyor.

ABD'de üretilen Ford ve Tesla marka araçların fiyatlarında da düşüş yaşanması bekleniyor. Tesla, Model Y'yi Türkiye'ye Berlin'deki fabrikasından ihraç ediyor. Bu nedenle Tesla'nın ABD'de üretilen Model Y dışındaki modellerinin ithal edilmesi halinde fiyatlarda düşüş bekleniyor.

Ek gümrük vergileri azalan otomobillerin fiyatlarında yüzde 25-35 aralığında fiyat düşüşü bekleniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de fiyatı düşecek otomobiller belli oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 08:04:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiyede-fiyati-dusecek-otomobiller-belli-oldu-110657-20251021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiyede-fiyati-dusecek-otomobiller-belli-oldu-110657-20251021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/turkiyede-fiyati-dusecek-otomobiller-belli-oldu-110657-20251021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nda Türkiye-Avusturya iş birliği konuşuldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-turkiye-avusturya-is-birligi-konusuldu-29947.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-turkiye-avusturya-is-birligi-konusuldu-29947.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye ile Avusturya arasındaki ekonomik fırsatların ve karşılıklı yatırımların görüşüldüğü “Avusturya Ülke Günü” etkinliğine ev sahipliği yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası, Advantage Austria Türkiye ve Georgia &amp; Azerbaijan iş birliğinde, Avusturya Federal Ekonomi ve Avusturya Çalışma Bakanlığı'na bağlı Austria Business Agency’nin (ABA) katılımıyla düzenlenen “Yatırım ve İş Birliği Fırsatları” temalı Avusturya Ülke Günü etkinliği, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yatırım, iş birliği imkanları ve yeni pazarlara açılma fırsatlarının ele alındığı programın açılışında konuşan ASO Yönetim Kurulu Üyesi Halit Erol, Türkiye ve Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek, iki ülkenin ticaret ve yatırım alanlarında güçlü bir iş birliği potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

&nbsp;

“AVUSTURYA, TÜRKİYE’DE EN ÇOK YATIRIM YAPAN 6. ÜLKE”

Avusturya’nın Avrupa Birliği içinde ekonomik istikrarı, gelişmiş sanayi altyapısı ve Ar-Ge’ye verdiği önemle öne çıkan bir ülke olduğunu ifade eden Yönetim Kurulu Üyesi Halit Erol, “Avusturya Türkiye’de en çok yatırım yapan 6. ülkedir. 2024 yılı itibarıyla iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3,9 milyar dolara ulaşmıştır. Bu veriler, karşılıklı ticaretin birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor” dedi.

&nbsp;

ANKARA-AVUSTURYA TİCARETİNDE YÜKSELEN GRAFİK

Ankara sanayisinin teknoloji yoğun üretim gücüne dikkat çeken Erol, “Ankara ile Avusturya arasındaki dış ticaret hacmi 2020 yılında 161 milyon dolar iken 2024 yılında 270 milyon dolara yükseldi. Bu tablo, iki ülke arasında teknoloji odaklı üretim süreçlerinde güçlenen bir değer zincirini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Erol ayrıca, Avusturya’nın sürdürülebilir üretim teknolojileri, enerji verimliliği ve çevreci sanayi uygulamaları konusundaki deneyiminin Türk sanayicileri için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

&nbsp;

“SANAYİCİLERİMİZİN ULUSLARARASI PAZARLARA AÇILIMINI DESTEKLİYORUZ”

Ankara Sanayi Odası olarak sanayicilerin uluslararası pazarlara açılımını desteklemeyi öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini belirten Erol, “Avusturya ile yürütülecek her türlü ekonomik ve teknolojik iş birliği bizim için büyük önem taşımaktadır. Bugünkü etkinlik sadece bir tanıtım günü değil, iki ülke sanayi ve iş çevreleri arasında somut iş birliklerine zemin hazırlayacak bir platformdur” dedi.

ASO Yönetim Kurulu Üyesi Halit Erol konuşmasını sonlandırırken, etkinliğin düzenlenmesinde katkı sunan ve iş birliği yapan tüm paydaşlara teşekkür ederek, programın her iki ülke iş dünyası için yeni ortaklıkların başlangıcı olmasını diledi.

Avusturya Ticaret Müsteşarı Gerhard Lackner ise&nbsp;“Avusturya-Türkiye Ticari İlişkileri, Yatırımları, Öne Çıkan Sektörler” hakkında sunum yaparak katılımcılara bilgi verdi.

&nbsp;

Programa, ASO Yönetim Kurulu Üyesi Halit Erol, Avusturya Ticaret Müsteşarı Gerhard Lackner, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri Osman Akbaş, ASO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer, ABA Danışmanı Dr. Alejandro Navarro de Chalupa, Advantage Austria Ankara Ofis Müdürü Manuela Kaltenegger Görgü, Advantage Austria Ankara İş Geliştirme Yöneticisi Hasan Şahin Çam, Akdeniz Chemson Kurumsal İletişim Yöneticisi Baran Ardağ ve çok sayıda ASO Üyesi firma temsilcisi katıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nda Türkiye-Avusturya iş birliği konuşuldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:43:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-turkiye-avusturya-is-birligi-konusuldu-174851-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-turkiye-avusturya-is-birligi-konusuldu-174851-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-turkiye-avusturya-is-birligi-konusuldu-174851-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nda KOBİ'ler için toplantı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-kobiler-icin-toplanti-29939.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-sanayi-odasinda-kobiler-icin-toplanti-29939.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası ile KOSGEB iş birliğinde düzenlenen “KOBİ’ler İçin Destek ve Dönüşüm Programları Bilgilendirme Toplantısı” ASO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Artık sadece üretmek yetmiyor; daha akıllı, temiz ve verimli üretmek gerekiyor” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) iş birliği ile düzenlenen “KOBİ’ler İçin Destek ve Dönüşüm Programları Bilgilendirme Toplantısı”, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ve ASO Üyesi sanayicilerin geniş katılımıyla yapıldı.

ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleşen toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 ile üretim sistemlerinin köklü bir dönüşümden geçtiğini söyledi.

ARDIÇ: SADECE ÜRETMEK YETMİYOR, DAHA AKILLI, TEMİZ VE VERİMLİ ÜRETMEK GEREKİYOR

Veriye dayalı, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu döngüsel üretim modellerinin&nbsp;Türk sanayisinin rekabet gücünü belirleyen en temel faktörler haline geldiğini dile getiren Başkan Ardıç, "Artık sadece üretmek yetmiyor; daha akıllı, daha temiz ve daha verimli üretmek gerekiyor. Dünya artık sadece ne kadar ürettiğimizle değil, nasıl ürettiğimizle ilgileniyor. Enerji tüketiminden ham madde kullanımına, atık yönetiminden tedarik zincirine kadar her adımda sürdürülebilirlik ölçülüyor" dedi.

ARDIÇ: VERİMLİLİĞİN, REKABET GÜCÜNÜN VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN TEMEL ŞARTI DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Dijitalleşmenin firmalar&nbsp;açısından, üretimde verimliliğin, rekabet gücünün ve sürdürülebilirliğin temel şartı olduğunu ifade eden Başkan Ardıç, küresel çetin rekabet koşullarında, dijital teknolojileri iş süreçlerine entegre eden işletmelerin hem maliyet avantajı elde ettiklerini hem de pazarlarını genişletme fırsatı bulduklarını söyledi. İkiz dönüşümün tüm dünyayı etkisi altına aldığına dikkat çeken Başkan Ardıç, “Enerji izleme sistemleri, akıllı üretim teknolojileri, atık geri kazanım çözümleri ve karbon izleme yazılımları gibi birçok temel altyapı unsurunun sanayimize entegre edilmesi, kritik önemdedir. KOSGEB başta olmak üzere destek kuruluşlarımızın ulusal politikalar doğrultusunda bu dönüşümü etkin bir şekilde desteklemesi ve yönlendirmesi, reel sektörün temel beklentisidir" dedi.

ARDIÇ: FİYAT ÜZERİNDEN DEĞİL, VERİMLİLİK ÜZERİNDEN REKABET ETMELİYİZ

Verimliliğin&nbsp;artık sadece bir üretim kriteri değil; rekabetin, kârlılığın ve sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarı olduğunu söyleyen Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

"Son dönemde yapılan bir çalışmaya göre, çalışan başına katma değer artışında Türkiye’nin performansı, maalesef dünya ortalamasının gerisinde kalmıştır. 2003-2017 döneminde Türk sanayisinde çalışan başına katma değer yıllık ortalama %3,25 artarken, 2017–2023 döneminde %0,35 oranında bir verimlilik kaybı yaşanmıştır.&nbsp;Oysa bizimle aynı gelir grubundaki ülkelerde bu oran 2003-2017 arasında %4,25, 2017–2023 döneminde ise %2,47 artış seviyesindedir. Dünya genelinde bir yavaşlama var, ama Türkiye bu yavaşlamayı çok daha sert yaşıyor; verimlilik artışından, verimlilik kaybına geçiyoruz. Yani üretim yapıyoruz, ama her geçen yıl daha az katma değer üretiyoruz. Artık rakiplerimizle fiyat üzerinden değil, verimlilik üzerinden rekabet etmemiz gerekiyor. Üretim gücünü büyütmenin yolu, daha fazla kaynak harcamaktan değil, aynı kaynakla daha fazla değer yaratmaktan geçiyor."

ARDIÇ: YÜKSEK KATMA DEĞERLİ SANAYİ YATIRIMLARINI ÖNCELİKLENDİRMELİYİZ

Başkan Ardıç, bu kapsamda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Verimlilik odaklı teşvik sistemine geçmemiz, KOBİ’lerimizin dijital dönüşümünü hızlandırmamız, Ar-Ge’ye dayalı üretimi yaygınlaştırmamız, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarını önceliklendirmemiz gerekiyor."

Türkiye'nin Dünya Rekabet Edebilirlik Endeksi'nde 2021 yılında 51. sırada iken 4 yılda 15 basamak gerileyerek 2025 yılında 69 ülke arasında 66. sırada yer aldığının altını çizen Başkan Ardıç,&nbsp;"Bu tablo, rekabet gücümüzde ciddi bir zayıflama yaşandığını ve yapısal bir rekabet sorunumuzun bulunduğunu açıkça göstermektedir" dedi.

ARDIÇ: KOBİ’LER EN ÇOK FİNANSMAN GÜÇLÜĞÜ YAŞIYOR

Ekonomik büyümenin ve istihdamın temel direği olan KOBİ’lerin, ikiz dönüşüm ve verimlilik yatırımlarında en çok finansman güçlüğü yaşadıklarını ifade eden Başkan Ardıç, “Özellikle makine-teçhizat, yazılım ve nitelikli personel giderlerinin destek üst limitlerinin yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Bu noktada, KOSGEB’in sunduğu destek modellerinin daha yüksek oranlı, daha esnek ve piyasa koşullarına duyarlı hale getirilmesi gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.

Türkiye’de ilk olan ASO Model Fabrika'nın, hem Ankara’daki hem de diğer illerdeki firmaların verimliliğini artırmaya yönelik önemli bir işlev gördüğünü anlatan Başkan Ardıç, "Öğren dönüş programı başta olmak üzere farklı ürünlerle işletmelerimize destek olmak için gayret sarf ediyoruz. KOSGEB’in bu konuda sağlayacağı özel desteğin, bu sürecin daha fazla firmamıza yayılması ve verimlilik odaklı yaklaşımların sanayimizin genelinde kabul görmesi açısından kritik önemde olduğunu değerlendiriyorum" ifadelerini kullandı.

ARDIÇ: İKİZ DÖNÜŞÜM VE VERİMLİLİK ARTIŞI STRATEJİK ÖNCELİĞİMİZ

ASO olarak&nbsp;ikiz dönüşüm ve verimlilik artışını birlikte yürütmeyi sanayinin geleceği için stratejik bir öncelik olarak gördüklerini anlatan Başkan Ardıç, "Sanayicilerimizin; dijital yetkinliklerini geliştirmek, karbon yönetimi konusunda bilgi sahibi olmalarını sağlamak, yerli yeşil teknoloji çözümlerine erişimini kolaylaştırmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca üniversiteler, teknoparklar ve Ar-Ge merkezleriyle iş birliği içinde dijital ve yeşil dönüşüm farkındalığını artırmak için girişimlerimizi sürdürüyoruz" dedi.

ASO olarak, bu dönüşümü sadece izleyen değil, aktif olarak yönlendiren bir pozisyonda olmayı önemsediklerini belirten&nbsp;Başkan Ardıç, sözlerini şöyle tamamladı:

"TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliği ile desteklenen Yeşil İnovasyon Mentorluk programıyla, firmalarımızın üretimlerinin çevreye duyarlılığını ve yenilik yönetim kapasitesini ölçüyoruz; eksikleri noktasında öneriler sunan iki ayrı rapor hazırlıyoruz. Üyelerimizin KOSGEB ve TÜBİTAK gibi destek kuruluşlarımızın programlarından azami ölçüde yararlanabilmesi için, teknik bilgilendirme ve proje geliştirme çalışmaları sürdürüyoruz, konusunda tecrübeli uzmanlarımız aracılığıyla ücretsiz yönlendirme ve danışmanlık hizmeti veriyoruz.”

İBRAHİMCİOĞLU: KOSGEB’İN YENİ VİZYONU: YALIN, ERİŞİLEBİLİR VE DİJİTAL

KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, konuşmasında kurumun yeni dönem vizyonunu paylaşarak, sanayisi gelişmiş illerden başlayarak tüm ülke genelinde “Destek ve Dönüşüm” bilgilendirme toplantılarını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

İbrahimcioğlu, KOSGEB’in 2028 yılına kadar uzanan stratejik planı ve hedeflerinin paylaşıldığı bu toplantılarda, yeni dönem KOSGEB stratejisi olarak belirlenen “destekle ve dönüştür” yaklaşımı doğrultusunda yeniden yapılandırılan destek programlarına ilişkin detayları aktardı.

“KOSGEB olarak vizyonumuzu ‘yalın, erişilebilir ve dijital bir kurum olmak’ üzerine inşa ettik” diyen İbrahimcioğlu, destek mekanizmalarını yalnızca kuruluş aşamasında değil, işletmelerin büyüme ve küresel ölçekte gelişim süreçlerinde de yanlarında olacak şekilde tasarladıklarını vurguladı.

Toplantıya ASO Başkan Yardımcısı Mete Çağlayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu ile Halit Erol, KOSGEB Başkan Yardımcısı İmran Gezinti, ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Genel Sekreter Yardımcıları Oktay Yaman ve Dr. Ahmet Dinçer ile çok sayıda ASO Meclis ve Komite Üyesi sanayici katıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nda KOBİ'ler için toplantı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 12:30:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-kobiler-icin-toplanti-153252-20251015.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-kobiler-icin-toplanti-153252-20251015.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-sanayi-odasinda-kobiler-icin-toplanti-153252-20251015.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'ndan gurur buluşması]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasindan-gurur-bulusmasi-29925.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-ticaret-odasindan-gurur-bulusmasi-29925.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Türkiye 100” listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla, ATO ev sahipliğindeki programda bir araya geldi. ATO Başkanı Baran, Ankara firmalarının “Türkiye 100” listesinde başarıyla yer almasından büyük gurur duyduklarını belirterek, “Başkentimiz, 24 şirket ile listenin en başına yerleşti. Yine şehrimizden listeye giren 24 şirketin 8’i de en hızlı büyüyen ilk 10 şirket arasında yer aldı. Bu başarı hepimizin gururu” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin öncülüğünde,&nbsp;Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV)&nbsp;ve&nbsp;TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ)&nbsp;iş birliğiyle hazırlanan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinin belirlendiği&nbsp;“Türkiye 100” listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla,&nbsp;ATO&nbsp;ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda bir araya geldi.&nbsp;ATO Congresium’daki etkinliğin açılışında konuşan&nbsp;ATO Başkanı Baran,&nbsp;Ankara firmalarının “Türkiye 100” listesinde başarıyla yer almasından büyük gurur duyduklarını belirterek,&nbsp;“2021-2023 dönemini kapsayan, bu yılki Türkiye 100 listesinde, 25 farklı ilimizden, 34 ayrı sektörden 100 şirket yer aldı. Ülkemizin en hızlı büyüyen bu 100 şirketinin ortalama ciro büyümesi yüzde 1.644 olarak gerçekleşerek, milli gelir artışının 6 katı bir performansa ulaştı. Başkentimiz, 24 şirket ile listenin en başına yerleşti. Yine şehrimizden listeye giren 24 şirketin 8’i de en hızlı büyüyen ilk 10 şirket arasında yer aldı. Ekonomimizin güçlü temellerini oluşturan bu gurur tablosunda yer alan şirketlerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarı hepimizin gururu”&nbsp;dedi.

“YENİ GİRİŞİMLERE YOL GÖSTERİYOR, ÖRNEK TEŞKİL EDİYOR”

ATO Başkanı Baran,&nbsp;küresel ekonominin belirsizliklerle dolu olduğu bu süreçte şirketlerin elde ettiği başarının önemine değinerek,&nbsp;“Listede yer alan şirketlerimiz sadece Başkentimizin değil, ülkemizin üretim ve ticaret gücünü, vizyonunu ve girişimcilik kapasitesini sergiliyor. Yeni girişimleri cesaretlendiriyor, yol gösteriyor genç girişimcilerimize ve iş dünyamıza örnek teşkil ediyor. Ülkemizin kalkınmasına, istihdamına, ihracatına katkı sağlıyor. Marifet iltifata tabidir, bu başarıyı sizlerle birlikte kutlamaktan onur duyuyorum”&nbsp;diye konuştu.

“FİRMALARA, GELECEĞE NEFES OLACAK FİDAN SERTİFİKALARI VERİLDİ”

Toplantıda,&nbsp;Türkiye 100&nbsp;listesinde yer alan firmalara,&nbsp;Ankara Ticaret Odası&nbsp;tarafından&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü&nbsp;ve&nbsp;Ağaçlandırma Dairesi&nbsp;iş birliğiyle Çanakkale’de oluşturulan&nbsp;“Geleceğe Nefes Hatıra Ormanı”nın fidan sertifikaları takdim edildi.

Firma temsilcilerinin tek tek söz alarak, görüş ve önerilerini paylaştığı programa&nbsp;ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil İlik, Ali İhsan Güçlü&nbsp;ve&nbsp;Yasin Özyolu,&nbsp;ATO’nun 3 No’lu İlaç ve Tıbbi Cihaz Meslek Komitesi Başkanı Metin Demir&nbsp;ile çok sayıda davetli katıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Ticaret Odası'ndan gurur buluşması - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 09:20:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-gurur-bulusmasi-122206-20251008.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-gurur-bulusmasi-122206-20251008.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-ticaret-odasindan-gurur-bulusmasi-122206-20251008.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: ASO sanayinin dönüşümünde öncü rol üstleniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-aso-sanayinin-donusumunde-oncu-rol-ustleniyor-29907.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-aso-sanayinin-donusumunde-oncu-rol-ustleniyor-29907.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) iş dünyası ile yabancı misyon temsilcilerini buluşturduğu “Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu”nun 14’üncüsü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleri, çok sayıda yabancı büyükelçi, iş ve siyaset dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nun çok kıymetli iş birliklerine vesile olduğuna dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ASO’nun sanayinin dönüşümünde öncü rol üstlendiğine vurgu yapan Başkan Ardıç, çalışmalarını ASO Teknoloji Üssü ve ASO Serbest Bölgesi projeleri doğrultusunda yoğunlaştırdıklarını anlattı. AB ile olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin karşılıklı fayda sağlayacağını belirten Başkan Ardıç, iş dünyasının yaşadığı vize sıkıntısına da değinerek, “Sayın AB büyükelçileri, ülkelerinizden satın aldığımız bir makinayı teslim almaya gitmek için bile vize alamıyoruz. Ne yapmamız gerekiyor? Bu konuda sizlerden iş dünyasına desteğinizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da konuşmasında, yabancı diplomatik misyon ile iş dünyasının bir araya geldiği ASO Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nun önemine dikkat çekerek, bu etkinliğin düzenlenmesinden dolayı Ankara Sanayi Odası Yönetimine teşekkür etti. Ankara'nın artan katkısının ülkenin küresel rekabet gücünü yükselttiğine dikkati çeken Yılmaz, “Bu başarıda ASO’nun vizyoner projeleri önemli rol oynamaktadır. Hükümetimiz ASO Teknoloji Üssü Projesine destek olmak kararı verdi” dedi.

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) 14. Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu, Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla yabancı misyon, iş, siyaset ve medya dünyasını bir araya getirdi. 100’ü aşkın ülkeden 200’e yakın yabancı büyükelçi ve diplomatın yanı sıra, çok sayıda Bakan Yardımcısı, milletvekili, siyasi partilerin temsilcileri, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, rektörler, ASO Meclis ve Komite Üyeleri, uluslararası kuruluşların üst düzey yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşen resepsiyonun adresi her yıl olduğu gibi Ankara Etnografya Müzesi oldu.

Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, yabancı misyon temsilcileri ile sanayicilerin bir araya geldiği ASO Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nun çok kıymetli iş birliklerine vesile olduğunu belirtti. İş dünyası olarak yabancı misyon ile olan ilişkileri sadece diplomatik bir görev ve ticari bir gereklilik olarak görmediklerini belirten Ardıç, “Bu ilişkilerimizin ülkelerimiz arasında dostluk köprülerini sağlamlaştıracağına, karşılıklı güveni pekiştireceğine, ortak gelecek inşasına katkı sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Ankara’nın stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı ve gelişen teknolojik ekosistemiyle Türkiye’nin sadece başkenti değil, ekonomik merkezi konumda da olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, “Ankara Türkiye’nin teknolojik gelişmişlik düzeyinde 81 il içinde 1. sırada yer almıştır. Nitelikli insan kaynağı, güçlü üniversiteleri, araştırma kurumları, Türkiye’nin gözbebeği savunma sanayi devleri ile yüksek teknolojili sektörleri aynı ekosistem içinde buluşturan Ankara’mız, yenilik ve teknolojinin merkezi haline gelmiştir” dedi.

BAŞKAN ARDIÇ: ASO, SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYOR

ASO’nun 10 bini aşkın üyesi ile sanayinin dönüşümünde öncü bir rol üstlendiğini vurgulayan Başkan Ardıç, üyelerinin üretim ve rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerine, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri konusunda projeler geliştirdiklerine değindi. Bölge ekonomisinin ihtiyacı olan konularda lobi faaliyetleri de yaptıklarını söyleyen Ardıç, şöyle devam etti:

“Son girişimlerimizden birisi, Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve diplomatik merkezi Ankara’mızın yetersiz olan uluslararası direkt uçuşlarının artırılmasına yöneliktir. Başkentimizin küresel ölçekte erişilebilirliğini kolaylaştıracak yeni direkt uçuş hatları için AJET ile yürüttüğümüz çalışmalardan yakın zamanda somut sonuçlar alacağımızı öngörüyoruz.”

BAŞKAN ARDIÇ: ÇALIŞMALARIMIZI ASO TEKNOLOJİ ÜSSÜ VE ASO SERBEST BÖLGESİ ÜZERİNE YOĞUNLAŞTIRDIK

Ankara Sanayi Odası’nın kurulum hazırlıklarına hızla devam ettiği ASO Teknoloji Üssü’nün, kentin ve ülkenin sanayisinin yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini anlatan Başkan Ardıç, “Bu proje, girişimcilik ve inovasyon ekosistemini destekleyerek başkentimizin sanayisini ileri teknoloji merkezine dönüştürme potansiyeli taşımaktadır” dedi. Toplamda 1,2 milyon metrekare alan üzerine konuşlanacak ASO Teknoloji Üssü’nün temelini 2026 yılında atacaklarını açıklayan Başkan Ardıç, “Tüm etapları ve fonksiyonları ile devreye alındığında 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapacak, 18 bin nitelikli istihdam yaratacak ve Ankara’nın yıllık ihracatına 1,5 milyar dolar katkı sunacaktır” diye konuştu.

Ankara Kalkınma Ajansı ile Serbest Bölge kurma girişimlerine de başladıklarını söyleyen Başkan Ardıç, Temelli Sanayi Havzasında mülkiyeti Odamıza ait olan 4,2 milyon metrekare alan üzerinde, teknoloji ve sanayinin başkentinde Serbest Bölge kuracağız.&nbsp; Serbest Bölgemizde yerli ve yabancı 200’ün üzerinde firma 40 bin kişiye nitelikli istihdam sağlayacak ve ihracatımıza yaklaşık 4 milyar dolarlık katkı yapacak” dedi.

Çalışmalarını ASO Teknoloji Üssü ve ASO Serbest Bölgesi projeleri doğrultusunda yoğunlaştırdıklarının altını çizen Başkan Ardıç, şöyle devam etti:

“En büyük motivasyonumuz Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın her daim bizlere verdiği güçlü destektir. Ankaralı sanayicilerimizin sorunlarına pozitif yaklaşımıyla çözüm üreten desteği bizim için çok kıymetli ve aynı zamanda da yol göstericidir. Bu projelerimizin hayata geçmesinde sergilediği vizyoner liderlik, bizlere geleceğe daha cesur adımlarla yürüyebilme gücü kazandırmaktadır. Ankara Sanayi Odası ve tüm sanayicilerimiz adına Cumhurbaşkanı Yardımcımıza yürekten teşekkürlerimi arz ediyorum.”

BAŞKAN ARDIÇ: JEOEKONOMİK AÇIDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP TÜRKİYE, YATIRIMCILAR AÇISINDAN CAZİP BİR MERKEZ

Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla jeoekonomik açıdan da stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, “85 milyonu aşan genç ve dinamik nüfusu, geniş iç pazarı, Avrupa Birliği ve Orta Doğu’ya yakınlığı, ülkemizi yatırımcılar açısından cazip bir merkez haline getirmektedir. Otomotiv, tekstil, savunma sanayi ve inşaat gibi sektörlerdeki rekabetçi gücü, ülkemizi bölgesel tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası yapmaktadır” dedi.

Türkiye’nin son dönemde savunma sanayisinde kendi imkanlarıyla geliştiren ve üreten bir güç haline geldiğini, yerlilik oranının yüzde 80’ni aştığını belirten Başkan Ardıç, “Stratejik bağımsızlığın temel şartlarından olan savunma sanayii, sadece askeri güç anlamına da gelmemektedir. Teknoloji üretimi ve yüksek katma değerli sanayinin gelişimine katkısıyla ekonomik bağımsızlık için de büyük bir güç sağlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

BAŞKAN ARDIÇ: TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ÖLÇEKTE STRATEJİK ÜRETİM VE TİCARET MERKEZİ OLMA POTANSİYELİ VAR

Başkan Ardıç, Türkiye ekonomisinin OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olduğuna ve 2025 verilerine göre Dünya Bankası sınıflandırmasında yüksek gelirli ülkeler grubuna girerek önemli bir ekonomik dönüm noktasına ulaşacağına dikkat çekti. Son 12 aylık ihracatımız 269 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, ihracat yapılan 220 ülkeden 151’ine ihracatın arttığını belirten Ardıç, şunları söyledi:

“Küresel entegrasyonun diğer bir göstergesi olan doğrudan yabancı sermaye yatırımında 2024 yılı rakamları 11,3 milyar dolar olmuştur. Bu veriler Türkiye’nin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de stratejik bir üretim ve ticaret merkezi olma potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. Tüm bu veriler ve uygulanan tutarlı ve kararlı dezenflasyon politikası birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye’nin sürdürülebilir büyümeyi tesis etmek ve makroekonomik istikrarı sağlamak anlamında kayda değer bir aşama kaydettiğini, küresel değer zincirleri ile etkin bir entegrasyon sağladığını söyleyebiliriz.”

BAŞKAN ARDIÇ: GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDE GÜNCELLEME KARŞILIKLI FAYDA SAĞLAR

Türkiye ile AB arasında 1995 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin, ekonomik ilişkilerin önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirten Ardıç, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mevcut anlaşma yalnızca sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsadığı için artık günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi, yalnızca Türkiye için değil, aynı zamanda Avrupa Birliği için de ortak çıkar niteliği taşımaktadır. Avrupa’nın en büyük ticaret ortaklarından biri olmamızın yanı sıra, tedarik zincirlerinde stratejik bir üretim ve lojistik merkezi konumundayız. Bu gerçek, güncellemenin karşılıklı fayda sağlayacağını açıkça göstermektedir.”

BAŞKAN ARDIÇ: AB ÜLKELERİNDEN SATIN ALDIĞIMIZ BİR MAKİNEYİ TESLİM ALAMAYA GİTMEK İÇİN BİLE VİZE ALAMIYORUZ

Başkan Ardıç, iş dünyasının yaşadığı vize sorununu da bir kez daha gündeme getirerek şunları söyledi:

“Bizler uluslararası fuarlarda ülkemizi temsil etmek, yeni iş birlikleri kurmak ve yatırımları hayata geçirmek istediğimizde, hâlâ uzun ve zahmetli vize prosedürleri ile karşı karşıya kalmaktayız. Mallarımız serbestçe dolaşırken, o malları üreten biz sanayicilerin önünde böylesi engellerin bulunması, ciddi bir çelişkidir. Sayın AB büyükelçileri, ülkelerinizden satın aldığımız bir makinayı teslim almaya gitmek için bile vize alamıyoruz. Ne yapmamız gerekiyor? Bu konuda sizlerden iş dünyasına desteğinizi bekliyoruz. İnanıyoruz ki; vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesiyle ülkemiz ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği çok daha güçlü ve verimli bir zemine kavuşacaktır.”

BAŞKAN ARDIÇ: İNSANLIK ONURUNA SAHİP ÇIKMAK İÇİN BİR ÇAĞRIDIR

Başkan Ardıç, konuşmasında Gazze’de yaşayan insanlık dramına da değindi. “Masum çocukların çığlıkları, annelerin feryatları yüreklerimizi dağlıyor. Yıkılmış evlerin enkazı altında kaybolan hayatlar; tüm dünyanın gözü önünde yok olup gidiyor” diyen Başkan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsani değerlerin böylesine hiçe sayılması, sivillerin katledilmesi, sağ kalanların temel insani ihtiyaçlardan yoksun bırakılması; aklen, vicdanen ve hukuken kabul edilemez.

Filistin halkının acılarını yürekten paylaşıyor, barış ve güven ortamının bir an önce sağlanmasını diliyorum. Bu mesaj, sadece bir üzüntü ifadesi değil; aynı zamanda insanlık onuruna sahip çıkmak için bir çağrıdır.”

CEVDET YILMAZ’DAN ASO YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da konuşmasında, yabancı diplomatik misyon ile iş dünyasının bir araya geldiği Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nun önemine dikkat çekerek, bu etkinliğin düzenlenmesinden dolayı Ankara Sanayi Odası Yönetimine teşekkür etti.

Yılmaz, içinden geçilen dönemin küresel ölçekte ciddi sınamalarla şekillendiğini, yakın coğrafyada devam eden çatışmalar, dünya ekonomisinde tarihi seviyelere ulaşan belirsizlikler ve ardı ardına yaşanan olumsuz gelişmelerin ülkeleri çok boyutlu krizler ile karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Bu zorlu tabloda birçok ülke siyasi, ekonomik ve jeopolitik riskleri yönetmekte güçlük yaşarken Türkiye'nin siyasi istikrarı, güçlü kurumsal yapısı, sağlam ekonomisi ve kararlı politikalarıyla süreci etkin biçimde yönetmeye gayret ettiğini belirten Yılmaz, "Bu dönemde uluslararası alanda riskler kadar, ortaya çıkan fırsatları da dikkatle takip ediyor ve özellikle bu fırsatları değerlendirmek için konumlanıyoruz" diye konuştu.

Makul düzeyde bir büyümeyi sürdürürken, dezenflasyon sürecini gerçekleştirdiklerini vurgulayan Yılmaz, "Haziran 2024'ten itibaren enflasyonda kesintisiz azalma süreci yaşayarak toplamda yıllık enflasyon oranında 42,5 puanlık önemli bir gerileme kaydettik. 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 30'un altına inmiş bir enflasyonu bekliyoruz." diye konuştu.

Yılmaz, bu yıl yüzde 3,3 büyümeyi öngördüklerini hatırlatarak, "Dünyada büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edildiği, dünya ticaretinin büyümeden de daha gerilere revize edildiği bir ortamda bu büyüme hızının oldukça makul olduğunu ve dezenflasyon politikalarımızla da tutarlı olduğunu düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

YILMAZ: ENFLASYONU KALICI ŞEKİLDE TEK HANEYE DÜŞÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ"

Yılmaz, geçen günlerde açıklanan 2026–2028 dönemine ait Orta Vadeli Program'ın merkezinde makroekonomik istikrar ve enflasyonla mücadele politikasının yer aldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"2028 perspektifinde, 3 yıl sonrası için enflasyonu kalıcı bir şekilde tek haneye düşürmeyi hedefliyoruz. Cari işlemler açığını yüzde 1 gibi sürdürülebilir bir seviyeye taşımak istiyoruz. Bu yıl sonu itibarıyla yüzde 1,4 gibi bir oran bekliyoruz. Bu da tarihsel ortalamamızın altında ama 2028'de yüzde 1'leri hedefliyoruz.

Program döneminde ilave 2,5 milyon istihdam üretmeyi ve istatistiklerimizin tutulduğu tarihten bu yana ilk defa yüzde 8'in altında bir işsizlik oranını hedefliyoruz. Mal ihracatımızı 300 milyar doların üzerine taşırken hizmet ihracatımızın da 150 milyar doları aşacağını, tek başına turizm gelirimizin 75 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz."

YILMAZ: ASO’NUN VİZYONER PROJELERİ ÖNEMLİ ROL OYNAMAKTADIR

Ankara denince herkesin aklına önce siyaset ve bürokrasinin geldiğini ancak Ankara'nın aynı zamanda çok güçlü bir ekonomik merkez olduğunu dile getiren Yılmaz, 14 organize sanayi bölgesi, 14 teknoloji geliştirme bölgesi, 157 Ar-Ge ve 39 tasarım merkeziyle Ankara'nın, yüksek teknoloji ve katma değerli üretimde öncü bir konumda olduğunu, üniversiteler ile sanayi arasındaki güçlü iş birliğinin de yenilikçi bir ekosistemi ortaya çıkardığını söyledi.

Savunma sanayi, havacılık, tıbbi cihazlar ve makine sektörleri başta olmak üzere Ankara'nın artan katkısının ülkenin küresel rekabet gücünü yükselttiğine dikkati çeken Yılmaz, “Bu başarıda ASO’nun vizyoner projeleri önemli rol oynamaktadır” dedi.

YILMAZ: HÜKÜMETİMİZ ASO TEKNOLOJİ ÜSSÜ PROJESİNE DESTEK OLMA KARARI VERDİ

ASO Teknoloji Üssü Projesi tamamlandığında 800'den fazla firmaya ev sahipliği yapacağını, 18 bin kişiye istihdam sağlayacağını ve 1,5 milyar dolarlık ihracat imkanı oluşturacağını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Hükümetimiz bu projeyi ele aldı ve buna destek olma kararı verdi. Ben emeği geçen tüm bakanlarımıza, tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyorum. Bu projenin Ankara'mıza ve ülke ekonomimize hayırlı olmasını bir kez daha diliyorum. Temelli'de kurulacak ASO Serbest Bölge ise doğrudan yabancı sermayeyi çekecek, dış pazarlama entegrasyonunu artıracak ve 40 bin kişilik yeni istihdam imkanı oluşturacaktır."

YILMAZ: AB İLE KAZAN-KAZAN ANLAYIŞIYLA YAPABİLECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gelecek haftalarda, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyon Başkanı ve AB Büyükelçileri ile bir araya geleceğini, AB ile pozitif bir gündem oluşturmak istediklerini belirterek, "Gümrük Birliği'nin modernizasyonundan vize kolaylığına, diğer alanlara varıncaya kadar her konuda kazan-kazan anlayışıyla ve ortak değerlerle yapabileceğimiz çok şey var. İnşallah bu liderliği Avrupa Birliği de gösterir, hep birlikte farklı bir gündemle yola devam ederiz diyorum. Bu çerçevede Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi, oradaki yaşanan trajedilerin sonlanması için de Türkiye Cumhuriyeti olarak elimizden gelen tüm gayreti, tüm diplomatik gayreti sarf ettiğimizi, tüm taraflarla konuşma yeteneği olan bir ülke olarak barışa ve huzura, istikrara, ortak amaçlarımıza hizmet etmeye devam ettiğimizi de ifade etmek isterim." diye konuştu.

Resepsiyon, konuşmaların ardından Etnografya Müzesi bahçesinde Ankara Kent Orkestrası’nın müzikleri eşliğinde devam etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: ASO sanayinin dönüşümünde öncü rol üstleniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Sep 2025 09:14:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-aso-sanayinin-donusumunde-oncu-rol-ustleniyor-121621-20250911.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-aso-sanayinin-donusumunde-oncu-rol-ustleniyor-121621-20250911.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-aso-sanayinin-donusumunde-oncu-rol-ustleniyor-121621-20250911.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden abonman desteği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ankara-buyuksehir-belediyesinden-abonman-destegi-29904.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ankara-buyuksehir-belediyesinden-abonman-destegi-29904.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için sosyal destek alan ailelerin çocuklarını desteklemeye devam ediyor. 2021 yılından bugüne kadar öğrencilere toplam 279 milyon 439 bin 783,72 TL servis ve abonman desteği verildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı&nbsp;eşit, adil ve sürdürülebilir bir eğitim ortamı&nbsp;oluşturabilme anlayışıyla&nbsp;sosyal destek alan ailelerin çocuklarına el uzatmaya devam ediyor. ABB,&nbsp;2021 yılında başlattığı program ile sosyal destek alan ailelerin çocuklarına yönelik ulaşım desteğini bu yıl da sürdürüyor. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan uygulama sayesinde bugüne kadar&nbsp;279 milyon 439 bin 783,72 TL&nbsp;tutarında destek sağlandı.&nbsp;Maddi zorluk çeken ailelerin yükünü biraz daha hafifletmek için&nbsp;bu yıl, ilkokula devam eden&nbsp;40 bin öğrenciye&nbsp;bilgilendirme mesajı gönderilerek servis desteği için başvuruları teşvik edildi. Yapılan planlamaya göre yaklaşık&nbsp;10 bin öğrencinin&nbsp;bu hizmetten yararlanması öngörülüyor.&nbsp;Bunun yanı sıra, geçmiş yıllarda olduğu gibi ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrenciler için de aylık&nbsp;100 binişlik ücretsiz abonman desteği&nbsp;devam ediyor. Bu uygulamadan da yaklaşık&nbsp;40 bin öğrencinin&nbsp;faydalanması bekleniyor.

SÖKÜK: “SOSYAL DESTEK ALAN AİLELERİN ÇOCUKLARINI OKUL YOLUNDA YALNIZ BIRAKMIYORUZ”

Ulaşım desteğine bu yıl da devam edildiğini söyleyen ABB Sosyal Hizmet Uzmanı Erhan Sökük şu bilgileri verdi:&nbsp;“Belediye’mizden sosyal destek alan ailelerimizin çocuklarını okul yolunda yalnız bırakmamak için başlattığımız ulaşım desteklerini bu yıl da kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda ilkokula devam eden öğrencilerimizin servis ücretlerini karşılaşıyoruz. Bugün itibarıyla 40 bin öğrencimize başvurmaları adına bilgilendirme sms’i gönderdik.&nbsp; Ayrıca ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerimize de aylık 100 binişlik abonman desteğini bu yıl da devam ettireceğiz. Eğitimde fırsat eşitliği doğrultusunda hiçbir öğrencimizin eğitim hayatından geri kalmaması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Bu vesileyle yeni öğretim yılının tüm öğrencilerimize başarı, sağlık ve mutluluk getirmesini diliyoruz”&nbsp;dedi.

AKTÜRK:&nbsp;“SERVİSÇİ ESNAFIMIZA YENİ BİR EKMEK KAPISI AÇILDI”

Servis desteğinin, servisçi esnafına da iş bulma imkânı sağladığını vurgulayan,&nbsp;Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı İlyas Aktürk, “Sosyal destek alan ailelerimize sağlanan servis ücreti bizim için büyük bir katkı sağlamıştır. Özellikle Altındağ ve Keçiören bölgelerimizde, Sincan bölgelerimizde yaşayan vatandaşlarımıza almış olduğu sosyal destekten dolayı o bölgede, o saatlerde boşta olan esnafımıza yeni bir ekmek kapısı açılmıştır, yeni bir ilaveten servis ücreti gelmeye başlamıştır. Bundan dolayı o bölgede artan servis taleplerinden esnaflarımıza iş bulma imkânı sağlamıştır. Bu da bizim servisçi esnafımıza ek bir gelir olmuştur. Bunun için Sayın Belediye Başkanı’mız Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyoruz” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden abonman desteği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 09:40:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-buyuksehir-belediyesinden-abonman-destegi-124240-20250910.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-buyuksehir-belediyesinden-abonman-destegi-124240-20250910.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ankara-buyuksehir-belediyesinden-abonman-destegi-124240-20250910.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: Üretim ve katma değer öncelikli OVP]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-uretim-ve-katma-deger-oncelikli-ovp-29899.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-uretim-ve-katma-deger-oncelikli-ovp-29899.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı yazılı bir açıklama yaparak değerlendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç,&nbsp;2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) için yaptığı değerlendirmede, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program (2026-2028), önümüzdeki üç yıllık dönemin temel önceliklerini belirleyerek ekonomide öngörülebilirliği güçlendirecek, beklentilerin yönetiminde önemli bir çıpa işlevi görecektir. Açıklanan OVP’de enflasyonla mücadelenin birincil öncelik&nbsp;olarak ön plana çıktığını, tarife savaşları gibi jeopolitik ve küresel risklerin göz önünde bulundurularak temkinli bir büyüme patikasının hedeflendiğini görmekteyiz. Kayıt dışılıkla mücadele ve vergi tabanının genişletilmesi yanında kamu giderlerinde verimlilik esasına öncelik verilmesi, maliye politikalarının fiyat istikrarını destekleyici nitelikte olacağına işaret etmektedir.

OVP’nin içeriğinde, gelir adaletinin sağlanması ve dezenflasyonist politikaların sürdürülmesi yönünde kararlılığın güçlü bir şekilde devam ettiğini görmekteyiz. Kredi büyümesinin selektif alanlar için önceliklendirilmesi ve ekonomik büyümeyi destekleyici nitelikte olacağına vurgu yapılması, üretimin ve katma değerin öncelikli hedefler arasında olduğuna işaret etmektedir. Açıklanan yeni OVP’de sanayi sektörümüze ilişkin Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin geliştirilmesi, yüksek teknolojili üretim yatırımlarının desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, işgücü piyasalarının esnek ve etkinleştirilmesi, yerli üretim kapasitesinin artırılması yönünde kritik hedef ve somut adımların öngörülmesi, biz sanayiciler için ayrıca memnuniyet vericidir. Ekim ayında açıklanacak Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında, makro politikaların uygulama adımları olan mikro düzeyde eylemleri ve izdüşümlerini görmek, biz iş dünyası için yol gösterici olacaktır.

Yüksek katma değerli üretimi önceleyen bu politikaların, Ankara’nın Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracat oranı en yüksek kenti olma konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz.

Ayrıca Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının daha etkin, yatırım teşvik sisteminin daha seçici ve odaklı uygulanması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler, reel sektörün önünü açacak kritik başlıklardır. Bu adımların özellikle yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde işletmelerimizin rekabet gücünü artıracağı kanaatindeyiz.

Makroekonomide istikrarın sağlanmasında ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde kritik bir rol oynayacak OVP’nin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz başta olmak üzere, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanımız Sayın İbrahim Şenel’e ve OVP’nin hazırlanmasında emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

Ankara Sanayi Odası olarak, OVP’de öngörülen adımlara katkı sunmaya; üretim, istihdam ve ihracatımızı artırarak ülkemiz ekonomisine en yüksek katkıyı sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: Üretim ve katma değer öncelikli OVP - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:59:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-uretim-ve-katma-deger-oncelikli-ovp-150301-20250908.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-uretim-ve-katma-deger-oncelikli-ovp-150301-20250908.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-uretim-ve-katma-deger-oncelikli-ovp-150301-20250908.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan ekonomi değerlendirmesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-ekonomi-degerlendirmesi-29898.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-ato-baskani-gursel-barandan-ekonomi-degerlendirmesi-29898.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı yazılı bir açıklama yaparak değerlendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın, enflasyonla mücadele sürecinin devam edeceğini gösterdiğini belirterek,&nbsp;“Orta Vadeli Program dezenflasyon sürecinin devam edeceğini gösteriyor. Ekonomide yaşadığımız her türlü sorunun baş kaynağı olan enflasyonun tek haneye inmesi, üreticiden, yatırımcıya, işçiden, işverene kadar her kesim açısından önemli. Programda ülkemizin üretim, yatırım ve istihdamını arttırmaya yönelik düzenlemelere yer verilmesini olumlu karşılıyoruz. Programın başarıyla uygulanması, ülkemizin sürdürülebilir büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz. Program, ülkemize, milletimize hayırlı olsun”&nbsp;diye konuştu.


Orta Vadeli Program’ın, iş dünyasının planlamalarında bir rehber niteliği taşıdığını kaydeden&nbsp;Baran,&nbsp;programda, sektörel önceliklendirmeyi esas alan hedefli sanayi politikalarının hayata geçirilmesine yer verilmesinin yüksek katma değerli üretim ve rekabet gücünü artırmaya katkı sağlayacağını söyledi.&nbsp;Baran, “Bu yaklaşımın, ülkemizin sanayide dönüşüm vizyonuna ivme kazandıracağını, savunma sanayi, medikal teknolojiler, bilişim ve yazılım gibi stratejik sektörlerde yerli kapasiteyi güçlendirerek, küresel rekabetçiliğini artıracağına inanıyoruz. Bu süreçte özellikle KOBİ’lerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması da büyük önem taşıyor”&nbsp;dedi.

Yapısal dönüşümlerin kararlılıkla hayata geçirilmesinin, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artıracağını vurgulayan&nbsp;Baran,&nbsp;“Üretim kapasitemiz, nitelikli iş gücü, enerji verimliliği, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm alanlarında hayata geçirilecek düzenlemeler, ülkemizdeki üretim ve yatırım ortamını güçlendirecek, ekonomimizin dayanıklılığını arttıracaktır”&nbsp;diye konuştu.

Baran,&nbsp;Orta Vadeli Program’da&nbsp;yer verilen&nbsp;Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik Avrupa Birliği (AB) kurumları ve üye ülkeler nezdinde yürütülecek çalışmaların ihracat açısından önemine de değinerek,&nbsp;“Programda, ihracatın geleneksel ürün ve pazar yapısının geliştirilerek, yeni ürün ve yeni pazar çeşitliliğine odaklanılması ayrıca, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmaların yürütülecek olması, Türk markalarının dünya vitrininde daha fazla yer almasına, ihracatçılarımızın küresel pazarlarda rekabet gücünün artmasına katkı sağlayacaktır”&nbsp;dedi.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATO Başkanı Gürsel Baran'dan ekonomi değerlendirmesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:54:56 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-ekonomi-degerlendirmesi-145914-20250908.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-ekonomi-degerlendirmesi-145914-20250908.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/ato-baskani-gursel-barandan-ekonomi-degerlendirmesi-145914-20250908.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Karadeniz’de av sezonu açıldı: Tezgahlar istavrit ve hamsiyle şenlendi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-karadenizde-av-sezonu-acildi-tezgahlar-istavrit-ve-hamsiyle-senlendi-29895.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-karadenizde-av-sezonu-acildi-tezgahlar-istavrit-ve-hamsiyle-senlendi-29895.html</link>
                    <description><![CDATA[Trabzon’da balıkçılar “Vira Bismillah” diyerek denize açıldı. Sezonun ilk haftasında bol avlanan istavrit tezgahları doldururken, hamsi ve mezgit de vatandaşların gözdesi oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Karadeniz’de 15 Nisan’da başlayan genel av yasağı, 1 Eylül itibarıyla sona erdi. Yasağın kalkmasıyla birlikte denize açılan balıkçılar, “Vira Bismillah” diyerek yeni sezona başladı. Trabzon’da avlanan sezonun ilk balıkları da kısa sürede tezgahlarda yerini aldı.

Av sezonunun ilk haftasında en çok istavrit tezgahlarda yer buldu. İstavriti mezgit takip ederken, balıkçı halinde fiyatlar da netleşti. İstavritin kilosu 100 TL, mezgit 150 TL, somon 300 TL, palamut 400 TL, hamsi ise 250-300 TL arasında satışa sunuldu.

Balıkçı İbrahim Usta, sezonun umut verici başladığını belirterek, “Şu an sezon çok iyi gidiyor, balıklarda bolluk var. Hamsinin kilosu 250-300 lira arasında değişiyor. Fiyatların önümüzdeki haftalarda düşmesini bekliyoruz. Vatandaşın en çok tercih ettiği balık ise istavrit ve mezgit” dedi.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış ise bu sezon hamsinin bol olacağına dikkat çekerek, “Sezon istavritle başladı, güzel gidiyor. Hamsi de gelmeye başladı. İstavrit şu an en ucuz balık. Palamut bu sene biraz az gibi görünüyor ama hamsi bol olacak” ifadelerini kullandı.

Balıkçı Mehmet Örseloğlu da sezona istavritle girdiklerini belirterek, “Geçen sene palamutla, bu sene istavritle açılış yaptık. İlk tercihler istavrit, mezgit ve hamsi oluyor. Palamut bu sene çıkmadı ama ekim ortasından sonra yerli hamsi bekliyoruz” diye konuştu.

Tezgahlardan alışveriş yapan Yücel Yazıcı ise hamsiyi beklediğini söyleyerek, “Sezon hareketli başladı. Fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde ama ihtiyacımızı karşılıyor. Hamsi bizim baş tacımız, fiyatların da düşeceğini düşünüyorum” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Karadeniz’de av sezonu açıldı: Tezgahlar istavrit ve hamsiyle şenlendi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 07 Sep 2025 07:49:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/karadenizde-av-sezonu-acildi-tezgahlar-istavrit-ve-hamsiyle-senlendi-105229-20250907.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/karadenizde-av-sezonu-acildi-tezgahlar-istavrit-ve-hamsiyle-senlendi-105229-20250907.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/karadenizde-av-sezonu-acildi-tezgahlar-istavrit-ve-hamsiyle-senlendi-105229-20250907.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Seyit Ardıç: Ankara'nın mobilya sektöründe dönüşüme ihtiyaç var]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-seyit-ardic-ankaranin-mobilya-sektorunde-donusume-ihtiyac-var-29890.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-seyit-ardic-ankaranin-mobilya-sektorunde-donusume-ihtiyac-var-29890.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) iş birliğinde düzenlenen “Ankara Mobilyasının Geleceği” başlıklı “Mobilya Sektör Buluşmaları” ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) iş birliğinde düzenlenen “Ankara Mobilyasının Geleceği” başlıklı “Mobilya Sektör Buluşmaları” ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıya TİM Başkan Vekili ve MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, ASO Başkan Yardımcısı Mete Çağlayan, ASO Başkan Yardımcısı ve TOBB Mobilya Ürünleri Meclis Başkanı Ercan Ata, ASO Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akçakoca, mobilya sektörünü temsil eden meslek kuruluşlarının başkanları ve yöneticileri ile ASO Üyesi sanayiciler katıldı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, mobilya üretiminin, yalnızca endüstriyel faaliyetle sınır kalmadığını, kültür, emek ve ustalık geleneğinin de ifadesini olduğunu söyledi. Ardıç, ‘Dünya mobilya piyasasından daha fazla pay almak ve Türk mobilyasını farklı kültürlerle tanıştırmak amacıyla, çırağından ustasına kadar her kademede alın teri döken gurur duyacağımız bir sektörümüz var” ifadelerini kullandı.

Dünya mobilya üretiminde Çin, Almanya, İtalya, ABD ve Polonya’nın yalnızca üretim hacmi ile değil; yüksek kalite standartları, güçlü markalaşma stratejileri, inovatif tasarım anlayışı ve global pazara hızlı entegrasyon kapasiteleri ile rekabette öne çıktıklarını belirten Ardıç, “Bu ülkelerin küresel pazardaki güçlü konumlarını pekiştirmelerine karşın Türkiye, mobilya üretiminde hâlen büyük bir potansiyele sahip, ancak bu potansiyeli stratejik bir vizyon çerçevesinde üreticilerimizin bilgi, donanım ve tecrübesine dayanarak geliştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Fiyat rekabetine dayalı stratejilerin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çeken Başkan Ardıç, “Çin ve Vietnam gibi ülkelerin sağladığı maliyet avantajı, önümüzdeki 5-10 yılda giderek azalacaktır. Asıl öne çıkacak olanlar; yenilik, tasarım, markalaşma ve sürdürülebilir üretim alanlarına yatırım yapan ve bu eksenleri iş modellerine entegre eden şirketlerimiz olacaktır” dedi.

Ardıç, geleceğin küresel rekabetinde fırsat yakalayabilmek için vakit kaybetmeden birçok alanda harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Akıllı üretim ile CNC makineleri, robotik montaj, 3D tasarım, yapay zekâ destekli üretim planlaması, verimlilik ve kalite, üretim için gerekli gelişim alanlarından bazılarıdır. Diğer taraftan, çevre dostu üretim standartları, geri dönüştürülebilir malzemeler ve karbon ayak izi ölçümleri, ürettiğimiz ürünleri uluslararası pazarda tercih edilen bir noktaya taşıyacak temel bileşenlerdir.”

Seyit Ardıç: Ankara'nın sektöre lider olabilecek potansiyeli var

Ankara’da mobilya sektörü, küçük atölyelerde başlayan bir ustalık geleneğiyle şekillenip 1950’lerden itibaren ahşap işçiliğinin inceliklerini kuşaktan kuşağa aktaran, şehrin kültürel ve ekonomik dokusunu inşa eden bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Başkan Ardıç, “2000'li yıllara geldiğimizde ülkemizde mobilya sektörü büyümesini sürdürürken, özellikle Ankara’daki işletmeler, yüksek üretim maliyetleri, kentsel dönüşüm kaynaklı alan kısıtları, hammaddeye erişim sorunları ve artan rekabet gibi ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bu gidişat, sektörün potansiyelinin tam olarak değerlendirilememesine ve Ankara’nın mobilya üretiminde geçmişteki öncü konumunu sürdürmekte zorlanmasına yol açmıştır” dedi.

Uzun yıllar mobilya sektörünün başkenti olan Ankara’nın bugün eski parlak günlerinden uzaklaştığına dikkat çeken Başkan Ardıç, şu ifadeleri kullandı:

“Üretim gücünü ve markalaşma avantajını koruyamayan Ankara mobilya sektörümüz bir değişim ve dönüşüm ihtiyacı içindedir. Günümüzde Ankara mobilya sanayisinin önemli bir kısmı hâlâ çok katlı binalarda, üretim için uygun olmayan fiziki koşullar altında faaliyet göstermektedir. Bu durum hem verimliliği düşürmekte hem de modern üretim teknolojilerinin uygulanmasını zorlaştırmaktadır.”

Ankara’nın yeniden bu sektörde hak ettiği yeri alabilmesi için şehirdeki tüm paydaşların aynı hedef etrafında birleşmesi gerektiğini söyleyen Başkan Ardıç, “Kamu kurumları, yerel yönetimler, biz meslek örgütleri ve üreticiler aynı masada buluşup ortak bir strateji belirlemediğimiz sürece Ankara mobilyasını hak ettiği yere taşıyamayız. Halbuki Ankara’nın hem insan kaynağı, hem sanayi altyapısı, hem de geçmişten gelen tecrübesi ile yeniden sektörde lider olabilecek potansiyeli vardır. Valimizden, belediye başkanımıza, sivil toplum kuruluşlarından meslek örgütlerine, üreticiden ihracatçıya kadar herkes mobilya sektörüne sahip çıkmalı, ortak vizyonla hareket etmelidir” diye konuştu.

Ankara Sanayi Odası olarak mobilya üretiminin dönüşümünde sadece altyapı sağlayıcı değil, stratejik rehber olmayı hedeflediklerini belirten Başkan Ardıç, “Mobilya üreticilerimiz için model fabrika hizmetleri sunuyor, dijital ve yeşil dönüşümü destekleyecek danışmanlık desteği sağlıyor, ulusal ve uluslararası projeler yürütüyor, sanayicilerimizin bilgi ve vizyonunu geliştirecek eğitimler düzenliyor, mentorluk ve uluslararası bağlantı fırsatları sunuyoruz” dedi.

Ankara mobilya markasının küresel pazarda bilinirliğini artırmak ve rekabet gücünü yükseltmek için çalıştıklarını anlatan Başkan Ardıç,

Önceki dönemde başarıyla tamamlamış olduğumuz Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi yani UR-GE projesinin yenisi başlattık.&nbsp; Ankara’da faaliyet gösteren 17 mobilya üreticisi firmamızın katılımıyla yeni UR-GE projesi Odamızca yürütülmektedir” diye konuştu.

UR-GE projesinin, mobilya sektörüne ihracatta yeni pazarlar açma, markalaşma gücünü artırma ve ortak hareket etme kültürü kazandıracağının altını çizen Ardıç, “Firmalarımız eğitim, danışmanlık ve ticaret heyetleriyle üretim ve yönetim kapasitelerini güçlendirirken, uluslararası rekabetçiliklerini de artıracaklardır. Mobilya sektörüne yönelik bu tür proje ve faaliyetlerin artmasıyla Türk mobilyası, dünya pazarında daha güçlü bir marka haline gelecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“Ahşabı şekillendiren eller kadar, vizyonu şekillendiren akıllar da önemlidir. Ankara Sanayi Odası olarak o vizyonu birlikte büyütmek için buradayız” diyen Başkan Ardıç, “Mobilya Sektör Buluşmaları”nın sektöre ve Ankara mobilya sanayisinin gelişimi için katkılar sağlamasını diledi.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç de Ankara'nın sektörde hem üretimin hem ihracatın merkezi olduğunu belirterek, Türkiye mobilya sektörü ihracatının yüzde 80'ini üreten 10 şehirden birisinin Ankara olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin son 20 yılda, tasarımda, kalitede, üretimde dünyada adından başarıyla söz ettiren bir ülke konumuna geldiğini belirten Güleç, "İhracatımızı 17 kat artırdık. Dış ticaret sektörü olan sektörümüz 2000'li yılların başında 100 milyon dolar dış ticaret açığı veriyordu. 2019 yılında dünyada ihracatını artıran birinci ülke ünvanını aldık."

Programda, açılış konuşmalarının ardından, Dr. Fatoş Karahasan’ın moderatörlüğünde, Ekonomi Danışmanı Dr. Bader Arslan, İç Mimar ve Tasarımcı Ece Yalım ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Ünaldı’nın panelist olarak katıldığı “Markalaşma ve İhracat” başlıklı panelle gerçekleşti.

AB Uzmanı, Endüstriyel Tasarımcı Sezgin Akan’ın “Ankara Mobilyasının Dönüşümü” başlıklı sunumunun ardından MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ve ASO Başkan Yardımcısı, TOBB Mobilya Ürünleri Meclis Başkanı Ercan Ata, sektörün sorunları ve gelecek perspektifine ilişkin katılımcıları bilgilendirdi ve soruları yanıtladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Seyit Ardıç: Ankara'nın mobilya sektöründe dönüşüme ihtiyaç var - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 06 Sep 2025 08:59:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-ankaranin-mobilya-sektorunde-donusume-ihtiyac-var-120616-20250906.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-ankaranin-mobilya-sektorunde-donusume-ihtiyac-var-120616-20250906.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-ankaranin-mobilya-sektorunde-donusume-ihtiyac-var-120616-20250906.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gürsel Baran: Büyüme rakamları Türkiye ekonomisinin dayanaklılığını ortaya koyuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-gursel-baran-buyume-rakamlari-turkiye-ekonomisinin-dayanakliligini-ortaya-koyuyor-29874.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-gursel-baran-buyume-rakamlari-turkiye-ekonomisinin-dayanakliligini-ortaya-koyuyor-29874.html</link>
                    <description><![CDATA[ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye İstatistik Kurumu’nun, 2025 yılının ikinci çeyreğine ilişkin açıkladığı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,&nbsp;enflasyonla mücadele kapsamında uygulamaya konulan sıkı para politikası, küresel ekonomik gelişmeler ve bölgede yaşanan gerilimlere rağmen ikinci çeyrekte yıllık bazda beklentilerin üzerinde gerçekleşen yüzde 4.8’lik büyümenin, Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde yükseldiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek,&nbsp;“Dezenflasyon süreci, sıkı para politikası ve küresel belirsizliklere rağmen büyüme rakamlarında vites yükselttik. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin potansiyelini ve dayanıklılığını ortaya koyuyor.&nbsp;İş dünyamız adına umut ve motivasyonumuz daha da arttı”&nbsp;dedi.


Baran, gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetlere bakıldığında inşaat sektöründe yüzde 10.9, bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 7.1, sanayi sektöründe yüzde 6.1 ve hizmetler sektöründeki yüzde 5.6’lık katma değerin, büyümenin üretim ve yatırımlarla desteklendiğinin göstergesi olduğunu belirterek,&nbsp;“Türkiye ekonomisi, enflasyonla mücadele kapsamında uygulamaya konulan sıkı para politikası, küresel ekonomik gelişmeler ve bölgemizde yaşanan gerilimlere rağmen 20 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ediyor.&nbsp;Yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde gerçekleşen yüzde 4.8’lik büyüme, ekonomimizin dayanıklılığının ve potansiyelinin göstergesi. Sanayii sektörünün ivme ve toparlanmayla büyümeye yüzde 6.1, inşaat sektörünün yüzde 10.9, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 7.1 ve hizmetler sektörünün yüzde 5.6’lık katkısını olumlu buluyoruz. İkinci çeyrekte yıllık bazda beklentilerin üzerinde gelen yüzde 4.8’lik ivmeyi ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak açısından&nbsp;KOBİ’lerimizin finansmana erişiminin desteklenmesi kritik önem taşıyor. KOBİ’lerimizin desteklenmesi, üretim ve ihracatta yeni rekorların kapısını aralayarak, büyümeyi sürdürülebilir kılacaktır”&nbsp;dedi.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gürsel Baran: Büyüme rakamları Türkiye ekonomisinin dayanaklılığını ortaya koyuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 08:20:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-buyume-rakamlari-turkiye-ekonomisinin-dayanakliligini-ortaya-koyuyor-112216-20250902.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-buyume-rakamlari-turkiye-ekonomisinin-dayanakliligini-ortaya-koyuyor-112216-20250902.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/gursel-baran-buyume-rakamlari-turkiye-ekonomisinin-dayanakliligini-ortaya-koyuyor-112216-20250902.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Seyit Ardıç: Sanayi sektörünün büyümeye geçmesi önemli]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-seyit-ardic-sanayi-sektorunun-buyumeye-gecmesi-onemli-29873.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-seyit-ardic-sanayi-sektorunun-buyumeye-gecmesi-onemli-29873.html</link>
                    <description><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç, büyüme rakamlarını değerlendirdi: "2025 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamları beklentilerin üzerinde geldi. Yıllık yüzde 4,8 büyüme gerçekleşirken çeyreklik bazda büyümenin ise yüzde 0,7’den 1,6 seviyesine çıkması ekonomide bir toparlanma olduğu göstermektedir."]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2025 yılı 2. çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Yazılı bir açıklama yapan Ardıç, şu ifadeleri kullandı:

“Sanayi sektörümüz bizim sahadan aldığımız izlenimin aksine, yüzde 6,1’lik bir büyüme kaydetti. Sanayi sektöründeki büyümenin itici gücünün son dönemde büyük bir gelişim içinde olan savunma sanayiimiz olduğunu değerlendiriyorum. Özellikle emek yoğun sektörlerin güç kaybetmesi, sanayi sektöründe bir ayrışmanın olduğunu gösteriyor. Geleneksel sektörler zayıflarken, yüksek teknolojili üretim yapan sektörler büyümeye öncülük ediyor. Bu durum, sanayi sektöründe bir dönüşümün olduğunu ortaya koyuyor. KOBİ ve geleneksel sektörlerimizin verimlilik artışıyla bu dönüşüme ayak uydurmak zorunda olduğunu bir kez daha görüyoruz.

Gayrisafi Sabit Sermaye Yatırımları yüzde 8,8 artarken; makine ve teçhizat yatırımları bir önceki çeyreğe göre iki kattan daha fazla yükselerek yüzde 34,3 seviyesine geldi. Bu veriler, önümüzdeki dönemde sanayimizin daha da büyüyeceği yönündeki umutlarımızı artırıyor.

Bir diğer rakamda devletin nihai tüketim harcamalarıdır. Bir önceki çeyrekte %1,9 artan bu harcamalar ikinci çeyrekte %5,2 azalma göstermiştir. Bu da özellikle enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşması için sık sık vurguladığımız kamuda tasarruf tedbirlerinin sonuçlarının alınmaya başladığını göstermesi açısından önemlidir.

Net dış talep katkısının büyümeyi aşağıya çektiğini, iç talepteki artışın ise büyümeyi artırdığını görüyoruz. İhracatın büyüme üzerindeki katkısı üç çeyrektir negatif seyrediyor, ithalattaki ivmelenme ise büyümeyi aşağıya çekiyor. İhracat ivmemiz son dönemde azalırken, ithalatımız daha hızlı artıyor. Cari açığımızı yukarıya çekecek olan bu gelişimin etkisini azaltacak proaktif politikaların izlenmesinin, sürdürülebilir büyümenin ve makroekonomik istikrarın tesis edilmesi açısından kritik önemde olduğunu düşünüyorum. Orta ve uzun dönemde bu yapısal problemin çözümü, üretim yapımızı değiştirerek uluslararası rekabet gücümüzü arttırmaktan geçiyor."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Seyit Ardıç: Sanayi sektörünün büyümeye geçmesi önemli - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 08:17:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-sanayi-sektorunun-buyumeye-gecmesi-onemli-111922-20250902.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-sanayi-sektorunun-buyumeye-gecmesi-onemli-111922-20250902.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/seyit-ardic-sanayi-sektorunun-buyumeye-gecmesi-onemli-111922-20250902.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: Nefes kredisi KOBİ'lerimizin iflas etmeden önceki son umududur]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-nefes-kredisi-kobilerimizin-iflas-etmeden-onceki-son-umududur-29862.html</guid>
                    <link>https://www.ankhaber.com/haber-aso-baskani-seyit-ardic-nefes-kredisi-kobilerimizin-iflas-etmeden-onceki-son-umududur-29862.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nın konuğu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan oldu. Toplantıda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, yüksek ticari kredi faiz oranları ve finansmana erişim başta olmak üzere sanayicilerin sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi. Merkez Bankası Başkanı Karahan da “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı bir sunumunun ardından Ankaralı sanayicilerin sorularını yanıtladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Toplantının açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Enflasyonla mücadele en büyük maliyetin sanayicilere yüklendiğine dikkat çeken Ardıç, yüksek ticari kredi faizleri ve finansmana erişim konularının reel sektörün acil çözüm bekleyen sorunları olduğunu vurguladı.

Konuşmasına Zafer Haftası’nı kutlayarak başlayan Başkan Ardıç, “26 Ağustos 1071’de Büyük Komutan Sultan Alparslan’ın önderliğinde kazanılan Malazgirt Zaferi ile bizlere yurt olan Anadolu, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile ebedi vatanımız olarak tescillendi. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” dedi.

&nbsp;

ARDIÇ: GAZZE’DE YAŞANANLAR HANGİ VİCDANA SIĞAR?

&nbsp;

Gazze’de yaşanan insanlık dramına da değinen Başkan Ardıç, “İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım, artık trajedi ya da dram gibi kelimelerle ifade edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Birleşmiş Milletler Gazze’de kıtlık yaşandığını resmen ilan etti. Masum binlerce çocuğun açlıktan öldüğü haberlerini dünya, televizyon ekranlarından izlemeyedevam mı edecektir? Bu hangi vicdana sığar, buna hangi yürek dayanır? Artık sözün değil, somut adımların zamanı gelmiştir. Tüm insanlığı utandıran bu trajedi bir an önce durdurulmalıdır” diye konuştu.

&nbsp;

MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜNE KUTLAMA

&nbsp;

Dünyanın En Büyük 250 Müteahhitlik Firması 2025 listesinde yer alan 45 Türk firmasını da tebrik eden Ardıç, “Bu 45 firmadan 22’sinin Ankara merkezli olmasının gururunu yaşıyoruz. Müteahhitlik sektörümüzün uluslararası arenada elde ettiği bu önemli başarı, ülkemizin ekonomik gücüne ve küresel ölçekteki saygınlığına büyük katkı sağlamaktadır” dedi.

Konuşmasına küresel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmeyle devam eden Başkan Ardıç, ABD Başkanı Trump’ın 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe koyduğu yeni tarifelerin, küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendireceğini söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan barış anlaşmasıyla oluşturulan Zengezur koridorunun da bölgesel dengeleri etkileyecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek, “Koridorun açılmasıyla birlikte ülkemiz Avrupa-Asya ticaret hattında transit merkez olma fırsatı yakalayabilecektir” dedi.

&nbsp;

ARDIÇ: REZERV ARTIŞI İHRACATTAN, YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDEN VE YATIRIMLARDAN SAĞLANMALI

&nbsp;

Enflasyonla mücadele programı hedeflerinin piyasa beklentileriyle giderek daha fazla uyumlu hale geldiğini belirten Ardıç, Merkez Bankası yönetiminin kararlı ve tutarlı duruşunun önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Rezervlerimizin yeniden Mart ayı seviyelerine ulaşması ve ülkemizin kredi risk priminde yaşanan hızlı düşüş, uygulanan politikaların kredibilitesini açıkça ortaya koymaktadır. Ancak arzu edilen rezerv artışının; yüksek faiz için gelen sıcak paradan değil; ihracattan, yüksek katma değerli üretimden ve yatırımlardan sağlanması gerektiği unutulmamalıdır.”

&nbsp;

ARDIÇ: KAMU TASARRUF KONUSUNDA ÖNCÜ OLMALI

&nbsp;

Enflasyonla mücadelede para politikasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Başkan Ardıç, “Bu süreç mutlak suretle sıkı maliye politikası ve bütçe disiplini ile desteklenmelidir. Bu bağlamda, Merkez Bankası’nın son enflasyon raporunda yer alan, “Bütçe dengesi hedeflerine gelir artışları yerine harcamalardaki düşüşün önceliklendirilerek ulaşılması, makroekonomik dengelenmeyi ve enflasyonla mücadeleyi destekleyecektir” ifadesini de son derece değerli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Kamu kesiminin harcamaları kontrol altına alarak toplumun genelinde gerçek anlamda bir tasarruf yaptığı algısını oluşturması, enflasyonla mücadelenin inandırıcılığını arttıracaktır. Kamu tasarruf konusunda öncü ve örnek olmalıdır” diye konuştu.

&nbsp;

ARDIÇ: ENFLASYONLA MÜCADELEDE EN BÜYÜK MALİYET REEL SEKTÖRE YÜKLENDİ

&nbsp;

Enflasyonun toplumsal maliyetinin ve reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, sanayi tarafında iki çeyrek üst üste yaşanan daralmanın enflasyonla mücadelede en büyük maliyetin reel sektöre yüklendiğini gösterdiğini, yatırım kararlarını ve üretimi baskılamaya devam ettiğini vurguladı.

Başkan Ardıç, İmalat PMI’ın Temmuz’da 45,9’a gerileyerek son 9 ayın en düşük seviyesine indiğini, siparişlerin iki yıldır düştüğünü, kapasite kullanım oranın da Ağustos’ta %73,6 ile son 5 yılın en düşük seviyesine geldiğini hatırlattı. Ardıç, sanayicinin yüksek finansman maliyetleriyle nasıl mücadele ettiğini rakamlarla ortaya koydu:

&nbsp;

ARDIÇ: SANAYİCİMİZ BİR YIL BOYUNCA BANKALARA ÇALIŞMIŞ

&nbsp;

“En Büyük İkinci 500 Sanayi Kuruluşu içindeki firmalarımızın finansman giderlerinin faaliyet kârı içindeki payı iki katından fazla artarak, %35,8’den %80,9’a yükseldi. İlk 500 şirketlerinde ise durum daha da vahim. Faaliyet kârının %97’sini, neredeyse tamamını finansman giderine vermişler. Yani sanayicimiz bir yıl boyunca bankalara çalışmış.

Son gelen çeyreklik bilançolarda, bankacılık kesiminin karlılıklarında önemli ölçüde artışlar görülürken, sanayi sektörü ise nerdeyse kar elde etmedi. Finansal tablolarını açıklamış borsaya kota 282 şirketin 137’si bu dönemde zarar yazdı. Yani şirketlerin neredeyse yarısı, %48,58’i bu dönemi zararla kapattı. Oysa geçen yıl aynı dönemde bu oran %36 idi.

Bunu destekleyen bir başka çarpıcı veri geçtiğimiz hafta Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan geldi. 2024’te en fazla vergi beyan eden 100 mükellef listesi açıklandı. Rakamlar sanayi açısından endişe verici: Son 4 yılda ilk 100’e giren sanayi kuruluşu sayısı yaklaşık %42 azaldı. 2021’de ilk 100’de 33 sanayi kuruluşu yer alırken, 2024’te bu sayı 19’a geriledi. Aynı dönemde ilk 100’deki finans sektörü sayısı ise 20’den 38’e çıkarak %90 artış gösterdi.”

&nbsp;

ARDIÇ: FİNANS SEKTÖRÜ BÜYÜRKEN SANAYİNİN KÜÇÜLMESİ ENDİŞE VERİCİ

&nbsp;

Bankaların işlemlerden aldığı yüksek komisyon ve ücretlerin sanayicilerin finansman maliyeti yükünü daha da artırdığını söyleyen Başkan Ardıç, “Bu rakam ve oranların düşürülmesi finansmana erişmeye çalışan reel sektör için daha sağlıklı ve sürdürülebilir olacaktır. Elbette finans sektörünün büyümesi ülkemiz ekonomisi açısından son derece önemlidir. Ancak içinde bulunduğumuz konjonktürde, finans sektörü büyürken sanayimizin küçülmesi endişe vericidir” dedi. &nbsp;

&nbsp;

ARDIÇ: ENFLASYONUN İKİ KATINDAN FAZLA FAİZ ÖDEYEREK NASIL AYAKTA KALACAĞIZ?

&nbsp;

Sanayicilerin üretime devam etmek için büyük çaba harcadığını vurgulayan Başkan Ardıç, “Cari enflasyon %33,5, Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefi %24. Ticari kredi faiz oranı ise %55. Enflasyon hedefinin iki katından daha fazla bir faiz ödeyerek ticari kredi kullanmak durumunda kalıyoruz. Bu faiz oranlarıyla nasıl ayakta kalacağız, nasıl üretim yapacağız, yeni yatırımlarımızı neye göre nasıl planlayacağız?” dedi.

&nbsp;

ARDIÇ: PARASINI FAİZE YATIRAN RAHAT UYKU ÇEKERKEN, BİZ SANAYİCİLER UYKUSUZ GECELER GEÇİRİYORUZ

&nbsp;

Başkan Ardıç, “Parasını faize yatıran rahat bir uyku çekerken, üretim ve ihracat yaparak, istihdam yaratarak, ülkemizin geleceğine katkı sağlamaya çalışan girişimciler yani bizler, maalesef uykusuz geceler geçiriyoruz. Bu sistem sağlıklı bir ekonomi için sürdürülebilir değildir” diye konuştu.

Enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesini, buna paralel faiz indirimlerinin de devam etmesini ve bu indirimlerin ticari kredi faizlerine de yansımasını beklediklerini söyleyen Başkan Ardıç, “Ekonomik aktivitenin sürdürülebilirliği ve büyümenin yeniden ivme kazanması, yalnızca talebi baskılayarak değil, aynı zamanda üretim ve yatırım ortamının desteklenmesiyle mümkündür” değerlendirmesini yaptı.

&nbsp;

ARDIÇ: SANAYİCİNİN SESİNİ DUYAN, ÜRETİMİ DESTEKLEYEN BİR EKONOMİ MODELİYLE YOLUMUZA DEVAM EDELİM

&nbsp;

Başkan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bugün, ülkemizin üretim gücünü, geleceğini ve ekonomik bağımsızlığını şekillendirecek kritik bir eşikteyiz. Önümüzde önemli bir yol ayrımı var: Ya her şeye rağmen üretime devam eden, istihdam yaratan, teknolojiyi ve katma değeri önceleyen firmalarımızın yolunu açacağız…

Ya da krediye ulaşamadığı için kapısına kilit vuran, üretimden çekilen, binlerce kişiyi işsiz bırakan işletmelerin çoğaldığı bir geleceğe sürükleneceğiz. Günü kurtaran değil, geleceği şekillendiren politikalarla reel sektörün önünü açan bir anlayışa ihtiyacımız var. Sanayicinin sesini duyan, ihtiyaçlarını gözeten, üretimi destekleyen bir ekonomi modeliyle yolumuza devam edelim.”

&nbsp;

ARDIÇ: KOBİ’LERİMİZ BANKALARIN KAPISINDAN İÇERİ BİLE GİREMİYOR

&nbsp;

Ardıç, “KOBİ’lerimiz, hem yüksek faiz hem de kredi limitlerinden dolayı bankaların kapısından içeri bile giremiyor” diyerek temel beklentilerini şöyle sıraladı:


	Kredilerin üretim odaklı firmalara açılması,
	Reel sektörün ihtiyaçlarına uygun selektif bir kredi politikası izlenmesi,
	Finansman maliyetlerinin öngörülebilir bir takvimle aşağı çekilmesi.


&nbsp;

ARDIÇ: NEFES KREDİSİ KOBİ’LERİMİZİN İFLAS ETMEDEN ÖNCEKİ SON UMUDUDUR, LİMİTLER VAKİT KAYBETMEDEN EN AZ 50 MİLYAR TL’YE ÇIKARILMALIDIR

&nbsp;

KOBİ tanımındaki limit artışının değerli olduğunu ancak Nefes Kredisi gibi desteklerin tutarının acil olarak artırılması ve kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Ardıç, şöyle konuştu:

“KOBİ’lerimizin bankacılık sektöründen aldığı nakdi kredi büyüklüğü, 2025 yılı haziran ayı itibariyle önceki yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 31,2 artmıştır. Aynı dönemde yıllık ortalama TÜFE artışının yüzde 43,2 olduğu düşünüldüğünde, reel olarak önemli bir gelişim alanını göstermektedir. Küçük ve mikro işletmelere kullandırılan kredilerde yıllık artışın ise yüzde 30’ların altında kalması, bu konuda çeşitli araçlar geliştirmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Nefes Kredisi, KOBİ’lerimizin iflas etmeden önceki son umududur. Limitlerin vakit kaybetmeden en az 50 milyar TL’ye çıkarılması sadece firmalarımızın ayakta kalmasını değil, ekonominin üretim ve istihdam kapasitesinin korunmasını da sağlayacaktır.”

&nbsp;

ARDIÇ: İHRACAT BEDELİNİN YÜZDE 35’İNİN MERKEZ BANKASINA SATMA ZORUNLULUĞU KALDIRILMALIDIR

&nbsp;

İhracat bedelinin yüzde 35’ini Merkez Bankası’na satma zorunluluğunun firmaları zorladığına dikkat çeken Başkan Ardıç, “Merkez Bankasında TL’ye çevirdiğimiz parayla hammadde almak için tekrar döviz alıyoruz. Kur makasından dolayı kaybımız oluyor. Bu uygulama, özellikle de hammaddesi büyük ölçüde dışa bağımlı olan sektörlere ilave yük getiriyor. Bu uygulamanın sürdürülmesi gerekliyse, sektörlerin ithalata bağımlılık oranları dikkate alınarak sınıflandırma ve ayrıştırma modeli yapılabileceği kanaatindeyim.

Savaş halindeki Rusya, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 40'ını satma zorunluluğunu kaldırdı. Beklentimiz, şartlar elverdiği ölçüde ihracat bedelinin yüzde 35’inin Merkez Bankası’na satış zorunluluğunun kademeli olarak düşürülmesi ve sonrasında da tamamen kaldırılmasıdır. 31 Ekim 2025’e kadar uzatılan, ihracatçılarımıza verilen %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin de devam ettirilmesidir” diye konuştu.

&nbsp;

ARDIÇ: TİCARİ KREDİ KARTI LİMİTLERİNİ ARTIRACAK DÜZENLEME YAPILMALI

&nbsp;

Ticari kredi kartlarının, piyasanın nakit döngüsünün sorunsuz işlemesine önemli katkı sağladığını belirten Başkan Ardıç, ticari kredi kartları kullanım büyüklüğündeki artışın, 2025 yılı haziran ayı itibariyle yıllık yüzde 31,9 oranında olduğuna, aynı dönemde yüzde 43,2 olan yıllık ortalama enflasyonun reel olarak gerisinde kaldığına dikkat çekerek, “Bu durum bankaların kredi kısıtlarından kaynaklanmıştır. İşletmelerimizin nakit ödemelerinde önemli bir fonksiyon gören ticari kredi kartı limitlerini artıracak düzenleme yapılması, firmalarımıza finansman konusunda bir rahatlama sağlayacaktır. Ticari kredi kartlarının kullanım amacı tüketim değil, üretim süreçlerini ve işletme faaliyetlerini desteklemektir. Dolayısıyla arz yönünde sağlayacağı katkı ile enflasyonu azaltıcı bir etki ortaya çıkarır” dedi.

&nbsp;

ARDIÇ: REESKONT KREDİ LİMİTLERİNİN ARTIRILMASI SANAYİCİNİN LİKİDİTEYE ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRACAKTIR

&nbsp;

Reeskont kredilerinin ihracatçı firmalara önemli bir finansman imkânı sağladığını belirten Başkan Ardıç, şöyle devam etti: “Reeskont imkânlarının artırılması, firmaların rekabet gücünü arttıracaktır. Toplam reeskont hacminin 3 aylık ihracat miktarı olan yaklaşık 65 – 70 milyar dolar düzeyine çıkarılması önemli olacaktır. Döviz bazlı reeskont kredilerinin kullanım oranının ve günlük limitlerinin artırılması da, sanayicilerimizin likiditeye erişimini kolaylaştıracaktır. Uygulamada peşin olarak tahsil edilen faizin üçer aylık dönemler halinde veya vade sonunda tahsil edilmesi, firmalarımıza finansman maliyetleri açısından rahatlama sağlayacaktır.”

BDDK’nın, şirketlerin kredi derecelendirme zorunluluğuna ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdindeki risk alt sınırını 2020 yılında 500 milyon TL olarak belirlendiğini, 5 yıl sonra, geçen Nisan ayında yalnızca %50 artırılarak 750 milyon TL’ye çıkarıldığını hatırlatan Başkan Ardıç, “Bu rakamın gerçek değerinin enflasyona göre güncellendiğinde 3 milyar 100 milyon TL olması gerekiyor. Mevcut durumda BDDK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlardan rapor almak zorunda olan firmalarımız için önemli bir mali yük gelmektedir. Ancak bu raporun bankalar için bir önem taşıdığını görmüyoruz; çünkü onlar zaten kendileri her türlü risk analizini yapıyor. Bu nedenle, söz konusu zorunluluğun kaldırılmasının faydalı olacağı görüşündeyiz” diye konuştu.

&nbsp;

ARDIÇ: ESNEK ÇALIŞMA ÖDENEĞİ BENZERİ UYGULAMALAR DEVREYE ALINMALI

&nbsp;

Emek yoğun sektörlerin üretimlerini sürdürebilmeleri için özel destek mekanizmalarının hayata geçirilmesinin de kritik önem taşıdığını belirten Başkan Ardıç, “Özellikle esnek çalışma ödeneği benzeri uygulamaların devreye alınması, istihdamın korunması ve üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından son derece değerli olacaktır” dedi.

&nbsp;

ARDIÇ: KONKORDATO SİSTEMİNDE YENİ DÜZENLEMENİN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNİ BEKLİYORUZ

&nbsp;

Konkordato sürecinin sadece borçlu firmayı değil, alacaklı firmaları da koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Ardıç, “Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösterip konkordato ilan eden firmaların, OSB’lere olan elektrik ve su borçları da bu süreçte ödenmiyor. Bu maliyetleri bölgede faaliyet gösteren diğer firmalar finanse etmek durumunda kalıyor. Bu sürece ilişkin hazırlanan yeni düzenlemenin tüm bu sorunlara çözüm olmasını ve en kısa sürede yürürlüğe girmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Başkan Ardıç, Eximbank kredilerinde ticari bankalardan teminat alma zorunluluğunun da firmalar için süreci zorlaştırdığını ve maliyetleri artırdığını belirterek, teminat yapısının gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

&nbsp;

ARDIÇ: ZORLUKLARIN AŞILMASI GÜÇLÜ İLETİŞİMLE MÜMKÜN

&nbsp;

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın pek çok ilde oda ve borsaları ziyaret ederek, sorunları birebir muhataplarından dinlemesinin çok değerli olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Ardıç, “Tüketim ve ithalata değil, yüksek katma değerli üretim ve yüksek teknolojili ihracata dayanan sürdürülebilir bir büyüme tesis ederken, karşımızdaki zorlukların aşılması; politika yapıcılarla iş dünyası arasında kurulan sağlıklı ve güçlü bir iletişimle mümkündür. Kalıcı çözümler, ancak ortak akıl ve iş birliğiyle inşa edilebilir” ifadelerini kullandı.

&nbsp;

KARAHAN’DAN “PARA POLİTİKASI VE MAKREKONOMİK GÖRÜNÜM” SUNUMU

&nbsp;

Başkan Ardıç’ın ardından kürsüye çıkan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, sanayicilere “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı bir sunum yaptı. Karahan, sunumunun ardından ASO Meclis üyelerinin sorularını da yanıtladı.

Reel sektörle güçlü bir iletişimleri olduğunu belirten Başkan Karahan, Ankara ve bölge illerinde 2025 yılında 310, son 5 yılda ise toplamda 2 bin 630 firma ile görüştüklerini söyledi. Karahan, bu görüşmelerden elde edilen bilgilerin hem para politikalarının şekillendirilmesinde hem de yapısal sorunlara ilişkin önerilerin ilgili kurumlara iletilmesinde kullanıldığını aktardı.

Başkan Karahan, 2024 Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreciyle enflasyonun yüzde 75 seviyesinden yüzde 33’e indiğini, yıl sonunda ise yüzde 29’un altında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Karahan, “Bu süreçte çeşitli şoklara maruz kaldık. Ama şokların enflasyon sürecini bozmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

Enflasyondaki düşüşün genele yayılarak devam ettiğini söyleyen Karahan, 2024 Mayıs ayından bu yana temel mallarda 36 puan, gıdada 42 puan düşüş kaydedildiğini, hizmet enflasyonunun ise 47 puan düşüşe rağmen yüzde 48,5 ile TÜFE’nin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Karahan, kira ve eğitim harcamalarının hizmet enflasyonunu yukarı çektiğini vurguladı.

&nbsp;

“TALEPTEKİ DENGELENME ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞE KATKI VERİYOR”

&nbsp;

Talepteki dengelenmenin enflasyondaki düşüşe katkı verdiğini, maliyet artışlarının gerilediğini söyleyen Başkan Karahan, “Tüketici ve firmaların enflasyon beklentileri de gerileme eğilimine girmiştir” dedi.

Faiz indirimlerinin ancak enflasyon kontrol altındayken kalıcı olabildiğini belirten Başkan Karahan, politika faizinin kısa vadeli faizler üzerinde doğrudan etkili olduğunu, ancak uzun vadeli kredi ve tahvil faizlerinin enflasyon beklentileri iyileştikçe gerilediğini söyledi.

Karahan, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasındaki duruşunun rezervlere olumlu yansıdığını, Mayıs 2023’te 100 milyar doların altında olan brüt uluslararası rezervlerin 25 Ağustos 2025 itibariyle 176 milyar dolar seviyesine yükseldiğini belirtti.

KKM’de azalış devam ederken, Türk Lirası talebinin güçlü seyrettiğine dikkat çeken Karahan, Ağustos 2023’te 143 milyar dolar seviyesine ulaşan KKM bakiyeleri bugün 11 milyar dolar seviyesine geriledi. Kalan kısım da vadelerin dolmasıyla kısa sürede sıfırlanacak. Aynı dönemde TL mevduat payı ise 28,8 puan artış ile yüzde 31,6’dan yüzde 60,4’e yükseldi” dedi.

&nbsp;

“FİYAT İSTİKRARI SAĞLANANA KADAR SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU SÜRDÜRÜLECEK”

&nbsp;

Başkan Karahan, şöyle devam etti:

“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu, talepte dengelenme, Türk Lirası’nda reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Maliye politikasının eşgüdümü bu sürece katkı sağlayacaktır.

Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak öngörülen dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilecektir.&nbsp; Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda tüm para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır.”

Ticari kredi tahsili gecikmiş alacak oranının yüzde 1,7 ile yüzde 3,1 olan tarihsel ortalamanın altında olduğunu belirten Başkan Karahan, karşılıksız çek oranının, yüzde 2,7 ile tarihsel ortalamaya yakın bir düzeyde olduğunu söyledi. Başkan Karahan, konkordato talep eden firmaların ekonomideki payının da görece düşük olduğunu belirtti.&nbsp;

Karahan, sunumunun ardından Ankaralı sanayicilerin sorularını da yanıtladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ankhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: Nefes kredisi KOBİ'lerimizin iflas etmeden önceki son umududur - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 29 Aug 2025 10:30:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-nefes-kredisi-kobilerimizin-iflas-etmeden-onceki-son-umududur-133310-20250829.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-nefes-kredisi-kobilerimizin-iflas-etmeden-onceki-son-umududur-133310-20250829.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ankhaber.com/images/haber/aso-baskani-seyit-ardic-nefes-kredisi-kobilerimizin-iflas-etmeden-onceki-son-umududur-133310-20250829.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>