Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Güncel (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 02.06.2022 - 01:43, Güncelleme: 02.06.2022 - 01:43

En avantajlı tatil erken rezervasyon

 

En avantajlı tatil erken rezervasyon

-ANKHABER ÖZEL- Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Türkiye, turist sayısı ve elde edilen gelirde adeta Şampiyonlar Ligi’ne adını yazdırdı. 2019 yılı rakamları 2020 ve sonrası için daha büyük hedefleri ortaya koyuyordu ancak koronavirüs salgını ile tüm dünyayı etkileyen pandemi sürecinde yaşanan kapanmalar hesabı altüst etti. Ardından patlak veren Ukrayna-Rusya krizi yine Türkiye’nin turizm beklentilerini bozdu. Üstüne bir de enflasyon sorunu binince turizm sektörü için sıkıntılardan söz edilir oldu. Her şeye rağmen… Enerji zamları, sebze / meyve fiyatları, personel ücretleri derken konaklama ücretleri tavan yaptı. Uçak ve otobüs biletlerine gelen zamlar; otomobili ile yola çıkmak isteyenleri kara kara düşündüren akaryakıt fiyatları turizm açısından hiç de iyi değildi ancak her şeye rağmen turizm sektörü 2022 yılına iyi başladı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Turizm Komisyonu Başkanı Savaş Çolakoğlu, özellikle deniz kenarındaki tesislerin büyük oranda yerli turist ile dolmasıyla sektörün yaz aylarına moralli başlayacağını söyledi. Turizmde görünen hem umutlu hem de karamsar tabloyu Ankara Ticaret Odası (ATO) Turizm Komisyonu Başkanı Savaş Çolakoğlu ile konuştuk… İşte Çolakoğlu’nun anlattıkları. Turizm 12 aya yayılmalı Turizm sektörü için moral çok önemli. Sezona iç turizmde Ramazan Bayramı ile iyi bir başlangıç yaptık. Sektörümüz açısından bayram iyiye yakın geçti. Ancak Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş maalesef turizm sektörünü düşündürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2021 yılında ülkemizde 24.7 milyon turist ağırladık. Bu turistlerin 4.7 milyonu Rusya’dan, 2.1 milyonu ise Ukrayna’dan gelmişti. Bu pazar yerine alternatif pazar arayışına başladık. Ülkemizde 12 ay turizm yapmak ve kaynak pazarını çeşitlendirmekten yanaydık. Bu olumsuzların zararını en aza indirecek bir seçenektir. İç turizm hareketliliği şart Pandemi sürecinde durma noktasına gelmiş bir sektördür turizm. Alınan tedbirler ve yapılan çalışmalarla 2021 yılında pandemi yaralarını sardık. 2022 yılında hedefimiz 32 milyon turist ve 30 milyar dolar gelir elde etmekti turizmden. Sezona bu hedefle başladık. Bir ülkede iç turizm hareketliliği olmazsa yurt dışından gelecek turistlerle turizm sektörü ayakta kalamaz. Ramazan Bayramı ciddi anlamda sevindirmişti. Zaruri ihtiyaçlarını karşılayan insanların olmazsa olmazı tatil ihtiyacını da yerine getirebilmektir. Ama dünyayı etkileyen ekonomik kriz mutlaka turizmi bir şekilde etkileyecek gibi görünüyor. Düşündüren rakamlar… Gerçekten yol masrafını bile düşünmek zorunda kalacak herkes. Ekonomik sorunlardan dolayı Ramazan Bayramı beklentileri yüzde 100 gerçekleşmedi ama artan doluluk oranları özellikle tatil bölgelerinde yüzleri güldürdü. Anadolu şehirlerinde ise otellerdeki doluluk oranı istenilen seviyeye ulaşmadı. ‘Otellerdeki doluluk oranı yüzde 100’lere çıktı’ diyoruz ama ‘karlılık oranı iyi mi?’ diye düşünmüyoruz. 2019 yılında harcamalar bir kişi için 800 dolara çıkmıştı; pandemi ile 600 dolarlara kadar düştü. Misafir sayısı önemli ama ülkemize kazandırdığımız döviz de çok önemli. 2022 yılında turizm yatırımcısı tam olarak kar edemedi. Ülke genelindeki harcamaları artırırsak, zengin turistleri ağırlarsak rakiplerimizle yarışmak için harcama oranını da 1000 doların üzerine çıkarmalıyız. O zaman ülke ekonomisine katkı sağlar ve cari açığı kapatacak en önemli sektör turizm olacaktır. Fiyat, tanıtım, güven Ülkemizde harcama oranı yüksek olan misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz tesislerimiz var ama o tesisleri iyi tanıtmamız gerekiyor. Zaman zaman eleştiriler geliyor tatil yörelerinde lahmacun fiyatları ya da plajlara giriş fiyatlarıyla ilgili. Bir ürününüzü vitrine çıkardığınızda onu alacak müşteriniz varsa siz o fiyatı istediğiniz kadar yukarı çıkarabilirsiniz. Harcama limitini artıracak misafirlerin gelmesi için tanıtım gerçekten çok önemli.  Ve elbette turizmin olabilmesi için güven unsuru da çok önemlidir. Ülke güvenli olursa harcama limiti yüksek misafirlerin sayısı doğal olarak artacaktır. Erken rezervasyon… 1990 yılından itibaren erken rezervasyon olgusunun yerleşmesi için çok ciddi tanıtımlar yaptık. TÜRSAB’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu anlamda büyük katkıları oldu. Erken rezervasyonlar için ciddi kampanyalar düzenlendi. Tatili erken alanlar yüzde 25’lerin üzerine çıkamadı maalesef. Bu çok az bir oran. Erken rezervasyonun önemi oysa gerçekten çok fazla. Sizinle aynı dönemde tatile gidenlerden fiyatı yüzde 50 ucuza almaya sahipsiniz. Ama maalesef ülkemizde bunu çok yaygınlaştıramadık. Yüzde 10’lardan başlayıp şu an yüzde 25’lere gelebildi erken rezervasyon sayısı. Bu bizim önerdiğimiz bir sistem. Yaşamınızı daha erken planlamanızı, bölge hakkında da bilgi sahibi olmanızı sağlar. Son ana kadar bekliyoruz maalesef. Tatile gidecekler 3-4 gün öncesinden yer bakıyor ve önemli fırsatları kaçırıyor. ‘Yurt dışından gelen misafire ucuz, yurt içine pahalı satılıyor’ deniyor. Yurt dışındaki misafirler ekim-kasım ayından alıyor ağustos tatilini. Biz yerli turiste de bunu öneriyoruz. Ama elbette insanlar önünü görebilmeli, ekonomiye güvenmeli, planlı yaşamayı alışkanlık haline getirebilmeli ki erken rezervasyonun avantajını kullanabilsinler. İnsanlar daha sağlıklı, güvenli bir hayat sürerse elbette erken rezervasyonun avantajını kullanacaktır.  Fiyatlar doğal olarak arttı! Bu sene yaşanan artışlar herkesi etkiledi. Geçen sene 3 birime satılan tesis bugün 6 birimden müşteri arıyor. Bu tamamen ekonomiyle ilgili bir durum. Turizm giderlerindeki en önemli gider enerji, ikincisi personel, üçüncü yiyecek-içecek maliyetidir. Elektriğe gelen zamlar enerji için yapılan harcamaları artırdı. Personel giderlerindeki artış ki doğal olarak onların geçimini sağlayabilmek adına sektör elinden geleni yapıyor. En önemli kaygılarımdan biridir nitelikli iş gücü kaybı. Daha önce ANKHABER Gazetesi’ne bu konuda yapmış olduğum açıklama hatırlanacaktır. Turizm sektöründe ciddi bir personel sıkıntısı var. ‘Pandemi sürecinde nitelikli iş gücünü kaybetmeyelim’ çağrısı yaptık ama maalesef kayıplar yaşandı. Yakın zamanda güney sahillerindeki tatil bölgelerinde toplantılar düzenledik. En önemli sıkıntılardan biri personel sıkıntısı. Rakamların artması elbette enflasyona bağlı. Turizm yatırımcısı ülke ekonomisine katkı sunan sektörlerden biridir. Hiçbir yatırımcı fırsatçılık yapmayı düşünmez, ‘bu sezon kazanayım sonrasına bakarız’ demez. Sektör temsilcilerinin ‘oteli bu sene işlettik, seneye bakarız’ deme lüksü olamaz, düşünmez! Uzun soluklu düşünmek zorundadır yatırımcı; bir gelen turistin bir daha gelmesini ister, bekler, hedefler ve bunun için en iyisin sunmaya çalışır. Genel tablo, kârlılık oranlarını düşürüp, bu sene ayakta kalmak üzerine. Personeli koruyup, seneye şartların daha iyi olmasını bekleyecek sektör temsilcileri. Herkese iyi tatiller diliyorum yaz dönemi için şimdiden. İşletmelere de kolaylıklar ve başarılar; umarım her şeye rağmen güzel bir tatil sezonu olur.
-ANKHABER ÖZEL- Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Türkiye, turist sayısı ve elde edilen gelirde adeta Şampiyonlar Ligi’ne adını yazdırdı. 2019 yılı rakamları 2020 ve sonrası için daha büyük hedefleri ortaya koyuyordu ancak koronavirüs salgını ile tüm dünyayı etkileyen pandemi sürecinde yaşanan kapanmalar hesabı altüst etti. Ardından patlak veren Ukrayna-Rusya krizi yine Türkiye’nin turizm beklentilerini bozdu. Üstüne bir de enflasyon sorunu binince turizm sektörü için sıkıntılardan söz edilir oldu. Her şeye rağmen… Enerji zamları, sebze / meyve fiyatları, personel ücretleri derken konaklama ücretleri tavan yaptı. Uçak ve otobüs biletlerine gelen zamlar; otomobili ile yola çıkmak isteyenleri kara kara düşündüren akaryakıt fiyatları turizm açısından hiç de iyi değildi ancak her şeye rağmen turizm sektörü 2022 yılına iyi başladı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Turizm Komisyonu Başkanı Savaş Çolakoğlu, özellikle deniz kenarındaki tesislerin büyük oranda yerli turist ile dolmasıyla sektörün yaz aylarına moralli başlayacağını söyledi. Turizmde görünen hem umutlu hem de karamsar tabloyu Ankara Ticaret Odası (ATO) Turizm Komisyonu Başkanı Savaş Çolakoğlu ile konuştuk… İşte Çolakoğlu’nun anlattıkları. Turizm 12 aya yayılmalı Turizm sektörü için moral çok önemli. Sezona iç turizmde Ramazan Bayramı ile iyi bir başlangıç yaptık. Sektörümüz açısından bayram iyiye yakın geçti. Ancak Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş maalesef turizm sektörünü düşündürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2021 yılında ülkemizde 24.7 milyon turist ağırladık. Bu turistlerin 4.7 milyonu Rusya’dan, 2.1 milyonu ise Ukrayna’dan gelmişti. Bu pazar yerine alternatif pazar arayışına başladık. Ülkemizde 12 ay turizm yapmak ve kaynak pazarını çeşitlendirmekten yanaydık. Bu olumsuzların zararını en aza indirecek bir seçenektir. İç turizm hareketliliği şart Pandemi sürecinde durma noktasına gelmiş bir sektördür turizm. Alınan tedbirler ve yapılan çalışmalarla 2021 yılında pandemi yaralarını sardık. 2022 yılında hedefimiz 32 milyon turist ve 30 milyar dolar gelir elde etmekti turizmden. Sezona bu hedefle başladık. Bir ülkede iç turizm hareketliliği olmazsa yurt dışından gelecek turistlerle turizm sektörü ayakta kalamaz. Ramazan Bayramı ciddi anlamda sevindirmişti. Zaruri ihtiyaçlarını karşılayan insanların olmazsa olmazı tatil ihtiyacını da yerine getirebilmektir. Ama dünyayı etkileyen ekonomik kriz mutlaka turizmi bir şekilde etkileyecek gibi görünüyor. Düşündüren rakamlar… Gerçekten yol masrafını bile düşünmek zorunda kalacak herkes. Ekonomik sorunlardan dolayı Ramazan Bayramı beklentileri yüzde 100 gerçekleşmedi ama artan doluluk oranları özellikle tatil bölgelerinde yüzleri güldürdü. Anadolu şehirlerinde ise otellerdeki doluluk oranı istenilen seviyeye ulaşmadı. ‘Otellerdeki doluluk oranı yüzde 100’lere çıktı’ diyoruz ama ‘karlılık oranı iyi mi?’ diye düşünmüyoruz. 2019 yılında harcamalar bir kişi için 800 dolara çıkmıştı; pandemi ile 600 dolarlara kadar düştü. Misafir sayısı önemli ama ülkemize kazandırdığımız döviz de çok önemli. 2022 yılında turizm yatırımcısı tam olarak kar edemedi. Ülke genelindeki harcamaları artırırsak, zengin turistleri ağırlarsak rakiplerimizle yarışmak için harcama oranını da 1000 doların üzerine çıkarmalıyız. O zaman ülke ekonomisine katkı sağlar ve cari açığı kapatacak en önemli sektör turizm olacaktır. Fiyat, tanıtım, güven Ülkemizde harcama oranı yüksek olan misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz tesislerimiz var ama o tesisleri iyi tanıtmamız gerekiyor. Zaman zaman eleştiriler geliyor tatil yörelerinde lahmacun fiyatları ya da plajlara giriş fiyatlarıyla ilgili. Bir ürününüzü vitrine çıkardığınızda onu alacak müşteriniz varsa siz o fiyatı istediğiniz kadar yukarı çıkarabilirsiniz. Harcama limitini artıracak misafirlerin gelmesi için tanıtım gerçekten çok önemli.  Ve elbette turizmin olabilmesi için güven unsuru da çok önemlidir. Ülke güvenli olursa harcama limiti yüksek misafirlerin sayısı doğal olarak artacaktır. Erken rezervasyon… 1990 yılından itibaren erken rezervasyon olgusunun yerleşmesi için çok ciddi tanıtımlar yaptık. TÜRSAB’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu anlamda büyük katkıları oldu. Erken rezervasyonlar için ciddi kampanyalar düzenlendi. Tatili erken alanlar yüzde 25’lerin üzerine çıkamadı maalesef. Bu çok az bir oran. Erken rezervasyonun önemi oysa gerçekten çok fazla. Sizinle aynı dönemde tatile gidenlerden fiyatı yüzde 50 ucuza almaya sahipsiniz. Ama maalesef ülkemizde bunu çok yaygınlaştıramadık. Yüzde 10’lardan başlayıp şu an yüzde 25’lere gelebildi erken rezervasyon sayısı. Bu bizim önerdiğimiz bir sistem. Yaşamınızı daha erken planlamanızı, bölge hakkında da bilgi sahibi olmanızı sağlar. Son ana kadar bekliyoruz maalesef. Tatile gidecekler 3-4 gün öncesinden yer bakıyor ve önemli fırsatları kaçırıyor. ‘Yurt dışından gelen misafire ucuz, yurt içine pahalı satılıyor’ deniyor. Yurt dışındaki misafirler ekim-kasım ayından alıyor ağustos tatilini. Biz yerli turiste de bunu öneriyoruz. Ama elbette insanlar önünü görebilmeli, ekonomiye güvenmeli, planlı yaşamayı alışkanlık haline getirebilmeli ki erken rezervasyonun avantajını kullanabilsinler. İnsanlar daha sağlıklı, güvenli bir hayat sürerse elbette erken rezervasyonun avantajını kullanacaktır.  Fiyatlar doğal olarak arttı! Bu sene yaşanan artışlar herkesi etkiledi. Geçen sene 3 birime satılan tesis bugün 6 birimden müşteri arıyor. Bu tamamen ekonomiyle ilgili bir durum. Turizm giderlerindeki en önemli gider enerji, ikincisi personel, üçüncü yiyecek-içecek maliyetidir. Elektriğe gelen zamlar enerji için yapılan harcamaları artırdı. Personel giderlerindeki artış ki doğal olarak onların geçimini sağlayabilmek adına sektör elinden geleni yapıyor. En önemli kaygılarımdan biridir nitelikli iş gücü kaybı. Daha önce ANKHABER Gazetesi’ne bu konuda yapmış olduğum açıklama hatırlanacaktır. Turizm sektöründe ciddi bir personel sıkıntısı var. ‘Pandemi sürecinde nitelikli iş gücünü kaybetmeyelim’ çağrısı yaptık ama maalesef kayıplar yaşandı. Yakın zamanda güney sahillerindeki tatil bölgelerinde toplantılar düzenledik. En önemli sıkıntılardan biri personel sıkıntısı. Rakamların artması elbette enflasyona bağlı. Turizm yatırımcısı ülke ekonomisine katkı sunan sektörlerden biridir. Hiçbir yatırımcı fırsatçılık yapmayı düşünmez, ‘bu sezon kazanayım sonrasına bakarız’ demez. Sektör temsilcilerinin ‘oteli bu sene işlettik, seneye bakarız’ deme lüksü olamaz, düşünmez! Uzun soluklu düşünmek zorundadır yatırımcı; bir gelen turistin bir daha gelmesini ister, bekler, hedefler ve bunun için en iyisin sunmaya çalışır. Genel tablo, kârlılık oranlarını düşürüp, bu sene ayakta kalmak üzerine. Personeli koruyup, seneye şartların daha iyi olmasını bekleyecek sektör temsilcileri. Herkese iyi tatiller diliyorum yaz dönemi için şimdiden. İşletmelere de kolaylıklar ve başarılar; umarım her şeye rağmen güzel bir tatil sezonu olur.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ankhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.